ince - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

ince



Sens de "ince" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 86 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
ince slender adj.
ince fine adj.
ince thin adj.
ince slim adj.
General
ince paper adj.
ince fragile adj.
ince elegant adj.
ince tactful adj.
ince brittle adj.
ince attenuate adj.
ince sharp adj.
ince gaunt adj.
ince sensitive adj.
ince flimsy adj.
ince sylphish adj.
ince lank adj.
ince small adj.
ince scarious adj.
ince slight adj.
ince subtle adj.
ince civilized adj.
ince nice adj.
ince papery adj.
ince thinner adj.
ince weazen adj.
ince finer adj.
ince petite adj.
ince thiner adj.
ince eggshell adj.
ince tenuous adj.
ince subtile adj.
ince fey adj.
ince polite adj.
ince courteous adj.
ince tender adj.
ince gracile adj.
ince sylphlike adj.
ince delicate adj.
ince dainty adj.
ince spare adj.
ince soft adj.
ince attentive adj.
ince precision adj.
ince keen adj.
ince exquisite adj.
ince urbane adj.
ince attic adj.
ince thinning adj.
ince graceful adj.
ince lean adj.
ince gossamer adj.
ince gracious adj.
ince sophisticated adj.
ince thin adj.
ince light adj.
ince genteel adj.
ince accurate adj.
ince diplomatic adj.
ince gentle adj.
ince bland adj.
ince chivalrous adj.
ince exact adj.
ince tricky adj.
ince civilised adj.
ince slimline adj.
ince narrow adj.
ince tactful adj.
ince finely adv.
Slang
ince rackabones
Trade/Economic
ince refined
Technical
ince thin
ince thinnish
ince slim
ince wafer
Computer
ince acute
Textile
ince slim
Automotive
ince fine
ince thin
Medical
ince gracilis
Biochemistry
ince ultra
Botanic
ince virgate
Linguistics
ince clear
ince front
ince front vowel
Meteorology
ince thin
Archaic
ince tid

Sens de "ince" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
ince dal twig n.
ince espri wit n.
ince zeka wit n.
ince düşünceli tactful adj.
General
ince katmanlara bölmek foliate v.
ince doğramak mince v.
acı ve ince bir çığlık atmak screech v.
ince eleyip sık dokumak   go over something with a fine tooth comb   v.
ince eleyip sık dokumak be too particular v.
ince eleyip sık dokumak go through v.
ince eleyip sık dokumak niggle v.
ince eleyip sık dokumak be too fussy v.
ince kesmek sliver v.
ince boya tabakasıyla kaplamak wash v.
ince eleyip sık dokumak sift v.
ince ince kıymak chop up v.
ince maden tabakasıyla kaplamak wash v.
ince bir tabaka ile kaplamak film v.
ince ayar yapmak adjust finely v.
ince ince doğramak chop up v.
ince eleyip sık dokumak split hairs v.
ince eleyip sık dokumak refine v.
ince sesle söylemek pipe v.
ince eleyip sık dokumak go over something with a fine comb v.
bir şeyi ince bir tabaka halinde sürmek spread something thin v.
ince eleyip sık dokumak pick holes in v.
ince eleyip sık dokumak go over v.
ince eleyip sık dokumak pick over v.
ince bir görünüm vermek slim v.
ince tabakalar halinde dökülmek flake off v.
ince kağıtlara basmak press into thin sheets v.
ince bir dalla dövmek switch v.
ince eleyip sık dokumak split v.
ince eleyip sık dokumamak   not to mince matters   v.
ince eleyip sık dokumak fuss v.
ince farklara dikkat etmek subtilize v.
ince işle ve emekle meydana getirmek elaborate v.
ince eleyip sık dokumak scrutinize v.
ince eleyip sık dokumak scrutinise v.
ince bir altın katmanı ile kaplamak gild v.
ince eleyip sık dokumak make tiny distinctions v.
