lash - Turc Anglais Dictionnaire

lash

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lash — Definition

Prononciation (IPA):
(AmE /læʃ/ – BrE /læʃ/)
Partie du discours:
İsim: lash (lashes); Fiil: lash (lashes – lashed – lashing)
Synonymes:
whip, strike
Antonymes:
caress, soothe

Sens de "lash" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 66 résultat(s)

Anglais Turc
General
lash n. kirpik
She brushed her lashes with a special brush.
Kirpiklerini özel bir fırçayla taradı.

More Sentences
lash n. kırbaçlama
The slaves were given ten lashes for not finishing the structure.
Yapıyı tamamlayamayan köleler 10'ar kırbaç yedi.

More Sentences
lash n. darbe
The scorpion killed its prey with a lash of its tail.
Akrep, bir kuyruk darbesiyle avını öldürdü.

More Sentences
lash n. darbe
The scorpion killed its prey with a lash of its tail.
Akrep, bir kuyruk darbesiyle avını öldürdü.

More Sentences
lash n. kırbacın veya kamçının ucundaki nesne
The lash of the whip created a deep scar on his back.
Kırbacın ucu sırtında derin bir yara açtı.

More Sentences
lash v. çarpmak
The waves were lashing the body of the ship.
Dalgalar geminin gövdesine çarpıyordu.

More Sentences
lash v. kırbaçlamak
The cruel man lashed the slaves.
Zalim adam işçileri kırbaçladı.

More Sentences
lash v. bağlamak
The ship-boy lashed the boat to the dock.
Miço tekneyi iskeleye bağladı.

More Sentences
lash v. sallamak
The horse was lashing its tail to get rid of flies.
At, sineklerden kurtulmak için kuyruğunu sertçe sallıyordu.

More Sentences
lash v. eleştirmek
The newspapers harshly lashed the president's domestic policy.
Gazeteler, başkanın içişleri politikasını acımasızca eleştirdi.

More Sentences
lash v. sallamak
The horse was lashing its tail to get rid of flies.
At, sineklerden kurtulmak için kuyruğunu sertçe sallıyordu.

More Sentences
lash v. eleştirmek
The newspapers harshly lashed the president's domestic policy.
Gazeteler, başkanın içişleri politikasını acımasızca eleştirdi.

More Sentences
Medical
lash n. kirpik
She brushed her lashes with a special brush.
Kirpiklerini özel bir fırçayla taradı.

More Sentences
General
lash n. azarlama
lash n. acı söz
lash n. çarpma
lash n. kamçı ucu
lash n. kamçı darbesi
lash n. vuruş
lash n. vurma
lash n. kamçı
lash n. kırbaç darbesi
lash n. ani/hızlı hareket
lash n. kamçılama
lash n. hakaret
lash n. dayak cezası
lash n. kırbacın veya kamçının ucundaki esnek kısım
lash v. şiddetle çarpmak (dalga)
lash v. azarlamak
lash v. kamçı ile vurmak
lash v. taşlamak
lash v. kamçılamak
lash v. ip ile bağlamak
lash v. ayıplamak
lash v. vurmak
lash v. bardaktan boşanırcasına yağmak
lash v. kışkırtmak
lash v. çatmak
lash v. hicvetmek
lash v. kınamak
lash v. yermek
lash v. dövmek
lash v. sözle veya yazıyla saldırmak
lash v. kamçı çalmak
lash v. galeyana getirmek
lash v. kışkırtmak
lash v. tüymek
lash v. savuşmak
lash v. hızla hareket etmek
lash v. şiddetle hareket etmek
lash v. yer değiştirmek
lash v. sertçe vurmak
lash adj. yumuşak
lash adj. sulak
lash adj. ıslak
lash adj. sarhoş
Technical
lash n. kamçı ucu
lash n. kamçı vuruşu
lash n. birbirine bitişik olan hareketli aksamların arasındaki boşluk, gevşeklik veya oynama payı
lash n. bir cihazın çalışmaya başlaması veya düzensiz bir şekilde hareket etmesi ile, hareketli aksamlarının arasındaki boşluk veya gevşeklik kaynaklı ortaya çıkan gıcırtılı ses veya sarsıntı
Textile
lash n. (halı dokumada) bir figür oluşturmak için aynı anda çekilmesi gereken ip grubu
Automotive
lash n. boşluk
Marine
lash v. palamarlamak
lash v. palamarla bağlamak
lash v. façina etmek
lash v. façuna etmek

