sıkı - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

sıkı



Sens de "sıkı" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 52 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
sıkı strict adj.
sıkı stringent adj.
sıkı firm adj.
sıkı tight adj.
General
sıkı caked v.
sıkı solid adj.
sıkı tighter adj.
sıkı narrow adj.
sıkı stingy adj.
sıkı clinging adj.
sıkı foursquare adj.
sıkı dense adj.
sıkı fine adj.
sıkı strait adj.
sıkı close adj.
sıkı rigorous adj.
sıkı fast adj.
sıkı severe adj.
sıkı compact adj.
sıkı serried adj.
sıkı tightfisted adj.
sıkı four adj.
sıkı stiff adj.
sıkı intimate adj.
sıkı iron adj.
sıkı near adj.
sıkı minute adj.
sıkı thick adj.
sıkı gross adj.
sıkı hard adj.
sıkı tight adj.
sıkı strong adj.
sıkı nonindulgent adj.
sıkı unpermissive adj.
sıkı close-bodied adj.
sıkı close-fitting adj.
sıkı concerted adj.
sıkı tense adj.
sıkı taut adj.
sıkı air tight adj.
sıkı rabious adj.
Colloquial
sıkı hard and fast
Idioms
sıkı blood-and-guts
Technical
sıkı close fit
sıkı tense
sıkı firm
sıkı stringent
sıkı taut
sıkı tight
Automotive
sıkı firm
sıkı tight
Hunting
sıkı load

Sens de "sıkı" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
sıkı sıkı tutmak grasp v.
(fikir) sıkı sıkıya bağlı olmak hug v.
sıkı sıkı sarılmış tenacious adj.
sıkı fıkı intimate adj.
eli sıkı stingy adj.
sıkı sıkı tightly adv.
General
sıkı tutmak wire away v.
sıkı çalışmak knuckle down v.
sıkı durmak hold firmly v.
sıkı durmak sit tight v.
sıkı savunma yapmak stonewall v.
sıkı bir pazarlık sonucu birçok şey elde etmek drive a hard bargain v.
sıkı çalışmak buckle down v.
ağzını sıkı tutmak guard one's tongue v.
çok sıkı çalışmak work one's tail off v.
sıkı sıkı bağlamak nail v.
birini sıkı bir sorguya çekmek give someone the third degree v.
sıkı tutmak control firmly v.
sıkı bir şekilde aramak scour v.
sıkı tutmak keep hold of v.
sıkı tutunmak hang on to v.
sıkı ve sağlam bir şekilde bağlanmak knit v.
sıkı çalışarak yorulmak toil v.
sıkı çalışmak work hard v.
sıkı pazarlık yapmak higgle v.
sıkı bir düzene sokmak (toplum/kurum vb'ni) regiment v.
sıkı tutmak hang on v.
sıkı bir gözetim altında tutmak keep a close watch on v.
sıkı pazarlık etmek haggle v.
sıkı tutmak hold tight v.
sıkı ve sağlam bir biçimde birbirine bağlamak knit v.
sıkı tutmak grip v.
sıkı durmak hold firm v.
sıkı fıkı olmak be on intimate terms v.
sıkı tutmak get a grip v.
sıkı tutmak clinch v.
sıkı giyinmek bundle up v.
sıkı tutmak grasp v.
sıkı sıkıya bağlamak knit v.
koyun gibi sıkı bir halde toplanmak huddle v.
sıkı durmak hold fast v.
sıkı bir pazarlık yaparak fiyatı çok indirmek drive a hard bargain v.
sıkı fıkı olmak be on intimate terms with v.
sıkı kurallar koymak prescribe v.
biriyle sıkı fıkı dost olmak be closely connected with v.
sıkı çalışmak work intensively v.
sıkı çalışmak study intensively v.
kendi fikirlerine sıkı sıkıya bağlı olmak be unduly attached to one's own opinions v.
sıkı pazarlık yapmak drive a hard bargain v.
sıkı bir pazarlığa girişmek drive a hard bargain v.
sıkı kapatmak close firmly v.
sıkı kapatmak close tightly v.
sıkı önlem almak take harsh measures v.
sıkı önlem almak take drastic measures v.
