azaltmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

azaltmak



Sens de "azaltmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 129 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
azaltmak decrease v.
azaltmak reduce v.
General
azaltmak cushion v.
azaltmak cut down on v.
azaltmak deaden v.
azaltmak ax v.
azaltmak appease v.
azaltmak cut into v.
azaltmak alleviate v.
azaltmak bring down v.
azaltmak fade in v.
azaltmak cut in on v.
azaltmak impair v.
azaltmak drop off v.
azaltmak extenuate v.
azaltmak sap v.
azaltmak put down v.
azaltmak cut down v.
azaltmak whittle away v.
azaltmak abridge v.
azaltmak abate v.
azaltmak cut v.
azaltmak lower v.
azaltmak step back v.
azaltmak allay v.
azaltmak cut back v.
azaltmak dull v.
azaltmak downsize v.
azaltmak mitigate v.
azaltmak depress v.
azaltmak diminute v.
azaltmak shrink v.
azaltmak curtail v.
azaltmak solace v.
azaltmak prune v.
azaltmak minimize v.
azaltmak assuage v.
azaltmak temper v.
azaltmak scale down v.
azaltmak blunt v.
azaltmak slim down v.
azaltmak make inroads on v.
azaltmak attenuate v.
azaltmak wane v.
azaltmak slacken v.
azaltmak derogate from v.
azaltmak dim v.
azaltmak diminish v.
azaltmak dock v.
azaltmak deplete v.
azaltmak sink v.
azaltmak whittle at v.
azaltmak economise on v.
azaltmak derogate v.
azaltmak detract from v.
azaltmak axe v.
azaltmak moderate v.
azaltmak defalk v.
azaltmak bate v.
azaltmak modify v.
azaltmak take up the slack v.
azaltmak soothe v.
azaltmak pare down v.
azaltmak make a dent in v.
azaltmak detract v.
azaltmak remit v.
azaltmak minimise v.
azaltmak alleviate v.
azaltmak retrench v.
azaltmak beat down v.
azaltmak reduce v.
azaltmak deduct v.
azaltmak dip v.
azaltmak labefy v.
azaltmak lessen v.
azaltmak subdue v.
azaltmak turn down v.
azaltmak whittle down v.
azaltmak trim v.
azaltmak minish v.
azaltmak downscale v.
azaltmak minimalise v.
azaltmak minimalize v.
azaltmak dampen v.
azaltmak reduct v.
azaltmak abregge v.
azaltmak rabbate v.
azaltmak redact [obsolete] v.
azaltmak taper v.
azaltmak check v.
azaltmak release v.
azaltmak tighten v.
azaltmak amenuse [obsolete] v.
azaltmak avile [obsolete] v.
azaltmak empair [obsolete] v.
Phrasals
azaltmak drink down v.
azaltmak take down v.
azaltmak trim back v.
azaltmak ratchet down v.
azaltmak cut back on v.
azaltmak trim down v.
azaltmak take away v.
azaltmak tamp down v.
azaltmak thin down v.
Idioms
azaltmak take a bite out of something v.
Trade/Economic
azaltmak chancery [obsolete] v.
azaltmak abridge v.
azaltmak retrench v.
azaltmak lessen v.
azaltmak diminish v.
azaltmak reduce v.
azaltmak impairment v.
azaltmak decrease v.
azaltmak bid down v.
azaltmak curtail v.
azaltmak chancer n.
Law
azaltmak abridge v.
azaltmak extenuate v.
Technical
azaltmak retrench v.
azaltmak lessen v.
azaltmak relieve v.
azaltmak reduce v.
azaltmak shorten v.
Medical
azaltmak pare down v.
Archaic
azaltmak alay v.
azaltmak rebate v.
azaltmak aslake v.
Slang
azaltmak dial down v.
azaltmak knock down v.

Sens de "azaltmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 295 résultat(s)

Turc Anglais
General
gücünü azaltmak vitiate v.
azaltmak (öfke vb'ni) take the edge off v.
etkisini azaltmak dilute v.
ateşini azaltmak damp down v.
nüfusunu azaltmak depopulate v.
azaltmak (masrafları) retrench v.
klapeyle aracın hızını azaltmak throttle down v.
basıncı azaltmak decompress v.
acısını azaltmak dulcorate v.
birinin şansını azaltmak prejudice someone's chances v.
hassasiyetini azaltmak desensitise v.
etkisini azaltmak make nonsense of v.
masrafları azaltmak tighten one's belt v.
gücünü azaltmak damp v.
miktarını azaltmak depress v.
etkisini azaltmak (sarsıntının/salınımın) absorb v.
