fine - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

fine

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "fine" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 62 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
fine v. ceza kesmek
fine n. para cezası
fine adj. hoş
fine adj. ince
fine adj. iyi
General
fine v. para cezası vermek
fine v. para cezasına çarptırmak
fine v. cezalandırmak
fine v. berraklaşmak
fine v. açılmak
fine v. berraklaştırmak
fine v. cezaya çarptırmak
fine v. ceza yazmak
fine v. arıtmak
fine v. para cezası kesmek
fine v. trafik cezası kesmek
fine v. ceza vermek
fine n. ceza
fine n. ceza bedeli
fine adj. kaliteli
fine adj. narin
fine adj. katışıksız
fine adj. tetik
fine adj. duygulu
fine adj. iyi
fine adj. katkısız
fine adj. ince ruhlu
fine adj. rakik
fine adj. nefis
fine adj. halis
fine adj. saf
fine adj. açık
fine adj. kıyak
fine adj. üstün
fine adj. hassas
fine adj. zarif
fine adj. incecik
fine adj. güzel (hava)
fine adj. sıkı
fine adj. mükemmel
fine adj. ala
fine adj. güzel
fine adj. yolunda
fine adj. (hava) açık
fine adj. parlak
fine adj. (maden) saf
fine adj. som
fine adj. sağlıklı
fine adj. rahat
fine interj. iyilik sağlık
Speaking
fine tamam
Law
fine para cezası vermek
fine para cezası
fine para cezasına çarptırmak
fine para cezasıyla cezalandırmak
fine para cezası kesmek
fine para cezası
Technical
fine güzel
fine iyi kaliteli
Automotive
fine ince
fine trafik cezası
Places
fine new york eyaletinde yerleşim yeri

Sens de "fine" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Anglais Turc
General
fine down v. sivriltmek
fine down v. aşınmak
fine down v. incelmek
fine down v. arıtmak
fine down v. inceltmek
not to put too fine a point on it v. tam anlamıyla ifade etmek
pay a fine v. ceza vermek
go over something with a fine comb v. kılı kırk yarmak
fine off v. incelmek
levy a fine v. para cezası almak
go over something with a fine tooth comb   v. ince eleyip sık dokumak  
fine down v. yontmak
draw it fine v. kısa kesmek
fine off v. aşınmak
fine away v. sivriltmek
fine away v. yontmak
fine away v. aşınmak
fine away v. inceltmek
go over something with a fine comb v. ince eleyip sık dokumak
fine away v. incelmek
fine tune v. cilalayarak güzelleştirmek
fine tune v. boyayarak güzelleştirmek
go over the matter with a fine-toothed comb v. ince eleyip sık dokumak
get down to a fine art v. mükemmele ulaşmak
get down to a fine art v. doruğa ulaşmak
get down to a fine art v. zirveye tırmanmak
get down to a fine art v. mükemmele erişmek
get down to a fine art v. ustalığın şahikasına ulaşmak
pay a fine v. ceza ödemek
be served with fine v. para cezası yemek
be served with fine v. para cezası almak
convert imprisonment into a fine v. hapis cezasını para cezasına çevirmek
change the imprisonment into a fine v. hapis cezasını para cezasına çevirmek
fine-tune v. ince ayarlamak
fine-tune v. ince ayar yapmak
impose punitive fine v. adli para cezası ile cezalandırmak
be imposed punitive fine v. adli para cezası ile cezalandırılmak
pay the fine v. ceza ödemek
