peal - Turc Anglais Dictionnaire

peal

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

peal — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /piːl/ – BrE /piːl/)
Partie du discours:
İsim: peal (peals)
Synonymes:
ringing, clangor
Antonymes:
silence, hush

Sens de "peal" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 29 résultat(s)

Anglais Turc
General
peal n. gürleme
The sudden peal of thunder left no time to cover our ears.
Aniden duyulan gök gürlemesi kulaklarımızı kapatmamıza bile fırsat bırakmadı.

More Sentences
peal n. gürültü
We heard a peal of laughter.
Bir kahkaha gürültüsü duyduk.

More Sentences
peal n. çan sesi
A peal of church bells rang out in the distance.
Uzaklardan kilise çanlarının sesi duyuluyordu.

More Sentences
peal v. yankılanmak
His voice pealed out from the next room.
Sesi yan odada yankılanıyordu.

More Sentences
peal v. çınlamak
The church's bell started to peal.
Kilise çanı çınlamaya başladı.

More Sentences
peal n. çan takımı
peal n. yüksek ve devamlı ses
peal n. top gümbürtüsü gibi ses
peal n. gök gürlemesi gibi ses
peal n. çan sesleri
peal n. çan çınlaması
peal n. yedi çanın çıkardığı ses
peal n. yedi çanlık çınlama
peal n. kısa çan performansı
peal n. çanın kısa süreli çalması
peal n. (çanlar) art arda ahenkle çalınma
peal v. çan çalmak
peal v. çalmak (çan)
peal v. çanların birlikte çalması
peal v. birkaç çanın birlikte çalınması
peal v. çanları çalmak
peal v. çalınmak (çan)
peal v. birkaç çanın art arda çalınması
peal v. tınlamak
peal v. gürültü yapmak
peal v. yüksek ses çıkarmak
peal v. eko yapmak
peal v. aksetmek
peal N. gürültülü ses dizisi

Sens de "peal" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 18 résultat(s)

Anglais Turc
General
peal of bells n. zil takımı
peal of bells n. zil seti
peal out v. çanları çalmak
peal out v. yüksek sesle gülmek
peal [dialect] [uk] v. dökmek
peal [dialect] [uk] v. fışkırmak
peal [dialect] [uk] v. seslenmek
peal [dialect] [uk] v. dökülmek
peal [dialect] [uk] v. ilgisini çekmek
peal [dialect] [uk] v. başvurmak
peal [obsolete] v. (kulak) gürültüye maruz kalmak
peal [dialect] [uk] v. dışarı taşmak
peal [obsolete] v. (kulağında) çınlamak
peal [obsolete] v. yankılamak
Marine Biology
peal [british] n. yavru atlantik somonu
salmon peal n. ilk dönen
salmon peal n. kışı denizde geçirdikten sonra tatlı suya dönen yavru somon
Music
ring a peal v. çan müziğinde çeşitli değişiklikler yapmak