front - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

front

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "front" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 49 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
front v. yönelmek
front n. ön
front n. cephe
General
front v. önünde bulunmak
front v. cephelenmek
front v. bakmak
front v. dönmek
front v. karşı olmak
front v. önderlik etmek
front v. yol göstermek
front n. kıyı (göl/deniz vb'ne ait)
front n. ön cephe
front n. yüz
front n. alnaç
front n. başkan
front n. yüzsüzlük
front n. kenar
front n. cephe
front n. arsızlık
front n. paravan şirket
front n. cephe (savaşta)
front n. cüret
front n. sima
front n. utanmazlık
front n. alın
front n. paravan kişi
front n. cephe (havaya ait)
front n. takdir
front n. sözcü
front n. çehre
front n. ön taraf
front n. faaliyet alanı
front adj. öndeki
front adj. baş
front adj. ön
Colloquial
front paravan
front vitrin
front görüntü
Law
front karşısına çıkmak
Technical
front ön bölme paneli
front ön taraf
front ön
Textile
front ön taraf
Aeronautic
front ara yüzey
Linguistics
front ince
front dil önü
front ön
Meteorology
front cephe
Sport
front ön

Bedeutungen, die der Begriff "front" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
in front of prep. önünde
General
front on to v. bakmak
present a bold front v. yürekli gözükmek
present a bold front v. cesaret göstermek
front on to v. karşı olmak
be in the front v. önde olmak
front on v. -e bakmak
spend too much time in front of the tv v. televizyonun karşısında çok vakit geçirmek
plant oneself in front of someone v. birinin önünde dikilmek
plant oneself in front of someone v. birinin karşısına dikilmek
call down someone in front of everybody v. birisini herkesin önünde azarlamak
call down someone in front of everybody v. birisini herkesin önünde rezil etmek
stand in front of v. önünde durmak
want $200 up front v. önden iki yüz dolar avans istemek
send someone the front line v. birini cepheye yollamak
be sent to the front line v. cepheye yollanmak
humiliate a father in front of his own daughter v. bir babayı kendi kızının gözleri önünde küçük düşürmek
sit in the front passenger seat v. (arabada) ön koltukta oturmak
cut in front of v. (kuyruğa) kaynak yapmak
cut in front of v. (kuyruktakilerin) önüne geçmek
call the front desk v. resepsiyonu aramak
race for the best seats in front of the television set v. televizyonun karşısındaki en iyi koltuğu kapmak için yarışmak
settle in front of the television v. televizyon karşısına geçmek
settle in front of the television v. tv karşısına geçmek
sit in front of the tv v. tv karşısına geçmek
sit in front of the tv v. televizyon karşısına geçmek
wear a sweater back-to-front v. kazağın önünü arkasına giymek
get the jumper/sweater on back to front v. kazağın önünü arkasına giymek
put flowers in front of ataturk's statue v. atatürk heykelinin önüne çiçek koymak
wait in front of v. önünde beklemek
wear back to front v. bir şeyi ters giymek
wave front n. dalga yüzü
mach front n. mach cephesi
warm front n. sıcak hava kütlesi
front entrance n. ön giriş
front label n. ön etiket
front sight n. tüfekte arpacık
hotel front desk personnel n. otel ön büro personeli
front view n. önden görünüş
front man n. paravan kişi
front line n. ön çizgi
front page n. baş sayfa
action front n. eylem cephesi
front page n. gazet
front part n. ileri
pressure front n. basınç cephesi
front end n. başlangıç aşaması
front loader n. önden yüklemeli
water front n. kıyı
front office manager n. önbüro müdürü
front defense n. ön savunma
front commander n. cephe komutanı
front facade n. önyüz
front end n. ön uç
front fork n. (bisiklet) ön çatal
front garden n. ön bahçe
front elevation n. önden görünüş
front elevation n. bina ön cephesi
front facade n. alnaç
front face n. ön yüz
front door n. ön kapı
front elevation drawing n. ön cephe resmi
eastern front n. doğu cephesi
front yard n. ön bahçe
front housing wheel n. ön yardımcı tekerlek
front page n. ön sayfa
front facade n. cephe
front elevation n. ön görünüş