have a fine ear for music v. müzik kulağı olmak
have a good cry and be fine v. iyi bir ağlayıp kendine gelmek
get a parking fine v. park cezası almak
receive a parking fine v. park cezası almak
fine cotton n. ince pamuk
fine hair n. vellüs
fine coal n. ince kömür
a fine distinction n. ince fark
delay fine n. gecikme cezası
fine mist n. ince taneli (sprey vb)
fine weather n. güzel hava
fine sand spit n. ince kum birikintisi
fine casting n. ince döküm
fine filter n. ince filtre
fine adjustment n. ince ayar
fine work n. ince iş
fine sieve n. ince elek
fine art n. güzel sanat
fine grain n. ince tanecik
fine and coarse material n. ince ve iri madde
fine line n. ince çizgi
fine white flour n. galeta unu
fine sandstone n. maltataşı
fine movement n. hassas hareketi
fine arts n. güzel sanatlar
heavy fine n. ağır para cezası
fine gold n. sarı altın
fine tune n. ince ayar
fine cut n. ince kıyım
fine cut n. ince kesim
fine flour n. has un
fine gravel n. ince çakıl
fine gold n. has altın
fine arts n. toplumsal bilimler
fine-toothed comb n. ince dişli tarak
fine-good treatment n. hüsn-ü muamele
fine (fine gold) n. altın ayarı
punitive fine n. adli para cezası
a fine ear for music n. müzik kulağı
fine lines n. ince çizgiler
fine detail n. ince detay
fine detail n. ince ayrıntı
fine details n. ince ayrıntılar
fine details n. ince detaylar
hefty fine n. yüklü ceza
hefty fine n. yüklü para cezası
fine receipt n. ceza makbuzu
having a fine view adj. manzaralı
in fine feather adj. iyi huylu
very fine adj. incecik
in fine fettle adj. iyi kıyafette
in fine fettle adj. keyfi yerinde
in a fine pickle adj. başı belada
fine as a fiddle adj. çok güzel
in fine style adj. çok güzel bir biçimde
fine looking adj. yakışıklı
garmented in fine attire adj. hoş giyimli
in fine fettle adj. tavrı düzgün
fine-grained adj. ince taneli
fine-spun adj. incecik
fine-meshed adj. sık ilmekli
fine-grain adj. ince taneli
in fine adv. velhasıl
one fine day adv. günlerden bir gün
one fine day adv. günün birinde
in a fine pickle adv. zor veya kötü durumda
in fine adv. sözün kısası
in fine adv. sonunda
in fine adv. kısaca
Phrases
some fine day birgün
some fine day allah'ın bir gününde
with a fine strong voice gür sesli
in fine velhasıl kısaca
some fine day günün birinde
not to put too fine a point on it açıkça söylemek gerekirse
not to put too fine a point on it doğrusunu söylemek gerekirse
a fine will be levied bir ceza kesilecektir
Proverb
fine words butter no parsnips lafla peynir gemisi yürümez
fine words butter no parsnips boş laf karın doyurmaz
there's a fine line between genius and insanity dahilik ile delilik arasında ince bir çizgi vardır
Colloquial
fine and you? iyidir ya sen?
cut it a bit fine son anda gelmek/varmak
cut it fine son anda gelmek/varmak
cut it a bit fine son dakikada gelmek/varmak
cut it fine son dakikada gelmek/varmak
everything's fine her şey yolunda
without putting too fine a point on it bu konu üzerinde (çok/gereğinden) fazla durmadan
Idioms
fine feathers make fine birds ye kürküm ye!