sıkı önlem almak take repressive measures v.
sıkı önlem almak take strict measures v.
sıkı sıkıya bağlı olmak be tight-knit v.
sıkı disiplin altında tutmak regiment v.
sıkı denetim altında tutmak keep someone under one's thumb v.
sıkı sıkıya bağlı kalmak hew v.
sıkı sıkıya bağlı kalmak adhere strictly v.
sıkı önlemler almak take stringent precautions v.
sıkı takipçisi olmak be a strict follower of something v.
sıkı dokunmak be woven tightly v.
sıkı el sıkışmak/ tokalaşmak shake hands firmly v.
sıkı giyinmek dress warmly v.
sıkı ilişkileri sürdürmek retain close ties v.
sıkı bir şekilde çalışmak work hardly v.
sıkı sıkı sarma enlacement n.
sıkı tutma cinch n.
sıkı giysi corselet n.
sıkı düzen discipline n.
sıkı rejim crash diet n.
sıkı emir enjoinder n.
sıkı önlem crackdown n.
sıkı dostluk intimacy n.
sıkı savunma stonewall n.
kendi görüşlerine sıkı sıkıya bağlı olan hardliner n.
sıkı arama sweep n.
sıkı sıkı sarılma tenacity n.
sıkı uyarı enjoinder n.
sıkı yönetim authoritarianism n.
sıkı güvenlik tighter security n.
sıkı sıkı sarma enlacing n.
ağzı sıkı olma seal n.
sıkı tutma grip n.
sıkı disiplin discipline n.
sıkı tutma purchase n.
sıkı kontrol strict control n.
sıkı sargı tourniquet n.
sıkı tutma clinch n.
sıkı tutma holding tight n.
sıkı disiplin iron discipline n.
sıkı çalışma hard work n.
cambazların üzerinde yürüdüğü sıkı gerilmiş ip tightrope n.
fazla sıkı olmama permissiveness n.
sıkı yönetim taraftarı authoritarian n.
sıkı pazarlık yapan kimse higgler n.
sıkı önlemler stringent measures n.
sıkı önlemler strict measures n.
sıkı önlemler tight measures n.
sıkı düğüm tightknit n.
sıkı yumruk tightfist n.
sıkı çalışma hardwork n.
kendi fikirlerine sıkı sıkıya bağlı olan kimse opinionist n.
sıkı diyet strict diet n.
sıkı inceleme close surveillance n.
sıkı inceleme close inspection n.
sıkı inceleme strict supervision n.
sıkı ilişki close relation n.
sıkı ilişki cordial relation n.
sıkı ilişki close relationship n.
sıkı kısıtlama severe restriction n.
sıkı tutma clasp n.
sıkı dostlar fast friends n.
sıkı kavga hard-fought battle n.
sıkı çalışma doing n.
sıkı savunma stonewalling n.
sıkı alıştırma tight fit n.
sıkı ek tight joint n.
sıkı kalçalar tight hips n.
sıkı kalça tight hips n.
sıkı kontrol tight control n.
sıkı sarılma bear hug n.
sıkı bir eleştiri a serious criticism n.
sıkı bir eleştiri a bitter criticism n.
sıkı bir eleştiri a severe criticism n.
sıkı bir eleştiri a harsh criticism n.
sıkı bir eleştiri a sharp criticism n.
sıkı bir eleştiri a fierce criticism n.
sıkı bir eleştiri a trenchant criticism n.
sıkı bir eleştiri a strong criticism n.
sıkı bir eleştiri a strident criticism n.
sıkı arkadaş close friend n.
sıkı dost close friend n.
sıkı arkadaşlar close friends n.
sıkı/katı kanun strict law n.
