open - Turc Anglais Dictionnaire
Historique

open

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Sens de "open" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 61 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
open v. açılmak
open v. açmak
open adj. açık
open adj. açık (kapı)
General
open v. uyarmak
open v. açtırmak
open v. sermek
open v. yaymak
open v. zarfı açmak
open v. açmak (bavul)
open v. göstermek
open v. yarmak
open v. başlatmak
open v. çözülmek
open v. çözmek
open v. fora etmek
open v. bildirmek
open v. yarılmak
open v. genişletmek
open v. deşmek
open v. gevşetmek
open v. çatlamak
open v. açmak (kapı, pencere)
open v. gelişmek
open v. şişeyi açmak
open v. gevşemek
open v. paket açmak
open v. açmak (koli/paket vb)
open v. başlamak
open v. açmak
open v. vizyona girmek
open n. meydan
open adj. içten
open adj. ağaçsız
open adj. serbest
open adj. kapanmamış
open adj. çözülmemiş (sorun)
open adj. hazır
open adj. ferah
open adj. cömert
open adj. ödenmemiş (borç)
open adj. aleni
open adj. dürüst
open adj. uygun
open adj. meydanda olan
open adj. aşikar
open adj. karara bağlanmamış
open adj. geniş
open adj. açık
Trade/Economic
open açılış değeri
open açık
open açılmak
open açmak
Technical
open açıklık
Computer
open açık
open pencere boyutunu değiştirir
open açılış
open
Electric
open açık sargı
Math
open açık
Linguistics
open geniş

Sens de "open" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 500 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
open-ended adj. açık uçlu
open-ended adj. ucu açık
General
open abroad v. yurtdışına açılmak
open someone's eyes v. birinin gözünü açmak
open an account v. hesap açmak
throw open v. açmak
lay open v. kesip içini açmak
open one's eyes wide v. fal taşı gibi açmak
bring into the open v. açığa çıkarmak
held open v. açık tutmak
be left half open v. aralık kalmak
zipper something open v. bir şeyin fermuarını açmak
open in v. açılmak
open a case v. dava açmak
break open v. zorla açmak
lay open v. açıklamak
keep open v. açık tutmak
hold the phone line open v. hatta kalmak
keep one's eyes open v. tetikte olmak
set up on open market v. pazar kurmak
receive with open arms v. kucak açmak
be open to dispute v. tartışmaya açık olmak
be open to v. açık olmak (eleştirilere/yeni fikirlere vb)
open fire v. ateş açmak
bring into the open v. ortaya çıkarmak
prize something open v. bir şeyi manivela görevini gören bir şeyle açmak
rip something open v. bir şeyi yırtarak açmak
welcome someone with open arms v. birini çok sıcak bir şekilde karşılamak
leave the door open v. açık kapı bırakmak
open one's heart to v. kalbini açmak
leave open v. açık bırakmak
keep one's eyes open v. gözünü açmak
be open to dispute v. bir şey tartışılabilmek
open a bank account v. banka hesabı açmak
open letter of credit v. akreditif açtırmak
lay open v. açmak
open someone's eyes v. birini haberdar etmek
keep one's eyes open v. gözünü dört açmak
not to lay oneself open to criticism v. açık vermemek
make for open sea v. engine çıkmak
open out v. yaymak
open an account v. hesap açtırmak
open a shop v. dükkan açmak
come open v. açılmak
be wide open v. belermek
bring out into the open v. açığa çıkarmak
open up v. geliştirmek
open an era v. devir açmak
open up v. açılmak
open one's heart v. kalbini açmak
open one's ears v. kulağını açmak
steam something open v. bir şeyi buhara tutarak açmak
open a period v. çağ açmak
pry something open v. bir şeyi manivela görevini gören bir şeyle açmak
open out v. aralamak
open a road v. yol açmak
be left open v. açık kalmak
break open v. kırmak
throw open to v. açmak (bir yeri birine)
open out v. açmak
open up v. görüşmeye başlamak
open to traffic v. trafiğe açmak
open the session v. celseyi açmak
open one's heart v. içini boşaltmak
open a file v. dosya açmak
open a session v. oturumu açmak
open out v. açılmak
come into the open v. ortaya çıkmak
