azaltmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

azaltmak



Sens de "azaltmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 114 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
azaltmak decrease v.
azaltmak reduce v.
General
azaltmak cushion v.
azaltmak cut down on v.
azaltmak fade in v.
azaltmak cut in on v.
azaltmak impair v.
azaltmak extenuate v.
azaltmak sap v.
azaltmak put down v.
azaltmak deaden v.
azaltmak ax v.
azaltmak appease v.
azaltmak cut into v.
azaltmak alleviate v.
azaltmak bring down v.
azaltmak cut down v.
azaltmak whittle away v.
azaltmak abridge v.
azaltmak abate v.
azaltmak cut v.
azaltmak lower v.
azaltmak step back v.
azaltmak allay v.
azaltmak cut back v.
azaltmak dull v.
azaltmak downsize v.
azaltmak drop off v.
azaltmak mitigate v.
azaltmak depress v.
azaltmak diminute v.
azaltmak shrink v.
azaltmak sink v.
azaltmak curtail v.
azaltmak solace v.
azaltmak prune v.
azaltmak minimize v.
azaltmak assuage v.
azaltmak temper v.
azaltmak scale down v.
azaltmak blunt v.
azaltmak slim down v.
azaltmak make inroads on v.
azaltmak attenuate v.
azaltmak wane v.
azaltmak slacken v.
azaltmak derogate from v.
azaltmak dim v.
azaltmak diminish v.
azaltmak dock v.
azaltmak deplete v.
azaltmak whittle at v.
azaltmak economise on v.
azaltmak derogate v.
azaltmak detract from v.
azaltmak axe v.
azaltmak moderate v.
azaltmak defalk v.
azaltmak bate v.
azaltmak modify v.
azaltmak take up the slack v.
azaltmak soothe v.
azaltmak pare down v.
azaltmak make a dent in v.
azaltmak detract v.
azaltmak remit v.
azaltmak minimise v.
azaltmak alleviate v.
azaltmak retrench v.
azaltmak beat down v.
azaltmak reduce v.
azaltmak deduct v.
azaltmak dip v.
azaltmak relieve v.
azaltmak labefy v.
azaltmak lessen v.
azaltmak subdue v.
azaltmak turn down v.
azaltmak whittle down v.
azaltmak trim v.
azaltmak minish v.
azaltmak downscale v.
azaltmak minimalise v.
azaltmak minimalize v.
azaltmak dampen v.
azaltmak reduct v.
azaltmak abregge v.
azaltmak rabbate v.
azaltmak redact [obsolete] v.
azaltmak taper v.
Phrasals
azaltmak cut back on
azaltmak trim down
azaltmak trim back
azaltmak ratchet down
Idioms
azaltmak take a bite out of something
Slang
azaltmak dial down
Trade/Economic
azaltmak impairment
azaltmak diminish
azaltmak reduce
azaltmak curtail
azaltmak lessen
azaltmak decrease
azaltmak abridge
azaltmak retrench
azaltmak bid down
Law
azaltmak abridge
azaltmak extenuate
Technical
azaltmak lessen
azaltmak retrench
azaltmak relieve
azaltmak reduce
azaltmak shorten
Archaic
azaltmak alay v.
azaltmak rebate v.

Sens de "azaltmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 227 résultat(s)

Turc Anglais
General
gücünü azaltmak vitiate v.
azaltmak (öfke vb'ni) take the edge off v.
etkisini azaltmak dilute v.
ateşini azaltmak damp down v.
nüfusunu azaltmak depopulate v.
azaltmak (masrafları) retrench v.
klapeyle aracın hızını azaltmak throttle down v.
basıncı azaltmak decompress v.
acısını azaltmak dulcorate v.
birinin şansını azaltmak prejudice someone's chances v.
hassasiyetini azaltmak desensitise v.
etkisini azaltmak make nonsense of v.
masrafları azaltmak tighten one's belt v.
gücünü azaltmak damp v.