ince ayar çekmek adjust finely v.
ince eleyip sık dokumak go over the matter with a fine-toothed comb v.
ince düşünmek be thoughtful v.
ince düşünmek be considerate v.
ince ayarlamak fine-tune v.
ince ayar yapmak fine-tune v.
en ince ayrıntısına kadar tasarlamak planify v.
ince ince süzülmek/akmak wick v.
sebzeleri veya eti pişirmek için ince ince dilimlemek french v.
ince farklara dikkat etmek subtilise v.
ince dilim sliver n.
ince çizgili kumaş hairline n.
yumuşak ince ipek sarcenet n.
ince tabaka film n.
ince fark subtlety n.
ince espri wit n.
tipik olarak kuzey amerika'nın batısında görülen toz gibi çok ince yağan kar champagne powder n.
ince sac levha latten n.
tropik bölgelerde zaman zaman bulutsuz gökyüzünden düşen ince yağmur serein n.
ince taraf (bir konuya/düşünceye ait) subtlety n.
ince teklif tender offer n.
ince madeni tabaka leaf n.
ince yapılı slightly built person n.
ince maden tabakası wash n.
ince çizgi stria n.
çok ince olma etherealness n.
ince muslin kumaş mull n.
ince boya tabakası wash n.
ince fark shade n.
ince iş (aşk) affair n.
ince kabuklu midye thin shelled mussel n.
ince olmama inelegance n.
çok ince kumaş zephyr n.
ince kuş tüyü down n.
ince alay irony n.
ince altın gold foil n.
ince kağıt tissue n.
birkaç ince daldan ibaret dayak aleti rod n.
ince zevk sophistication n.
ince kumaş byssus n.
ince ve zayıf nahif olma frailty n.
ince tüy down n.
ince çizgi thread n.
ince bir tabaka ile kaplı olma niteliği filminess n.
insan vücudu üzerindeki ince tüyler peach fuzz n.
ince kömür small coal n.
ince fark nuance n.
ince kum silt n.
ince levha lamination n.
ince tanecik fine grain n.
ince ve renkli deri cordovan n.
ince ve iri madde fine and coarse material n.
ince ve güçsüz olma frailty n.
ince çizgi durumunda açılmış yara chasm n.
ince levha tin foil n.
ince sesli fülüt piccolo n.
ince mum taper n.
ince tüyler fuzz n.
ince iş yapan marangoz cabinetmaker n.
ince çatlak fissure n.
ince topuk stiletto n.
ince eleyip sık dokuma scrutiny n.
çok ince deri parçası blype n.
ince muslin butter muslin n.
ince tabaka lamellae n.
çok ince uç needlepoint n.
ince şerit shred n.
ince topuk spike n.
ince çizgi fine line n.
çok ince dal (kesilmiş) switch n.
havada uçan ince örümcek ağı gossamer n.
ince kumaş voile n.
uzun ince parça sliver n.
ince uzun sandal toothpick n.
ince kuştüyü down feather n.
ince kılıç rapier n.
ince işle ve emekle meydana getiren elaborator n.
ince örtü film n.
ince iş elbow grease n.
ince espri attic wit n.
ince uzun yaprak blade n.
ince duman haze n.
kabuğu ince pullar halinde dökülme (ağaç) exfoliating n.
ince kopya kağıdı flimsy n.
ince taneli donuk renkli kömür cannel coal n.
ince kömür fine coal n.
ince bir anlayış tact n.
ince tutkal thin glue n.
ince dal rod n.
ince bez scrim n.
ince zevk sahibi epicure n.
ince boru capillary n.
ince çizgi (kumaşta) pinstripe n.
ince bir tabaka halinde olan parça flake n.
uzun ve ince kumul seif n.
ince ışık demeti bar n.
ince uzun bacaklar spindleshanks n.
acı ve ince çığlık screech n.
ince ve güzel kız sylph n.
ince kağıt tabakası tissue layer n.
ince bir tabaka halindeki kar tanesi flake n.
ince dilimlere kesme aleti microtome n.
