nail - Turc Anglais Dictionnaire

nail

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

nail — Definition

Signification:
çivi, çivilemek
Prononciation (IPA):
(AmE /neɪl/ – BrE /neɪl/)
Partie du discours:
İsim: nail (nails); Fiil: nail (nails – nailed – nailing)
Synonymes:
spike, fasten
Antonymes:
loosen, detach

Sens de "nail" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 54 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
nail n. çivi
Smoking cigarettes is like hammering another nail on your coffin.
Sigara içmek tabutunuza bir çivi daha çakmak gibidir.

More Sentences
nail n. tırnak
Biting my nails is a nasty habit I'd like to quit.
Tırnaklarımı yemek bırakmak istediğim kötü bir alışkanlık.

More Sentences
nail v. çivilemek
Where did you nail them?
Onları nereye çiviledin?

More Sentences
nail v. çakmak
The government officials nailed some signs on the lamp posts.
Hükümet yetkilileri lamba direklerine bazı işaretler çaktı.

More Sentences
General
nail v. enselemek
The police nailed him for selling stolen goods.
Polis onu çalıntı mal satışından enseledi.

More Sentences
nail v. çivilemek
Where did you nail them?
Onları nereye çiviledin?

More Sentences
Technical
nail n. çivi
Smoking cigarettes is like hammering another nail on your coffin.
Sigara içmek tabutunuza bir çivi daha çakmak gibidir.

More Sentences
nail v. çivilemek
Where did you nail them?
Onları nereye çiviledin?

More Sentences
Slang
nail v. üstesinden gelmek
In her first concert, she nailed every song she sang!
İlk konserinde söylediği her şarkının üstesinden geldi!

More Sentences
nail v. halletmek
She did everything she could and finally nailed that job.
Elinden geleni yaptı ve sonunda o işi halletti.

More Sentences
General
nail n. pençe (hayvanlarda)
nail n. toynak
nail n. mıh
nail n. pençe
nail n. çiviye benzer nesne
nail v. sıkı sıkı bağlamak
nail v. kavramak
nail v. tutturmak
nail v. kakmak
nail v. mıhlamak
nail v. çivi çakmak
nail v. meydana çıkarmak
nail v. yakalamak
nail v. (gerçeği) (yüzüne) vurmak
nail v. tam isabet ettirmek
nail v. tam yerini saptamak
nail v. pas atmak
nail v. tespit etmek
nail v. sabitleştirmek
nail v. gözünü dikmek
Technical
nail n. mıh
Textile
nail n. kumaş uzunluk ölçüsü (5.7 cm veya 2.25 inç)
Medical
nail n. kırık kemiğin parçalarını sabitlemede kullanılan metal çubuk
nail v. (kırık kemiği) çiviyle sabitlemek
Zoology
nail n. hayvan tırnağı
nail n. ördek vb. kuşların gaga ucundaki sert tabaka
nail n. bazı omurgalıların kuyruk ucundaki boynuzsu yapı
Hunting
nail v. (av köpeği, sürüyü) keskin ve doğru bir şekilde işaret etmek
Baseball
nail v. (koşucuyu) ekarte etmek
Archaic
nail v. çiviyle delmek
nail v. sivri uçlu bir çubukla (top namlusunu) geçici olarak devre dışı bırakmak
Slang
nail n. deri altına uyuşturucu enjekte etmek için kullanılan şırınga
nail v. (hayvan) çiftleşmek
nail v. isabet ettirmek
nail v. araklamak
nail v. aşırmak
nail v. hırsızlamak
nail v. (gözünü) dikmek
nail v. bir yalanı meydana çıkarmak
nail v. çalmak
nail v. tutmak
nail v. yalanını yakalamak
British Slang
nail v. birini götürmek
nail v. birine çakmak

Sens de "nail" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 2 résultat(s)

Turc Anglais
General
nail enjoying adj.
Speaking
nail who attains expr.

