ince - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

ince



Bedeutungen von dem Begriff "ince" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 82 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ince slim adj.
ince slender adj.
ince fine adj.
ince thin adj.
General
ince dainty adj.
ince spare adj.
ince nice adj.
ince slimline adj.
ince lank adj.
ince small adj.
ince genteel adj.
ince scarious adj.
ince sophisticated adj.
ince slight adj.
ince tender adj.
ince gracile adj.
ince sylphlike adj.
ince delicate adj.
ince finer adj.
ince petite adj.
ince narrow adj.
ince papery adj.
ince thinner adj.
ince weazen adj.
ince thiner adj.
ince soft adj.
ince graceful adj.
ince lean adj.
ince gracious adj.
ince keen adj.
ince exquisite adj.
ince urbane adj.
ince attic adj.
ince thinning adj.
ince gentle adj.
ince gossamer adj.
ince gaunt adj.
ince thin adj.
ince exact adj.
ince sensitive adj.
ince flimsy adj.
ince sylphish adj.
ince subtle adj.
ince civilized adj.
ince diplomatic adj.
ince eggshell adj.
ince tenuous adj.
ince subtile adj.
ince light adj.
ince fey adj.
ince accurate adj.
ince polite adj.
ince courteous adj.
ince tricky adj.
ince brittle adj.
ince civilised adj.
ince attenuate adj.
ince sharp adj.
ince bland adj.
ince paper adj.
ince fragile adj.
ince elegant adj.
ince tactful adj.
ince chivalrous adj.
ince attentive adj.
ince precision adj.
ince finely adv.
Trade/Economic
ince refined
Technical
ince thinnish
ince wafer
ince thin
ince slim
Computer
ince acute
Textile
ince slim
Medical
ince gracilis
Biochemistry
ince ultra
Botanic
ince virgate
Linguistics
ince clear
ince front vowel
ince front
Meteorology
ince thin
Archaic
ince tid

Bedeutungen, die der Begriff "ince" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
ince dal twig n.
ince espri wit n.
ince zeka wit n.
ince düşünceli tactful adj.
General
acı ve ince bir çığlık atmak screech v.
bir şeyi ince bir tabaka halinde sürmek spread something thin v.
en ince ayrıntısına kadar tasarlamak planify v.
ince ayar çekmek adjust finely v.
ince ayar yapmak adjust finely v.
ince ayar yapmak fine-tune v.
ince ayarlamak fine-tune v.
ince bir altın katmanı ile kaplamak gild v.
ince bir dalla dövmek switch v.
ince bir görünüm vermek slim v.
ince bir tabaka ile kaplamak film v.
ince boya tabakasıyla kaplamak wash v.
ince doğramak mince v.
ince düşünmek be considerate v.
ince düşünmek be thoughtful v.
ince eleyip sık dokumak pick over v.
ince eleyip sık dokumak make tiny distinctions v.
ince eleyip sık dokumak scrutinize v.
ince eleyip sık dokumak fuss v.
ince eleyip sık dokumak scrutinise v.
ince eleyip sık dokumak split v.
ince eleyip sık dokumak pick holes in v.
ince eleyip sık dokumak go over v.
ince eleyip sık dokumak go through v.
ince eleyip sık dokumak split hairs v.
ince eleyip sık dokumak refine v.
ince eleyip sık dokumak be too particular v.
ince eleyip sık dokumak sift v.
ince eleyip sık dokumak go over something with a fine comb v.
ince eleyip sık dokumak go over the matter with a fine-toothed comb v.
ince eleyip sık dokumak niggle v.
ince eleyip sık dokumak be too fussy v.
ince eleyip sık dokumak   go over something with a fine tooth comb   v.
ince eleyip sık dokumamak   not to mince matters   v.
ince farklara dikkat etmek subtilize v.
ince farklara dikkat etmek subtilise v.
ince ince doğramak chop up v.