çok nazik ve ince bir dille yazan euphuist n.
ince tel filament n.
ince taneli (sprey vb) fine mist n.
ince el işi fancywork n.
yağda kızartılmış kemiksiz ve ince et escalope n.
ince espri swift wit n.
otun ince kuru sapı windlestraw n.
ince kağıt tissue paper n.
ince muşamba oilskin n.
ince dosya taper file n.
ince dal switch n.
ince el yazısı copperplate n.
ince kil pipeclay n.
çok ince ipek kumaş grenadine n.
ince çizgili desen hairline n.
ince fark a fine distinction n.
ince dal sprig n.
ince filtre fine filter n.
ince çizgi hatch n.
çok ince mum taper n.
ince iş craftsmanship n.
ince doku light case n.
bir tür ince ambalaj kağıdı tissue n.
ince marangozluk cabinetwork n.
ince kum birikintisi fine sand spit n.
ince bel wasp waist n.
ince tüy fuzz n.
ince elek fine sieve n.
ince bağırsağın üst kısmı jejunums n.
ince bisküvi wafer n.
ince uzun bayrak streamer n.
ince döküm fine casting n.
ince çizgili takım elbise pinstripe suit n.
ince hasır palmetto n.
ince ayar fine adjustment n.
yılanbalığı ve bazı balıkların ince saydam larvaları leptocephali n.
çevresinden farklı renkte olan ince çizgi streak n.
ince taneli kömür slack n.
ince boru tube n.
ince iş fine work n.
çok ince bir tür bürümcük gossamer n.
ince noktalar the niceties n.
ince yağmur drizzle n.
ince tozşeker caster sugar n.
güzel ve ince (kız/kadın) sylphlike n.
ince eleyip sık dokuyan kimse refiner n.
ince kıyım tütün return n.
meselenin ince taraflarını kavrayabilme yeteneği subtlety n.
ince levha lamellae n.
ince iş affair n.
ince ve zarif kız sylph n.
ince zeka wit n.
ince uç needlepoint n.
ince davranış sophistication n.
dal (ince) twig n.
ince bir nezaket tact n.
ince dal stick n.
ince parşömen vellum n.
ayna veya bir resim çervesinin arkasında kullanılan ince levha scaleboard n.
uzun ve ince makarna spaghetti n.
ince tahta parçası batten n.
kadın ayakkabısında ince ve sivri uçlu ökçe stiletto heel n.
ince tüy pile n.
ince kaplama washing n.
ince pamuk fine cotton n.
ince tüy flue n.
insan vücudundaki ince sarı tüyler peach fuzz n.
ince eleyip sık dokuma scrutinizing n.
mikrotomla dokulardan ince kesitler yapma sectioning n.
ince eleyip sık dokuyan scrutiniser n.
ince eleyip sık dokuma scrutinising n.
ince eleyip sık dokuyan scrutinizer n.
ince dikiş iğnesi sharps n.
giysi astarı olarak kullanılan ince yün kumaş doku shalloon n.
ince bağırsak small bowel n.
ince porselen bone china n.
ince kumaş tissue n.
ince kağıt flimsy n.
ince işçilik elaborare n.
ince toz haline getirilmiş madde trituration n.
ince fitilli kadife kumaş needlecord n.
ince ipek ninon n.
ince ayrıntı nicety n.
çok ince kuştüyü crinel n.
çok ince kuştüyü crinet n.
ince filmler thin films n.
ince ayar fine tune n.
ince kesim fine cut n.
ince kıyım fine cut n.
ince yün vey ipek kumaş challis n.
ince yay hairspring n.
ince çizgi hairline n.