front-entrance door n. ön kapı
front-end loader n. önden yükleyici
front-wheel drive n. önden çekişli
front-view n. önden görünüş
front-entrance door n. sokak kapısı
front-entrance door n. cümle kapısı
front-runner n. favori
front-benchers n. bakanlar
front-view n. ön tarafın görünüşü
front-line n. cephe
sea front n. sahil
front line firefighter n. yangına ilk müdahale eden itfaiye eri
front and back page n. ön ve arka sayfa
western front n. batı cephesi
western front n. garp cephesi
front legs n. ön ayaklar
front room n. ön oda
a massive cold front n. büyük bir soğuk hava cephesi
siberian cold front (to affect) n. sibirya üzerinden gelen soğuk hava dalgası
front office manager n. ön büro müdürü
common front n. ortak cephe
front and center n. çok önemli konuma sahip
front-stall n. at başlığı
front-page headline n. ön sayfa manşeti
front row n. ön sıra
front view n. ön görünüş
front lawn n. ön çimenlik/bahçe
front lawn n. (ev/bina önündeki) çimli alan/bahçe
house with front garden n. önü bahçeli ev
house with front garden n. önünde bahçe olan ev
front porch n. (ön) avlu
front of the mirror n. aynanın önü
front end n. ön yüz
front end n. önyüz
front stage n. ön sahne
front-line leader/leadership n. ön cephe/saha lideri/liderliği
frow (front row) n. defileleri izlemek için ön sırada bulunan en prestijli ve arzu edilen koltukların bulunduğu alan
in front of adj. önüne
in front of adj. önü
up-front adj. belli
up-front adj. dürüst
up-front adj. açık
up-front adj. önden (avans vb)
street-front adj. caddeye bakan
paid up front adj. peşin ödenmiş
paid up front adj. önden ödenmiş
in front of one's eyes adv. gözü önünde
in front adv. önde
toward the front adv. öne doğru
on the front adv. önde
on the front adv. ön tarafta
out front adv. önde
out front adv. önünde
up front adv. en önde
in front of the whole nation adv. tüm ulusun önünde
in front of prep. karşısında
in front of prep. önünde
in front of prep. -in önünde
eyes front! interj. ileri bak!
Phrasals
stand in front of something bir şeyin önünde durmak
Phrases
behind the front cephe gerisinde
in front of their eyes gözleri önünde
on the front row ön sırada
at the front row ön sırada
right in front of me right under my nose gözümün önünde burnumun dibinde
Colloquial
in the front rank rakipsiz
in the front rank en önde
in the front rank birinci sınıf
in the front rank as
in the front rank en iyi
in the front rank mükemmel
front man paravan kişi
front man bostan korkuluğu
in front of us önümüzde
right in front of him hemen önünde
right in front of him tam önünde
right in front of her hemen önünde
right in front of her tam önünde
front end of the plane uçağın ön tarafı
chew a student out in front of the other students bir öğrenciyi diğer öğrencilerin önünde azarlamak
a massive cold front is building büyük bir soğuk hava cephesi oluşuyor
knock at the front door ön kapıyı çalmak
in front of gözleri önünde
Idioms
not see one's hand in front of one's face burnunun ucunu görememek
shut to door in front of someone kapıyı birinin yüzüne kapamak
put a brave front on something cesaretle karşılamak
put a brave front on something mutluymuş gibi davranmak
put a brave front on something üzülmemiş numarası yapmak
put a brave front on something boyun eğmemek
put a brave front on something yıkılmamak
put a brave front on something göğüs germek
hardly put one foot in front of the other adım atacak hali olmamak
barely put one foot in front of the other adım atacak hali olmamak
front someone some amount of money önden biraz avans vermek
burn one's bridges in front of one kendi kendini yakmak
be on the front burner gündemde olmak
be on the front burner ön planda olmak
on the front burner gündemde
somebody's front burner gündeminde
somebody's front burner gündemde
on the front burner gündeminde
on the front burner ön planda
somebody's front burner ön planda
put something on the front burner ön plana almak
dangle something in front of someone birisini (altın/gümüş gibi) bir objeyle kandırmaya çalışmak
can't see one's hand in front of one's face göz gözü görmemek
