close up - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

close up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "close up" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 29 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
close up v. kapanmak
close up v. birbirine yaklaşmak
close up v. kapanmak (işyeri)
close up v. kapamak (işyerini)
close up v. kapatmak (işyerini)
close up v. kapamak
close up v. geçici olarak kapatmak
close up n. yakın görüş
close up n. samimi anlatım
Phrasals
close up v. (makine, cihaz) kapatmak
close up v. (ameliyatta) işlemi tamamlamak
close up v. (ameliyatın ardından) dikiş atmak
close up v. (yara, lezyon) kapanmak
close up v. (yara, çizik) kabuk bağlamak
close up v. sımsıkı kapanmak
close up v. mühürlenmek
close up v. mühür çekilmiş gibi olmak
close up v. (işyeri, dükkan) kepenkleri indirmek
close up v. (işyeri, dükkan) kapıya kilit vurmak
close up v. (işyeri, dükkan) kapısına kilit vurmak
close up v. (işyeri, dükkan) kapatmak
Idioms
close up n. yakın çekim
close up n. yakın plan
close up n. detaylı anlatım, ifade veya açıklama
Technical
close up v. bitirmek
close up v. kapatmak
Marine
close up v. toka etmek
Photography
close up n. yakından çekilen fotoğraf
close up n. yakın çekim

Bedeutungen, die der Begriff "close up" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 46 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
close up shop v. işyerini kapatmak (iş gününün bitiminde)
close up a shop v. kepenk kapatmak
see something up close v. yakından görmek
big close-up n. yakın çekim
big close-up n. baş plan
extreme close-up n. ayrıntı çekimi
close-up n. yakından çekilen fotoğraf
close-up n. çok yakından alınan fotoğraf
close follow-up n. yakın takip
close-up n. yakın plan
up-close adv. çok yakından
up-close adv. oldukça detaylı olarak
Phrasals
close someone up v. (ameliyatın sonunda) yarayı kapatmak
close someone up v. dikiş atmak
close someone up v. dikiş atıp ameliyatı bitirmek
Idioms
close up shop v. işyeri vb'ni kapatmak
close up shop v. kepenk indirmek
up close and personal adj. çok yakın
up close and personal adj. dibine girmiş
up close and personal adj. çok yakından
up close and personal adj. dip dibe
up close and personal adj. laubali
up close and personal adj. senli benli
up close and personal adj. can ciğer kuzu sarması
up close and personal adj. birebir
up close and personal adj. doğrudan
up close and personal adv. çok samimi bir biçimde
up close and personal adv. doğrudan
up close and personal adv. birebir
up close and personal adv. ayrıntılı bir biçimde
Technical
close-up n. göğüs plan
close-up n. omuz çekimi
close-up n. omuz plan
close-up n. yakın çekim
Informatics
close-up lens n. teleobjektif
close-up lens n. yakın çekim merceği
Cinema
close-up n. ayrıntı çekimi
big close up n. baş çekimi
big close-up n. baş çekimi
big close-up n. büyük plan
extreme close up n. detay çekimi
close-up n. yakın çekim
big close-up n. yakın plan
Photography
extreme close-up n. en yakın çekim
close-up n. yakından çekilen resim
close-up n. yakın çekim