önemini azaltmak downplay v.
yoğunluğunu azaltmak rarefy v.
yükünü azaltmak lighten v.
nüfusunu azaltmak depeople v.
miktarını azaltmak depress v.
etkisini azaltmak (sarsıntının/salınımın) absorb v.
saygınlığını azaltmak vilify v.
etkisini azaltmak temper v.
etkisini azaltmak (alkollü içki vb) deaden v.
gücünü azaltmak weaken v.
önemini azaltmak play down v.
yoğunluğunu azaltmak respective altery v.
değerini azaltmak depress v.
önemini azaltmak deemphasize v.
kuvvetini azaltmak sap one´s strength v.
etkisini azaltmak vitiate v.
etkisini azaltmak cushion v.
vurgusunu azaltmak downplay v.
azaltmak (titreşimi) dampen v.
gitgide azaltmak taper off v.
etkisini azaltmak (darbenin) ward off v.
masrafları azaltmak pull in one's belt v.
iticiliğini azaltmak sweeten v.
hassasiyetini azaltmak desensitize v.
derecesini azaltmak turn down v.
vitesi azaltmak gear down v.
nüfusu azaltmak dispeople v.
nüfusunu azaltmak unpeople v.
etkisini azaltmak spend v.
eleştirerek bir şeyin çekiciliğini azaltmak throw cold water on v.
etkisini azaltmak stultify v.
gücünü azaltmak cushion v.
mümkün mertebe azaltmak minimize v.
hızını azaltmak decrease one's speed v.
maaş azaltmak pay cut v.
sayıyı azaltmak decrease number v.
sayısını azaltmak decrease the number of v.
sayısını azaltmak reduce the number of v.
sayıyı azaltmak reduce number v.
kirliliği azaltmak abate pollution v.
önemini azaltmak reduce one's importance v.
maliyet azaltmak bring down the cost v.
maliyeti azaltmak cut the cost v.
maliyet azaltmak lower the cost v.
maliyet azaltmak reduce the cost v.
maliyeti azaltmak reduce the cost v.
maliyeti azaltmak bring down the cost v.
maliyeti azaltmak lower the cost v.
maliyet azaltmak cut the cost v.
ağrıyı azaltmak decrease the pain v.
ömrü azaltmak shorten the life v.
ömrü azaltmak decrease the life v.
maliyeti azaltmak keep down the cost v.
riskleri azaltmak reduce the risks v.
riskleri azaltmak minimize the risks v.
risk azaltmak reduce the risk v.
risk azaltmak minimize the risk v.
fakirliği azaltmak alleviate the poverty v.
(masrafları) azaltmak retrench v.
önemini azaltmak trivialise v.
etkiyi azaltmak reduce the effect v.
hız azaltmak decelerate v.
şiddetini azaltmak de-escalate v.
önemini azaltmak de-emphasize v.
-i azaltmak cut down on v.
hızını azaltmak gear down v.
değerini azaltmak shrink v.
denetimi kaldırmak ya da azaltmak deregulate v.
sayıca azaltmak skeletonise v.
sayıca azaltmak skeletonize v.
(voltaj vb) azaltmak step down v.
tansiyonu azaltmak defuse tension v.
sayısını azaltmak scale something back v.
savunma gücünü azaltmak soften up v.
gücünü azaltmak depotentiate v.
gerilimi azaltmak ease the tension v.
kaliteyi azaltmak reduce the quality v.
verilen önemi azaltmak de-emphasise v.
verilen önemi azaltmak destress v.
verilen önemi azaltmak de-emphasize v.
sakatlık olasılığını azaltmak decrease the possibility of injury v.
sakatlık riskini azaltmak decrease the risk of injury v.
hızı azaltmak slow down the speed v.
hızı azaltmak lower down the speed v.
puan farkını azaltmak close the gap v.
küresel ısınmayı azaltmak reduce global warming v.
stresi azaltmak reduce stress v.
gerginliği azaltmak defuse tension v.
birisinin harçlığını iki dolar azaltmak/düşürmek reduce one's allowance by two dollars v.