ince ince kıymak chop up v.
ince ince süzülmek/akmak wick v.
ince işle ve emekle meydana getirmek elaborate v.
ince kağıtlara basmak press into thin sheets v.
ince katmanlara bölmek foliate v.
ince kesmek sliver v.
ince maden tabakasıyla kaplamak wash v.
ince sesle söylemek pipe v.
ince tabakalar halinde dökülmek flake off v.
sebzeleri veya eti pişirmek için ince ince dilimlemek french v.
acı ve ince çığlık screech n.
ayna veya bir resim çervesinin arkasında kullanılan ince levha scaleboard n.
bekletilmiş şarapların üzerinde meydana gelen ince tabaka beeswing n.
bir tür ince ambalaj kağıdı tissue n.
birkaç ince daldan ibaret dayak aleti rod n.
boyna takılan ince ip ve rozetten oluşan kravat bolo tie n.
cep telefonunun kılıfında telefonun dik durmasını sağlayan ince bölme standee n.
çevresinden farklı renkte olan ince çizgi streak n.
çok ince bir tür bürümcük gossamer n.
çok ince çatlak hair line n.
çok ince dal (kesilmiş) switch n.
çok ince deri parçası blype n.
çok ince ipek kumaş grenadine n.
çok ince kumaş zephyr n.
çok ince kuştüyü crinet n.
çok ince kuştüyü crinel n.
çok ince levha folio n.
çok ince levha foil n.
çok ince mum taper n.
çok ince olma aetherealness n.
çok ince olma etherealness n.
çok ince uç needlepoint n.
çok nazik ve ince bir dille yazan euphuist n.
dal (ince) twig n.
dişli ince çakıl grit n.
eski tablolarda görülen ince çatlak craquelure n.
giysi astarı olarak kullanılan ince yün kumaş doku shalloon n.
güzel ve ince (kız/kadın) sylphlike n.
havada uçan ince örümcek ağı gossamer n.
her ince ayrıntı every single detail n.
ince alay irony n.
ince altın gold foil n.
ince altın tel gold thread n.
ince ayar fine adjustment n.
ince ayar fine tune n.
ince ayar (çekmek) tweak n.
ince ayrıntı fine detail n.
ince ayrıntı nuance n.
ince ayrıntı nicety n.
ince ayrıntılar fine details n.
ince bağırsağın üst kısmı jejunums n.
ince bağırsak small bowel n.
ince bel wasp waist n.
ince bel slim waist n.
ince bel/bel hattı trim waistline n.
ince bez scrim n.
ince biçem elevated style n.
ince bir anlayış tact n.
ince bir dilim eritilmiş peynir a thin slice of melted cheese n.
ince bir nezaket tact n.
ince bir tabaka halinde olan parça flake n.
ince bir tabaka halindeki kar tanesi flake n.
ince bir tabaka ile kaplı olma niteliği filminess n.
ince bisküvi wafer n.
ince boğazlı kazak skivvy n.
ince boru tube n.
ince boru minibore n.
ince boru capillary n.
ince boya tabakası wash n.
ince çakıl pebble n.
ince çakıl pea gravel n.
ince çakıl fine gravel n.
ince çatlak fissure n.
ince çizgi fine line n.
ince çizgi stria n.
ince çizgi thread n.
ince çizgi hatch n.
ince çizgi hairline n.
ince çizgi (kumaşta) pinstripe n.
ince çizgi durumunda açılmış yara chasm n.
ince çizgiler fine lines n.
ince çizgili desen hairline n.
ince çizgili kumaş hairline n.
ince çizgili takım elbise pinstripe suit n.
ince dal switch n.
ince dal sprig n.
ince dal rod n.
ince dal wicker n.
ince dal stick n.
ince dal twing n.
ince davranış sophistication n.
ince detay fine detail n.
ince detaylar fine details n.
ince dikiş iğnesi sharps n.
ince dilim chip n.