(futbolda) sıkı savunma yapma parking the bus n.
sıkı vardiya tight shift n.
sıkı sıkıya bağlı kalınan/olunan ilkeler cherished principles n.
sıkı takip/kovalamaca intense hunt n.
sıkı sansür strict censorship n.
sıkı fıkı dost buddy-buddy n.
eli sıkı kimse curmudgeon n.
eli sıkı kimse niggard n.
eli sıkı kimse piker n.
eli sıkı kimse scrooge n.
eli sıkı kimse tightwad n.
eli sıkı kimse miser n.
eli sıkı kimse penny pincher n.
eli sıkı kimse skinflint n.
eli sıkı kimse cheapskate n.
sıkı fıkılık conversance n.
sıkı vejeteryanlık veganism n.
ayağını sıkı basma sure-footedness n.
sıkı aile birimi tight family unit n.
sıkı işbirliği close cooperation n.
sıkı pazarlık hard bargain n.
sıkı sıkıya bağlı olma orthodoxy n.
sıkı tokalaşma firm handshake n.
sıkı el sıkışma firm handshake n.
sıkı sarılma tight hug n.
sıkı sarılış tight hug n.
sıkı cilt firm skin n.
sıkı ağızlı close adj.
ağzı sıkı tightlipped adj.
eli sıkı niggardly adj.
ağzı sıkı closemouthed adj.
ağzı sıkı incommunicative adj.
sıkı yerleştirilmiş thickly settled adj.
sıkı sıkı sarılmış enlaced adj.
sıkı fıkı close adj.
ağzı sıkı inexpressive adj.
ağzı sıkı reticent adj.
ağzı sıkı cagey adj.
fazla ağzı sıkı close adj.
eli sıkı closefisted adj.
en sıkı tightest adj.
sıkı ağızlı secretive adj.
sıkı fıkı chummy adj.
eli sıkı near adj.
sıkı olmayan loose adj.
eli sıkı niggard adj.
eli sıkı skinny adj.
eli sıkı pinchpenny adj.
daha sıkı tighter adj.
yeterince sıkı hard enough adj.
eli sıkı parsimonious adj.
ağzı sıkı uncommunicative adj.
sıkı fıkı on intimate terms adj.
ağzı sıkı reserved adj.
eli sıkı shabby adj.
dar ve sıkı (giysi) tight adj.
çok sıkı rigorous adj.
ağzı sıkı secretive adj.
eli sıkı tightfisted adj.
eli sıkı tight adj.
ağzı sıkı discreet adj.
çok sıkı hard and fast adj.
sıkı kurallar koyan prescriptive adj.
eli sıkı mean adj.
eli sıkı spare adj.
çok sıkı very tight adj.
sıkı dövüşmüş hard-fought adj.
sıkı ağızlı close-mouthed adj.
ağzı sıkı close-lipped adj.
eli sıkı close-fisted adj.
ağzı sıkı close-mouthed adj.
sıkı örülmüş hard-spun adj.
eli sıkı hard-fisted adj.
ağzı sıkı olmayan not be tight-lipped adj.
ağzı sıkı tight-lipped adj.
eli sıkı tight-fisted adj.
sıkı sıkı tight adj.
çok sıkı tightly packed adj.
sıkı sıkıya bağlı tightly coupled adj.
kurallara sıkı sıkıya bağlı pedant adj.
eli sıkı cheese-paring adj.
kiliseye sıkı sıkıya bağlı churchy adj.
sıkı dokunmuş woven tightly adj.
eli sıkı frugal adj.
sıkı sıkıya ilişkili closely associated with adj.
ağzı sıkı/ketum reliable adj.
ağzı sıkı close lipped adj.
sıkı savunulan well-defended adj.
sıkı savunulmuş well-defended adj.
sıkı olmayan untight adj.
ağzı sıkı unforthcoming adj.
sıkı karın kaslarını gösteren abbed adj.
sıkı sıkıya bağlanmış (kemer/kapak) tightly fastened adj.
ağzı sıkı cagy adj.
ağzı sıkı bir şekilde inexpressively adv.
sıkı sıkı firmly adv.
sıkı sıkı closely adv.
sıkı bağlılıkla cheek by jowl adv.
sıkı fıkı cheek by jowl adv.
ağzı sıkı bir şekilde reservedly adv.
ağzı sıkı bir biçimde uncommunicatively adv.
ağzı sıkı bir şekilde secretively adv.
sıkı sıkıya rigidly adv.
ağzı sıkı bir şekilde reticently adv.
eli sıkı bir şekilde parsimoniously adv.
sıkı olarak tightly adv.
sıkı sıkı up adv.
sert/sıkı bir şekilde smartly adv.
sıkı bir şekilde strictly adv.
sıkı sıkıya strictly adv.
sıkı bir şekilde firmly adv.