çok ince çatlak hair line n.
ince eleyip sık dokuma subtlety n.
yaprağın ince uzun kısmı lamina n.
ince levha lamina n.
ince tabaka lamina n.
ince yaprak lamina n.
ince ve kısa puro cigarillo n.
ince tahta batten n.
ince tahta döşeme batten n.
ince marangozluk işi cabinetwork n.
ince marangoz cabinetmaker n.
ince iş yapan marangoz cabinet maker n.
ince marangozluk cabinet making n.
ince marangoz cabinet maker n.
ince çakıl fine gravel n.
ince zar film n.
ince toz gereç flour n.
ince parça flake n.
ince tabaka flake n.
ince tüy floss n.
çok ince levha foil n.
çok ince levha folio n.
ince kıyım tütün bird's-eye n.
ince dişli tarak fine-toothed comb n.
yiyecekleri kitapları vb kaplamak ve korumak için kullanılan elastik ince tabaka shrink-wrap n.
ince gagalı martı slender-billed gull n.
ince gagalı kervançullu slender-billed curlew n.
ince film thin-film n.
ince odun demeti faggot n.
dişli ince çakıl grit n.
ince dilim chip n.
ince farkları görebilme discrimination n.
ince biçem elevated style n.
ince komedi high comedy n.
ince levha haline gelme lamination n.
ince levha haline getirme lamination n.
ince püskürtme boya katı mist coat n.
ince kireç meager lime n.
ince boru minibore n.
ince ayrıntı nuance n.
ince muslin mull n.
ince şim peel shim n.
ince duvar partition n.
ince çakıl pea gravel n.
ince zar pellicle n.
ince çakıl pebble n.
ince tüy pappus n.
ince kıl tentacle n.
ince şerit stripe n.
ince dal wicker n.
ince etli boru tube n.
ince dal twing n.
ince yumuşak kağıt tissue n.
ince altın tel gold thread n.
ince düşündürücü mizah tarzı dry humour n.
ince zeka subtle wit n.
ince kaplama tahtası clapboard n.
ince kapatıcı fırça precision concealer brush n.
kapüşonlu ince yağmurluk cagoule n.
bekletilmiş şarapların üzerinde meydana gelen ince tabaka beeswing n.
ince ve uzun bir puro cheroot n.
ince ve uzun bir puro stogie n.
ince uzun kılıç rapier n.
ince ayar (çekmek) tweak n.
ince bir dilim eritilmiş peynir a thin slice of melted cheese n.
şiş veya makine ile örülen ince saç cornrows n.
kontratın en ufak/ince ayrıntısı every last detail of the contract n.
ince espiri witty humor n.
ince espiri subtle humor n.
ince bel slim waist n.
ince bel/bel hattı trim waistline n.
ince zar membrane n.
sadece yüzme amaçlı kullanılan uzun ince havuz lap pool n.
ince saç thin hair n.
ince zevk refined taste n.
eski tablolarda görülen ince çatlak craquelure n.
ince yünlü kumaş doeskin n.
ince çizgiler fine lines n.
ince odun demeti fagot n.
çok ince olma aetherealness n.
ince düşünce kind thought n.
ince boğazlı kazak skivvy n.
ince ayrıntılar fine details n.
ince detay fine detail n.
ince ayrıntı fine detail n.
ince detaylar fine details n.
ince kaş thin eyebrow n.
ince uçlu şarj aleti thin pin charger n.
ince uçlu şarj cihazı thin pin charger n.
ince elbise thin dress n.
ince ses high pitch n.
ince toz yeşil çay matcha n.
her ince ayrıntı every single detail n.
ince tüy lanugo n.
kıyafetlerin kurutma makinesinden kırışık çıkmasını engelleyen ince yaprak dryer sheet n.
cep telefonunun kılıfında telefonun dik durmasını sağlayan ince bölme standee n.
kumaş ve benzeri ince ve yumuşak malzeme kesme aleti band knife n.
zayıf, ince insan (özellikle genç kadın) waif n.
boyna takılan ince ip ve rozetten oluşan kravat bolo tie n.
ince marangozluk cabinetry n.
toz şeklinde ince yağmur mizzle n.
ince zevk tack n.