ince dilim sliver n.
ince dilimlere kesme aleti microtome n.
ince dişli tarak fine-toothed comb n.
ince doku light case n.
ince dosya taper file n.
ince döküm fine casting n.
ince duman haze n.
ince duvar partition n.
ince düşünce kind thought n.
ince düşündürücü mizah tarzı dry humour n.
ince el işi fancywork n.
ince el yazısı copperplate n.
ince elbise thin dress n.
ince elek fine sieve n.
ince eleyip sık dokuma scrutinizing n.
ince eleyip sık dokuma subtlety n.
ince eleyip sık dokuma scrutinising n.
ince eleyip sık dokuma scrutiny n.
ince eleyip sık dokuyan scrutinizer n.
ince eleyip sık dokuyan scrutiniser n.
ince eleyip sık dokuyan kimse refiner n.
ince espiri witty humor n.
ince espiri subtle humor n.
ince espri wit n.
ince espri attic wit n.
ince espri swift wit n.
ince etli boru tube n.
ince fark subtlety n.
ince fark nuance n.
ince fark a fine distinction n.
ince fark shade n.
ince farkları görebilme discrimination n.
ince film thin-film n.
ince filmler thin films n.
ince filtre fine filter n.
ince fitilli kadife kumaş needlecord n.
ince gagalı kervançullu slender-billed curlew n.
ince gagalı martı slender-billed gull n.
ince hasır palmetto n.
ince ışık demeti bar n.
ince ipek ninon n.
ince iş fine work n.
ince iş craftsmanship n.
ince iş elbow grease n.
ince iş affair n.
ince iş (aşk) affair n.
ince iş yapan marangoz cabinet maker n.
ince iş yapan marangoz cabinetmaker n.
ince işçilik elaborare n.
ince işle ve emekle meydana getiren elaborator n.
ince kabuklu midye thin shelled mussel n.
ince kağıt tissue paper n.
ince kağıt tissue n.
ince kağıt flimsy n.
ince kağıt tabakası tissue layer n.
ince kapatıcı fırça precision concealer brush n.
ince kaplama washing n.
ince kaplama tahtası clapboard n.
ince kaş thin eyebrow n.
ince kesim fine cut n.
ince kıl tentacle n.
ince kılıç rapier n.
ince kıyım fine cut n.
ince kıyım tütün bird's-eye n.
ince kıyım tütün return n.
ince kil pipeclay n.
ince kireç meager lime n.
ince komedi high comedy n.
ince kopya kağıdı flimsy n.
ince kömür fine coal n.
ince kömür small coal n.
ince kum silt n.
ince kum birikintisi fine sand spit n.
ince kumaş tissue n.
ince kumaş voile n.
ince kumaş byssus n.
ince kuş tüyü down n.
ince kuştüyü down feather n.
ince levha lamellae n.
ince levha lamina n.
ince levha lamination n.
ince levha tin foil n.
ince levha haline gelme lamination n.
ince levha haline getirme lamination n.
ince maden tabakası wash n.
ince madeni tabaka leaf n.
ince marangoz cabinetmaker n.
ince marangoz cabinet maker n.
ince marangozluk cabinet making n.
ince marangozluk cabinetwork n.
ince marangozluk cabinetry n.
ince marangozluk işi cabinetwork n.
ince mum taper n.
ince muslin butter muslin n.
ince muslin mull n.
ince muslin kumaş mull n.
ince muşamba oilskin n.
ince noktalar the niceties n.
ince odun demeti fagot n.
ince odun demeti faggot n.
ince olmama inelegance n.
ince örtü film n.
ince pamuk fine cotton n.
ince parça flake n.
ince parşömen vellum n.
ince porselen bone china n.
ince püskürtme boya katı mist coat n.
ince sac levha latten n.
ince saç thin hair n.
ince ses high pitch n.
ince sesli fülüt piccolo n.
ince şerit shred n.