Sens de "lash" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
eye lash n. kirpik
lash-up n. geçici düzenleme
lash comb n. kirpik tarağı
lash brush n. kirpik fırçası
false lash n. takma kirpik
lash down v. bağlamak
lash into a fury v. öfkelendirmek
lash out at v. sert ve ani çıkış yapmak
lash someone into a fury v. birini galeyana getirmek
lash out on v. saçmak
lash out v. saldırmak
lash somebody v. kamçılamak
lash oneself into a fury v. öfkelenmek
lash off an employee temporarily v. açığa almak
lash oneself into a fury v. kudurmak
lash together v. iple birbirine bağlamak
lash into v. saldırmak
lash out on v. çok harcamak
tongue-lash v. azarlamak
tongue-lash v. haşlamak
lash (out) [uk] v. sorumsuzca para harcamak
lash (out) [uk] v. çok harcamak
lash-like adj. kamçılı
lash-like adj. kamçıya benzeyen
lash [ireland] adj. olağanüstü
lash [ireland] adj. harika
lash-like adj. kırbaca benzeyen
Phrasals
lash someone to something v. birini bir yere bağlamak
lash something together v. bir şeyleri birbirine bağlamak
lash out at somebody v. birini eleştirmek
lash against something v. (dalga v) (kıyıya/sahile) sertçe vurmak
lash out at somebody v. birine sözle saldırmak
lash down on v. (yağmur) üzerine boşalmak/yağmak
lash at someone v. birini eşek sudan gelinceye kadar dövmek
lash something about v. şiddetle/hızla sarsmak/sallamak
lash out v. (ani ve sert) tepki göstermek/vermek
lash around v. sallanmak
lash around v. sallamak
lash around v. sallanıp durmak
lash around v. sallayıp durmak
lash around v. sendelemek
lash around v. sağa sola yalpalamak
lash back (at someone) v. (birine) sözle veya şiddetle karşılık vermek
lash back at someone v. birine karşı saldırıya geçmek
lash back at someone v. birine sözle veya şiddetle karşılık vermek
lash back (at someone) v. (birine) karşı misilleme yapmak
lash back (at someone) v. (birine) aynı şiddette cevap vermek
lash back (at someone) v. (birine) karşı saldırıya geçmek
lash back at someone v. birine aynı şiddette cevap vermek
lash back at someone v. birine karşı misilleme yapmak
lash back (at someone or something) v. evlenip çocuk sahibi olmayı kadının görevi olarak görmek
lash back (at someone or something) v. yatıp vatanı için yaptığını düşünmek
lash back (at someone or something) v. istemediği bir cinsel ilişkiye güzel şeyler hayal ederek katlanmak
lash back (at someone or something) v. istemediği bir işe güzel şeyler hayal ederek katlanmak
lash back (at someone or something) v. dişinin doldurulmasına başka şeyler düşünerek dayanmak
lash together v. paldır küldür bir araya getirmek
lash together v. iki şeyi/kişiyi birbirine bağlamak
lash together v. uyduruvermek
lash together v. acilen bir şeyler toparlamak
lash together v. uyduruk kaydırık iş yapmak
lash together v. apar topar oluşturmak/yaratmak
lash into something v. bir şeyi hapır hupur yemek
lash into something v. bir şeye aç gözlü bir şekilde saldırmak
lash into something v. bir yemeğe saldırmak
lash into something v. bir şeyi iştahla yemek
lash out v. (at) çifte atmak
lash about v. '-i sallayıp durmak
lash back v. şiddetle karşılık vermek
lash down on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine yağmur boşalmak/yağmak
lash about v. '-i şiddetle dalgalandırmak
lash against v. '-i dövmek
lash against v. '-e sertçe vurmak
lash up v. alelacele inşa etmek
lash about v. '-i şiddetle savurmak
lash back v. karşı saldırıya geçmek
lash at (someone or something) v. (birine/bir şeye) sert şekilde çıkışmak
lash about v. '-i şiddetle sallamak
lash up v. (-e) bağlamak/tutturmak
lash about v. kontrolden çıkmış şekilde sağa sola savrulmak
lash against v. '-e şiddetle çarptırmak
lash at v. '-e şiddetle çarpmak/vurmak
lash up v. (-e) asmak
lash out at (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) aniden üstüne atlamak/saldırmak