hold open v. açık tutmak
open a meeting v. oturumu açmak
open oneself v. açılmak
cause to open v. açılmasına neden olmak
open out v. serpilmek
tear something open v. bir şeyi yırtarak açmak
open up v. açmak
open one's eyes v. gözünü açmak
open out v. rahatlamak
open one's mouth v. ağzını açmak
open the ball v. başlatmak
open up v. deşmek
open someone's eyes v. birini uyarmak
welcome with open arms v. bağrına basmak
keep one's eyes open v. dikkatli olmak
open new horizons v. yeni ufuklar açmak
open (something/someplace) to tourism v. turizme açmak
open to foreign countries v. dışa açılmak
establish an open communication v. açık iletişim kurmak
open one's eyes to the world v. dünyaya gözünü açmak
open to disease v. hastalığa açık olmak
open a hospital v. hastane açmak
open a shop v. mağaza açmak
stay open v. açık kalmak
open to investment v. yatırıma açmak
open to settlement v. yerleşime açmak
open a bank account v. bankada hesap açmak
open up an opportunity v. olanak sağlamak
open a detailed investigation v. kapsamlı soruşturma başlatmak
open up one's house v. evini açmak
open the window v. pencere açmak
open the curtain v. perde açmak
open the door v. kapıyı açmak
leave something open v. açık unutmak
open up an opportunity v. fırsat sağlamak
leave something open v. açık bırakmak
open to visit v. ziyarete açmak
declare open the meeting v. toplantıyı açmak
open one's eyes to the world v. dünyaya gözlerini açmak
open something up for discussion v. tartışmaya açmak
open a stall v. tezgah açmak
open a booth v. tezgah açmak
open to public v. halka açmak
be open to interpretation v. yoruma açık olmak
be open to criticism v. eleştirilere açık olmak
forget something open v. açık unutmak
open one's doors v. kapılarını açmak
be open to cooperation v. işbirliğine açık olmak
open an umbrella v. şemsiye açmak
open a representative agency v. temsilcilik açmak
open to change v. değişime açık olmak
open up one's horizon v. ufkunu açmak
remain open v. açık olmak
open the curtain v. perdeyi açmak
open out v. sermek
open out v. daha rahat konuşmak
open up v. başlatmak
open up v. rahat konuşmak
open out v. gelişmek
open a stand v. stant açmak
open a booth v. stant açmak
open a can v. konserve açmak
open one's door to v. kapısını açmak
keep open house v. kapısı herkese açık davet vermek
open to sharing v. paylaşıma açmak
open to share v. paylaşıma açmak
fling open the shutter v. panjuru kaldırmak
fling open the shutter v. panjuru açmak
open the shutter v. panjuru açmak
open the shutter v. panjuru kaldırmak
open to worship v. ibadete açmak
open the door slightly v. kapıyı aralamak
open to traffic v. ulaşıma açmak
be open-mouthed with amazement v. parmak ısırmak
be open-mouthed with amazement v. parmağı ağzında kalmak
leave (someone) open-mouthed with astonishment v. parmak ısırtmak
half-open v. aralamak
half-open v. biraz açmak
open out on v. -e açılmak
throw open v. -i açıvermek
open onto v. -e açılmak
open into v. -e açılmak
open someone's eyes to v. bir konuda birini aydınlatmak
open up v. -e açmak
(house) have an open view v. (ev) önü açık olmak
keep one's option open v. kapıyı kapamamak
keep one's option open v. şansını açık bırakmak
be open to treachery v. ihanete açık olmak
be open to new ideas v. yeni fikirlere açık olmak
be open to new ideas v. yeniliklere açık olmak
crack open a watermelon v. karpuz çatlatmak
be open to dispute v. şüpheli olmak
be open to dispute v. su götürür olmak
be open to dispute v. farklı yorumlara açık olmak
be open to any suggestions v. önerilere açık olmak
be open to suggestion v. öneriye açık olmak
leave the door open v. kapıyı açık bırakmak
open up the subject v. konuyu açmak
open an investigation v. soruşturma açmak
open up horizon v. ufuk genişletmek
open up horizon v. ufuk açmak
open a topic v. konu açmak
open a subject v. konu açmak
be open for suggestions v. önerilere açık olmak
