slight - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

slight

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Bedeutungen von dem Begriff "slight" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 38 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
slight adj. hafif
slight adj. az
General
slight v. önemsememek
slight v. hafife almak
slight v. hakir görmek
slight v. adam yerine koymamak
slight v. ihmal etmek
slight v. küçümsemek
slight v. hakaret etmek
slight v. saygısızlık etmek
slight v. hiçe saymak
slight v. geçiştirmek
slight n. hiçe sayma
slight n. adam yerine koymama
slight n. hakaret
slight n. önemsememe
slight n. hafife alma
slight n. saygısızlık
slight n. riayetsizlik
slight adj. belli belirsiz
slight adj. ufak ve ince yapılı
slight adj. cüzi
slight adj. yüzeysel
slight adj. zayıf
slight adj. üstünkörü
slight adj. küçük
slight adj. öylesine
slight adj. azıcık
slight adj. karaktersiz
slight adj. sudan
slight adj. zayıf karakterli
slight adj. ufak (bir bahane)
slight adj. ince
slight adj. narin
slight adj. önemsiz
slight adj. önemsiz (hasar)
slight adj. ehemmiyetsiz (hata)
Technical
slight adj. önemsiz

Bedeutungen, die der Begriff "slight" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 53 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
escape with slight injuries v. hafif sıyrıklarla atlatmak
escape with slight injuries v. hafif sıyrıklarla kurtulmak
bear a slight resemblance v. hafif bir benzerlik taşımak
slight movement n. kıpırtı
slight movement n. kımıltı
slight intoxication n. hafif sarhoşluk
slight protuberance n. pütür
slight agitation n. çırpıntı
slight fog n. pus
slight protuberance n. pürtük
a slight difference n. çok az fark
slight probability n. küçük ihtimal
slight chance n. zayıf ihtimal
slight negligence n. hafif gaflet
slight chance n. küçük şans
slight chance n. uzak ihtimal
slight chance n. düşük ihtimal
slight reduction n. çok az azalma
slight reduction n. çok az düşüş
slight reduction n. çok düşük azalma
a slight chance n. yok denecek kadar az şans
a slight chance n. az şans
a slight insult n. hafif hakaret
slight possibility n. az/küçük ihtimal
slight possibility n. az/küçük olasılık
slight intoxication n. çakırkeyiflik
slight flaw n. hafif kusur
slight defect n. hafif kusur
slight increase n. az artış
slight increase n. küçük artış
a slight resemblance n. hafif bir benzerlik
by a slight majority adv. az bir çoğunlukla
Phrasals
slight off v. aceleyle gözden geçirmek
slight off v. yüzeysel olarak gerçekleştirmek
slight off v. dikkatsizce davranmak
Speaking
I have a slight headache expr. benim biraz başım ağrıyor
a slight decline took place in the prices expr. fiyatlarda hafif bir düşüş gerçekleşti
Trade/Economic
slight increase n. az artış
slight increase in value n. hafif değer artışı
slight rise in value n. hafif değer artışı
slight increase n. hafif zam
Law
slight fault n. hafif kusur
slight negligence n. hafif kusur
slight negligence n. hafif ihmal
slight provocation n. hafif tahrik
slight negligence n. küçük ihmal
Technical
slight association n. hafif ilişki
slight scratch n. hafif kazıntı
slight slope n. hafif şev
slight corrosion n. ince aşınma
slight slope n. tatlı şev
Forestry
slight thinning n. küme kesim
Ottoman Turkish
slight cast n. şehla