çalmak - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

çalmak



Sens de "çalmak" dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 130 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
çalmak steal v.
çalmak play v.
General
çalmak speak v.
çalmak spread v.
çalmak heist v.
çalmak hijack v.
çalmak hoist v.
çalmak smear v.
çalmak walk off with v.
çalmak bag v.
çalmak pick v.
çalmak crib v.
çalmak perform v.
çalmak whip v.
çalmak incline v.
çalmak jangle v.
çalmak hoot v.
çalmak rang v.
çalmak nobble v.
çalmak knelt v.
çalmak grind v.
çalmak adopt v.
çalmak rap v.
çalmak verge on v.
çalmak blow v.
çalmak ding v.
çalmak swipe v.
çalmak mix into v.
çalmak cop v.
çalmak defalcate v.
çalmak make off with v.
çalmak knock off v.
çalmak rung v.
çalmak walk away with v.
çalmak snitch v.
çalmak jingle v.
çalmak take v.
çalmak sound v.
çalmak strum v.
çalmak add v.
çalmak abstract v.
çalmak hook v.
çalmak nick v.
çalmak mooch v.
çalmak grind out v.
çalmak cabbage v.
çalmak scrounge v.
çalmak strike v.
çalmak border on v.
çalmak plunder v.
çalmak thieve v.
çalmak toll v.
çalmak sneak v.
çalmak pilfer v.
çalmak knock v.
çalmak purloin v.
çalmak filch v.
çalmak ring v.
çalmak pinch v.
çalmak steal v.
çalmak rob v.
çalmak glom v.
çalmak appropriate v.
çalmak embezzle v.
çalmak chime v.
çalmak finger v.
çalmak play v.
çalmak run away with v.
çalmak take away v.
çalmak secrete v.
çalmak appropriate v.
çalmak ravish v.
çalmak lag [obsolete] v.
çalmak ren [obsolete] v.
çalmak put the hand unto v.
çalmak make [dialect] v.
çalmak berob v.
çalmak jow v.
çalmak make [dialect] v.
çalmak bob [obsolete] v.
Phrasals
çalmak prey on v.
çalmak cabbage onto (someone or something) v.
çalmak carry away v.
çalmak carry someone or something away v.
çalmak make off with v.
çalmak knock down v.
çalmak relieve of v.
Colloquial
çalmak relieve v.
çalmak bag v.
çalmak doink v.
Idioms
çalmak nab off (with something) v.
çalmak have sticky fingers v.
çalmak stick to someone's fingers v.
Trade/Economic
çalmak misappropriation v.
Law
çalmak pilfer v.
çalmak malversate v.
çalmak defalcate v.
çalmak peculate v.
çalmak embezzle v.
çalmak steal v.
çalmak misappropriate v.
çalmak purloin v.
çalmak asport v.
Agriculture
çalmak crib v.
Music
çalmak finger v.
çalmak player v.
çalmak play v.
çalmak render v.
Archaic
çalmak nim v.
Slang
çalmak tax v.
çalmak jack v.
çalmak nip v.
çalmak gaffle v.
çalmak gank (rap slang) v.
çalmak chore v.
çalmak nail v.
çalmak knock over v.
çalmak liberate v.
çalmak jock v.
çalmak klepto v.
çalmak pinch off v.
çalmak pinch out v.
çalmak wog v.
British Slang
çalmak skank v.
çalmak half-inch (rhyming slang for pinch) v.
çalmak graft v.
çalmak whip v.
çalmak knock-off v.
çalmak chore v.
çalmak jack v.

Sens de "çalmak" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Turc Anglais
Common Usage
kalbini çalmak steal someone's heart v.
kapı çalmak knock v.
çalmak (telefon/zil) ring v.
ıslık çalmak whistle v.
düdük çalmak whistle v.
General
boru çalmak trumpet v.
daha iyi çalmak outperform v.