önemini azaltmak downplay v.
yoğunluğunu azaltmak rarefy v.
yükünü azaltmak lighten v.
nüfusunu azaltmak depeople v.
etkisini azaltmak temper v.
etkisini azaltmak (alkollü içki vb) deaden v.
gücünü azaltmak weaken v.
önemini azaltmak play down v.
yoğunluğunu azaltmak respective altery v.
değerini azaltmak depress v.
önemini azaltmak deemphasize v.
kuvvetini azaltmak sap one´s strength v.
saygınlığını azaltmak vilify v.
iticiliğini azaltmak sweeten v.
hassasiyetini azaltmak desensitize v.
derecesini azaltmak turn down v.
vitesi azaltmak gear down v.
nüfusu azaltmak dispeople v.
nüfusunu azaltmak unpeople v.
etkisini azaltmak vitiate v.
etkisini azaltmak cushion v.
vurgusunu azaltmak downplay v.
azaltmak (titreşimi) dampen v.
gitgide azaltmak taper off v.
etkisini azaltmak (darbenin) ward off v.
masrafları azaltmak pull in one's belt v.
etkisini azaltmak spend v.
eleştirerek bir şeyin çekiciliğini azaltmak throw cold water on v.
etkisini azaltmak stultify v.
gücünü azaltmak cushion v.
mümkün mertebe azaltmak minimize v.
hızını azaltmak decrease one's speed v.
maaş azaltmak pay cut v.
sayıyı azaltmak decrease number v.
sayıyı azaltmak reduce number v.
sayısını azaltmak decrease the number of v.
sayısını azaltmak reduce the number of v.
kirliliği azaltmak abate pollution v.
önemini azaltmak reduce one's importance v.
maliyet azaltmak bring down the cost v.
maliyet azaltmak lower the cost v.
maliyet azaltmak reduce the cost v.
maliyeti azaltmak reduce the cost v.
maliyeti azaltmak bring down the cost v.
maliyeti azaltmak cut the cost v.
maliyeti azaltmak lower the cost v.
maliyet azaltmak cut the cost v.
ağrıyı azaltmak decrease the pain v.
ömrü azaltmak shorten the life v.
ömrü azaltmak decrease the life v.
maliyeti azaltmak keep down the cost v.
riskleri azaltmak minimize the risks v.
riskleri azaltmak reduce the risks v.
risk azaltmak minimize the risk v.
risk azaltmak reduce the risk v.
fakirliği azaltmak alleviate the poverty v.
(masrafları) azaltmak retrench v.
önemini azaltmak trivialise v.
etkiyi azaltmak reduce the effect v.
hız azaltmak decelerate v.
-i azaltmak cut down on v.
şiddetini azaltmak de-escalate v.
önemini azaltmak de-emphasize v.
hızını azaltmak gear down v.
değerini azaltmak shrink v.
denetimi kaldırmak ya da azaltmak deregulate v.
sayıca azaltmak skeletonize v.
sayıca azaltmak skeletonise v.
(voltaj vb) azaltmak step down v.
tansiyonu azaltmak defuse tension v.
sayısını azaltmak scale something back v.
savunma gücünü azaltmak soften up v.
gücünü azaltmak depotentiate v.
gerilimi azaltmak ease the tension v.
kaliteyi azaltmak reduce the quality v.
verilen önemi azaltmak de-emphasize v.
verilen önemi azaltmak destress v.
verilen önemi azaltmak de-emphasise v.
sakatlık olasılığını azaltmak decrease the possibility of injury v.
sakatlık riskini azaltmak decrease the risk of injury v.
hızı azaltmak slow down the speed v.
hızı azaltmak lower down the speed v.
puan farkını azaltmak close the gap v.
küresel ısınmayı azaltmak reduce global warming v.
stresi azaltmak reduce stress v.
gerginliği azaltmak defuse tension v.
birisinin harçlığını iki dolar azaltmak/düşürmek reduce one's allowance by two dollars v.
önceliğini azaltmak deprioritize v.
