azaltmak - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

azaltmak



Bedeutungen von dem Begriff "azaltmak" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 109 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
azaltmak decrease v.
azaltmak reduce v.
General
azaltmak cushion v.
azaltmak cut down on v.
azaltmak minimise v.
azaltmak fade in v.
azaltmak cut in on v.
azaltmak impair v.
azaltmak beat down v.
azaltmak drop off v.
azaltmak cut down v.
azaltmak whittle away v.
azaltmak abridge v.
azaltmak abate v.
azaltmak relieve v.
azaltmak cut v.
azaltmak lower v.
azaltmak step back v.
azaltmak allay v.
azaltmak cut back v.
azaltmak dull v.
azaltmak downsize v.
azaltmak minish v.
azaltmak whittle down v.
azaltmak mitigate v.
azaltmak depress v.
azaltmak diminute v.
azaltmak dip v.
azaltmak prune v.
azaltmak minimize v.
azaltmak assuage v.
azaltmak whittle at v.
azaltmak turn down v.
azaltmak subdue v.
azaltmak economise on v.
azaltmak derogate v.
azaltmak alleviate v.
azaltmak detract from v.
azaltmak blunt v.
azaltmak slim down v.
azaltmak make inroads on v.
azaltmak attenuate v.
azaltmak wane v.
azaltmak minimalise v.
azaltmak slacken v.
azaltmak derogate from v.
azaltmak dim v.
azaltmak remit v.
azaltmak dock v.
azaltmak deplete v.
azaltmak temper v.
azaltmak retrench v.
azaltmak labefy v.
azaltmak scale down v.
azaltmak reduce v.
azaltmak diminish v.
azaltmak curtail v.
azaltmak solace v.
azaltmak shrink v.
azaltmak downscale v.
azaltmak lessen v.
azaltmak sink v.
azaltmak axe v.
azaltmak moderate v.
azaltmak defalk v.
azaltmak bate v.
azaltmak modify v.
azaltmak take up the slack v.
azaltmak pare down v.
azaltmak trim v.
azaltmak make a dent in v.
azaltmak dampen v.
azaltmak soothe v.
azaltmak detract v.
azaltmak reduct v.
azaltmak abregge v.
azaltmak minimalize v.
azaltmak extenuate v.
azaltmak sap v.
azaltmak put down v.
azaltmak deduct v.
azaltmak deaden v.
azaltmak ax v.
azaltmak appease v.
azaltmak cut into v.
azaltmak alleviate v.
azaltmak bring down v.
Phrasals
azaltmak cut back on
azaltmak trim down
azaltmak trim back
azaltmak ratchet down
Idioms
azaltmak take a bite out of something
Slang
azaltmak dial down
Trade/Economic
azaltmak lessen
azaltmak retrench
azaltmak decrease
azaltmak curtail
azaltmak bid down
azaltmak abridge
azaltmak impairment
azaltmak diminish
azaltmak reduce
Law
azaltmak abridge
azaltmak extenuate
Technical
azaltmak lessen
azaltmak retrench
azaltmak reduce
azaltmak shorten
azaltmak relieve

Bedeutungen, die der Begriff "azaltmak" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 217 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
(masrafları) azaltmak retrench v.
(voltaj vb) azaltmak step down v.
acısını azaltmak dulcorate v.
ağrıyı azaltmak decrease the pain v.
ateşini azaltmak damp down v.
azaltmak (masrafları) retrench v.
azaltmak (öfke vb'ni) take the edge off v.
azaltmak (titreşimi) dampen v.
basıncı azaltmak decompress v.
baskıyı azaltmak depressurise v.
baskıyı azaltmak depressurize v.
birinin şansını azaltmak prejudice someone's chances v.
birisinin harçlığını iki dolar azaltmak/düşürmek reduce one's allowance by two dollars v.
çatışma ihtimalini azaltmak deconflict v.
değerini azaltmak depress v.
değerini azaltmak shrink v.
denetimi kaldırmak ya da azaltmak deregulate v.
derecesini azaltmak turn down v.
eleştirerek bir şeyin çekiciliğini azaltmak throw cold water on v.
etkilerini azaltmak downshift v.
etkisini azaltmak spend v.
etkisini azaltmak dampen v.
etkisini azaltmak stultify v.
etkisini azaltmak vitiate v.
etkisini azaltmak cushion v.
etkisini azaltmak temper v.
etkisini azaltmak make nonsense of v.
etkisini azaltmak dilute v.
etkisini azaltmak (alkollü içki vb) deaden v.
etkisini azaltmak (darbenin) ward off v.
etkisini azaltmak (sarsıntının/salınımın) absorb v.
etkiyi azaltmak reduce the effect v.
fakirliği azaltmak alleviate the poverty v.
gerginliği azaltmak defuse tension v.
gerilimi azaltmak ease the tension v.
gitgide azaltmak taper off v.
gizemini azaltmak demystify v.
gücünü azaltmak vitiate v.
gücünü azaltmak weaken v.
gücünü azaltmak cushion v.
gücünü azaltmak depotentiate v.
gücünü azaltmak damp v.
hassasiyetini azaltmak desensitize v.
hassasiyetini azaltmak desensitise v.
hız azaltmak decelerate v.
hızı azaltmak lower down the speed v.
hızı azaltmak slow down the speed v.
hızını azaltmak gear down v.
hızını azaltmak decrease one's speed v.