önceliğini azaltmak deprioritise v.
önceliğini azaltmak deprioritize v.
etkilerini azaltmak downshift v.
yoğunluğu azaltmak bate v.
önemli ölçüde azaltmak decimate v.
baskıyı azaltmak depressurize v.
önemini azaltmak trivialize v.
mümkün mertebe azaltmak minimise v.
önemini azaltmak de-emphasise v.
baskıyı azaltmak depressurise v.
çatışma ihtimalini azaltmak deconflict v.
gizemini azaltmak demystify v.
sigarayı azaltmak cut down on cigarettes v.
sigarayı azaltmak reduce smoking v.
sigarayı azaltmak cut down on smoking v.
saygınlığını azaltmak villainize v.
üretim maliyetini azaltmak reduce production cost v.
personel sayısını azaltmak reduce the number of staff v.
etkisini azaltmak dampen v.
yenilenebilir enerji kaynaklarını azaltmak reduce renewable energy sources v.
iticiliğini azaltmak addulce [obsolete] v.
koyuluğunu azaltmak castigate [obsolete] v.
yoğunluğunu azaltmak castigate [obsolete] v.
yeniden azaltmak rediminish v.
Phrasals
(ses, miktar, oran vb.) azaltmak ramp down v.
yavaş yavaş azaltmak taper off v.
önemini azaltmak gloss over
baskıyı azaltmak ease up
baskıyı azaltmak slacken off
yoğunluğu azaltmak slacken off
baskıyı azaltmak ease off
yoğunluğu azaltmak ease off
yoğunluğu azaltmak ease up
sayısını azaltmak pare back
bir şeyi miktar ya da kapsamca azaltmak scale back
bir şeyi miktar ya da kapsamca azaltmak scale down
Colloquial
para kaybetme riskini azaltmak için kendini korumak hedge one's bets
birinin üzerine yaptığınız baskıyı azaltmak ease off on someone
personel azaltmak cut staff
Idioms
hızını azaltmak ease down
etkisini azaltmak take the edge off
şiddetini azaltmak take the edge off
gücünü azaltmak cut the claws of
gerginliği azaltmak break the ice
acısını azaltmak take the sting out of something
bir olayın etkisini azaltmak take the sting out of something
etkisini azaltmak soften the blow
etkisini azaltmak cushion the blow
birinin üzerine yaptığınız baskıyı azaltmak ease off on someone
birinin üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak take the heat off somebody
birinin üzerindeki baskıyı azaltmak/kaldırmak take the heat off of someone
biri üzerindeki kontrolünü gevşetmek/azaltmak relax one's hold on someone
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek lower one's sights
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek set one's sights lower
harcamaları azaltmak/kısmak take one's belt in (a notch)
harcamaları azaltmak/kısmak pull one's belt in (a notch)
etkisini/gücünü azaltmak pull someone's or something's teeth
şiddetini/seviyesini azaltmak dial it back a notch
Slang
maliyetleri düşürmek/azaltmak trim your sails
Trade/Economic
(merkez bankası) kredi vb. faaliyetleri azaltmak taper v.