open the communication channels v. iletişim kanallarını açmak
open a new account v. yeni hesap açmak
be open to the opinions v. görüşlere açık olmak
launch/open a formal/official investigation v. resmi soruşturma başlatmak
launch/open a formal/official investigation v. resmi soruşturma açmak
split one's lip open v. dudağı patlamak
open dealership v. bayi açmak
open a clinic v. bir klinik açmak
open a sport shop v. spor mağazası açmak
keep the club open v. kulübü açık tutmak
be open to objection v. itiraza açık olmak
hold the door open v. kapıyı açık tutmak/bırakmak
open its leaf buds v. yapraklarını açmak
open its leaf buds v. tomurcuklarını açmak
open its leaf buds v. yaparaklanmak
open the door to see who it is v. kim olduğunu öğrenmek için kapıyı açmak
declare open season v. (av) sezonu/mevsimi açmak
open the borders v. sınırları açmak
open up new employment opportunities v. yeni iş sahaları yaratmak
open up new employment opportunities v. yeni iş sahaları açmak
be open-minded v. açık görüşlü olmak
open fire on the enemy v. düşmana ateş açmak
open into the living room v. oturma odasına açılmak
open out onto the terrace v. terasa açılmak
open out onto the terrace v. bahçeye açılmak
open up a casino v. kumarhane açmak
open a casino v. kumarhane açmak
fall down an open elevator shaft v. asansör boşluğuna düşmek
sleep with one eye open v. tek gözü açık uyumak
sleep with one eye open v. bir gözü açık uyumak
open up a clinic v. muayenehane açmak
open up a clinic v. klinik açmak
open a clinic v. muayenehane açmak
open a clinic v. klinik açmak
open a medical clinic v. muayenehane açmak
open a medical clinic v. klinik açmak
can't open one's eyes v. gözlerini açamamak
leave the door halfway open v. kapıyı aralık bırakmak
keep the door halfway open v. kapıyı aralık tutmak
remain open v. açık kalmak
drop open v. bilinçsizce/gayri ihtiyari açmak
open an order v. sipariş açmak
open one's gift v. hediyesini açmak
open a restaurant v. restoran açmak
open a school v. okul açmak
open the window v. pencereyi açmak
have a broad perspective/an open mind v. ufku geniş olmak
flip open v. baş parmağıyla açmak
open the door with a key v. kapıyı anahtarla açmak
open up a request v. talep açmak
open dialog v. diyalog açmak
open dialog v. diyalog başlatmak
open an umbrella indoors v. evde şemsiye açmak
open an umbrella in the house v. evde şemsiye açmak
open an umbrella in the house v. evin içinde şemsiye açmak
open an umbrella indoors v. kapalı yerde şemsiye açmak
open an umbrella in the house v. kapalı yerde şemsiye açmak
open an umbrella indoors v. evin içinde şemsiye açmak
stand open to new ideas v. yeni fikirlere açık olmak
stand open to new ideas v. yeni görüşlere açık olmak
open the box v. kutuyu açmak
cracked your head open v. başını yarmak
cracked your head open v. kafasını yarmak
open your hands v. ellerini açmak
be open v. içten olmak
open a cafe v. kafe açmak
pop open v. aniden açılmak
open trial n. açık duruşma
open door policy n. açık kapı politikası
open university n. açık üniversite
open condition n. açık önerme
open city n. açık şehir
open sea n. açık
the open n. açıklık
the open sea n. engin deniz
open sea n. alarga
open face sandwich n. tek dilim sandviç
open admission n. sınavsız geçiş
open vote n. açık oy
open session n. açık oturum
open country n. kırlık
open ticket n. açık bilet
open rates n. açık tarife
open air n. açık
being wide open n. apaçıklık
open space n. açık mekan
open shop n. sendikasız işçi çalıştıran kuruluş
open system n. açık düzge
open budget n. açık bütçe
open country n. sahra
open licence n. çerçeve ruhsatı
open circulatory system n. açık dolaşım sistemi
an open sore n. açık yara
an open secret n. herkesçe bilinen bir sır
open society n. açık toplum
open area n. açık alan
an open question n. çözümlenmemiş sorun
open die n. açık kalıp
open space n. alan