that's a fine kettle of fish! ne ala! (hiç istenmeyen bir durum karşısında söylenir)
be in fine fettle keyfi yerinde olmak
not to put too fine a point on it açık seçik söylemek
be in fine fettle keyfi gıcır olmak
cut it fine ucu ucuna yetişmek
fine kettle of fish ayvayı yedik
go over with a fine-tooth comb ince eleyip sık dokumak
lead someone a fine dance canından bezdirmek
run it fine ucu ucuna yetişmek
in fine fettle havası iyi
in fine fettle iyi durumda
cut it fine işi son dakikaya bırakmak
cut it fine işi ucu ucuna yapmak
in fine fettle neşeli
in fine fettle mutlu
in fine velhasıl
in fine fettle sağlıklı
in fine fettle zinde
in fine kısaca
in fine fettle keyifli
in fine fettle keyfi gıcır
cut it fine tam tamına hesaplamak
in fine uzun lafın kısası
cut it fine ucu ucuna hesaplamak
in fine sözün kısası
fine feathers make fine birds güzel tüyler kuşu güzel gösterir
fine feathers make fine birds güzel giysiler kişiyi güzel gösterir
go through with a fine-tooth comb didik didik etmek
go over with a fine-tooth comb ıcığını cıcığını çıkarmak
go through with a fine-tooth comb derinlemesine araştırmak
go over with a fine-tooth comb derinlemesine araştırmak
go over with a fine-tooth comb didik didik etmek
go through with a fine-tooth comb ıcığını cıcığını çıkarmak
not to put too fine a point on it açıkça ve dürüstçe konuşmak
have something down to a fine art bir konuda uzman olmak
have something off to a fine art bir konuda uzman olmak
fine weather for ducks ahmak ıslatan yağmur
fine weather for ducks yağmurun adeta bardaktan boşanırcasına yağdığını anlatmak için kullanılan ironik söz
have something down to a fine art şaheser yaratmak
have something off to a fine art şaheser yaratmak
have something off to a fine art kompedanı olmak
have something down to a fine art kompedanı olmak
in fine feather iyi gününde olmak
cut a fine figure (genelde erkek için) çok güzel görünmek
cut a fine figure (genelde erkek için) çok hoş görünmek
read the fine print bir belgeyi en ince ayrıntısına kadar incelemek
read the fine print ayrıntısıyla okumak
read the fine print satır aralarını okumak
cut a fine figure harika görünmek
search something with a fine-tooth comb didik didik etmek
go over something with a fine-tooth comb didik didik aramak
go through something with a fine-tooth comb didik didik aramak
go over something with a fine-tooth comb ıcığını cıcığını çıkarmak
search something with a fine-tooth comb ıcığını cıcığını çıkarmak
with a fine-tooth comb derinlemesine
search something with a fine-tooth comb altını üstüne getirmek
go through something with a fine-tooth comb altını üstüne getirmek
with a fine-tooth comb didik didik
go through something with a fine-tooth comb didik didik etmek
go over something with a fine-tooth comb didik didik etmek
go over something with a fine-tooth comb altını üstüne getirmek
search something with a fine-tooth comb didik didik aramak
go through something with a fine-tooth comb ıcığını cıcığını çıkarmak
chance would be a fine thing keşke olsa!
chance would be a fine thing nerdee!
cut things fine son dakikada gelmek/varmak
cut things fine son anda gelmek/varmak
be in fine fettle zinde ve dinç olmak
a fine kettle of fish güç durum
a fine kettle of fish zor durum
a fine line ince çizgi
fine and dandy güzel
fine and dandy harika
fine and dandy iyi
fine someone for something birine para cezası kesmek
in fine feather formda
in fine feather hoş görünen
in fine feather sağlıklı ve zinde
not to put too fine a point on it dürüstçe söylemek gerekirse
have something off to a fine art (özellikle deneyimi/yeteneği sayesinde) bir şeyi çok iyi yapmak
in fine feather güzel giyinmiş
fine how do you do hoş olmayan bir durum
put too fine a point on something bir şeyin üzerinden gereğinden fazla durmak
have something down to a fine art (özellikle deneyimi/yeteneği sayesinde) bir şeyi çok iyi yapmak
fine kettle of fish ciddi sorun
fine print bir belgenin satır aralarındaki önemli noktalar
fine how do you do nahoş/kötü bir durum
put too fine a point on something ayrıntılara saplanıp kalmak
walk a fine line between something ince bir çizgi üzerinde yürümek
walk a fine line between something iki tarafı da dengede tutmak
have a fine pair of lungs (bebek) çok ve yüksek sesle ağlamak
be a fine figure of a woman endamlı olmak
be a fine figure of a woman boylu poslu olmak
be a fine figure of a man endamlı olmak
be a fine figure of a man boylu poslu olmak
have a fine time keyif çatmak
a fine/thin line ince bir çizgi
this is a fine state of affairs işler sarpa sardı
this is a fine state of affairs işler boka sardı
have something down to a fine art bir konuda uzmanlaşmak
have something off to a fine art bir konuda uzmanlaşmak
cut it fine ucu ucuna/milimi milimine yapmak/yetişmek
you're a fine one to talk! diyene bak!