çene çalmak prattle v.
alarm çalmak sound the alarm v.
yumuşak bir tonda çalmak (flüt) tootle v.
çanları çalmak peal v.
kapıyı çalmak knock v.
büyük bir gürültüyle çalmak crash v.
kampana çalmak ring a bell v.
trompet çalmak play the trumpet v.
korna çalmak toot the horn v.
notaları birleştirerek çalmak slur v.
acemice çalmak strum v.
çan çalmak peal v.
çene çalmak chinwag v.
korna çalmak sound the horn v.
ıslık çalmak give a whistle v.
prelüt çalmak prelude v.
korna çalmak sound one's horn v.
çalmak (maviye vb) tend v.
çalmak (çalgı/müzik) play v.
çalmak (zili/çanı) ring v.
korna çalmak honk v.
etekleri zil çalmak be elated v.
enstrüman çalmak play an instrument v.
birine ıslık çalmak whistle to v.
felekten bir gün çalmak go on a spree v.
zili çalmak ring v.
galebe çalmak conquer v.
kapıyı çalmak knock on the door v.
kara çalmak smut v.
kaval çalmak pipe v.
boru çalmak pipe v.
çalmak (korna/düdük/boru vb'ni) toot v.
caz çalmak jazz v.
galebe çalmak overcome v.
çene çalmak chat v.
kamçı çalmak whip v.
ahenkli bir sesle çalmak (saat/zil/çan) chime v.
kara çalmak defame v.
kalbini çalmak ravish v.
hep aynı telden çalmak harp on something v.
çalmak (kapı) rap v.
iki enstrüman çalmak double v.
doğaçlama çalmak extemporise v.
yanlış kapı çalmak bark up the wrong tree v.
çan çalmak toll v.
kapısını çalmak apply to somebody v.
keman çalmak play on the violin v.
para veya eşya çalmak steal v.
galebe çalmak prevail v.
çalmak (renk) verge v.
borazan çalmak trumpet v.
çene çalmak chew the rag v.
flüt çalmak flute v.
çalmak (davul) beat v.
ahenkle çalmak chime v.
boru çalmak sound the bugle v.
bangır bangır çalmak blast v.
korna çalmak hoot v.
ağır ağır çalmak (çanı) toll v.
çalmak (saat) strike v.
dümbelek çalmak tabour v.
gürültüyle çalmak bang out v.
eşya çalmak rip off v.
müzik aleti çalmak play v.
belirgin bir ritimle yüksek bir sesle çalmak pulsate v.
çalgı çalmak play music v.
sesli çalmak clang v.
çan çalmak ring a bell or gong v.
acemice çalmak thrum v.
kapıyı çalmak knock at the door v.
karnı zil çalmak be starving v.
davul çalmak play drums v.
çalmak (saat belirli bir zamanı) strike v.
ağır ağır çalmak (çan) toll v.
çene çalmak have a gossip v.
düdük çalmak pipe v.
araba çalmak steal a car v.
çalmak (çan) peal v.
kalbini çalmak sweep someone off one's feet v.
kara çalmak denigrate v.
alet çalmak play an instrument v.
trompet çalmak trumpet v.
kara çalmak slander v.
doğaçtan çalmak improvise v.
ıslık çalmak pipe v.
kapıyı çalmak knock the door v.
alarm çalmak give the alarm v.
çene çalmak chatter v.
çene çalmak visit v.
dümbelek çalmak tabor v.
kara çalmak calumniate v.
korna çalmak beep v.
caz çalmak jive v.
para çalmak whip v.
piyano çalmak play the piano v.
gümbür gümbür çalmak roll v.
araba çalmak steal cars v.
çene çalmak chitchat v.
alarm çalmak (alarm) go off v.
klakson çalmak honk v.
boru çalmak blow horn v.
kırağı çalmak nip v.
iflas borusunu çalmak crash v.
eşya çalmak pinch v.
boru çalmak (a bugle) to blow v.
