durgun - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

durgun



Bedeutungen von dem Begriff "durgun" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 54 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
durgun stagnant adj.
durgun still adj.
durgun calm adj.
General
durgun ditchwater adj.
durgun settled adj.
durgun halcyon adj.
durgun stationary adj.
durgun dreamless adj.
durgun standing adj.
durgun bovine adj.
durgun serene adj.
durgun slow adj.
durgun slack adj.
durgun placid adj.
durgun quiescent adj.
durgun windless adj.
durgun sluggish adj.
durgun untroubled adj.
durgun in the doldrums adj.
durgun sleepy adj.
durgun torpid adj.
durgun sultry adj.
durgun unruffled adj.
durgun depressed adj.
durgun dull adj.
durgun inactive adj.
durgun flat adj.
durgun calm adj.
durgun languid adj.
durgun quiet adj.
durgun ditch-water adj.
durgun stock-still adj.
durgun lifeless adj.
durgun static adj.
durgun still adj.
durgun tranquil adj.
durgun anemic adj.
durgun anaemic adj.
durgun subdued adj.
Colloquial
durgun even-keeled
Idioms
durgun at standstill
durgun at a standstill
durgun as calm as a millpond
Trade/Economic
durgun inactive
durgun off-peak
durgun dead
Technical
durgun stagnant
durgun tranquil
durgun still
durgun inactive
Food Engineering
durgun stationary
durgun stagnant
Chemistry
durgun static
Biochemistry
durgun latent

Bedeutungen, die der Begriff "durgun" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 122 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
General
durgun olmak be in the doldrums v.
durgun olmak stagnate v.
durgun olmak languish v.
(ticaret) durgun gitmek languish v.
durgun su ditchwater n.
durgun hava still air n.
durgun ve akmayan su standing water n.
durgun mıknatıslar bilgisi magnetostatics n.
durgun mevsim dead season n.
durgun su slack n.
durgun su dead water n.
durgun su backwater n.
durgun su slack water n.
durgun yer backwater n.
durgun toplum stationary-stagnant society n.
durgun katman immobile layer n.
durgun su still water n.
durgun (piyasa) depressed adj.
durgun (su) still adj.
durgun ve pis (su) stagnant adj.
daha durgun duller adj.
durgun ve parıldayan (deniz, göl vb) glassy adj.
en durgun olanı dullest adj.
durgun bir şekilde lifelessly adv.
durgun bir halde sluggishly adv.
durgun bir şekilde bovinely adv.
durgun bir halde sleepily adv.
durgun bir halde torpidly adv.
durgun bir biçimde serenely adv.
durgun bir halde latently adv.
durgun bir şekilde slackly adv.
durgun bir halde inactively adv.
durgun bir şekilde (piyasa) depressedly adv.
Phrases
piyasa durgun the market is flat
Proverb
durgun sular derinden akar still waters run deep
Idioms
durgun sular derin olur still waters run deep
(bir sorunun ardından) durgun on an even keel
durgun olmak be at a standstill
aşırı durgun as busy as a hibernating bear
aşırı durgun busy as a hibernating bear
Trade/Economic
ticaretin durgun olması languish
durgun ekonomi static economy
durgun piyasa quiet market
durgun piyasa static market
durgun market dull market
durgun piyasa dull market
durgun hisse senedi inactive stock
işlerin durgun olması languish
durgun mevsim dull season
durgun piyasa inactive market
durgun satış dead sale
durgun piyasa depressed market
durgun kapanmak leave off flat
durgun durum steady state
durgun durum stationary state
durgun dönem off-peak period
durgun olmak be in doldrums
kriz içindeki durgun ekonomi depressed economy
durgun şişkinlik stagflation
Technical
durgun faz immobile phase
durgun nokta stagnant point
durgun yapmak stagnate
durgun olmayan astatic
okyanusların ekvator dolaylarındaki durgun veya az rüzgarlı kısımları doldrums
durgun su dead water
durgun hava still-air
durgun gaz inert gas
durgun dengesizlik static instability
durgun su standing water
durgun nokta stationary point
tam durgun fully killed
tam durgun çelik fully killed steel
durgun teknede kaplama still tank plating
durgun olmayan durum nonsteady state
durgun çelik killed steel
durgun piyasa oigopsony
durgun durum steady state
durgun hava still air
durgun çelik dead steel
durgun çelik killed stell
durgun akış stagnant flow
yarı-statik/durgun limiti/sınır quasi-static limit
Telecom
durgun elektrik kaybı dielectric loss
durgun dağıtılmış veri tabanı static distributed database
durgun elektrik dielectric
durgun rasgele erişim hafızası static random access memory
Electric
durgun elektriği dağıtıcı katkı maddesi static dissipator additive
durgun aşırı gerilim static over voltage
durgun elektrik static electricity
Automotive
durgun hava bölgesi still-air pocket
Aeronautic
durgun hava bölgesi dead air region
eşdeğer durgun hava menzili equivalent still air range
Marine
durgun olma özelliği az olan weakly stationary
durgun olmayan nonstationary
durgun su seviyesi still water level
gel-gitin durgun hali stand of tide
durgun su dead water
Medical
durgun faz stationary phase
Psychology
durgun/uyuşuk/düşünme/düşünce (hali) sluggish thinking
Food Engineering
durgun sıvı basıncı hydrostatic pressure
durgun faz stationary phase
durgun akışkan basıncı hydrostatic pressure
durgun basınç static pressure
Gastronomy
durgun su still water
Physics
elektron durgun kütlesi electron rest mass
durgun kütle rest mass
durgun enerji rest energy
Biochemistry
durgun süre latent period
Marine Biology
durgun su stagnant water
durgun su standing water
Botanic
durgun tomurcuk dormant bud
Linguistics
durgun fiil stative verb
durgun olmayan fiil dynamic verb
Environment
kirliliğe maruz durgun sular (göl/havuz/bataklık vb) lentic
durgun akarsu sluggish stream
durgun sulu deney sistemi static aqueous test system
Meteorology
durgun alan stagnation area
tam durgun dead calm
tümüyle durgun dead calm
ekvatoral durgun alan doldrums
fırtına ortasındaki durgun bölge bull's-eye squall
Military
durgun saha inertial space