closely - Turc Anglais Dictionnaire

closely

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

closely — Definition

Signification:
yakından, dikkatle
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈkloʊsli/ – BrE /ˈkləʊsli/)
Partie du discours:
Zarf: closely
Synonymes:
attentively
Antonymes:
superficially

Sens de "closely" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 13 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
closely adv. yakından
The two groups closely worked together to achieve their goals.
İki grup hedeflerine ulaşmak için yakından işbirliği içinde çalıştı.

More Sentences
General
closely adv. yakından
The two groups closely worked together to achieve their goals.
İki grup hedeflerine ulaşmak için yakından işbirliği içinde çalıştı.

More Sentences
closely adv. dikkatle
All the students closely listened to the teacher.
Bütün öğrenciler öğretmeni dikkatle dinlediler.

More Sentences
closely adv. sıkı sıkı
They are closely bound up with one another.
Birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdırlar.

More Sentences
closely adv. yakın
We work very closely with the Department of Defence.
Savunma Bakanlığı ile çok yakın çalışıyoruz.

More Sentences
closely adv. yakın duracak şekilde
Don't store the fertiliser and seeds closely together.
Gübre ve tohumları birbirine yakın duracak şekilde saklamayın.

More Sentences
closely adj. katı bir şekilde
closely adv. benzer
closely adv. hemen hemen aynı
closely adv. sıkıca
closely adv. sık
closely adv. adeta
closely adv. inceden inceye

Sens de "closely" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 60 résultat(s)

Anglais Turc
General
sexual relations between individuals who are closely related n. ensest
closely written pages n. sık yazılmış sayfalar
closely contested election n. çok çekişmeli seçim
closely set eyes n. birbirine yakın olan gözler
be closely interested in v. yakından ilgilenmek
be closely pressed together v. sıkışmak
be closely acquainted with v. yakından bilmek
be closely acquainted with v. yakından tanımak
be closely connected with v. yakından ilgili olmak
be closely associated with v. yakından ilgili olmak
involve closely v. yakından ilgilenmek
examine closely v. dikkatle incelemek
be closely related v. yakın akraba olmak
be closely involved with decisions v. kararda yakından söz sahibi olmak
be closely connected with v. biriyle sıkı fıkı dost olmak
be closely linked with v. yakından bağlı olmak
watch closely v. göz hapsine almak
follow someone closely v. yakın takibe almak
examine very closely v. elekten geçirmek
closely resemble v. tıpa tıp benzemek
be closely related to v. yakından ilgili olmak
examine closely v. yakından incelemek
work closely with v. ile yakın çalışmak
work closely with v. ile yakın çalışmalar içinde olmak
be closely related v. yakından ilişkili olmak
watch/monitor closely v. yakın takibe almak
concern closely v. yakından ilgilendirmek
follow closely v. yakından takip etmek
closely packed adj. sıkıca paketlenmiş
closely spaced adj. sıkışık
closely guarded adj. iyi korunan
closely related adj. yakın akraba
closely spaced adj. yakın aralıkta
closely contested adj. çekişmeli yarışma
closely united adj. kenetli
closely associated with adj. birebir ilişkili
closely associated with adj. yakından ilişkili
closely associated with adj. sıkı sıkıya ilişkili
closely knit adj. birbirine düşkün
closely knit adj. birbirine bağlı
closely [obsolete] adv. gizlice
closely [obsolete] adv. el altından
Phrases
if we look closely expr. dikkat edilirse
when we look more closely expr. daha yakından baktığımızda
Colloquial
opportunity to get closely acquainted with n. yakından tanıma fırsatı
Speaking
listen closely expr. dikkatlice dinle
Trade/Economic
closely-held corporation n. az hissedarlı şirket
closely held corporation n. az hissedarlı şirket
closely-held adj. az hissedarlı
closely held adj. az hissedarlı
Technical
closely-graded aggregate n. kapalı gradasyonlu agrega
closely-graded aggregate n. boşluksuz agrega
closely graded adj. düzgün
closely graded adj. üniform
Construction
closely graded n. üniform granülometrili
closely graded soil n. uniform derecelenmiş zemin
Woodworking
closely ringed timber n. sık elyaflı kereste
closely ringed timber n. sık yaşhalkalı kereste
Astronomy
closely packed star n. yanyana dizilmiş yıldız
Basketball
closely guarded n. savunmacının hücum oyuncusuna çok yakın oynaması