Phrasals
sıkı sıkıya bağlı olmak anchor in
sıkı önlem almak crack down
Phrases
sıkı çalış sıkı eğlen work hard play hard
sakin ol ve sıkı çalış keep calm and study hard
Proverb
biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez little work never killed anyone
biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez little hard work never hurt anyone
biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez little work never hurt anyone
biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez little hard work never killed anyone
biraz fazla/yoğun/sıkı çalışmak kimseyi öldürmez little (hard) work never hurt anyone
Colloquial
sıkı denetim altında bulundurmak keep a firm grip
sıkı durun hang on to your hat
sıkı denetim altında bulundurmak keep a tight grip
çok sıkı with a heavy hand
sıkı dur! (bak ne anlatacağım) hang on to your hat!
eski ve sıkı dost huckleberry friend
sıkı dur hold your breath
sıkı dur wait for it
Idioms
sıkı fıkı as thick as thieves
çok sıkı dost olmak be as thick as thieves
kuru sıkı atmak fire blank
sıkı fıkı olmak be as thick as thieves
ağzı sıkı as close as an oyster
eli sıkı closefisted
biriyle sıkı fıkı olmak cozy up to someone
sıkı fıkı olmak hand in glove with someone
sıkı dur! hang on to your hat!
eli sıkı olmak be a penny pincher
sıkı fıkı hail-fellow-well-met
sıkı fıkı olmak be cheek by jowl
sıkı çalışmak go to work
çok sıkı çalışmak grind away (at)
çabucak sıkı fıkı olmak pick up
sıkı dur! hang on to your hat
sıkı tabanlı on a firm footing
çok sıkı çalışmak work one's fingers to the bone
sıkı takip eager chase
sıkı bağlar kurmak engage with
sıkı işbirliği cheek by jowl
ağzı sıkı olmak keep one's own counsel
kaybedilen zamanı telafi etmek için sıkı çalışmak make up for lost time
gereğinden sıkı tutmak make heavy weather of
sıkı sıkıya bağlanmak attach to something for dear life
sıkı sıkıya tutunmak attach to something for dear life
sıkı bir mücadele vermek put up a good fight
sıkı palavra an out-and-out lie
(birini) çok sıkı kontrolü altında bulundurmak keep somebody on a short leash
(birini) çok sıkı kontrolü altında bulundurmak keep somebody on a tight leash
(birini) çok sıkı kontrolü altında bulundurmak have somebody on a tight leash
(birini) çok sıkı kontrolü altında bulundurmak have somebody on a short leash
işe sıkı sıkı sarılmak put shoulder to the wheel
işe sıkı sıkı sarılmak put one's shoulder to the wheel
ağzı sıkı olmak be tight-lipped
eli sıkı close chewer and a tight spitter
çenesini sıkı tutmak button up one's lip
koltuklarınıza sıkı sıkı tutunun/yapışın hang on to your seats
sıkı bir a big-time
ağzı sıkı olmak be the soul of discretion
birini sıkı denetim altında tutmak keep a tight grip on someone
birini sıkı denetim altında tutmak keep a firm grip on someone
sıkı bir kural yok no hard and fast rules
sıkı bir idare sergilemek use a firm hand
sıkı bir idare sergilemek exercise a firm hand
içli dışlı/senli benli/sıkı fıkı olmadan/mesafeli on an arm's length basis
sıkı fıkı hand and glove
sıkı fıkı hand in glove
kuru sıkı atmak be firing blanks
birini sıkı kontrol altına almak take a firm grip on someone
işine sıkı sıkı sarılmak pit one's shoulder to the wheel
işine sıkı sıkı sarılmak keep one's shoulder to the wheel
işine sıkı sıkı sarılmak have one's shoulder to the wheel
birini sıkı/yakın markaja almak keep a close rein on someone
birini sıkı/yakın markaja almak keep a tight rein on someone