can't see one's hand in front of one's face burnunun ucunu görememek
put on a brave front cesur gibi görünmek
put up a brave front cesur gibi görünmek
put up a brave front korktuğunu belli etmemek
put on a brave front korktuğunu belli etmemek
put a brave face/front on üzüntüsünü/mutsuz olduğunu belli etmemek
the front office yönetici kadrosu
put one foot in front of the other zar zor adım atmak
put one foot in front of the other işleri dikkatlice ve sırasıyla yapmak/kitabına göre yapmak
put one foot in front of the other zorla adım atmak
on the front lines of something ön saflarında
on the front line of something ön saflarında
be in the front line ön saflarda yer almak
front for someone birini savunmak/kollamak
pull out in front of someone (aracı) önüne kırmak
use strong language in front of the children çocukların önünde küfürlü konuşmak
use foul language in front of the children çocukların önünde küfürlü konuşmak
put one foot in front of the other (hata yapmamak adına) adımlarını dikkatli atmak
put up a brave front casurca davranmak
Speaking
look in front of you önüne bak
don't stand in front of me önümde durma
i'm taking the front door ben ön kapıyı kullanıyorum
we begin our walk in front of buckingham palace yürüyüşümüze buckingham sarayının önünden başlayacağız
don't swear in front of the children çocukların önünde küfürlü konuşma
don't swear in front of the children çocukların önünde küfretme
a great example stands in front of us muhteşem bir örnek önümüzde duruyor
you shouldn't swear in front of children çocukların önünde küfür etmemelisin
don't light up in front of us (sigarayı vb) önümüzde yakma şunu
when you go up in front of the judge hakimin karşısına çıktığında
you have your whole life in front of you daha yolun başındasınız
you have your whole life in front of you daha yolun başındasın
all of a sudden, a dog appeared before / in front of me karşıma birden köpek çıktı
suddenly a dog appeared in front of me karşıma birden köpek çıktı
don't step outside the front gate ön kapıdan dışarı adımını atma
i've always been up front with you sana her zaman açık oldum
Slang
shut the front door (shut the fuck up) kapa çeneni
put someone out on front street birinin sırrını ifşa etmek
Trade/Economic
front end fee yönetim komisyonu
front office services ön büro hizmetleri
front-end proje başlangıcı
front-end loading önden yüklemeli sözleşme
front-end finance ön finansman
front-end başlangıç aşaması
employers' front işveren cephesi
stock market front borsa cephesi
interest front faiz cephesi
front organization paravan şirket
front company paravan şirket
fuzzy front end yeni ürün geliştirme yöntemi/sistematiği
front desk otel veya alışveriş merkezinde danışma bölümü
front of house bir işin vitrini
Law
front line area assembly ileri toplama merkezi
Politics
nationalist front milliyetçi cephe
front line assembly area ileri toplama merkezi
popular front (solcu) halk cephesi
democratic front demokratik cephe
united democratic front birleşik demokratik cephe
home front bir savaştaki sivil nüfus ve aktiviteleri
home front sivil cephe
anti-imperialist front anti-emperyalist cephe
single up-front disbursement tek ödeme
front-loaded access önceden kullanım olanağı
front country cephe ülkesi
iraqi turkmen front ırak türkmen cephesi
popular front for the liberation of palestine filistin halk kurtuluş cephesi
azerbaijani popular front party azerbaycan halk cephesi partisi
zimbabwe african national union-patriotic front (zanu-pf) zimbabve afrika ulusal birliği vatanseverler cephesi
the great eastern islamic raiders' front islami büyükdoğu akıncılar cephesi
earth liberation front (elf) dünya kurtuluş cephesi
al-nusra front el-nüsra cephesi
Tourism
front desk resepsiyon
front office ön büro
front desk clerk resepsiyonist
front desk otele gelen müşterilerin lobide kayıt işlemlerinin yapıldığı yer
front-office merkez büro
front-office motel veya başka bir tesiste tüm konukların kayıtlarının tutulduğu bölüm
front office clerks resepsiyon memurları