ince şerit stripe n.
ince şim peel shim n.
ince tabaka lamina n.
ince tabaka lamellae n.
ince tabaka film n.
ince tabaka flake n.
ince tahta batten n.
ince tahta döşeme batten n.
ince tahta parçası batten n.
ince tanecik fine grain n.
ince taneli (sprey vb) fine mist n.
ince taneli donuk renkli kömür cannel coal n.
ince taneli kömür slack n.
ince taraf (bir konuya/düşünceye ait) subtlety n.
ince teklif tender offer n.
ince tel filament n.
ince topuk stiletto n.
ince topuk spike n.
ince toz gereç flour n.
ince toz haline getirilmiş madde trituration n.
ince toz yeşil çay matcha n.
ince tozşeker caster sugar n.
ince tutkal thin glue n.
ince tüy fuzz n.
ince tüy flue n.
ince tüy down n.
ince tüy lanugo n.
ince tüy pappus n.
ince tüy pile n.
ince tüy floss n.
ince tüyler fuzz n.
ince uç needlepoint n.
ince uçlu şarj aleti thin pin charger n.
ince uçlu şarj cihazı thin pin charger n.
ince uzun bacaklar spindleshanks n.
ince uzun bayrak streamer n.
ince uzun kılıç rapier n.
ince uzun sandal toothpick n.
ince uzun yaprak blade n.
ince ve güçsüz olma frailty n.
ince ve güzel kız sylph n.
ince ve iri madde fine and coarse material n.
ince ve kısa puro cigarillo n.
ince ve renkli deri cordovan n.
ince ve uzun bir puro stogie n.
ince ve uzun bir puro cheroot n.
ince ve zarif kız sylph n.
ince ve zayıf nahif olma frailty n.
ince yağmur drizzle n.
ince yapılı slightly built person n.
ince yaprak lamina n.
ince yay hairspring n.
ince yumuşak kağıt tissue n.
ince yün vey ipek kumaş challis n.
ince yünlü kumaş doeskin n.
ince zar pellicle n.
ince zar film n.
ince zar membrane n.
ince zeka subtle wit n.
ince zeka wit n.
ince zevk sophistication n.
ince zevk refined taste n.
ince zevk sahibi epicure n.
insan vücudu üzerindeki ince tüyler peach fuzz n.
insan vücudundaki ince sarı tüyler peach fuzz n.
kabuğu ince pullar halinde dökülme (ağaç) exfoliating n.
kadın ayakkabısında ince ve sivri uçlu ökçe stiletto heel n.
kapüşonlu ince yağmurluk cagoule n.
kıyafetlerin kurutma makinesinden kırışık çıkmasını engelleyen ince yaprak dryer sheet n.
kontratın en ufak/ince ayrıntısı every last detail of the contract n.
kumaş ve benzeri ince ve yumuşak malzeme kesme aleti band knife n.
meselenin ince taraflarını kavrayabilme yeteneği subtlety n.
mikrotomla dokulardan ince kesitler yapma sectioning n.
otun ince kuru sapı windlestraw n.
sadece yüzme amaçlı kullanılan uzun ince havuz lap pool n.
şiş veya makine ile örülen ince saç cornrows n.
tipik olarak kuzey amerika'nın batısında görülen toz gibi çok ince yağan kar champagne powder n.
tropik bölgelerde zaman zaman bulutsuz gökyüzünden düşen ince yağmur serein n.
uzun ince parça sliver n.
uzun ve ince kumul seif n.
uzun ve ince makarna spaghetti n.
yağda kızartılmış kemiksiz ve ince et escalope n.
yaprağın ince uzun kısmı lamina n.
yılanbalığı ve bazı balıkların ince saydam larvaları leptocephali n.
yiyecekleri kitapları vb kaplamak ve korumak için kullanılan elastik ince tabaka shrink-wrap n.
yumuşak ince ipek sarcenet n.
zayıf, ince insan (özellikle genç kadın) waif n.
aşırı ince precious adj.