open space n. saha
the open season n. av sezonu
the open sea n. açık deniz
open vote n. açık oylama
open mind n. açık fikir
open window n. açık pencere
the open season n. av mevsimi
open skies n. açık semalar
open space n. meydan
the open n. açık yer
open public seminar n. halka açık seminer
open invitation n. açık davetiye
the open n. açık deniz
open sentence n. açık önerme
open caisson n. açık sandık
open competition n. açık rekabet
open space n. meydanlık
the open university n. açıköğretim
open wound n. açık yara
open door n. açık kapı
an open question n. çözülmemiş sorun
open sea n. açık deniz
open bidding n. açık artırma
open marriage n. açık evlilik
open air concert n. açık hava konseri
open communication n. açık iletişim
open air concert n. açıkhava konseri
open and closed shelves n. açık ve kapalı raflar
open spaces n. açık mekanlar
open market operations n. açık piyasa işlemleri
open plan schools n. açık öğretim
open for improvement n. gelişime açık
open deck n. açık güverte
open heart n. paylaşımcı mizaç
open heart n. cömert mizaç
open tennis n. açık tenis
open marriage n. evlilik dışı ilişkilerin her iki eş tarafından da karşılıklı olarak kabul edildiği evlilik
open the meeting n. toplantıyı açmak
open to improvement n. gelişmeye açık
open field n. açık arazi
open wire n. çıplak tel
open cell n. açık göze
open air transformer n. açık hava trafosu
open wharf n. açık iskele
open public space n. halka açık alan
open cell n. açık hücre
open sand n. tek boy iri taneli kum
open ended question n. açık uçlu soru
open valley n. açık dere
open path n. açık yol
open channel n. açık kanal
open wharf n. açık rıhtım
open conduit n. açık kanal
open valley n. üstü kapanmamış dere
open defect n. görünür kusur
open type n. açık tip
open blood system n. açık dolaşım sistemi
open expression n. açık ifade
open tender procedure n. açık ihale usulü
open air theatre n. açık hava tiyatrosu
open relationship n. açık ilişki
open field n. açık alan
open razor n. ustura
open house n. kapısı herkese açık davet
open house n. satılık ya da kiralık bir mekanın insanların görüşüne açık olduğu zaman aralığı
open-air pool n. açık yüzme havuzu
open-air theatre n. açık hava tiyatrosu
open-air theater n. açık hava tiyatrosu
open-air n. açık
open-circuit n. açık devre
open-air plant n. açıkhava tesisi
open-heartedness n. açıkyüreklilik
open-air museum n. açık hava müzesi
open-air space n. açık alan
open-air space n. yapılaşmamış alan
open-air pool n. açık hava yüzme havuzu
open-air meeting n. açık hava toplantısı
open-air cinema n. açık hava sineması
open-date n. açık tarih
open-handedness n. açık ellilik
open-mouthed stare n. şaşkın şaşkın bakma
open-air swimming pool n. açıkhava yüzme havuzu
high-sided open wagon n. açık vagon
open quarry n. yerüstü taş ocağı
open quarry n. açık ocak
open space n. açık alan
open end classes n. açık uçlu sınıflar
open town n. açık şehir
open question n. sonuca bağlanmamış sorun
open question n. askıda duran sorun
an open ended question n. ucu açık soru
open subject n. açık konu
open air area n. üstü açık alan
curio stand with open shelves n. etajer
an open message n. açık bir mesaj
open target n. açık hedef
open-air dance floor n. açık hava dans pisti
open day n. açık gün
open day n. halktan kimselerin bir okulu ziyaret ederek okuldaki faaliyetler hakkında bilgi sahibi olabildiği gün
open buffet breakfast n. açık büfe kahvaltı
open support n. açık destek
open sandwich n. tek dilim/açık sandviç
open face sandwich n. tek dilim/açık sandviç
open faced sandwich n. tek dilim/açık sandviç
open-air marketplace n. halk pazarı
open-air market n. halk pazarı
open-air zoo n. açık hava hayvanat bahçesi
open fireplace n. açık şömine
open-handedness n. eli açıklık
open-handedness n. eliaçıklık
open-handedness n. cömertlik
open toe sandal n. önü/burnu açık sandalet
open-top bus n. üstü açık otobüs