Speaking
that's fine with me bana uyar
i am fine ben iyiyim
fine, thanks and you? iyi, teşekkürler, ya siz?
that's fine with me benim için hava hoş
it promises to be a fine day hava iyi olacağa benziyor
i am fine iyiyim
thank you i'm fine sağolun, iyiyim
i'm fine ben iyiyim
fine, you? iyiyim ya sen?
if it's fine with you izin verirseniz
if it's fine with you müsaade ederseniz
i am fine and you ben iyiyim ya siz
i am fine and you ben iyiyim ya sen
i am glad you are fine iyi olmana sevindim
i am glad you are fine iyi olduğuna sevindim
fine by me bana uyar
i hope you are fine umarım iyisindir
fine what about you iyi sizden
fine what about you iyiyim ya sen
fine how about you iyi sizden
fine what about you iyi ya sizden
fine what about you iyiyim ya peki siz
fine how about you iyi ya sizden
fine how about you iyiyim ya sen
fine how about you iyiyim ya peki siz
everything is fine her şey yolunda
if it's fine with you izin verirsen
i am fine thank you iyiyim teşekkür ederim
I am fine and you? iyiyim sen nasılsın?
I am fine what about you? iyiyim sen nasılsın?
I am fine what about you? ben iyiyim ya sen?
I am fine and you? ben iyiyim ya sen?
I am fine what/how about you iyiyim siz nasılsınız
I am fine and you iyiyim siz nasılsınız
don't worry I'm fine iyiyim merak etme
don't worry I'm fine merak etme iyiyim
I am fine how are you? ben iyiyim sen nasılsın?
I hope you are doing fine umarım iyisindir
I hope you'll be fine umarım iyi olursun
that's fine böyle iyi
I think you heard me just fine bence beni gayet iyi duydun
you're doing fine iyi gidiyorsun
everything was going fine her şey yolundaydı
i know you're fine iyi olduğunu biliyorum
i hear you fine seni gayet iyi duyuyorum
everything will be just fine her şey düzelecek
everything will be just fine her şey yoluna girecek
that's fine by me bana uyar
that's fine by me benim için hava hoş
that's fine by me benim için sorun değil
don't worry you'll be fine endişelenme iyi olacaksın
there is a fine line between arasında ince bir çizgi var
you're a fine one to talk konuşana bak!
you're a fine one to talk söyleyene bak!
come on in the water's fine gel sen de yapmaya başla
come on in the water's fine gel su güzel
everything's going to be fine her şey yoluna girecek
fine what about you iyi seni sormalı
fine how about you iyi seni sormalı
you've really got to hand it to him he has done a fine job ona hakkını vermelisin çok iyi bir iş çıkardı
i was doing just fine until you showed up sen gelene kadar gayet iyi gidiyordum
fine and you iyi/iyiyim ya sen/siz?
it suits me fine bana uyar
that's a fine how-do-you-do işin içine aynen böyle edilir!
fine words butter no parsnips boş lafa karnım tok
all fine and well but bunların hepsi iyi güzel de
that sounds fine kulağa hoş geliyor
thank you i'm fine sağ olun iyiyim
thank you i'm fine sağ olun bir şeyim yok
thank you i'm fine teşekkür ederim iyiyim
thank you i'm fine teşekkür ederim bir şeyim yok
i'll be fine iyi olacağım
i'll be fine başımın çaresine bakarım
i'm glad everybody's fine herkesin iyi olmasına sevindim
I'm fine with it buna itirazım yok
we do just fine biz gayet iyiyiz
they look fine iyi görünüyorlar
they seem fine iyi görünüyorlar
i'm sure it's fine eminim ki sorun olmaz
i hope you are fine umarim iyisinizdir
fine what about you? iyiyim sen nasılsın?