önceliğini azaltmak deprioritise v.
etkilerini azaltmak downshift v.
yoğunluğu azaltmak bate v.
önemli ölçüde azaltmak decimate v.
baskıyı azaltmak depressurize v.
önemini azaltmak trivialize v.
mümkün mertebe azaltmak minimise v.
önemini azaltmak de-emphasise v.
baskıyı azaltmak depressurise v.
çatışma ihtimalini azaltmak deconflict v.
gizemini azaltmak demystify v.
sigarayı azaltmak cut down on cigarettes v.
sigarayı azaltmak reduce smoking v.
sigarayı azaltmak cut down on smoking v.
saygınlığını azaltmak villainize v.
üretim maliyetini azaltmak reduce production cost v.
personel sayısını azaltmak reduce the number of staff v.
etkisini azaltmak dampen v.
yenilenebilir enerji kaynaklarını azaltmak reduce renewable energy sources v.
iticiliğini azaltmak addulce [obsolete] v.
koyuluğunu azaltmak castigate [obsolete] v.
yoğunluğunu azaltmak castigate [obsolete] v.
yeniden azaltmak rediminish v.
(yükü/külfeti) azaltmak relieve v.
yoğunluğunu azaltmak relax [obsolete] v.
etrafına bir oluk yaparak çapını azaltmak neck v.
orijinal sayının onda biri kadar azaltmak tithe [obsolete] v.
sabit bir oran veya ölçeğe göre borcu azaltmak scale a debt v.
sabit bir oran veya ölçeğe göre ücreti azaltmak scale wages v.
madeni parayı aşındırarak kütlesini azaltmak sweat coin v.
iyi etkiyi azaltmak allay v.
gerginliğini azaltmak unbend v.
boyut veya gücünü azaltmak attrit v.
yıpranarak azaltmak attrite v.
loşluğunu azaltmak uncloud v.
üstünlüğünü azaltmak uncrown v.
önemini azaltmak underact v.
etkisini azaltmak undercut v.
gücünü azaltmak enfeeble v.
Phrasals
(ses, miktar, oran vb.) azaltmak ramp down v.
yavaş yavaş azaltmak taper off v.
(birinin) hızını veya ilerlemesini azaltmak draw rein v.
açıklayarak önemini azaltmak explain away v.
bir şeyi miktar ya da kapsamca azaltmak scale back v.
bir şeyi miktar ya da kapsamca azaltmak scale down v.
baskıyı azaltmak ease up v.
baskıyı azaltmak slacken off v.
baskıyı azaltmak ease off v.
önemini azaltmak gloss over v.
sayısını azaltmak pare back v.
yoğunluğu azaltmak ease off v.
yoğunluğu azaltmak ease up v.
yoğunluğu azaltmak slacken off v.
(birinin ya da bir şeyin bir şeye) karşı hassasiyetini azaltmak desensitize (someone or something) to (something) v.
birinin ya da bir şeyin bir şeye karşı hassasiyetini azaltmak desensitize someone to something v.
seviyesini düşürmek/azaltmak knock down v.
değerini düşürmek/azaltmak knock down v.
belli ölçüde azaltmak/küçültmek scale down v.
(miktar, boyut, ölçek) azaltmak work down v.
bir şeyi bir noktaya kadar azaltmak fade back v.
(bir şeyi) azaltmak subtract from (something) v.
keserek azaltmak hack away v.
parçalar keserek azaltmak hack away v.
işin üzerinde sürekli çalışarak azaltmak hack away v.
keserek azaltmak hack away at v.
parçalar keserek azaltmak hack away at v.
işin üzerinde sürekli çalışarak azaltmak hack away at v.
işin üzerinde sürekli çalışarak azaltmak hack out v.
vurguyu azaltmak throw away v.
etkisini azaltmak keep off v.
resmiyeti azaltmak thaw out v.
sayısını azaltmak/düşürmek thin down v.
sayısını azaltmak/düşürmek thin out v.
Colloquial
birinin üzerine yaptığınız baskıyı azaltmak ease off on someone v.
para kaybetme riskini azaltmak için kendini korumak hedge one's bets v.
personel azaltmak cut staff v.
şiddetini azaltmak blow out v.
şiddetini azaltmak blow over v.