Sens de "nail" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
nail down v. çivilemek
General
nail head n. çivi başı
nail polish remover n. oje çıkarıcı
nail pop n. pişmiş alçı taşı
cut nail n. döşemeci çivisi
nail varnish n. tırnak cilası
nail varnish n. oje
finger nail n. tırnak
glass nail file n. cam tırnak törpüsü
nail hole n. tırnak hücresi
nail polish n. tırnak boyası
nail scissors n. tırnak makası
roofing nail n. dam çivisi
nail polish n. oje
nail polish n. tırnak cilası
nail varnish n. tırnak boyası
nail file n. tırnak törpüsü
nail enamel n. tırnak minesi
nail puller n. çivi sökeceği
nail brush n. tırnak fırçası
nail clippers n. tırnak makası
polished nail n. ojeli tırnak
nail puller n. kerpeten
nail set n. çivi çakmakta kullanılan bir alet
nail punch n. çivi çakmakta kullanılan bir alet
dog nail n. kilit çivisi
fence nail n. çit çivisi
nail-brush n. tırnak fırçası
lost-head nail n. çok küçük başlı çivi
nail claw n. çivisöker
nail clipper n. tırnak makası
hand and nail cream n. el ve tırnak kremi
nail buffer set n. tırnak parlatıcı törpü seti
nail buffer set n. tırnak törpü seti
cracked nail polish n. çatlak oje
cracking nail polish n. çatlak oje
nail shop n. pedikür/manikür salonu
nail place n. manikür pedikürcü
nail place n. manikürcü
nail bar n. manikür pedikürcü
nail salon n. manikürcü
nail salon n. manikür pedikürcü
nail bar n. manikürcü
nail trimmer n. tırnak makası
nail cutter n. tırnak makası
nail enhancements n. takma tırnak
nail extensions n. protez tırnak
nail enhancements n. protez tırnak
nail extensions n. takma tırnak
nail bed n. tırnak yatağı
nail hygiene n. tırnak hijyeni
nail care n. tırnak bakımı
rusty nail n. paslı çivi
reedy nail n. uzunlamasına çizgileri olan tırnak
nail biter n. sinirsel bir alışkanlık olarak tırnak yiyen kimse
nail-biter n. yoğun endişe veya heyecan yaratan sıkıntılı durum
nail technician n. mesleği tırnak bakımı ve süslemesi olan kimse
nail biter n. yoğun endişe veya heyecan yaratan sıkıntılı durum
nail-biter n. gergin durum
nail biter n. gergin durum
coffin nail n. tabut çivisi
eightpenny nail n. 6,4 cm uzunluğundaki çivi
horsehoe nail n. nal çivisi
horseshoe nail ring n. at nalı halkası
horseshoe nail ring n. at nalı çivi halkası
bullen-nail n. küt tırnak
nail polish remover n. aseton
nail art n. tırnak sanatı
nail groomer n. tırnak kütikül düzeltici
nail groomer n. tırnak eti düzeltici
nail stake n. çivi kazık (çadır kazığı)
press-on nail n. takma tırnak
work tooth and nail v. dişini tırnağına takmak
pay on the nail v. peşin ödemek
nail down v. mıhlamak
nail down v. garantiye almak
nail down v. tutturmak
drive the nail v. çivi çakmak
remove nail polish v. oje silmek
drive a nail v. çivi çakmak
apply nail polish v. oje sürmek
nail something to v. bir şeyi bir yere çivilemek
nail something down v. çivilemek
nail somebody down v. mıhlamak
paint one's nail v. oje sürmek
grow nail v. tırnak uzatmak
nail a coonskin to the wall v. zafer elde etmek
make a hole in something with a nail v. çivi ile delmek
uproot the nail(s) v. çivi sökmek
pull out the nail(s) v. çivi sökmek
bore a hole in something with a nail v. çivi ile delmek
take out the nail(s) v. çivi sökmek
pull up the nail(s) v. çivi sökmek
pierce a hole in something with a nail v. çivi ile delmek
polish nail v. tırnağını ojelemek
put on nail varnish v. oje sürmek
cut one's nail v. tırnağını kesmek
paint nail v. tırnak ojelemek
clip nail v. tırnak kesmek
paint nail v. tırnağını ojelemek
cut nail v. tırnak kesmek
polish nail v. tırnak ojelemek
varnish nail v. tırnak ojelemek
clip one's nail v. tırnağını kesmek
varnish nail v. tırnağını ojelemek
apply nail varnish v. oje sürmek
nail one's colors to the mast v. aklına koymak
nail up v. -i çivileyerek kapatmak
nail to v. -e çivilemek
nail down v. -i çivilerle sabitleştirmek
nail to v. -e mıhlamak
dig in one's nail into v. tırnağını batırmak
break one's nail v. tırnağını kırmak
hit the nail right on the head v. kafasına çivi çakmak
bang a nail v. çivi çakmak
nail an assertion v. (sahte malı, parayı) bulup teşhir etmek
nail biting adj. hoşa gitmeyen
nail biting adj. heyecanlı
nail-biting adj. meraklandıran
nail-biting adj. merak uyandıran
nail-biting adj. yürek kaldırıcı
nail-biting adj. tırnakları kemirtircesine heyecan veren
nail-biting adj. tırnak yedirten
as hard as a nail adj. çok sert
nail-headed adj. şekli çivi başına benzeyen
on the nail adv. derhal
on the nail adv. hemen
tooth and nail adv. diş tırnak gibi
on the nail adv. söz konusu
on the nail adv. oracıkta
on the nail adv. peşin
on the nail adv. peşin olarak
on the nail adv. gözden geçirilmekte
on the nail adv. müzakerede
Phrasals
nail something into something v. bir şeyi bir yere çivilemek
nail something onto something v. (bir şeyi başka bir şeyin üzerine vb) çivilemek
nail something on v. (bir şeyi başka bir şeyin üzerine vb) çivilemek
nail something to something v. (bir şeyi başka bir şeyin üzerine vb) çivilemek
nail something up v. çivilemek
nail down v. çivi ile tutturmak
nail something back v. bir şeyi yerine/yeniden çivilemek
nail something down v. (tarihi vb) belirlemek
nail something down v. iğne/çivi ile sabitlemek/tutturmak
nail someone down on something v. birinden bir konunda kesin bir cevap vermesini talep etmek
nail someone down on something v. birini konuşmaya/belli ayrıntıları ifade etmeye zorlamak
nail down v. güvence altına almak
nail down v. teminat altına almak
nail down v. kazanmak
nail down v. sağlamlaştırmak
nail down v. açığa kavuşturmak