çok ince doğranmış taze soğan, domates, nane, maydonoz ve bulgurla yapılan bir çeşit lübnan salatası tabouli n.
uçurtmanın ince ve uzun kuyruğu tail n.
mücevher yapımında kullanılan ince altın tabakasıyla kaplanmış pirinç talmi gold n.
dut ağacı kabuğundan yapılan ince bir bez tapa n.
dut ağacı kabuğundan yapılan ince bir bez tapa cloth n.
kadar ince as thin as adj.
ince tabakalı laminated adj.
en ince leanest adj.
ince dilimler halinde flaky adj.
daha ince ince yağan drizzlier adj.
ince ve zarif svelte adj.
kabuğu ince pullar halinde dökülmüş (ağaç) exfoliated adj.
daha ince thinner adj.
fazlasıyla ince thin adj.
ufak ve ince yapılı slight adj.
ince tüylü downy adj.
çok ince superfine adj.
kadar ince as slender as adj.
en adaleli ve ince wiriest adj.
aşırı ince precious adj.
ince ruhlu fine adj.
ince ve hassas frail adj.
daha ince thiner adj.
ince yapılı svelte adj.
ince tüylerle kaplı fuzzy adj.
ince ve uzun dokunma uzvu olan (hayvan) pinnate adj.
çok ince minute adj.
hatları ince ve zarif olan sleek adj.
ince güzel sylphlike adj.
uzun boylu ve ince lank adj.
ince çizgili (kumaş/giysi) pinstriped adj.
lamel şeklinde ince tabaka halinde lamellose adj.
ince işle ve emekle meydana getirilmiş elaborated adj.
ince bir güzelliğe sahip exquisite adj.
ince belli slim waisted adj.
çok ince (şey) tenuous adj.
meselenin ince taraflarını kavrayabilen subtle adj.
ince ve uzun dokunma uzvu olan pinnate adj.
daha ince leaner adj.
ince belli slender waisted adj.
çok ince etherial adj.
hafif ve ince ethereal adj.
ince (yapı) delicate adj.
ince belli waspish adj.
en ince thinest adj.
yeterince ince thin enough adj.
ince tabakalardan yapılmış olan lamellated adj.
ince dallardan örülmüş wickered adj.
ince (iş) tricky adj.
uzun ince spindly adj.
ince tüylü fuzzy adj.
ince ve güçsüz frail adj.
meselenin ince taraflarını anlayabilen subtle adj.
ince bir şekilde hazırlanmış subtle adj.
hatları ince ve güzel slender adj.
daha ince wispier adj.
ince şiddetli keen adj.
ince belli slim adj.
ince dallarla dolu spriggy adj.
ince yapılı spare adj.
ince uzun lank adj.
uzun ince ağır bambudan yapılmış bir sopaya benzeyen lathy adj.
en ince thinnest adj.
ince tüylü flossy adj.
en ince wispiest adj.
daha ince willowier adj.
daha adaleli ve ince wirier adj.
ince eleyip sık dokunmuş flyspecked adj.
ince belli wasp waisted adj.
ince dallardan örülmüş wicker adj.
ince zevkli kişilere hitap eden sophisticated adj.
ince olmayan coarse adj.
en ince willowiest adj.
ince bir zekayı yansıtan subtle adj.
ince belli slender adj.
en ince ince yağan drizzliest adj.
çok ince finespun adj.
ince eleyip sık dokunmuş scrutinized adj.
ince eleyip sık dokunmuş scrutinised adj.
daha ince slimmer adj.
en ince slimmest adj.
en ince sharpest adj.
ince ince yarılmış skived adj.
ince düşünmeyen groundling adj.
gibi ince as thin as adj.
üzeri ince tabakayla kaplı filmy adj.
ince taneli close-grained adj.
ince taneli fine-grain adj.
ince taneli fine-grained adj.
