take - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

take

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "take" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 170 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
take v. almak
take v. (fotoğraf) çekmek
take v. götürmek
Irregular Verb
take v. took - taken
General
take v. ele almak
take v. yazmak
take v. dönmek (bir köşeyi)
take v. sıkmak (bir yemeğe tat verebilecek bir madde)
take v. katmak (bir yemeğe tat verebilecek bir madde)
take v. kaplamak
take v. hissetmek
take v. yanmak
take v. kapsamak
take v. acıya katlanmak
take v. dinlemek
take v. ele geçirmek
take v. kaldırmak
take v. sürmek (iş/yolculuk vb belirli bir zaman)
take v. dayanmak
take v. indirmek
take v. yakalamak
take v. etkili olmak
take v. kavramak
take v. kabul edilmek
take v. seçmek
take v. anlamak
take v. etmek
take v. içine sığmak
take v. ölçmek
take v. daraltmak
take v. kandırmak
take v. yutturmak
take v. kabul etmek
take v. çatmak
take v. saymak
take v. çalmak
take v. almak (ders)
take v. alçaltmak
take v. olmak
take v. gerekmek
take v. tahammül etmek
take v. sapmak (belirli bir yöne doğru)
take v. fethetmek
take v. tedavi etmek
take v. uğramak
take v. icap etmek
take v. karışmak
take v. atlatmak
take v. kullanmak
take v. katlanmak
take v. elde etmek
take v. tutmak (aşı)
take v. alışmak
take v. kazanmak
take v. tutmak
take v. koparmak
take v. ölçerek elde etmek
take v. ahzetmek
take v. başlamak
take v. çıkarmak (bir sayıyı)
take v. oltaya vurmak
take v. koymak (bir yemeğe tat verebilecek bir madde)
take v. aşırmak
take v. kapmak
take v. sanmak
take v. yapmak
take v. kullanmak (bir taşıtı)
take v. kiralamak
take v. almak (elle/ellerle)
take v. gezmek
take v. gibi anlamak
take v. faydalanmak
take v. kaydetmek
take v. çekmek (foto)
take v. geçmek (bir engelin üstünden)
take v. çıkarmak
take v. karşılamak
take v. duymak
take v. almak
take v. almak (bir virajı)
take v. tutuşmak
take v. çekmek
take v. istemek
take v. gerektirmek
take v. acıya dayanmak
take v. çıkartmak
take v. sökmek
take v. gerekmek (bir şeyin çalıştırılması veya tamamlanması için belirli bir şey)
take v. kenetlenmek
take v. -e almak
take v. dinleyip ona göre hareket etmek
take v. -e sahip olmak
take v. (sınava) girmek
take v. binmek
take v. ile gitmek
take v. çıkartmak
take v. gasp etmek
take v. zapt etmek
take v. (silaha/kitaba/gırtlağına) sarılmak
take v. abone olmak
take v. üye olmak
take v. (canına) kıymak
take v. (canına) kastetmek
take v. (zaman) almak
take v. işgal etmek
take v. (zaman/süre) sürmek
take v. (zamanını) doldurmak
take v. harcamak (enerji)
take v. tüketmek (enerji/benzin)
take v. sarf etmek
take v. istifade etmek
take v. faydalanmak
take v. yazmak
take v. kaleme almak
take v. öğrenmek
take v. ders almak
take v. (film) çekmek
take v. (film) çevirmek
take v. (ciddi/önemli) saymak
take v. (göreve) geçmek
take v. (nabza) bakmak
take v. muayene etmek
take v. (nabız vb) kontrol etmek
take v. (gurur vb) duymak
take v. hissetmek
take v. (bir manaya) çekmek
take v. (hasta) olmak
take v. satın almak
take v. birbirine geçmek
take v. kenetlenmek
take v. cinsel ilişkiye girmek
take v. işe yaramak
take v. göreve gelmek
take n. kavrama
take n. pay
take n. avlanan hayvan miktarı
take n. tutuş
take n. tutulan balık miktarı
take n. alma
take n. hasat
take n. alıntı
take n. kabul etme (vücut)
take n. reaksiyon
take n. hasılat (para olarak)
take n. tutma
take n. alış
take n. tepki
take n. çekim (fotoğraf)
take n. deneme
take n. katık
take n. kar
take n. kazanç
take n. avanta
take n. vurgun
take n. (film) çekim