para arzını azaltmak deflate
ithalatı azaltmak amacıyla alınan geçici ve tercihli önlemler safeguards
mahalli emlak vergisi gelirlerindeki eşitsizlikleri azaltmak için merkezi hükümetin az gelirli mahalli idarelere yaptığı yıllık yardım equalisation grant
bir çalışanın günlük mesai süresini azaltmak scale back one's hours
belediye vergi oranlarını azaltmak deration
nominal değerini azaltmak write down
işsizliği azaltmak keep down unemployment
işsizliği azaltmak reduce unemployment
işsizliği azaltmak bring down unemployment
işsizliği azaltmak alleviate unemployment
maliyetleri azaltmak bring down the costs
maliyetleri azaltmak reduce the costs
maliyetleri azaltmak lower the costs
maliyetleri azaltmak cut the costs
personel sayısını azaltmak retrench
fiyatını azaltmak reduce one's price
bütçe açığını azaltmak reduce the budget deficit
stok azaltmak destock
dışa bağımlılığı azaltmak reduce foreign dependency
kaldıraç oranını azaltmak deleverage
bir şirketin maliyetlerini azaltmak amacıyla üretimin bazı aşamalarını ülke dışında gerçekleştirmesi offshoring
Law
cezayı azaltmak mitigate
Politics
devlet denetimini azaltmak deregulate
kaldıraç oranını azaltmak delever
Insurance
sigortacının sorumlu olabileceği bir zararı önlemek veya azaltmak için maruz kalinan masraflar substituted expenses
Technical
düzgün olarak azaltmak (sayı/hakim) dwindle
lifini azaltmak defiberize
kuvveti belirli bir düzeyde azaltmak abate
bir uçağın yalpa yapmasını azaltmak için kullanılan ve dikey düzlemde dönen jiroskoptan oluşan bir cihaz gyrostabilizer
tamburlu fren kullanarak sondaj ucunun etkisini yavaş yavaş azaltmak feed off
gazların yoğunluğu azaltmak için kullanılan vakum tüpü crooks tube
parlaklığını azaltmak deluster
çürümeyi azaltmak amacıyla florür eklemek fluoridate
önemini azaltmak diminish
kaynatarak miktarını azaltmak boil down
hızı azaltmak slow down
kaynatarak azaltmak boil down
uçuşta uçağın iniş ağırlığını azaltmak için tanktakı yakıtın boşaltılmasını sağlayan valf dump valve
yükünü azaltmak lighting
mümkün olduğu kadar azaltmak minimize
hız azaltmak decelerate
hidrojen kırılganlığı riskini azaltmak reduce the risk of hydrogen embrittlement
parlaklığını azaltmak delustre
bir uçağın yalpa yapmasını azaltmak için kullanılan ve dikey düzlemde dönen jiroskoptan oluşan bir cihaz gyrostabiliser
mümkün olduğu kadar azaltmak minimise
Computer
girintiyi azaltmak decrease indent
Telecom
sinyalin örnekleme hızını azaltmak downsample v.
Textile
parlaklığını azaltmak deluster
parlaklığını azaltmak delustre
Automotive
otomobil sistemlerinde çıkış basıncını artırmak ve harcanan çabayı azaltmak üzere kullanılan eleman booster
Aeronautic
uçuşta uçağın iniş ağırlığını azaltmak için tanktaki yakıtın boşaltılmasını sağlayan valf dump valve
yolcu uçaklarında iniş sırasında hızı azaltmak için motorların ters istikamete doğru çalıştırılmasını sağlayan sistem reverse thrust
jet motorlarında hızı azaltmak için motor bloğunun hava çıkış bölümünün kapatılmasını sağlayan sistem reverse thrust
Medical
down azaltmak pare
sağlık komplikasyonlarının gelişme riskini azaltmak decrease the risk of health complications
enfeksiyon riskini azaltmak reduce the risk of infection
ağrıyı azaltmak reduce the pain
astım riskini azaltmak lower the risk of asthma
inme riskini azaltmak lower the risk of stroke
Agriculture
küçük tohumların ekim hızını azaltmak için tahıl matkabına yerleştirilen ince metal kabuk reducer n.
Tobacco
sigara ve uç kağıtlarında dumanda bulunan zararlı maddeleri azaltmak amacıyla suni olarak açılan küçük delikler perforation
Environment
bitki ilacının olumsuz kimyasal özelliğini azaltmak amacıyla kullanılan katkı maddesi safener
Hunting
tepmeyi azaltmak için dipçik tabanına takılan kalın yarı sert esnek tabla recoil pad
Photography
(ışık) yoğunluğunu azaltmak reduce v.