open a course n. ders açmak
open-mindedness n. açık fikirlilik
open-sided hut n. yanları açık kulübe
open offer n. açık teklif
wide open space n. çok geniş alan
wide open space n. geniş açık alan
open/close switch n. açma kapama tuşu
open/close switch n. açma kapama düğmesi
open/close switch n. açma kapama butonu
open/close button n. açma kapama tuşu
open/close button n. açma kapama düğmesi
open/close button n. açma kapama butonu
open day n. halktan kimselerin bir itfaiye istasyonunu ziyaret ederek istasyondaki faaliyetler hakkında bilgi sahibi olabildiği gün
a very open-ended phrase n. çok açık uçlu bir ifade
open source libraries n. açık kaynak kitaplıkları
open source community n. açık kaynak topluluğu
open to the public adj. umuma açık
open handed adj. cömert
open to dialogue adj. diyaloğa açık
open to comment adj. yoruma açık
open shed adj. sundurma
wide open adj. apaçık
open eyed adj. açıkgöz
kept open adj. açık tutulan
open to the public adj. halka açık
wide open adj. ardına kadar açık
open end adj. açık uçlu
open handed adj. eli açık
open to new thoughts and ideas adj. açık fikirli
open to new thoughts and ideas adj. yeni fikirlere açık
open air adj. açıkhava
open minded adj. açık görüşlü
open air adj. açık hava
open to public adj. halka açık
half-open adj. yarı açık
half-open adj. aralık
open-grained adj. seyrek taneli
open-handed adj. cömert
open-mouthed adj. obur
open-ended adj. sınırlanmamış
open-armed adj. samimi
open-armed adj. candan
open-ended adj. sonuca bağlanmamış
open-hearted adj. samimi
open-handed adj. açık elli
open-minded adj. açık fikirli
open-mouthed adj. açgözlü
open-hearted adj. açıkyürekli
open-minded adj. açık görüşlü
open-jaw adj. açık çene
open-eyed adj. açıkgöz
open-ended adj. açık
open-ended adj. açık bırakılmış
open-handed adj. eli açık
open-minded adj. yeni fikirlere açık
open-and-shut adj. kolay
open-hearted adj. cömert
open-hearted adj. içten
open-minded adj. serbest fikirli
open-handed adj. eliaçık
open-armed adj. içten
open-air adj. açık hava
open-eyed adj. uyanık
open-mouthed adj. ağzı açık kalmış
open-hearted adj. candan
open-mouthed adj. hayret etmiş
open-ended adj. yoruma açık
open-hearted adj. açık kalpli
open-faced adj. açık yürekli
wide-open adj. apaçık
wide-open adj. açık
open to the public adj. umuma açık yer
open to the public adj. halka açık yer
open-toed adj. topuğu açık
open-toed adj. açık topuklu
open minded adj. açık fikirli
open to discussion adj. tartışmaya açık
open to cooperation adj. işbirliğine açık
open to innovation adj. yeniliğe açık
open to attack adj. saldırıya açık
open-minded adj. yeni görüşlere açık
open-minded adj. yeniliklere açık
open and aboveboard adj. dürüst
open and aboveboard adj. dosdoğru
open to argument adj. tartışmaya açık
open-minded adj. anlayışlı
open to the general public adj. kamuya açık
open to learning adj. öğrenmeye açık
open-cell adj. açık hücreli
with one's shirt wide open adv. göğüs bağır açık
under the open sky adv. gök kubbe altında
in the open adv. meydanda
on the open seas adv. enginlerde
in the open air adv. açıkta
on the open seas adv. açık denizlerde
under the open sky adv. açık havada
subject to being open adv. açık olması koşuluyla
in open day adv. açıktan açığa
open daily adv. her gün açık
in the open adv. açık havada
in the open air adv. açık havada
in the open adv. açıkta
open-mindedly adv. açık fikirli bir şekilde
open and aboveboard adv. dürüstçe
open-handedly adv. cömertçe
open office açık ofis
Phrasals
crack open yarılmak
open up ateş açmak
open with -ile açmak/açılmak
open up gazlamak
open up gaza basmak
open for alt grup olarak sahneye çıkmak
open into açılmak (bir oda başka bir odaya)
Phrases
with one's shirt open bağrı açık
there was no course open to me but to benim için maktan başka yapacak bir şey yoktu
open your book to page 21 kitaplarınızın yirmi birinci sayfasını açın