take n. kayıt (müzik)
take n. tutmuş aşı
take n. girişim
take n. teşebbüs
take n. fikir
take n. görüş
take n. bir seferde avlanan av miktarı
take n. (görsel/mental) cevap
take n. değerlendirme
take n. düşünce
take n. yaklaşım
take n. yöntem
Trade/Economic
take almak
Sport
take karşılaşmayı kazanmak
Cinema
take çekim

Sens de "take" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
take a nap v. kestirmek
take care of v. ilgilenmek
take offence v. darılmak
take shelter v. barınmak
take offence v. alınmak
take an exam v. sınava girmek
take advantage of v. yararlanmak
take back v. geri almak
take off one's clothes v. soyunmak
take shape v. biçimlenmek
take by surprise v. gafil avlamak
take off v. havalanmak
take over v. devralmak
take an oath v. ant içmek
take a rest v. dinlenmek
take advantage of v. faydalanmak
take out v. çıkarmak
take offense v. alınmak
take away v. götürmek
take measures v. tedbir almak
take place v. meydana gelmek
take it easy interj. sakin ol
General
take up comprehensively v. bütün boyutlarıyla ele almak
take shape v. işler yoluna girmek
take somebody down a peg v. burnunu kırmak
take measure v. tedbir almak
take root v. kök salmak (bitki)
take the bit between one's teeth v. söz dinlememek
take advantage of v. zaafından faydalanmak
take kindly to v. hoş karşılamak
take charge v. sorumluluğu üstüne almak
take something lying down v. sineye çekmek
take a heavy toll v. büyük bir kayba sebep olmak
take off v. kalkışa geçmek
take root v. ağaç olmak
take the hills v. dağa çıkmak
take in tow v. yedeğe almak
take an oath v. söz vermek
take it easy v. ağırdan almak
take in v. anlamak
take precedence of v. üstün olmak
take refuge in v. iltica etmek
take heart v. cesaret almak
take into account v. nazara almak
take one's vacation v. iznini kullanmak
take someone to one side v. birini bir yana çekmek
not to take any notice v. dikkate almamak
take a short break v. nefes almak
take one's time on v. bir iş için istediği kadar zaman harcamak
take advantage of v. faydalanmak
take something in v. bir şeyi anlamak
take chances v. kendini riske atmak
take up v. kaldırmak
take someone at his word v. birine inanmak
take hold of v. tutmak
take offence at v. gocunmak
take somebody up short v. sözünü kesmek
take a bath v. banyo almak
take note of v. önem vermek
take into v. getirmek
take somebody's advice v. tavsiye almak
take down v. yazmak
take up v. spor aktivitesine başlamak
take up v. kaplamak
take shape v. bir şeyin çizgileri belli olmaya başlamak
take something for granted v. bir şeyi bir hak gibi görmek
take an interest in v. ilgi göstermek
take fire v. alevlenmek
take one's medicine v. çekmek
take apart v. koparmak
take an example by v. taklit etmek
take somebody's pulse v. nabzına bakmak
take a breath v. soluk almak
take wing v. tüymek
take to one's heels v. tabanları yağlamak
take an oath v. ahdetmek
take a shine to v. birine tutulmak
take something to heart v. ağırına gitmek
take the helm v. yönetimi üstlenmek
take an examination in v. imtihan olmak
take it kindly v. hoşuna gitmek
take into one's service v. yanına almak
take someone over v. birini tekeline almak
take away v. çıkarmak (matematik)
take a picture v. resim çekmek
take something off v. mola vermek
take on v. benzemek
take it for granted v. bir şeyi sorgusuz sualsiz kabul etmek
take a step v. adım atmak
take chances v. riski göze almak
take an example by v. örnek almak
take after v. çekmek
take statements v. ifade almak
take exception to v. kabul etmemek
take somebody for a walk v. yürüyüşe çıkarmak
take stock v. hesaplamak
take leave v. veda etmek