front office clerks resepsiyon görevlileri
front office clerk resepsiyon görevlisi
front line manager ön büro müdürü
Technical
wave front dalga cephesi
front rim ön kasnak
front connection ön bağlantı
front porch ön düzlük
wave front dalga sınırı
front wheel bearing kit ön tekerlek yatağı kiti
front wall başlık paneli
fog light front ön sis farı
front end ön araba
front bearing shield ön kapak
front stay ön gergi
front upper ball joint ön üst mafsal
front header ön heder
front wall bölme
front loader önyükleyici
front vertical stay ön dikey destek
front reinforcement ön takviye
front wheel hub ön tekerlek göbeği
front wheel bearing ön tekerlek yatağı
front fog lamp kit ön sis lambası kiti
front wheel drive önden çekişli
front of the frame kıvrım
front axle ön aks
cold front soğuk cephe
front spring anchorage ön yay bağlantısı
front porch satır önü boşluğu
front wall göğüslük
column front ön kapı direği
front section ön eleman
front fender ön kanat
front axle stay ön aks traversi
front board ön panel
rear/front cover arka/ön kapak
front tube sheet kazan ön aynası
driving front axle tahrikli ön dingil
front cover servis kapağı
mount kit front fog lamp montaj kiti ön sis lambası
front bearing nose ön kapak
front frame ön çerçeve
front roller suction çıkış silindiri emişi
front spring ön yay
front support ön bağlantı
front wall döşeme göğüs bölme sac
front axle anchorage ön aks bağlantısı
cross member front yarım ön panel
front insulation ön izolasyon
front support ön destek
cold front type occlusion soğuk cephe tipi oklüzyon
front casing ön kapak
front ballast weight ön ağırlık taşıyıcı
all wheel drive front bütün çeker tekerlekler
front roller ön silindir
front plate ön panel
front protection ön koruma
front inlet ön giriş
front fog lamp ön sis lambası
front entrance cephe girişi
front pillar ön direk
front of the frame şasi ön kısmı
front tube plate kazan ön aynası
front case cover ön kapak
center front merkez ön
front fender ön çamurluk
front axle tube ön aks borusu
front member ön eleman
front paneling ön göğüs bölme sacı
front axle ön dingil
front section ön bölüm
front door ön kapı
column outher front ön cam direği
front valve package ön depo boşluğunda
front axle casing ön aks kutusu
front ring ön halka
front wheel ön tekerlek
front axle beam ön dingil demiri
cross member front far sacı yarım ön panel ana komple
front axle member ön aks elemanı
front wheel brake ön tekerlek freni
front blade ön bıçak
front grating ön kafes
front area ön cephe alanı
front plate ön plaka
front stop position ön dayanma takozu
front seat ön koltuk
pressure front basınç cephesi
front drive önden müteharrik
front projection önden projeksiyon
front projection önden gösterim
front locking device ön tespit tertibatı
front loading washer önden yüklemeli yıkayıcı
front drive önden çekişli
front distance ring ön aralık halkası
front-top roller ön üst silindir
front-end processing ön-uç işleme
front-end processor ön-uç işlemci
front-wheel brake ön fren
front-wheel brake ön tekerlek freni
front-to-back ratio kazanç oranı
front-wheel drive unit ön çeki birimi
front-end application ön uç uygulaması
shirt-front kolalı gömlek göğüslüğü
front light ön lamba
front frame ön şase
front bottom roller çıkış alt silindiri
front roller ön vals
front spar ön duvar
front office ön ofis
front spar ön direk
front leveling gauge uzunluk şablonu
wave front dalga yüzü
swivelling front wheel-set döndürme düzeni
front loaders önden yükleyiciler
precursor front hava basıncı dalgası
open front press önü açık pres
front bearing ön yataklama
solidification front katılaşma cephesi
gold front altın önlük
crack front çatlak önü
front focal length ön odak uzaklığı
front wall ön duvar
front focal plane ön odak düzlemi
front wheel drive car önden çekişli araba
front lens ön mercek
front lip tile ön kemer tuğlası
front loading excavator bucket önden yüklemeli kazıcı kepçesi
front pulley ön kasnak
front loaders önyükleyiciler
front-mounted equipment öne asılır ekipman
chain-saw front hand-guard zincirli el testeresi ön el koruyucusu