birini sıkı markaj altına almak keep a close rein on someone
birini sıkı markaj altına almak keep a tight rein on someone
ağzını sıkı tut keep your mouth shut
sıkı bir çalışmaya hazır ve nazır lean and mean
sıkı kontrol altında on a tight leash
(at/köpek) (bir yere/direğe vb) sıkı sıkıya bağlanmış on a tight leash
sıkı içmek hold one's liquor
sıkı yönetmek run a tight ship
sıkı yönetmek run a taut ship
sıkı fıkı hale-fellow-well-met
dizginleri sıkı tutmak tighten the reins
sıkı kontrol altına almak tighten the reins
sıkı fıkı/içli dışlı/yakın arkadaş gibi görünmek be palsy-walsy
sıkı bir gözetim altında tutmak keep a close eye on
arayı kapatmak için sıkı çalışmak/fazla mesai yapmak play catch-up
eli sıkı as tight as a drum
eli sıkı tightfisted (with money)
eli sıkı closefisted (with money)
sıkı/yakın dostlar fast friends
biriyle sıkı fıkı olmak be on first name terms with someone
modayı sıkı sıkıya takip etmek be up on all the trends
işini sıkı tutmak go down hard
Speaking
sıkı tutun get a grip on
sıkı durun hold on to your hat
sıkı bir etoburdum I was a big-time carnivore
bir şeye ne kadar sıkı sarılmaya çalışırsan çalış yine de kaybediyorsun no matter how hard you grab onto something you still lose it
ben sıkı çalışmaya inanırım i believe in hard work
sıkı dur! (bak ne anlatacağım) hold on to your hat!
sıkı tutun hold on tight
sıkı dur brace yourself
sıkı çalışmamızın karşılığını aldık our hard work paid off
daha sıkı çalış work harder
daha sıkı çalış study harder
sıkı bir hayran a big time fan
sıkı giyin dress warmly
sıkı giyinin dress warmly
sıkı çalışmalıyım i should work hard
sıkı çalışmalıyım i should study hard
sıkı çalışıyoruz we study hard
Slang
sıkı pazarlık yapmak jew
sıkı bir dolandırıcı quite the hustler
büyük sıkı ve şekilli kadın kalçası ba donka donk
ağzını sıkı tut keep it zipped
sıkı çalışmak geek out
Trade/Economic
sıkı mal sorumluluğu kavramı strict product liability
sıkı önlemler stringent measures
sıkı standart tight standard
sıkı inceleme (işe eleman almada) screening
sıkı standart strict standard
sıkı önlemler tight measures
çok sıkı çalıştırmak sweat
sıkı rekabet neck and neck
sıkı para politikası contractionary monetary policy
sıkı para politikası uygulanarak faizlerin yükseltilmesi dear money
sıkı önlemler strict measures
sıkı pazarlık hose trading
sıkı para piyasası tight money market
sıkı para politikası tight money policy
sıkı para tight money
sıkı para politikası tight monetary policy
sıkı maliye politikası tight fiscal policy
sıkı pazarlık yapmak huckster
sıkı pazarlıkçı haggler
sıkı pazarlık yapmak haggle
sıkı para politikası monetary tightening
sıkı denetim/kontrol a firm hand
sıkı istikrar programı orthodox stabilization policy
Law
kanunlara sıkı sıkıya bağlı legalistic
sıkı yönetim martial law
sıkı pazarlık etme badger
kolonilere uygulanan kişisel özgürlüğü kısıtlayıcı sıkı kanunlar puritanical laws
kolonilere uygulanan kişisel özgürlüğü kısıtlayıcı sıkı kanunlar blue laws
ingiliz hukunda avukatların sıkı bir rotasyonla herhangi bir müvekkilin davasını üstlenme zorunluluğu cab rank rule
Politics
sıkı politika rigid policy
sıkı para politikası uygulayan stringent
daha az sıkı olmayan no less stringent
sıkı politika strict policy
sıkı sıkıya bağlılık inflexibility
sıkı yönetim karşıtı anti-authoritarian
askeri sıkı yönetim mahkemesi military commission
sıkı kontrol tight control
sıkı denetim tight control
sıkı para politikası monetary tightening
Technical
