reserved - Turc Anglais Dictionnaire

reserved

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

reserved — Definition

Signification:
çekingen, ayrılmış
Prononciation (IPA):
(AmE /rɪˈzɜːrvd/ – BrE /rɪˈzɜːvd/)
Partie du discours:
Sıfat: reserved
Synonymes:
restrained, booked
Antonymes:
open

Sens de "reserved" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 27 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
reserved adj. rezerve
Is that table reserved?
O masa rezerve mi?

More Sentences
reserved adj. ayrılmış
Substantial funds are reserved for social and environmental projects in medium income OCTs.
Orta gelirli Denizaşırı Ülkeler ve Bölgelerde sosyal ve çevresel projeler için önemli miktarda fon ayrılmıştır.

More Sentences
General
reserved adj. içine kapanık
Tom is reserved, isn't he?
Tom içine kapanık biri, değil mi?

More Sentences
reserved adj. rezerve edilmiş
Guided tours should be reserved at least two months before a planned visit.
Rehberli turlar, planlanan ziyaretten en az iki ay önce rezerve edilmelidir.

More Sentences
reserved adj. çekingen
She is much more reserved than anyone I know.
Tanıdığım herkesten çok daha çekingen.

More Sentences
reserved adj. ayrılan
The monies reserved for accession are being distributed over far more candidate countries than was originally planned.
Katılım için ayrılan paralar başlangıçta planlanandan çok daha fazla aday ülkeye dağıtılmaktadır.

More Sentences
reserved adj. ayırtılmış
All the seats are reserved.
Tüm koltuklar ayırtılmış.

More Sentences
Technical
reserved adj. ayrılmış
Substantial funds are reserved for social and environmental projects in medium income OCTs.
Orta gelirli Denizaşırı Ülkeler ve Bölgelerde sosyal ve çevresel projeler için önemli miktarda fon ayrılmıştır.

More Sentences
General
reserved adj. sessiz
reserved adj. müşteri için ayırtılmış
reserved adj. (birine) ayrılmış
reserved adj. saklı
reserved adj. samimiyetsiz
reserved adj. vakur
reserved adj. tutulmuş
reserved adj. ağzı sıkı
reserved adj. saklanılmış
reserved adj. sıkılgan
reserved adj. ağzı kenetli
reserved adj. yedek
reserved adj. ketum
reserved adj. saklanmış
reserved adj. mesafeli (davranış)
reserved adj. ağzı kapalı
Politics
reserved adj. bölge meclisinden ziyade ulusal parlamentonun sorumluluk ve yetki alanına giren (mesele)
Computer
reserved expr. mahfuzdur
Dyeing
reserved adj. bazı alanları orijinal yüzeyi veya fon ile aynı renkte bırakılmış

Sens de "reserved" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 64 résultat(s)

Anglais Turc
General
the portion of a house reserved for men n. selamlık
reserved parking space n. ayrılmış araç park yeri
reserved characters n. içe dönük karakterler
reserved for adj. mahsus
Colloquial
some rights reserved expr. bazı hakları saklıdır
Trade/Economic
reserved surplus n. dağıtılmamış karlar
reserved surplus n. özel yedek akçe
reserved surplus n. ayrılmış kar
reserved surplus n. ayrılmış sermaye
reserved price n. önceden belirlenmiş asgari fiyat
reserved import quota n. tahsisli ithalat kotası
reserved import quota n. tahsisli kota
all rights are reserved expr. tüm hakları saklıdır
all rights reserved expr. tüm hakları saklıdır
all rights reserved expr. her hakkı saklıdır
all rights reserved expr. her hakkı mahfuzdur
all rights reserved expr. bütün hakları korunmuştur
all rights reserved expr. her hakkı saklı
Law
reserved rights n. saklı tutulan haklar
reserved portion n. saklı pay
reserved portion n. mahfuz hisse
keep reserved v. mahfuz tutmak
rights reserved adj. hakları saklı
no rights reserved expr. hiçbir hakkı saklı değildir
no rights reserved expr. hiçbir hakkı mahfuz değildir
Politics
reserved powers n. saklı yetkiler
Technical
all rights reserved n. tüm hakları korunmuştur
reserved word n. kullanımı yasak sözcük
reserved word n. ayrılmış sözcük
reserved word n. korunmuş sözcük
reserved word n. özel sözcük
Computer
space reserved n. ayrılan alan
reserved bytes n. ayrılan bayt
reserved space n. ayrılan alan
reserved word n. özel amaçlı sözcük
reserved error n. ayrılmış hata
reserved device n. ayrılmış aygıt
reserved memory n. ayrılan bellek
bytes reserved n. ayrılan bayt
reserved characters n. rezerve edilmiş karakterler
reserved client n. ayrılan istemci
reserved word n. ayrılmış sözcük
reserved word n. kullanımı yasak sözcük
not reserved adj. ayrılmamış
system reserved expr. sistem ayrıldı
all rights reserved expr. tüm hakları saklıdır
Informatics
all rights reserved expr. tüm hakları saklıdır
Telecom
reserved circuit service n. geçici devre hizmeti
Automotive
reserved for controller n. kontrollör için rezerve
reserved for generator/alternator n. jeneratör/alternatör için rezerve
Traffic
reserved route n. karayolu trafiğinde özel amaca tahsis edilmiş güzergah
Gastronomy
dining area reserved for families n. aileye mahsustur
Archaeology
reserved slip n. saklı astar
Military
reserved circuits programme n. yedek devre programı
reserved space n. yedek depolama sahası
reserved area n. sakıncalı bölge
reserved demolition target n. özel tahrip hedefi
reserved road n. özel yol
reserved route n. özel yol
reserved list [uk] n. olağanüstü durumda faal göreve çağrılabilecek olan emekli kara, deniz ve hava kuvvetleri subaylarının listesi
reserved occupation [uk] n. (britanya'da) savaş zamanı askere çağrılmayacakların dahil olduğu meslekler
reserved obstacles n. (bombalı operasyonlarda) komutanın infilak yetkisini kısıtladığı durumlar
reserved list n. açıktaki subaylardan olağanüstü durumda faal göreve çağrılabilecek olanlarının listesi
Ottoman Turkish
burial area reserved for special people especially in mosques or sufi lodges n. hazire