çalmak (müzik eserini) perform v.
serenat çalmak serenade v.
bakır çalmak be contaminated with verdigris v.
ut çalmak lute v.
etekleri zil çalmak walk on air v.
savurmak pala çalmak wield v.
keman çalmak fiddle v.
çalmak (zil/çan) ring v.
çalgı çalmak play an instrument v.
kırağı çalmak become frostbitten v.
düdük çalmak blow a whistle v.
alarm çalmak (alarm) to sound v.
karnı zil çalmak be famished v.
kamçı çalmak lash v.
şifre çalmak phish v.
boru çalmak poop v.
bozuk çalmak be angry v.
para çalmak pinch v.
davul çalmak drum v.
çene çalmak gossip v.
notasız çalmak play something by ear v.
kamçı çalmak scourge v.
para çalmak rip off v.
kırağı çalmak frost v.
çalmak (eşya/para vb) nick v.
davul çalmak beat the drum v.
alarmı çalmak sound the alarm v.
ıslık çalmak make a hissing sound v.
çalmak (hayvan) rustle v.
telli çalgı çalmak twang v.
borazan çalmak blow a trumpet v.
sepet havası çalmak fire v.
kara çalmak blacken v.
çalmak (davar/at) rustle v.
ıslık çalmak (birine) whistle to v.
davul çalmak shout something from the rooftops v.
keman çalmak play the violin v.
fifre çalmak fife v.
bangır bangır çalmak blare v.
bozuk çalmak be displeased v.
parmaklarıyla trampet çalmak thrum v.
doğaçlamadan çalmak vamp v.
korna çalmak blow a horn v.
korna çalmak toot v.
çene çalmak jaw v.
kapıyı çalmak beat at the door v.
elma çalmak scrump v.
ıslık çalmak tweedle v.
çalmak (çalgı) tweedle v.
düdük çalmak whistle v.
ıslık çalmak whistle v.
çalmak (çan) chime v.
ağzına bir parmak bal çalmak arouse one's appetite v.
yeniden çalmak playback v.
müzik aletini hafifçe çalmak tweedle v.
felekten bir gece çalmak have a very enjoyable night v.
etekleri zil çalmak be extremely glad v.
etekleri zil çalmak be extremely pleased (about something) v.
felekten bir gün çalmak have a very enjoyable day v.
etekleri zil çalmak be extremely happy v.
etekleri zil çalmak be overjoyed (about something) v.
cüzdan çalmak steal a wallet v.
cüzdan çalmak knock off a wallet v.
cüzdan çalmak nick a wallet v.
araba çalmak highjack v.
zili çalmak ring the bell v.
zamanını çalmak waste one's time v.
zil çalmak ring v.
kapı çalmak knock the door v.
kapı çalmak beat at the door v.
kapı çalmak beat on the door v.
telefon çalmak (phone) to ring v.
rengi çalmak have (a specified) cast v.
zil çalmak (the bell) ring v.
zil çalmak ring the bell v.
saz çalmak play saz v.
bağlama çalmak play baglama v.
gönlünü çalmak steal one's heart v.
kara çalmak throw mud at v.
maviye çalmak be tinged with a touch of blue v.
maviye çalmak be touched with blue v.
maviye çalmak have a bluish tint v.
maviye çalmak have a blue tinge to it v.
notasız çalmak play by ear v.
piyano çalmak play piano v.
çan çalmak chime v.
saat çalmak chime v.
-i çalmak knock on v.
-i çalmak knock at v.
bakarak çalmak sight-read v.
pedal ile çalmak soft-pedal v.
-e kara çalmak slander v.
-i çalmak run off with v.
boru çalmak bugle v.
arkasından ıslık çalmak whistle at v.
maçın bitiş düdüğünü çalmak blow the final whistle v.
kaş çalmak lour v.
(plak vb) yeniden çalmak play back v.
parmakla çalmak pluck v.
yanlış kapıyı çalmak bark up the wrong tree v.