take somebody's blood pressure v. tansiyonunu ölçmek
take notice v. farkına varmak
take somebody seriously v. kaale almak
take stock of v. kendisini değerlendirmek
take into consideration v. düşünmek
take up seriously v. benimsemek
take away v. uzaklaştırmak
take for a walk v. dolaştırmak
take someone aback v. birini çok şaşırtmak
take somebody unawares v. gafil avlamak
take sick v. hastalanmak
take to v. gitmek
take somebody's arm v. koluna girmek
take an interest v. alaka göstermek
not take offense v. kusura bakmamak
take the law into one's own hands v. hakkını kendi eliyle almak
take something up v. merak sarmak
take an active role in v. aktif rol üstlenmek
take drugs v. uyuşturucu kullanmak
take kindly to v. ısınmak
take something down v. kaydetmek
take possession v. ele geçirmek
take off v. götürmek
take something off v. kaldırmak (oyunu/bir taşıtın seferini/vergiyi/sınırlamayı)
take wing v. sıvışmak
take forward v. ilerletmek
take pot luck v. razı olmak
take someone up on her offer v. birinin teklifini kabul etmek
take off v. palamarı çözmek
take off v. hareket etmek
take a swing v. sallanmak
take the helm of v. kontrolü ele geçirmek
take root v. kökleşmek
take action v. el koymak
take the place of v. yerini almak
take on v. benimsemek
take to v. kanı kaynamak
take a vow v. yemin etmek
take a look v. bakmak
take turns v. keşikleşe yapmak
take care v. özen göstermek
take the road v. yola çıkmak
take on v. edinmek
take an order v. birinden emir almak
take something over v. devralmak
take to heart v. içlenmek
take a heavy toll v. bir şeye çok zarar vermek
take upon oneself v. üstlenmek
take as an example v. pay biçmek
take it personally v. üzerine alınmak
take an examination v. imtihana girmek
take sight v. nişan almak
take a trip v. seyahate gitmek
take turns at something v. sırayla yapmak
take long v. uzun sürmek
take a bend v. virajı dönmek
take a stand v. durum almak
take orders v. direktif almak
take a trip v. yolculuk etmek
take stock of v. enine boyuna düşünmek
take the air v. dışarıya çıkmak
take something lying down v. bir şeyi alttan almak
take up the slack v. azaltmak
take pride in v. ile iftihar etmek
take stock of v. sayım yapmak
take one's revenge v. öcünü almak
take away weapons v. silah bırakmak
take a look at v. bakmak
take to v. götürmek
take something out v. bir şeyi bir yerden çıkarmak
take effect v. etkisini göstermek
take care of v. halletmek (bir meseleyi)
take one's life into one's hands v. kelleyi koltuğa almak
take a census v. sayım yapmak
take over v. yönetimi ele almak
take photos v. fotoğraf çekmek
take the edge off v. körletmek
take time off v. izne çıkmak
be quick to take advantage of an opportunity v. açıkgözlük etmek
take visa v. vize almak
take stock of v. envanter yapmak
take someone's place v. yerini doldurmak (birinin)
take someone unawares v. birini gafil avlamak
take advantage of v. istismar etmek
take form v. şekil almak
take one's hat off to somebody v. şapka çıkarmak
take shelter v. siper almak
take in charge v. yüklenmek
take a nap v. şekerleme yapmak
take possession of something v. ele geçirmek
refuse to take v. almamazlık etmek
take something on v. üstüne almak
take someone for granted v. birinin varlığını kendisine verilmiş bir hak gibi görmek
take up the gauntlet v. meydan okuyanın çağrısını kabul etmek
take fright v. ürkmek
take pains v. itina etmek
take a fancy to v. hoşlanmaya başlamak
take something under one's arm v. koltuklamak
take a stand v. bir görüşü benimseyip savunmak
take shape v. esas şeklini almak
take pleasure v. hoşuna gitmek