lash at v. '-e kırbaçlarcasına çarpmak/vurmak
lash into (someone) v. gömülüp/saldırıp yemeye başlamak
lash back v. aynı şiddette cevap vermek
lash about v. şiddetle/kontrolden çıkmış şekilde sallanmak
lash down on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine yağmur indirmek
lash at (someone or something) v. (birine/bir şeye) kırbaçlarcasına çarpmak/vurmak
lash at (someone or something) v. (birine/bir şeye) şiddetle çarpmak/vurmak
lash to v. -e bağlamak
lash about v. '-e hızla vurup durmak
lash into (someone or something) v. (birine/bir şeye) sözlü veya fiziksel olarak saldırmak
lash out at (someone or something) v. (birine/bir şeye) bir anda parlamak/patlamak
lash at v. '-e sert tepki göstermek
lash against v. sallayıp vurdurmak
lash at v. '-e kızmak
lash out against (someone or something) v. (biri/bir şey) karşısında sert ve ani çıkış yapmak
lash out at (someone or something) v. (biri/bir şey) karşısında sert ve ani çıkış yapmak
lash against v. '-e hızla vurup durmak
lash out against (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstüne atlamak/saldırmak
lash up v. yapıvermek
lash at v. -e hızla çarpmak/vurmak
lash against v. -e şiddetle vurmasına neden olmak
lash at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) fırçalamak
lash up v. acilen yapıvermek
lash down on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine bardaktan boşanırcasına yağmur yağmak
lash into (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine saldırmak
lash at (someone or something) v. (birine/bir şeye) hızla çarpmak/vurmak
lash (someone, something, or oneself) to (something) v. (birini/bir şeyi/kendini bir şeye) bağlamak
lash about v. '-i kamçılamak
lash into (someone) v. (bir yemeğe) gömülmek/saldırmak
lash at v. '-i fırçalamak
lash up v. dikivermek
lash out at (someone or something) v. (birine/bir şeye) (ani ve sert) tepki göstermek/vermek
lash against v. -i kamçılamak
lash (someone, something, or oneself) to (something) v. (birini/bir şeyi/kendini bir yere) sabitlemek
lash at v. '-i azarlamak/paylamak
lash at v. '-i kırbaçlamak
lash at (someone or something) v. (birine/bir şeye) kızmak
lash out against (someone or something) v. (birine/bir şeye) (ani ve sert) tepki göstermek/vermek
lash out against (someone or something) v. (birine/bir şeye) saldırmak
lash about v. -e kamçıyla vurmak
lash back v. misilleme yapmak
lash at v. '-e sert şekilde çıkışmak
lash down on (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine şiddetli yağmur yağmak
lash up v. kuruvermek
lash about v. sağa sola yalpalamak
lash at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) kırbaçlamak
lash up v. acele şekilde kuruvermek
lash out against (someone or something) v. (birine/bir şeye) bir anda parlamak/patlamak
lash at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) azarlamak/paylamak
lash out at (someone or something) v. (birine/bir şeye) aniden saldırmak
lash at (someone or something) v. (birine/bir şeye) sert tepki göstermek
lash up v. yüksekteki bir şeye bağlamak
Idioms
a lash of scorpions n. akrep kuyruğu kırbacı
a lash of scorpions n. büyük ceza
a lash of scorpions n. canına okunma
lash down v. bardaktan boşanırcasına yağmak
have a lash at (something) v. (bir şeyi yapmaya) ilk kez girişmek/kalkışmak
have a lash at (something) v. (bir şeyi) ilk kez denemek
have a lash at (something) v. (bir şeyi yapmaya) ilk kez teşebbüs etmek
have a lash at v. -i denemek
have a lash at v. '-e girişmek/kalkışmak
have a lash at v. '-e teşebbüs etmek
have a lash at v. '-i ilk kez denemek
Technical
valve lash adjuster n. supap boşluğu ayarlayıcısı
automatic lash adjuster n. otomatik klerens ayarlayıcısı
mechanical lash adjuster n. mekanik klerens ayarlayıcısı
hydraulic lash adjuster n. hidrolik klerens ayarlayıcısı