(çan) çalmak toll v.
vaktini çalmak steal someone's time v.
vakit çalmak steal someone's time v.
çanları çalmak peal out v.
galebe çalmak surmount v.
birisinin vaktini çalmak jerk around v.
birisinin vaktini çalmak jerk over v.
birisinin vaktini çalmak jerk someone around v.
birisinin vaktini çalmak jerk someone over v.
alnına leke çalmak asperse v.
alnına leke çalmak denigrate v.
alnına leke çalmak defame v.
alnına leke çalmak besmirch v.
alnına leke çalmak smirch v.
alnına leke çalmak sully v.
alnına leke çalmak slander v.
alnına leke çalmak smear v.
alnına leke çalmak calumniate v.
gitar çalmak play a guitar v.
(piyanoda vb.) bir şeyler çalmak bang something out v.
zaman çalmak steal time v.
süt çalmak steal milk v.
bir şeyi çalmak/aşırmak steal something v.
rol çalmak steal a role v.
bisküvi çalmak steal biscuits v.
geri çekil borusu çalmak sound the retreat v.
saksafon çalmak play saxophone v.
bir orkestrada çalmak play in an orchestra v.
birinin cebinden para çalmak steal money from someone's pocket v.
birinin çantasından para çalmak steal money from someone's bag v.
piyanoda bir şeyler çalmak play something on the piano v.
alarm çalmak raise an alarm v.
kamçıyı çalmak whip v.
yeniden çalmak replay v.
tekrar çalmak replay v.
kale çalmak steal a base v.
hırsızlık yaparak çalmak burgle v.
yüksek sesle çalmak blare v.
hırsızlık yaparak çalmak burglarize v.
(çan) birisi için çalmak toll for someone v.
sesli çalmak play loud v.
doğaçlama çalmak extemporize v.
hırsızlık yaparak çalmak burglarise v.
tef çalmak play tambourine v.
kısık sesle çalmak duck v.
bateri çalmak play drums v.
bahçeden meyve çalmak steal fruit from a garden v.
çene çalmak claver v.
bir bilgisayardan (flash bellek aracılığıyla vb) bilgi çalmak exfiltrate v.
bir araç/araba çalmak steal a vehicle v.
zamandan çalmak steal time v.
(bir şeyi çalmak için) (bir yere) gizlice sızmak raid v.
çene çalmak rap v.
çene çalmak chaffer v.
(kapı) çalmak chap [scottish] v.
çene çalmak chelp v.
başparmakla (enstrümanı) çalmak thumb v.
(tehlike bildirmek için) çanları tersten çalmak ring the bells backward v.
çıngırak çalmak spring a rattle v.
cebinden (bir şey) çalmak touch v.
çene çalmak trattle [scottish] v.
çene çalmak twitter v.
bir müzik aletini konuşturmak/çok iyi çalmak play a musical instrument very well v.
(müzik eserini) çok nadir çalmak underperform v.
çene çalmak yatter [scottish] v.
matem çanı çalmak kneel v.
(birinin) cüzdanını çalmak unpurse v.
cenaze, anma töreni için yavaş ve ciddiyetle çalmak (çan) knell v.
keman çalmak violin v.
(eser) çalmak lift v.
(ürün/malzeme) çalmak lift v.
borazan çalmak wind v.
bir şey için zil çalmak bell v.
çan çalmak jow v.
matemli bir şekilde çalmak (çan) knoll v.
özellikle bir cenaze için yavaş ve ciddiyetle çalmak (çan) knoll v.
ağır ağır çalmak (çan) knoll v.
klavsen çalmak virginal [obsolete] v.
ıslık çalmak whew v.
(biriyle) beraber çalmak accompany (one) v.
(birinin arkasından) ıslık çalmak wolf whistle v.
(ıslık, siren ) üfleyerek çalmak blow v.
ıslık çalmak blow v.
çalmak davul beat n.