çene kemiği ince ve uzun olan lantern-jawed adj.
çok ince overfine adj.
çok ince superfine adj.
çok ince minute adj.
çok ince finespun adj.
çok ince etherial adj.
çok ince (şey) tenuous adj.
daha adaleli ve ince wirier adj.
daha ince thiner adj.
daha ince thinner adj.
daha ince slimmer adj.
daha ince leaner adj.
daha ince wispier adj.
daha ince willowier adj.
daha ince ince yağan drizzlier adj.
en adaleli ve ince wiriest adj.
en ince willowiest adj.
en ince sharpest adj.
en ince wispiest adj.
en ince leanest adj.
en ince slimmest adj.
en ince thinnest adj.
en ince thinest adj.
en ince ince yağan drizzliest adj.
fazlasıyla ince thin adj.
gibi ince as thin as adj.
hafif ve ince aethereal adj.
hafif ve ince ethereal adj.
hatları ince ve güzel slender adj.
hatları ince ve zarif olan sleek adj.
ince (dokuma/kumaş) diaphanous adj.
ince (iş) tricky adj.
ince (yapı) delicate adj.
ince belli waspish adj.
ince belli slender waisted adj.
ince belli slim waisted adj.
ince belli slim adj.
ince belli wasp waisted adj.
ince belli slender adj.
ince bir güzelliğe sahip exquisite adj.
ince bir şekilde hazırlanmış subtle adj.
ince bir zekayı yansıtan subtle adj.
ince çizgili (kumaş/giysi) pinstriped adj.
ince dallardan örülmüş wicker adj.
ince dallardan örülmüş wickered adj.
ince dallarla dolu spriggy adj.
ince dilimlenmiş thinly-sliced adj.
ince dilimlenmiş thin-sliced adj.
ince dilimler halinde flaky adj.
ince düşünmeyen groundling adj.
ince eleyip sık dokunmuş scrutinized adj.
ince eleyip sık dokunmuş flyspecked adj.
ince eleyip sık dokunmuş scrutinised adj.
ince eleyip sık dokuyan captious adj.
ince güzel sylphlike adj.
ince ince yarılmış skived adj.
ince işle ve emekle meydana getirilmiş elaborated adj.
ince kıyılmış finely chopped adj.
ince levha halinde laminar adj.
ince modellenmiş finely-modelled adj.
ince olmayan coarse adj.
ince pamuklu broadcloth adj.
ince ruhlu fine adj.
ince şiddetli keen adj.
ince tabaka halinde laminar adj.
ince tabakalardan yapılmış olan lamellated adj.
ince tabakalı laminar adj.
ince tabakalı laminated adj.
ince taneli close-grained adj.
ince taneli fine-grain adj.
ince taneli fine-grained adj.
ince tüylerle kaplı fuzzy adj.
ince tüylü flossy adj.
ince tüylü downy adj.
ince tüylü fuzzy adj.
ince tüylü cottony adj.
ince uzun lank adj.
ince ve güçsüz frail adj.
ince ve hassas frail adj.
ince ve uzun spidery adj.
ince ve uzun dokunma uzvu olan pinnate adj.
ince ve uzun dokunma uzvu olan (hayvan) pinnate adj.
ince ve zarif svelte adj.
ince yapılı spare adj.
ince yapılı svelte adj.
ince yaprak halinde laminar adj.
ince zevkli kişilere hitap eden sophisticated adj.
kabuğu ince pullar halinde dökülmüş (ağaç) exfoliated adj.
kadar ince as thin as adj.
kadar ince as slender as adj.
kıymak gibi incecik ayrılan ya da ince kesilen slivering adj.
kızartmalık ince et dilimi collop adj.
küçük ve ince parçalara bölünmüş splintered adj.
lamel şeklinde ince tabaka halinde lamellose adj.
meselenin ince taraflarını anlayabilen subtle adj.
meselenin ince taraflarını kavrayabilen subtle adj.
pamuklu ince kumaş cambric adj.
ufak ve ince yapılı slight adj.
uzun bacaklı ve ince gangling adj.
uzun bacaklı ve ince gangly adj.
uzun bacaklı ve ince rangy adj.
uzun bacaklı ve ince lanky adj.
uzun boylu ve ince lank adj.
uzun ince spindly adj.
uzun ince ağır bambudan yapılmış bir sopaya benzeyen lathy adj.