I'm fine böyle iyiyim
it's fine gerek yok
i hope you're all doing fine umarım hepiniz iyisinizdir
I'm fine rahatsız olmuyorum
that's fine iyi, olur
yes, i am fine evet, ben iyiyim
that's fine! sorun değil!
Slang
do some fine coin çok para kazanmak
do some fine coin köşeyi dönmek
do some fine coin voliyi vurmak
do some fine coin parayı bulmak
do some fine coin canlıyı indirmek
do some fine coin canlıyı bulmak
Trade/Economic
impose a fine ceza vermek (para cezası)
traffic fine payments trafik cezası ödemeleri
impose a fine para cezası vermek
impose a fine para cezasına çarptırmak
fine paper birinci sınıf değerli evrak
fine trade bill sağlam ticari senet
fine bills sağlam senetler
fine tuning ince ayar
unpaid fine ödenmemiş para cezası
judicial fine adli para cezası
tax fine vergi cezası
fine arts güzel sanatlar
irregularity fine usulsüzlük cezası
penalty fine para cezası
late fine gecikme ücreti
relative administrative fine nispi idari para cezası
administrative fine idari para cezası
fine tuning ince ayarlama
Law
administrative fine idari para cezası
cash fine para cezası
custom house fine gümrük cezası
fine to be paid ödenecek para cezası
imposing fine para cezası verme
heavy fine ağır para cezası
imposing fine para cezasına hükmetme
sentence fine para cezasıyla cezalandırmak
offense related to fine arts güzel sanatlara müteallik suç
paid fine ödenmiş para cezası
punishment of fine para cezası
civil fine para cezası
light fine hafif para cezası
impose fine para cezasına çarptırmak
issued fine kesilmiş para cezası
issued fine kesilen para cezası
impose fine para cezası kesmek
pecuniary fine para cezası
judicial fine adli para cezası
criminal fine para cezası
the amount of the fine cezanın miktarı
a court-imposed fine mahkemece verilmiş para cezası
judicial fine adli para cezası
convert the prison sentence to a fine hapis cezasım para cezasına çevirmek
judicial fine adli para cezası
levy a fine tapu davası başlatmak
Institutes
general directorate of fine arts güzel sanatlar genel müdürlüğü
fine arts gallery güzel sanatlar galerisi
ankara state gallery of fine arts ankara devlet güzel sanatlar galerisi
directorate general of fine arts güzel sanatlar genel müdürlüğü
Technical
compacted fine earth sıkıştırılmış ince toprak
fine cold asphalt ince taneli soğuk asfalt
fine grained soil ince taneli zemin
fine cut ince kıyım
very fine clay çok ince taneli kil
fine threaded nut ince dişli somun
fine thread ince dişli
fine screen ince elek
compacted fine material sıkıştırılmış ince malzeme
dense fine moist sand sıkı ince ıslak kum
super fine file ince eğe
fine index ince dizin
fine grained structure ince taneli yapı
fine material ince malzeme
fine material ince madde
fine filter parazit giderici filtre
cash fine para cezası
fine dust taş unu
fine slit ince silt
fine structure ince yapı
fine dust ince toz
washing out of fine particles ince tanelerin yıkanması
fine screening ince eleme
fine gravel ince çakıl
fine grinding öğütme
striping fine sıyırma hattı
fine grid ince ızgara
fine sandy ince kumlu
very fine clay çok ince kil
fine cut ince kesim
fine filter ince filtre
fine perlite ince perlit
fine drawer ince tarak tezgahı
fine control ince ayar
fine silt ince silt
fine grain stock ince tanecikli pelikül
fine sieve ince elek
fine sand ince kum