take walk for a walk v. gezdirmek
take care of oneself v. sakınmak
take a mould of v. kalıbını almak
take the words out of somebody's mouth v. lafı ağzından almak
take service with v. hizmetine girmek
take for v. sanmak
cause to take off v. havalandırmak
take somebody hostage v. rehine almak
take somebody in charge v. tutuklamak
take amiss v. yanlış anlamak
take over v. yönetimi üstlenmek
take on v. karşılaşmak (biriyle/bir takımla)
take along v. beraberinde götürmek
take delivery of v. teslim almak
take breath away v. soluğunu kesmek
take care of v. karşılamak
take heed of v. önemsemek
take offense v. darılmak
not to take into account v. saymamak
take the offensive v. taarruza geçmek
take a load off one's mind v. endişesini gidermek
take refuge v. sığınmak
take on one's lap v. kucağına almak
take a devious route v. arka yollardan dolanarak gitmek
take over v. yerine geçmek (başkasının/başka bir şeyin)
take over v. benimsemek
take up v. yapmaya başlamak
take a trip v. seyahate çıkmak
take to pieces v. parçalamak
cause to take out v. çıkartmak
take prisoner v. esir almak
take vaccination v. aşı tutmak
take one's choice v. istediğini seçmek
take for a walk v. yürüyüş yapmak
take someone in v. birini içeriye götürmek
take someone's advice v. birinin sözünü dinlemek
take action v. bir harekette bulunmak
take someone's place v. birinin yerini işgal etmek
take the liberty to do v. cüret etmek
take something in v. daraltmak
take alarm v. irkilmek
take the edge off v. azaltmak (öfke vb'ni)
take to one's bed v. yatağa düşmek
take as an example v. örnek almak
take an interest in v. alaka göstermek
take into account v. düşünmek
take lessons from v. ders çıkarmak
take up v. meşgul olmak
take care of somebody v. icabına bakmak
take down v. aşağıya indirmek
take flight v. kaçmak
take somebody for a fool v. budala yerine koymak
take objection to v. itiraz etmek
take pictures v. fotoğraf çekmek
take up v. giysi daraltmak
take to hospital v. hastaneye kaldırmak
take in charge v. üstlenmek
take shape v. biçim almak
take pains v. zahmet etmek
take someone's word for it v. birinin sözüne inanmak
take the bit between one's teeth v. gemi azıya almak
take over for someone v. birinin yerine bakmak
take responsibility v. sorumluluk almak
take one's time v. acele etmemek
take trouble v. zahmet etmek
take it normally v. normal karşılamak
take advantage of v. fırsat bilmek
take sides with somebody v. tarafını tutmak
take a bribe v. irtikap etmek
take wing v. kanatlanmak
take cover v. gizlenmek
take up v. giysiyi kısaltmak
take an order v. birinden sipariş almak
take an aversion to v. hoşlanmamak
take shelter v. sığınmak
take a chance on v. şans tanımak
take trouble v. zahmete katlanmak
take each other by the hand v. el ele tutuşmak
take exception to v. için gücenmek
take the part of v. taraf çıkmak
take someone in v. kapsamak (birini)
take somebody for v. yerine koymak
take hold of v. kavramak
take revenge v. acısını çıkarmak
take the bait v. oltaya gelmek
take courage v. cesaret almak
take root v. kök salmak
take an active role in v. aktif rol oynamak
take stock v. stok kayıtlarını kontrol etmek
take the liberty of doing something v. izin istemeden bir şeyi yapmak
take advantage of v. nemalanmak
take something to heart v. bir şeyi ciddiye almak
take on v. oynamak (biriyle/bir takımla)
take one's chance v. şansını denemek
take apart v. parçalara ayırmak
take stock of v. değerlendirmek (durumu/kendini)
take a chance on someone v. birisine şans vermek
take an examination in v. imtihana girmek
take down v. almak
take someone in v. birini tutuklamak