Idioms
satışları azaltmak put (someone or something) out of business v.
ticari faaliyeti azaltmak/durdurmak put (someone or something) out of business v.
gerginliği azaltmak clear the atmosphere v.
acısını azaltmak take the sting out of something v.
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek lower one's sights v.
biri üzerindeki kontrolünü gevşetmek/azaltmak relax one's hold on someone v.
birinin üzerine yaptığınız baskıyı azaltmak ease off on someone v.
bir olayın etkisini azaltmak take the sting out of something v.
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek set one's sights lower v.
birinin üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak take the heat off of someone v.
birinin üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak take the heat off somebody v.
etkisini azaltmak take the edge off v.
etkisini azaltmak soften the blow v.
hızını azaltmak ease down v.
harcamaları azaltmak/kısmak pull one's belt in (a notch) v.
etkisini azaltmak cushion the blow v.
gücünü azaltmak cut the claws of v.
gerginliği azaltmak break the ice v.
harcamaları azaltmak/kısmak take one's belt in (a notch) v.
etkisini/gücünü azaltmak pull someone's or something's teeth v.
şiddetini/seviyesini azaltmak dial it back a notch v.
şiddetini azaltmak take the edge off v.
baskıyı azaltmak cut out of whole cloth v.
baskıyı azaltmak cut the apron strings v.
havadaki gerginliği azaltmak cut the ice v.
ortamdaki gerginliği azaltmak cut the ice v.
(bir şeyi) büyük ölçüde azaltmak pare (something) to the bone v.
(bir şeyin) tesirini/şiddetini azaltmak dull the edge of (something) v.
tesirini/hissiyatını azaltmak dull the edge of v.
masrafları azaltmak economize on v.
bir şeyin miktarını düşürmek/azaltmak make inroads in/into something v.
Trade/Economic
(merkez bankası) kredi vb. faaliyetleri azaltmak taper v.
bütçe açığını azaltmak reduce the budget deficit v.
bir çalışanın günlük mesai süresini azaltmak scale back one's hours v.
dışa bağımlılığı azaltmak reduce foreign dependency v.
fiyatını azaltmak reduce one's price v.
işsizliği azaltmak keep down unemployment v.
işsizliği azaltmak reduce unemployment v.
işsizliği azaltmak bring down unemployment v.
işsizliği azaltmak alleviate unemployment v.
kaldıraç oranını azaltmak deleverage v.
maliyetleri azaltmak reduce the costs v.
nominal değerini azaltmak write down v.
maliyetleri azaltmak bring down the costs v.
maliyetleri azaltmak cut the costs v.
maliyetleri azaltmak lower the costs v.
para arzını azaltmak deflate v.
stok azaltmak destock v.
personel sayısını azaltmak retrench v.
risk azaltmak de-risk v.
bir şirketin maliyetlerini azaltmak amacıyla üretimin bazı aşamalarını ülke dışında gerçekleştirmesi offshoring n.
ithalatı azaltmak amacıyla alınan geçici ve tercihli önlemler safeguards n.
mahalli emlak vergisi gelirlerindeki eşitsizlikleri azaltmak için merkezi hükümetin az gelirli mahalli idarelere yaptığı yıllık yardım equalisation grant n.
Law
cezayı azaltmak mitigate v.
Politics
devlet denetimini azaltmak deregulate v.
kaldıraç oranını azaltmak delever v.
Insurance
sigortacının sorumlu olabileceği bir zararı önlemek veya azaltmak için maruz kalinan masraflar substituted expenses n.
Technical
daha büyük bir alana geçirerek (sıvının) basıncını azaltmak throttle v.
çürümeyi azaltmak amacıyla florür eklemek fluoridate v.
düzgün olarak azaltmak (sayı/hakim) dwindle v.
hidrojen kırılganlığı riskini azaltmak reduce the risk of hydrogen embrittlement v.
hızı azaltmak slow down v.
hız azaltmak decelerate v.
kaynatarak azaltmak boil down v.
mümkün olduğu kadar azaltmak minimise v.