fine grain film ince tanecikli film
fine rasp ince raspa
fine purification tam arıtma
fine grain print ince tanecikli kopya
fine dust separation ince tozunu ayırma
fine grained ince elyaflı
fine tuning knob ince ayar düğmesi
fine tuning ince ayar
fine solder ince lehim
fine adjustment ince ayar
fine control element ince ayar unsuru
fine adjustment screw ince ayar vidası
fine earth ince toprak
fine earth toz toprak
fine solder yumuşak lehim
fine sand perdah kumu
fine-porous küçük gözenekli
fine-textured ince yapılı
fine-grained ince damarlı
fine-wire netting ince tel örgü
fine-textured ince dokulu
fine tread ince diş
fine spun çok inceltilmiş
fine spinning ince büküm
fine spinning machine ince büküm tezgahı
fine spun ince eğrilmiş
very fine sand perdah kumu
very fine sand çok ince kum
fine-pitch thread screw ince adımlı vida
fine grain steel ince taneli çelik
non-alloy and fine grain steels alaşımsız ve ince daneli çelikler
quenched and tempered weldable fine grain steels su verilmiş ve temperlenmiş kaynaklanabilir ince taneli çelikler
fine plasma cutting hassas plazmalı kesme
fine polishing hassas parlatma
fine cutting hassas kesim
fine blanking hassas zımbalama
fine grinding hassas zımparalama
fine annealing hassas tavlama
fine-grained grinding disk ince taneli taşlama çarkı
area of fine hackle ince çapaklı alan
fine grinding belt ince zımpara şeridi
fine-cut ince kıyım
fine coal ince kömür
fine scratch ince çizik
fine-grained ince taneli
fine lines ince tarak
fine hackle ince çapak
fine wire ince tel
fine-tuning ince ayar
fine annealing ince tavlama
fine-toothed ince dişli
fine whiteware ince beyaz eşya
fine-grained microstructure ince taneli içyapı
fine polishing paper ince parlatma kağıdı
fine-grained steel ince taneli çelik
fine crushing ince kırma
fine wire machine ince tel makinesi
fine pearlite ince perlit
fine-grained metals ince taneli metaller
fine ceramics ince taneli seramikler
fine hackle ince horoz tüyü
fine-grained emery paper ince taneli zımpara kağıdı
fine china ince çin porseleni
fine meshed sieve ince örülü elek
fine silver ince gümüş
fine crusher ince kırıcı
fine-grain ince tane
fine grinding ince öğütme
fine coal dust ince kömür tozu
fine-grained structure ince taneli yapı
fine-cut ince kıyılmış
fine-toothed saw ince dişli testere
japanese fine ceramics association japon ince seramikler birliği
extended x-ray absorption fine structure uzamış x-ışınları soğurumlu ince yapı
fine ore toz cevher
fine ore reduction process toz cevher indirgeme süreci
extended energy-loss fine structure genişletilmiş erke-yitimli ayrıntılı yapı
fine pitch ince adımlı
weldable fine grain steels kaynaklanabilir ince taneli çelikler
energy-loss fine structure enerji yitimli ayrıntılı yapı
circular tandem fine-wire machine çembersel dizili ince tel makinesi
fine annealing özenli soğutma
fine seed küçük kabarcık (cam)
fine-grain küçük tane
fine-grain extruded graphite küçük taneli sıkma grafit
fine grain size ince tane boyutu/boyu
manual metal arc welding of non- alloy and fine grain steels alaşımsız ve ince daneli çeliklerin elle metal ark kaynağı
fine-pitch ince adımlı
fine-tolerance hoist chain hassas toleranslı kaldırma zinciri
hexagon nut with metric fine pitch thread metrik ince adımlı altı köşe somun
fine grain steels ince taneli çelikler