(müzik aleti çalmak için kullanılan) iki başlı tokmak tampon n.
yumurtalarını çalmak için kuş yuvası arama bird-nesting n.
yumurtalarını çalmak için kuş yuvası arama birds'-nesting n.
Phrasals
galebe çalmak hold up v.
kapıyı dövmek/yumruklamak/ısrarla çalmak beat on (something) v.
zili ısrarla çalmak beat on (something) v.
piyano/bateri çalmak beat on (something) v.
kapıyı dövmek/yumruklamak/ısrarla çalmak beat on someone or something v.
zili ısrarla çalmak beat on someone or something v.
piyano/bateri çalmak beat on someone or something v.
piyanoda bir şarkıyı çalmak/çalmaya çalışmak beat out v.
piyanoda çalmak beat something out v.
(birinin) zilini çalmak/ziline basmak buzz for (one) v.
(birinin) zilini çalmak/ziline basmak buzz for someone v.
(birisinden bir şey) çalmak chisel (something) from (one) v.
(birisi ya da bir şeyden) (bir şey) çalmak cop (something) from (someone or something) v.
birinden ya da bir şeyden bir şey çalmak cop something from someone or something v.
(bir şeyden veya bir yerden) bir şeyi çalmak abstract (something) from (something or some place) v.
bir şey hakkına çene çalmak prattle away about something v.
bir şeyde çalmak play in something v.
bir şeyi piyanoyla yüksek sesle/gürültülü bir şekilde çalmak pound something out v.
birine korna çalmak honk at someone v.
birinden çalmak steal from someone v.
bangır bangır bağırmak/çalmak blast away v.
birinden bir şey çalmak steal something from someone v.
birisi hakkında çene çalmak jaw about someone v.
birinden bir şey çalmak steal something off someone v.
birinin vaktini çalmak jerk someone around v.
bir şey hakkına çene çalmak prattle about something v.
bangır bangır çalmak blast away v.
birine oynamak/çalmak play to someone v.
biri hakkında çene çalmak jabber about someone v.
birinin vaktini çalmak jerk someone over v.
çene çalmak chatter about v.
flüt çalmak play flute v.
piyanoda bir şeyler çalmak hammer something out v.
(bir yerden/otelden vb) çalmak/aşırmak skip out with something v.
yüksek seste çalmak blast away v.
(albümü/eseri) baştan sona çalmak play something through v.
birine bir şarkının ritmini çalmak drum out v.
birinin bir şeyini çalmak relieve (someone or oneself) of (something) v.
zor kullanarak birinden bir şey çalmak extort something from someone or something v.
(birinden/bir şeyden) çalmak take from (someone or something) v.
(bir şeyi) çalmak glom (something) v.
(birinin/bir şeyin bir şeyini) çalmak rob (someone or something) of (something) v.
-i çalmak rob of v.
birinin/bir şeyin bir şeyini çalmak strip someone or something of something v.
telli bir çalgıyı çalmak strum on (something) v.
telli bir enstrümanda bir akor, şarkı çalmak strum on (something) v.
tellere vurarak/arşeyle çalmak strum something on something v.
bir şeye çalmak verge upon something v.
bir şeye çalmak verge on something v.
biriyle doğaçlama bir şeyler çalmak jam with someone v.
(birini/bir şeyi bir şeye/yere) çalmak knock (someone or something) to (something) v.
birinin fikrini/sözlerini çalmak rip off v.
(birine/bir şeye) kara çalmak blow upon (someone or something) [obsolete] v.
(birine/bir şeye) kara çalmak blow on (someone or something) [obsolete] v.
birinden/bir şeyden bir şey çalmak abstract something from someone or something v.
'-den çalmak abstract from v.
(bir şey için birinin/bir şeyin) kapısını çalmak apply (to someone or something) (for something) v.
piyanoda bir şeyler çalmak/tıngırdatmak bash out v.