take out after v. kovalamaya başlamak
take a pride in v. iftihar etmek
take aim at v. hedeflemek
take turns v. nöbetleşmek
take in a reef v. camadan vurmak
not to take over the duty v. üstünden atmak
take a bribe v. rüşvet yemek
take stock v. sayım yapmak
take liberties with v. saygısızlık etmek
take revenge on v. öç almak
take off v. kalkmak
take turns v. sıra ile yapmak
take on v. işe almak
take the lead v. önayak olmak
take something up with v. bir meseleyi konuşmak (birisiyle)
take a shine to somebody v. ısınmak
take in v. içeri almak
take on one's back v. sırtlamak
take off one's shoes v. ayyakkabı çıkarmak
take control v. başa geçmek
take care v. gözetmek
take after v. izinden yürü
take a chance on v. riskli bile olsa birşeyi denemek
take tow v. sürüklenmek
take out v. çıkmak
take revenge on somebody v. öç almak
take a close interest in v. yakından ilgilenmek
take stock of v. tahmin etmek
take lessons from v. ders almak
take offence v. gücenmek
take to v. hoşlanmaya başlamak
have one's curse take effect v. ahı tutmak
take one's bearings v. yönünü saptamak
take the risk v. riske girmek
take someone by surprise v. baskın yaparak birini yakalamak
take care of v. dikkat etmek
take the piss v. kafaya almak
take pity on v. merhamet etmek
take unawares v. düşünmeden almak
take due precautions v. gerekli önlemleri almak
take a vacation v. tatil yapmak
take liberties with v. laubalileşmek
take a position v. bir taraf seçmek (bir tartışmada vb)
take pleasure v. zevk almak
take pleasure v. haz almak
take something for granted v. otomatik olarak bir şeyin belirli bir şekilde olduğunu düşünmek
take the minutes down v. tutanak tutmak
take away v. götürmek
take exception to v. itiraz etmek
take a stand v. fikrini söylemek
take revenge on v. hıncını almak
take to one's heels v. pırlamak
take turn v. nöbeti almak
take somebody's life v. öldürmek
take no account of v. saymamak
take over v. egemen olmak
take the stage v. ilgiyi üzerine çekmek
take sample v. numune almak
take the trouble to do something v. zahmet edip bir şey yapmak
take shape v. esas şeklini almaya başlamak
take someone's breath away v. insanın nefesini kesmek
take the piss out of somebody v. makaraya sarmak
take a short cut v. kestirmeden gitmek
take heart v. cesaret bulmak
take the first step v. ilk adımı atmak
take one's way v. gitmek
take on one's back v. arkalamak
take a sounding v. ağız aramak
take time v. vaktini almak
take refuge in v. kapağı atmak
take heed of v. kulak vermek
take the stump v. seçim propagandası yapmak
take no notice v. umursamamak
take something hard v. bir şeye pek çok üzülmek
take a poll v. anket düzenlemek
take something up v. sıvıyı emmek
take the blame v. suçu üstlenmek
take after v. biri gibi davranmak
take captive v. esir almak
take up the slack v. halatın boşunu almak
take turns v. bir şeyi sırayla yapmak
take steps v. girişimlerde bulunmak
take chances v. riske girmek
take (someone's) livelihood away v. ekmeğini elinden almak
take an aversion to v. sevmemek
take up the slack v. halatı boşaltmak
take hold of v. elle tutmak
take on v. yarışmak (biriyle/bir takımla)
take a shine to v. birinden hoşlanmak
take a bite of something v. bir şeyden bir ısırık almak
take the initiative v. inisiyatifini kullanmak
take a risk v. göze almak
take note of v. dikkat etmek
take something seriously v. kaale almak
take the law into one's own hands v. intikamını almak
take down the shutters v. kepenkleri indirmek
take in one's arms v. kucaklamak
take into account v. hesaplamak
take prisoner v. tutuklamak
take a message v. not almak
take a share in v. katılmak