çene kemiği ince ve uzun olan lantern-jawed adj.
zar gibi ince wafer-thin adj.
ince dilimlenmiş thinly-sliced adj.
ince dilimlenmiş thin-sliced adj.
kıymak gibi incecik ayrılan ya da ince kesilen slivering adj.
ince tabakalı laminar adj.
ince yaprak halinde laminar adj.
ince levha halinde laminar adj.
ince tabaka halinde laminar adj.
zar gibi ince pellicular adj.
yollu ince şerit striped adj.
ince ve uzun spidery adj.
çok ince overfine adj.
uzun bacaklı ve ince gangling adj.
uzun bacaklı ve ince gangly adj.
uzun bacaklı ve ince rangy adj.
uzun bacaklı ve ince lanky adj.
küçük ve ince parçalara bölünmüş splintered adj.
ince pamuklu broadcloth adj.
ince eleyip sık dokuyan captious adj.
pamuklu ince kumaş cambric adj.
kızartmalık ince et dilimi collop adj.
ince tüylü cottony adj.
ince kıyılmış finely chopped adj.
hafif ve ince aethereal adj.
ince modellenmiş finely-modelled adj.
ince (dokuma/kumaş) diaphanous adj.
çok ince waif-like adj.
ince uzun saplı (bitki) tall-growing adj.
ince uzun saplı (bitki) leggy adj.
ince bir tabaka ile kaplı şekilde filmily adv.
ince tabakalar halinde lankly adv.
ince bir şekilde thinly adv.
ince ince finely adv.
ince bir biçimde lankly adv.
en ince noktasına kadar up to the mark adv.
ince ve zarif bir şekilde sveltely adv.
ince olarak slenderly adv.
en ince ayrıntısına kadar blow-by-blow adv.
ince olarak slimly adv.
en ince detayına kadar in depth adv.
ince bir biçimde elegantly adv.
-ince on prep.
-ince when conj.
Phrasals
ince eleyip sık dokumak pick over
ince ayar yapmak tune out
ince ayar yapmak tune out
Proverb
allahın değirmeni yavaş döner ama ince öğütür mills of god grind slowly, yet they grind exceeding small
dahilik ile delilik arasında ince bir çizgi vardır genius is one step away from insanity
dahilik ile delilik arasında ince bir çizgi vardır there's a fine line between genius and insanity
Colloquial
zayıf ve fit kalmak amacıyla insanların, ince ve güzel buldukları insanların giydikleri kıyafetleri veya bu insanların fotoğraflarını paylaşması thinspiration n.
yüzü çirkin, ince, keskin veya sivri hatlara sahip olan (kişi) weasel-faced adj.
en ince ayrıntısına kadar hook line and sinker
ince ip üstünde yürümek gibi like walking a tightrope
Idioms
en ince ayrıntısına kadar hook line and sinker
ince eleyip sık dokumak go over with a fine-tooth comb
ince eleyip sık dokuma splitting hairs
ince eleyip sık dokumak split hairs
en ince ayrıntısına kadar bilmek have at one's fingertips
birinin hikayesine en ince ayrıntısına kadar inanmak believe one's story hook line and sinker
en ince ayrıntısına kadar to the letter
ince eleyip sık dokumak cherry-pick
bir belgeyi en ince ayrıntısına kadar incelemek read the fine print
bir belgeyi en ince ayrıntısına kadar incelemek read the small print
ince ince ayrıntısına kadar incelemek pull something apart
ince ince ayrıntısına kadar incelemek pull apart something
ince eleyip sık dokumak cherry-pick something
ince buz üzerinde yürümek walk on eggs
ince buz üzerinde yürümek walk on eggshells
ince buz üzerinde yürümek walk on thin ice
ince çizgi a thin line
ince çizgi a fine line
ince bir çizgi üzerinde yürümek walk a fine line between something
ince bir çizgi üzerinde yürümek walk a thin line between something