önemini azaltmak diminish v.
kaynatarak miktarını azaltmak boil down v.
lifini azaltmak defiberize v.
kuvveti belirli bir düzeyde azaltmak abate v.
mümkün olduğu kadar azaltmak minimize v.
parlaklığını azaltmak delustre v.
parlaklığını azaltmak deluster v.
tamburlu fren kullanarak sondaj ucunun etkisini yavaş yavaş azaltmak feed off v.
yükünü azaltmak lighting v.
saatin denge vidalarının altına titreşimi azaltmak için yerleştirilmiş küçük ince metal halka timing washer n.
bir uçağın yalpa yapmasını azaltmak için kullanılan ve dikey düzlemde dönen jiroskoptan oluşan bir cihaz gyrostabiliser n.
bir uçağın yalpa yapmasını azaltmak için kullanılan ve dikey düzlemde dönen jiroskoptan oluşan bir cihaz gyrostabilizer n.
gazların yoğunluğu azaltmak için kullanılan vakum tüpü crooks tube n.
uçuşta uçağın iniş ağırlığını azaltmak için tanktakı yakıtın boşaltılmasını sağlayan valf dump valve n.
Computer
girintiyi azaltmak decrease indent v.
Telecom
sinyalin örnekleme hızını azaltmak downsample v.
Electric
(alternatif akım veya voltajı) trafo kullanarak artırmak veya azaltmak transform v.
(elektrik sinyalinin) genliğini azaltmak attenuate v.
Textile
parlaklığını azaltmak delustre v.
parlaklığını azaltmak deluster v.
Lighting
yakıldığında yayacağı toksik madde miktarını azaltmak için rafine edilmiş gazyağı lamp oil n.
Automotive
otomobil sistemlerinde çıkış basıncını artırmak ve harcanan çabayı azaltmak üzere kullanılan eleman booster n.
Aeronautic
jet motorlarında hızı azaltmak için motor bloğunun hava çıkış bölümünün kapatılmasını sağlayan sistem reverse thrust n.
uçuşta uçağın iniş ağırlığını azaltmak için tanktaki yakıtın boşaltılmasını sağlayan valf dump valve n.
yolcu uçaklarında iniş sırasında hızı azaltmak için motorların ters istikamete doğru çalıştırılmasını sağlayan sistem reverse thrust n.
Medical
ağrıyı azaltmak reduce the pain v.
astım riskini azaltmak lower the risk of asthma v.
enfeksiyon riskini azaltmak reduce the risk of infection v.
sağlık komplikasyonlarının gelişme riskini azaltmak decrease the risk of health complications v.
x-ışınlarının kalitesinin bozulmasını azaltmak için cihazdan iki metre veya daha uzaktan röntgen çekilmesi teleradiography n.
inme riskini azaltmak lower the risk of stroke n.
cinsel birliktelikten sonra gebe kalma riskini azaltmak için alınan önlemlere verilen ad emergency contraception n.
hastalığın etkilerini azaltmak veya kontrol altına almak amacıyla eksik olan bir enzimin yerine konulması enzyme replacement therapy n.
Pharmaceutics
hiv enfeksiyonunu tedavi etmek ve hiv enfeksiyonu riskini azaltmak için diğer ilaçlarla kombine edilen bir antiviral ilaç emtricitabine n.
Agriculture
küçük tohumların ekim hızını azaltmak için tahıl matkabına yerleştirilen ince metal kabuk reducer n.
Tobacco
sigara ve uç kağıtlarında dumanda bulunan zararlı maddeleri azaltmak amacıyla suni olarak açılan küçük delikler perforation n.
Social Sciences
nüfusunu azaltmak unpeople v.
Environment
bitki ilacının olumsuz kimyasal özelliğini azaltmak amacıyla kullanılan katkı maddesi safener n.
insan etkinliklerinin çevreye olan olumsuz etkilerini azaltmak veya yok etmek için geliştirilen stratejiler ecomanagement n.
Hunting
tepmeyi azaltmak için dipçik tabanına takılan kalın yarı sert esnek tabla recoil pad n.
Sport
tümsek kullanarak veya ağırlığını kaldırarak kayak ile kar arasındaki sürtünme ve baskıyı azaltmak unweighting v.
Photography
(ışık) yoğunluğunu azaltmak reduce v.
fotoğrafçılıkta gölgeyi azaltmak için kullanılan yapay ışık fill n.
Archaic
karışım yoluyla azaltmak, değiştirmek veya hafifletmek attemper v.
saygınlığını azaltmak empugn v.
Slang
maliyetleri düşürmek/azaltmak trim your sails v.
yoğunluğunu azaltmak mellow out v.
koyuluğunu azaltmak mellow out v.