-i azaltmak cut down on v.
iticiliğini azaltmak sweeten v.
kaliteyi azaltmak reduce the quality v.
kirliliği azaltmak abate pollution v.
klapeyle aracın hızını azaltmak throttle down v.
kuvvetini azaltmak sap one´s strength v.
küresel ısınmayı azaltmak reduce global warming v.
maaş azaltmak pay cut v.
maliyet azaltmak reduce the cost v.
maliyet azaltmak lower the cost v.
maliyet azaltmak cut the cost v.
maliyet azaltmak bring down the cost v.
maliyeti azaltmak keep down the cost v.
maliyeti azaltmak lower the cost v.
maliyeti azaltmak cut the cost v.
maliyeti azaltmak reduce the cost v.
maliyeti azaltmak bring down the cost v.
masrafları azaltmak tighten one's belt v.
masrafları azaltmak pull in one's belt v.
miktarını azaltmak depress v.
mümkün mertebe azaltmak minimise v.
mümkün mertebe azaltmak minimize v.
nüfusu azaltmak dispeople v.
nüfusunu azaltmak unpeople v.
nüfusunu azaltmak depopulate v.
nüfusunu azaltmak depeople v.
ömrü azaltmak decrease the life v.
ömrü azaltmak shorten the life v.
önceliğini azaltmak deprioritize v.
önceliğini azaltmak deprioritise v.
önemini azaltmak de-emphasise v.
önemini azaltmak reduce one's importance v.
önemini azaltmak trivialize v.
önemini azaltmak trivialise v.
önemini azaltmak de-emphasize v.
önemini azaltmak downplay v.
önemini azaltmak play down v.
önemini azaltmak deemphasize v.
önemli ölçüde azaltmak decimate v.
personel sayısını azaltmak reduce the number of staff v.
puan farkını azaltmak close the gap v.
risk azaltmak minimize the risk v.
risk azaltmak reduce the risk v.
riskleri azaltmak reduce the risks v.
riskleri azaltmak minimize the risks v.
sakatlık olasılığını azaltmak decrease the possibility of injury v.
sakatlık riskini azaltmak decrease the risk of injury v.
savunma gücünü azaltmak soften up v.
saygınlığını azaltmak villainize v.
saygınlığını azaltmak vilify v.
sayıca azaltmak skeletonize v.
sayıca azaltmak skeletonise v.
sayısını azaltmak decrease the number of v.
sayısını azaltmak reduce the number of v.
sayısını azaltmak scale something back v.
sayıyı azaltmak decrease number v.
sayıyı azaltmak reduce number v.
sigarayı azaltmak cut down on cigarettes v.
sigarayı azaltmak reduce smoking v.
sigarayı azaltmak cut down on smoking v.
stresi azaltmak reduce stress v.
şiddetini azaltmak de-escalate v.
tansiyonu azaltmak defuse tension v.
üretim maliyetini azaltmak reduce production cost v.
verilen önemi azaltmak destress v.
verilen önemi azaltmak de-emphasise v.
verilen önemi azaltmak de-emphasize v.
vitesi azaltmak gear down v.
vurgusunu azaltmak downplay v.
yoğunluğu azaltmak bate v.
yoğunluğunu azaltmak respective altery v.
yoğunluğunu azaltmak rarefy v.
yükünü azaltmak lighten v.