üzeri ince tabakayla kaplı filmy adj.
yeterince ince thin enough adj.
yollu ince şerit striped adj.
zar gibi ince pellicular adj.
zar gibi ince wafer-thin adj.
en ince ayrıntısına kadar blow-by-blow adv.
en ince detayına kadar in depth adv.
en ince noktasına kadar up to the mark adv.
ince bir biçimde elegantly adv.
ince bir biçimde lankly adv.
ince bir şekilde thinly adv.
ince bir tabaka ile kaplı şekilde filmily adv.
ince ince finely adv.
ince olarak slenderly adv.
ince olarak slimly adv.
ince tabakalar halinde lankly adv.
ince ve zarif bir şekilde sveltely adv.
-ince on prep.
-ince when conj.
Phrasals
ince eleyip sık dokumak pick over
Proverb
allahın değirmeni yavaş döner ama ince öğütür mills of god grind slowly, yet they grind exceeding small
dahilik ile delilik arasında ince bir çizgi vardır genius is one step away from insanity
dahilik ile delilik arasında ince bir çizgi vardır there's a fine line between genius and insanity
Colloquial
zayıf ve fit kalmak amacıyla insanların, ince ve güzel buldukları insanların giydikleri kıyafetleri veya bu insanların fotoğraflarını paylaşması thinspiration n.
yüzü çirkin, ince, keskin veya sivri hatlara sahip olan (kişi) weasel-faced adj.
en ince ayrıntısına kadar hook line and sinker
ince ip üstünde yürümek gibi like walking a tightrope
Idioms
(bir giysi için) birini ince göstermek flatter one's figure
bir belgeyi en ince ayrıntısına kadar incelemek read the small print
bir belgeyi en ince ayrıntısına kadar incelemek read the fine print
birinin hikayesine en ince ayrıntısına kadar inanmak believe one's story hook line and sinker
en ince ayrıntısına kadar hook line and sinker
en ince ayrıntısına kadar down to the last detail
en ince ayrıntısına kadar to the letter
en ince ayrıntısına kadar bilmek have at one's fingertips
ince bir çizgi a fine/thin line
ince bir çizgi üzerinde yürümek walk a thin line between something
ince bir çizgi üzerinde yürümek walk a fine line between something
ince buz üzerinde yürümek walk on eggs
ince buz üzerinde yürümek walk on eggshells
ince buz üzerinde yürümek skate on thin ice
ince buz üzerinde yürümek walk on thin ice
ince buz üzerinde yürümek be (skating/walking) on thin ice
ince buz üzerinde yürümek gibi like walking/treading on eggshells
ince çizgi a thin line
ince çizgi a fine line
ince eleyip sık dokuma splitting hairs
ince eleyip sık dokumak cherry-pick something
ince eleyip sık dokumak split hairs
ince eleyip sık dokumak cherry-pick
ince eleyip sık dokumak go over with a fine-tooth comb
ince ince ayrıntısına kadar incelemek pull something apart
ince ince ayrıntısına kadar incelemek pull apart something
ince/kıvrak zekalı a subtle mind
Speaking
annem ince ve orta boyludur my mother is slim and of medium height
arasında ince bir çizgi var there is a fine line between
duvarlar ince the walls are thin
uzun ince bir yoldayım i am on a long and narrow path
uzun ince bir yoldayım i am on a long and narrow road