Colloquial
bir şeyi çalmak ya da almak bite v.
enstrüman/çalgı çalmak (genellikle üflemeli) blow v.
rock müzik çalmak rock v.
rock çalmak rock v.
bas çalmak play bass v.
birisinin tüm parasını çalmak steal one’s money all away v.
çene çalmak shoot the bull v.
iflas borusunu çalmak go bankrupt v.
ön kapıyı çalmak knock at the front door v.
keman çalmak fiddle v.
çene çalmak gab v.
bir şey çalmak gack something v.
bir şeyi yürütmek (çalmak) gack something v.
çalmak (müzik) gig v.
iflas borusunu çalmak be busted v.
ödenekten çalmak shoe (one's) mule v.
yüksek sesle çalmak sound out v.
çene çalmak jabber v.
hızlı gitar çalmak widdle v.
enstrümanı gayretle ve belirli bir amaç uğruna çalmak woodshed v.
Idioms
aynı telden çalmak sing off the same songbook v.
ağzına bir parmak bal çalmak throw a bone v.
yerden yere vurmak/çalmak rip (someone or something) apart v.
yerden yere vurmak/çalmak rip somebody/something to shreds v.
yerden yere vurmak/çalmak rip somebody/something to bits v.
yerden yere vurmak/çalmak rip (someone or something) to pieces v.
kara çalmak give (someone or something) a black eye v.
kara çalmak paint (one) black v.
kara çalmak paint black v.
ne var ne yok çalmak steal (one) blind v.
ne var ne yok çalmak steal someone blind v.
kara çalmak point the bone at (someone or something) v.
aynı telden çalmak read from the same hymn book v.
aynı telden çalmak sing from the same songbook v.
aynı telden çalmak sing off the same hymnbook v.
bir renge dönmek/çalmak be touched with (something) v.
bir renge dönmek/çalmak be touched with something v.
farklı/ayrı telden çalmak march to a different beat v.
farklı/ayrı telden çalmak march to a different drummer v.
bir yere gideceği/bir olaya katılacağı için etekleri zil çalmak be there with bells on v.
çift/iki enstrüman çalmak double in brass v.
rengi/teni katrana çalmak have a lick of the tar brush [dated] v.
rengi/teni katrana çalmak have a touch of the tar brush [dated] v.
(birinin) fikirlerini/projelerini çalmak steal (someone's) clothes [uk] v.
(başkasının) taktiklerini çalmak steal (someone's) clothes [uk] v.
kapıyı çalmak knock at (one's) door v.
kapıyı çalmak knock at your door v.
kapıyı çalmak come knocking at your door v.
çalıştığı işletmeden para çalmak with one's hand in the till v.
kasadan para çalmak with one's hand in the till v.
çalıştığı işletmeden para çalmak with one's fingers in the till v.
kasadan para çalmak with one's fingers in the till v.
çalıştığı işletmeden para çalmak have one's hand in the cookie jar v.
kasadan para çalmak have one's hand in the cookie jar v.
kapısını çalmak come knocking at (one's) door v.
kapısını çalmak come knocking on (one's) door v.
iflas borusunu çalmak carry the stick v.
ağzına (acı) biber sürmek/çalmak wash someone's mouth out with soap v.
ağzına bal çalmak throw someone a bone v.
ağzına bir parmak bal çalmak throw someone a bone v.
alarm zillerini çalmak set off alarm bells v.
alarm zillerini çalmak ring alarm bells v.
aynı telden çalmak read from the same page v.
aynı telden çalmak be on the same sheet of music v.
aynı telden çalmak sing from the same hymnbook v.
aynı telden çalmak be on the same wavelength v.
aynı telden çalmak be in tune with someone v.
aynı telden çalmak sing from the same hymn sheet v.
aynı telden çalmak sing from the same song sheet v.
ayrı telden çalmak talk at cross-purposes v.
ayrı telden çalmak be at cross-purposes v.
ayrı telden çalmak be on different wavelengths v.
ayrı telden çalmak talk past each other v.
ayrı telden çalmak march to a different tune v.
ayrı telden çalmak march to (the beat of) a different drummer v.
ayrı telden çalmak march to a different drummer v.
birinin çantasından/cüzdanından/cebinden para çalmak pick somebody's pocket v.
bütün gün çene çalmak chew the fat all day v.
bozuk çalmak be out of sorts v.
birinin kalbini çalmak steal someone's heart v.
birinin gönlünü çalmak steal someone's heart v.