front hand-guard ön el koruyucusu
front and rear handles ön ve arka tutamaklar
generator front end jeneratör ikaz tarafı
front and rear hand-guards of portable hand-held combustion engine chain-saw elle tutulan içten yanmalı motorlu zincirli testerenin ön ve arka el koruyucuları
front mounted plug-in unit öne monteli geçmeli birim
front-end engineering başlangıç/planlama aşaması mühendisliği
front-end engineering önyüz/arayüz mühendisliği
laser beam wave front lazer demeti dalga cephesi
front-fired boiler önden yakmalı kazan
front view önden görünüş
stator front chamber stator alın boşluğu
front wall risers ön duvar buharlaştırıcı boruları
front wall downcomers ön duvar düşüş boruları
front wall drain ön duvar drenajı
front wall header ön duvar kolektörü
front bearing ön yatak
front bearing pedestal ön yatak pedestalı
front dérailleur ön vites (bisiklet)
active front end aktif/etkin ön uç
front edge ön uç
active front end kontrollü doğrultucu
front changer/shifter ön değiştirici
front blowing ön üfleme
Computer
front end kullanıcı arayüzünü kontrol eden program bölümü
send behind or in front of text metnin arkasına veya önüne gönder
apply to front öne uygula
bring in front of text metnin önüne getir
bring to front öne getirmek
bring to front öne getir
bring to front en üste getir
bring to front en öne getir
back to front sondan başa doğru
cover (front) kapak (ön)
front end processor ön işlemci
front tractor ön çekiciden
front matter ön bölümler
front end ön uç
front push önden itmeli
front panel ön panel
front brake ön fren
front mute ön sessiz
front cover ön kapak
front end computer ön bilgisayar
front page ön sayfa
front feed önden besleme
front panel ön pano
front message ön ileti
front to back baştan sona doğru
front tray ön tepsi
paste in front öne yapıştır
printer front panel language yazıcı ön panel dili
push-front önden itmeli
front-end developer önyüz geliştirici
Informatics
front panel ön pano
front-end program ön uç programı
front-end application öndeki uygulama
front-end application ön uç uygulaması
front side bus ön yüz veri yolu
front side bus ön yüz yolu
front side bus ön yüz sistem yolu
Telecom
front-to-back ratio ön arka oranı
front-end program ön uç program
front-end processor ön-uç işlemcisi
front-end program kullanıcı arayüz programı
Mechanic
front pilot ön kılavuz
Television
front porch ön düzlük
front porch satır önü boşluğu
Textile
front closure ön kapama
front yoke ön roba
front pocket ön cep
front edge ön kenar
front part ön beden
front feed önden transport
front feed type önden transportlu model
shirt front gömleğin önü
front bands ön bantlar
front roller ön silindir
front roller ön vals
button-front shirt önden düğmeli gömlek
front rise pantolonda ağ ile kemer yeri ucu arasındaki bölüm
Architecture
rear front arka cephe
Construction
crack front çatlak alnı
front wall ön duvar
retaining panel placed in front of the doors tavana sürgülü iç kapı
flank front yanyüz
flank front yan cephe
front panel ön duvar
front plate ön panel
front stairs ön merdiven
front plate ön plaka
front stairs cephe merdiveni
front wall ön cephe duvarı
false front takma cephe
front of a building binanin ön cephesi
front deck evin ön bahçesi
front deck ön güverte
front deck evin önündeki giriş
Automotive
front alignment ön düzen
front door lock ön kapı kilidi
front bearing ön rulman
front end ön taraf
body front panel karoser ön panosu
front differential side gear thrust washer ön diferansiyel aks dişlisi dayama pulu
front wheel turning angle ön teker dönüş açısı
front wiper arm blades ön silecek lastikler
front underride protection ön kartel koruma
front door glas ön kapı camı
front seat backrest motor ön koltuk arkalığı yatırma motoru
center differential front case merkez diferansiyel ön kutusu
front wheels ön tekerlekler
front muffler ön susturucu
front engine önden motorlu
front axle housing on aks gövdesi
front flange ön flanş
front end assembly ön taraf ünitesi
front output shaft ön çıkış mili
right front mount/bracket sağ ön bağlantı parçası