take french leave v. sıvışmak
take objection to v. reddetmek
take a turn for the worse v. işler kötüye gitmeye başlamak
take one's medicine v. hak ettiği cezaya boyun eğmek
take risks v. kendini tehlikeye atmak
take a bath v. banyo yapmak
take into consideration v. göz önünde bulundurmak
decide to take the plunge v. bir şeyi yapmaya karar vermek
take notice of v. umursamak
take place v. vuku bulmak
take on water v. su almak (tekne)
take off v. uçağın havalanması
take root v. köklenmek
take a shine to somebody v. kanı kaynamak
take pains with v. emek vermek
take over the management v. yönetimi devralmak
let take out v. çıkartmak
take somebody to the police station v. karakola çekmek
take someone by surprise v. birini gafil avlamak
take somebody's place v. yerine geçmek
take ill v. yatağa düşmek
take steps v. tedbir almak
take on v. tutunmak
take a lot of nerve v. yürek istemek
take a short cut v. keseden gitmek
take a shine to v. birine çarpılmak
take someone down a peg v. bir kimseyi küçük düşürmek
take someone's time v. birinin vaktini almak
take away from v. ayırmak (başka birinden/başka bir yerden)
take from v. çıkarmak
take effect v. tutmak
take the edge off v. kaçırmak (keyfi)
take the lead in v. önayak olmak
take home v. eve almak
take off v. çıkarmak (elbise vb)
take along v. yanına almak
take a look at v. göz atmak
take down the shutters v. kepenk kapatmak
take opium v. afyon yutmak
take courage from v. cesaret almak
take something out of v. bir şeyi bir yerden çıkarmak
take the shortcut v. kestirmeden gitmek
take into account v. göz önünde tutmak
take the stage v. sahne almak
take heed v. dikkat etmek
take control v. yönetimi ele geçirmek
take an interest in v. alaka duymak
take a chance v. rizikoyu göze almak
take a chance v. denemek
take someone in v. birini karakola götürmek (polis)
take a photograph v. resim çekmek
take a census v. sayımlamak
take aim v. nişan almak
take the initiative v. önayak olmak
take seriously v. ciddiye almak
take pains v. çok uğraşmak
take kindly to v. memnuniyetle karşılamak
take a rest v. dinlenmek
take a fixed form v. kalıplaşmak
take off v. üstünden elbise çıkarmak
take somebody under one's protection v. kanat germek
take a hard line with v. sert davranmak
take a dislike to v. soğumak
take an interest in v. ile ilgilenmek
take a spill v. atın sırtından düşmek
take its source from v. kaynaklanmak
take after v. benzemek
take away v. ortadan kaldırmak
take by surprise v. baskın yapmak
take down the shutters v. kepenk indirmek
take the lead v. yönetimi ele almak
take form v. şekillenmek
take minutes v. zabıt tutmak
take on v. almak (taşıt kargoyu/yolcuyu)
take account of v. hesaba katmak
take a journey v. yolculuk etmek
take the lead v. başa geçmek
take one's picture v. fotoğrafını almak
take pains v. çok zahmete girmek
take part v. yer almak
take leave of one's senses v. delirmek
take in marriage v. almak
take kindly to v. hoşlanmak
take a look at v. bir bakmak
take down v. aşağı götürmek
take sides v. taraf tutmak
take a vote of confidence v. güvenoyu için oylama yapmak
take someone off v. bir yere götürmek
take in money v. para tahsil etmek
take hold of v. etkisi altına almak
take to v. başlamak (bir şeyi yapmaya)
take issue with v. itiraz etmek
take a pride in v. gurur duymak
take heed of v. dikkat etmek
take the bull by the horns v. bir işe cesaretle girişmek
take somebody for a ride v. yamuk yapmak
take account of v. dikkate almak
take offense v. alınmak
take a turn for the worse v. hasta kötüleşmek
take precedence of v. önce davranmak
take offense v. gücenmek