sıkı yapı dense packing
sıkı kaya dense rock
sıkı kil rigid clay
sıkı kum tabakası dense layer of sand
dar sıkı geçme close fit
sıkı ince ıslak kum dense fine moist sand
sıkı bağlaşma tight coupling
sıkı kuplaj tight coupling
sıkı kum dense sand
sıkı nitelik güvence yordamları stringent quality assurance procedures
sıkı doku close texture
sıkı bağlı tightly coupled
çok sıkı tightly packed
sıkı tamponlanmış tight buffered
sıkı alıştırma close fit
sıkı karışım closed mix
sıkı geçme close fit
sıkı zemin compact soil
sıkı zemin katmanları compact soil strata
sıkı geçme driving fit
sıkı gradasyonlu kum close sand
sıkı gradasyonlu dense-graded
sıkı zemin hard soil
sıkı büklümlü hard twisted
sıkı sıkıya bağlı tightly coupled
çok sıkı watertight
sıkı zemin stiff soil
sıkı tolerans gövdeli civata close tolerance shank bolt
sıkı istifli yapı close packed structure
sıkı istifli örüt yapısı close packed crystal structure
sıkı istifli yön close packed direction
sıkı istifli altıgen yapı close packed hexagonal structure
sıkı kasnak keyed pulley
sıkı pay close tolerance
sıkı tolerans close tolerance
sıkı istifli düzlem close packed planes
sıkı istifli altıgen örüt close packed hexagonal crystal
sıkı istifli seramik yapılar close packed ceramic structures
sıkı paylı dövme no-draft forging
sıkı istifli altıgen close packed hexagonal
sıkı geçme snug fit
sıkı istifli altıgen kristal close packed hexagonal crystal
sıkı geçmeli biçimleme shrink forming
sıkı derece tight flask
sıkı damarlı hard-grained
sıkı dokunmuş tight-knit
sıkı geçirme push fit
sıkı geçme shrink fit
sıkı istifli kristal close packed crystal
sıkı istifleme close packing
sıkı istifli örüt close packed crystal
sıkı istifli close packed
altıgensel sıkı istifli hexagonal close-packed
altıgensel sıkı istifli örüt hexagonal close-packed crystal
altıgensel sıkı istifli birim göze hexagonal close-packed unit cell
altıgensel sıkı istifli yön hexagonal close-packed direction
altıgensel sıkı istifli metal hexagonal close-packed metal
altıgensel sıkı istifli düzlem hexagonal close-packed plane
küpsel sıkı istifli cubic close packed
kuru sıkı blank cartridge
sıkı kapaklı varil tight head drum
sıkı kapaklı tight-head
hafif sıkı geçme snug fit
orta sıkı kum medium dense sand
sıkı geçmiş disk shrunk-on disc
sıkı kapama tight closing
sıkı bir şekilde paketlenmiş yarı iletken cihaz hermetic packaged semiconductor device
sıkı bir şekilde paketlenmemiş yarı iletken cihaz non-hermetic packaged semiconductor device
sıkı geçme basıncı press-fitting pressure
sıkı paket closed-packed
yarı sıkı tüp semi-tight tube
Informatics
sıkı bağlı tightly coupled
Telecom
sıkı bağlı hard stack
sıkı tüp tight tube
sıkı tüp  tight buffer tube
sıkı tamponlu tight buffered
sıkı sıkıya bağlaşmış tightly coupled
sıkı arabellek tight buffer
Electric
sıkı bağlaşma tight coupling
Mechanic
orta sıkı alıştırma medium fit
sıkı geçme interference fit
sıkı geçme shrink fit
Textile
sıkı dokunmuş densely woven
sıkı dokunmuş kumaş ticking
sıkı bükümlü hard twisted
sıkı dokunmuş düz kumaş tightly woven flat fabric
Construction
altıgen sıkı dizilimli hexagonal close packed
sıkı örgülü close packed
sıkı zemin firm soil
sıkı geçmeli boru close-fit pipe
Woodworking
sıkı dokulu kereste fine-textured wood
Automotive
sıkı alıştırma force-fit
sıkı geçme shrink-fit
sıkı geçme shrink fit
sıkı geçmeli piston kolu shrink fit connecting rod
sıkı yarışçı heads-up racer
Aeronautic
şirketi sıkı firm