Phrasals
baskıyı azaltmak slacken off
baskıyı azaltmak ease up
baskıyı azaltmak ease off
bir şeyi miktar ya da kapsamca azaltmak scale back
bir şeyi miktar ya da kapsamca azaltmak scale down
önemini azaltmak gloss over
sayısını azaltmak pare back
yoğunluğu azaltmak ease up
yoğunluğu azaltmak slacken off
yoğunluğu azaltmak ease off
Colloquial
birinin üzerine yaptığınız baskıyı azaltmak ease off on someone
para kaybetme riskini azaltmak için kendini korumak hedge one's bets
personel azaltmak cut staff
Idioms
acısını azaltmak take the sting out of something
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek lower one's sights
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek set one's sights lower
bir olayın etkisini azaltmak take the sting out of something
biri üzerindeki kontrolünü gevşetmek/azaltmak relax one's hold on someone
birinin üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak take the heat off somebody
birinin üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak take the heat off of someone
birinin üzerine yaptığınız baskıyı azaltmak ease off on someone
etkisini azaltmak take the edge off
etkisini azaltmak soften the blow
etkisini azaltmak cushion the blow
etkisini/gücünü azaltmak pull someone's or something's teeth
gerginliği azaltmak break the ice
gücünü azaltmak cut the claws of
harcamaları azaltmak/kısmak pull one's belt in (a notch)
harcamaları azaltmak/kısmak take one's belt in (a notch)
hızını azaltmak ease down
şiddetini azaltmak take the edge off
şiddetini/seviyesini azaltmak dial it back a notch
Slang
maliyetleri düşürmek/azaltmak trim your sails
Trade/Economic
belediye vergi oranlarını azaltmak deration
bir çalışanın günlük mesai süresini azaltmak scale back one's hours
bir şirketin maliyetlerini azaltmak amacıyla üretimin bazı aşamalarını ülke dışında gerçekleştirmesi offshoring
bütçe açığını azaltmak reduce the budget deficit
dışa bağımlılığı azaltmak reduce foreign dependency
fiyatını azaltmak reduce one's price
işsizliği azaltmak alleviate unemployment
işsizliği azaltmak keep down unemployment
işsizliği azaltmak reduce unemployment
işsizliği azaltmak bring down unemployment
ithalatı azaltmak amacıyla alınan geçici ve tercihli önlemler safeguards
kaldıraç oranını azaltmak deleverage
mahalli emlak vergisi gelirlerindeki eşitsizlikleri azaltmak için merkezi hükümetin az gelirli mahalli idarelere yaptığı yıllık yardım equalisation grant
maliyetleri azaltmak cut the costs
maliyetleri azaltmak lower the costs
maliyetleri azaltmak bring down the costs
maliyetleri azaltmak reduce the costs
nominal değerini azaltmak write down
para arzını azaltmak deflate
personel sayısını azaltmak retrench
stok azaltmak destock
Law
cezayı azaltmak mitigate
Politics
devlet denetimini azaltmak deregulate
kaldıraç oranını azaltmak delever
Insurance
sigortacının sorumlu olabileceği bir zararı önlemek veya azaltmak için maruz kalinan masraflar substituted expenses
Technical
bir uçağın yalpa yapmasını azaltmak için kullanılan ve dikey düzlemde dönen jiroskoptan oluşan bir cihaz gyrostabilizer
bir uçağın yalpa yapmasını azaltmak için kullanılan ve dikey düzlemde dönen jiroskoptan oluşan bir cihaz gyrostabiliser
çürümeyi azaltmak amacıyla florür eklemek fluoridate
düzgün olarak azaltmak (sayı/hakim) dwindle
gazların yoğunluğu azaltmak için kullanılan vakum tüpü crooks tube
hız azaltmak decelerate
hızı azaltmak slow down
hidrojen kırılganlığı riskini azaltmak reduce the risk of hydrogen embrittlement
kaynatarak azaltmak boil down
kaynatarak miktarını azaltmak boil down
kuvveti belirli bir düzeyde azaltmak abate
lifini azaltmak defiberize
mümkün olduğu kadar azaltmak minimize
mümkün olduğu kadar azaltmak minimise
önemini azaltmak diminish
parlaklığını azaltmak deluster
parlaklığını azaltmak delustre
tamburlu fren kullanarak sondaj ucunun etkisini yavaş yavaş azaltmak feed off
uçuşta uçağın iniş ağırlığını azaltmak için tanktakı yakıtın boşaltılmasını sağlayan valf dump valve
yükünü azaltmak lighting
Computer
girintiyi azaltmak decrease indent
Telecom
sinyalin örnekleme hızını azaltmak downsample v.
Textile
parlaklığını azaltmak deluster
parlaklığını azaltmak delustre
Automotive
otomobil sistemlerinde çıkış basıncını artırmak ve harcanan çabayı azaltmak üzere kullanılan eleman booster
Aeronautic
jet motorlarında hızı azaltmak için motor bloğunun hava çıkış bölümünün kapatılmasını sağlayan sistem reverse thrust
uçuşta uçağın iniş ağırlığını azaltmak için tanktaki yakıtın boşaltılmasını sağlayan valf dump valve
yolcu uçaklarında iniş sırasında hızı azaltmak için motorların ters istikamete doğru çalıştırılmasını sağlayan sistem reverse thrust
Medical
ağrıyı azaltmak reduce the pain
astım riskini azaltmak lower the risk of asthma
down azaltmak pare
enfeksiyon riskini azaltmak reduce the risk of infection
inme riskini azaltmak lower the risk of stroke
sağlık komplikasyonlarının gelişme riskini azaltmak decrease the risk of health complications
Tobacco
sigara ve uç kağıtlarında dumanda bulunan zararlı maddeleri azaltmak amacıyla suni olarak açılan küçük delikler perforation
Environment
bitki ilacının olumsuz kimyasal özelliğini azaltmak amacıyla kullanılan katkı maddesi safener
Hunting
tepmeyi azaltmak için dipçik tabanına takılan kalın yarı sert esnek tabla recoil pad