refined - Turc Anglais Dictionnaire

refined

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

refined — Definition

Signification:
arıtılmış, zarif
Prononciation (IPA):
(AmE /rɪˈfaɪnd/ – BrE /rɪˈfaɪnd/)
Partie du discours:
Sıfat: refined
Synonymes:
polished
Antonymes:
crude

Sens de "refined" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 24 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
refined adj. arıtılmış
General
refined adj. incelikli
The internal combustion engines became much more refined over the years.
İçten yanmalı motorlar yıllar içinde çok daha incelikli hale geldi.

More Sentences
refined adj. rafine
A diet too high in refined sugar can cause obesity.
Rafine şeker oranı çok yüksek olan bir diyet obeziteye neden olabilir.

More Sentences
refined adj. kibar
They said the meeting is only for refined people.
Toplantının sadece kibar insanlar için olduğunu söylediler.

More Sentences
Trade/Economic
refined adj. zarif
Modern decorative chandeliers create a sophisticated and refined environment.
Modern dekoratif avizeler sofistike ve zarif bir ortam yaratır.

More Sentences
Food Engineering
refined adj. rafine
A diet too high in refined sugar can cause obesity.
Rafine şeker oranı çok yüksek olan bir diyet obeziteye neden olabilir.

More Sentences
General
refined adj. safi
refined adj. rafine edilmiş
refined adj. saf
refined adj. has
refined adj. dakik
refined adj. işlenmiş
refined adj. tam
refined adj. arıtılmış
refined adj. seviyeli
refined adj. düzeyli
Trade/Economic
refined adj. ince
refined adj. tasfiye edilmiş
Technical
refined adj. arıtık
refined adj. arıtılmış
refined adj. inceltilmiş
refined adj. incelmiş
refined adj. temizlenmiş
Computer
refined n. siyah zemin

Sens de "refined" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 56 résultat(s)

Anglais Turc
General
refined nickel n. rafine nikel
white refined sugar n. rafine şeker
refined sugar n. rafine şeker
refined petroleum n. rafine petrol
refined water n. arıtma su
refined taste n. ince zevk
become refined v. yontulmak
be refined v. rafine edilmek
be refined v. arıtılmak
not refined adj. görmemiş
Trade/Economic
refined birth rate n. düzeltilmiş doğum oranı
nuclear fuel and refined petroleum and coke coal industry n. nükleer yakıt ve rafine petrol ve kok kömür üretimi sanayii
Technical
refined tar n. tasfiye edilmiş katran
refined lead n. rafine edilmiş kurşun
refined tar n. damıtılmış katran
refined metal n. arıtılmış metal
refined metal n. rafine metal
refined base stock oil n. rafine edilmiş baz yağ
refined grain n. inceltilmiş tane
refined zone n. ince taneli bölge
refined lead n. rafine kurşun
refined copper n. rafine bakır
refined gold n. rafine altın
refined sugar n. rafine şeker
refined zinc n. rafine çinko
refined silver n. rafine gümüş
refined oil n. rafine yağ
zone refined metal n. bölgesel arıtılmış metal
fire-refined copper n. fırında arındırılmış bakır
refined iron n. arıtılmış demir
refined aluminium ingots n. rafine alüminyum ingotlar
refined nickel n. rafine nikel
zone refined adj. bölgesel arıtılmış
Computer
refined invoice n. siyah zemin faturası
refined catalog n. siyah zeminli katalog
refined quote n. siyah zemin fiyat teklifi
refined refund n. siyah zemin iadesi
Automotive
refined petroleum products n. rafine petrol ürünleri
Mining
refined copper n. rafine bakır
refined copper n. arıtık bakır
Food Engineering
refined olive pomace oil n. yemeklik rafine prina yağı
granulated refined sugar n. kristal rafine şeker
refined olive oil n. rafine zeytinyağı
refined sugar n. rafine şeker
refined sugar masscuite n. rafine şeker lapası
refined liquor n. rafine şeker kleresi
refined sugar n. arıtılmış şeker
edible refined hazelnut oil n. yemeklik rafine fındık yağı
refined vegetable oil n. arıtılmış bitkisel sıvı yağ
Gastronomy
granulated refined sugar n. kristal rafine şeker
refined liquor n. rafine şeker kleresi
Chemistry
refined oil n. inceyağ
refined glycerine n. rafine gliserin
solvent-refined adj. çözücü ile rafine edilmiş
Agriculture
refined oil n. rafine yağ
edible refined hazelnut oil n. yemeklik rafine fındık yağı