çene çalmak chinwag v.
çene çalmak chew the fat v.
çene çalmak flap one's jaws v.
çalıştığı şirketten para çalmak have one's fingers in the till v.
çene çalmak flap one's gums v.
çalıştığı şirketten para çalmak have one's finger in the till v.
çene çalmak chew the rag v.
çene çalmak shoot the shit v.
çene çalmak shoot the crap v.
çene çalmak shoot the bull v.
çalıştığı şirketten para çalmak have one's hand in the till v.
farklı telden çalmak march to a different drummer (us) v.
felekten bir gün çalmak have a field day v.
galebe çalmak get the best of someone v.
etekleri zil çalmak be like a child in a sweetshop v.
felekten bir gün çalmak kick one's heels up v.
her telden çalmak be a jack-of-all-trades v.
felekten bir gece çalmak go out on the town v.
etekleri zil çalmak be on cloud nine v.
felekten bir gün çalmak paint the town red v.
felekten bir gün çalmak kick up one's heels v.
etekleri zil çalmak happy as a box of birds v.
galebe çalmak fight something down v.
felekten bir gece çalmak go out on a spree v.
farklı telden çalmak march to a different tune (brit) v.
ölüm çanını çalmak sound/toll the death knell v.
karanlıkta (korkmadığını göstermek için) ıslık çalmak be whistling in the dark v.
karnı zil çalmak feel peckish v.
karanlıkta ıslık çalmak be whistling in the dark v.
kapısını çalmak darken someone's door v.
kendini vererek/tüm benliğiyle çalmak/oynamak play one's heart out v.
karanlıkta (korkmadığını göstermek için) ıslık çalmak whistle in the dark v.
kalbini çalmak steal someone's heart v.
kalbini çalmak steal someone's heart (away) v.
karanlıkta ıslık çalmak whistle in the dark v.
piyano çalmak tickle the ivories v.
ritme göre çalmak play to the beat v.
sepet havası çalmak drum someone out of something v.
ritme ayak uydurarak çalmak play to the beat v.
sevinçten etekleri zil çalmak have a spring in one's step v.
sevinçten etekleri zil çalmak go into raptures v.
sevinçten etekleri zil çalmak be in raptures v.
paslaşarak zaman çalmak kill the clock v.
piyano çalmak tinkle the ivories v.
tehlike çanlarını çalmak set off alarm bells v.
tehlike çanlarını çalmak sound alarm bells v.
tehlike çanları çalmak alarm bells start to ring v.
tehlike çanlarını çalmak ring alarm bells v.
yanlış kapı çalmak come to the wrong shop v.
yanlış kapı çalmak bark up the wrong tree v.
yanlış kapıyı çalmak bark up the wrong tree v.
yanlış kapıyı çalmak come to the wrong shop v.
(telefon) acı acı çalmak ring off the hook v.
blues çalmak cry the blues v.
adına leke çalmak whistle (one) down the wind v.
gelip kapısını çalmak come knocking at (one's) door v.
hep aynı teraneyi çalmak harp away at (someone or something) v.
ağzına bir parmak bal çalmak give pap with a hatchet v.
çanları çalmak ring the bell v.
(birinin) kapısını çalmak (şans, fırsat) knock on (one's) door v.
farklı/ayrı telden çalmak march to (the beat of) a different drum v.
(birinin) ağzına bir parmak bal çalmak pour honey in (one's) ear v.