guard - Turc Anglais Dictionnaire

guard

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

guard — Definition

Signification:
korumak, nöbetçi
Prononciation (IPA):
(AmE /ɡɑːrd/ – BrE /ɡɑːd/)
Partie du discours:
İsim: guard (guards); Fiil: guard (guards – guarded – guarding)
Synonymes:
protect, watchman
Antonymes:
endanger

Sens de "guard" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 117 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
guard n. nöbetçi
Tom couldn't get past the guard.
Tom nöbetçiyi geçemedi.

More Sentences
guard n. muhafız
The National Guards entered the city to overthrow the dictator.
Ulusal Muhafızlar diktatörü devirmek için şehre girdi.

More Sentences
guard n. koruma
The victim was taken under the police guard.
Kurban polis koruması altına alındı.

More Sentences
guard v. korumak
Two soldiers are guarding the vehicle.
İki asker aracı koruyor.

More Sentences
General
guard n. muhafızlar
Magnificent guards loyal to the owner and his family.
Sahibine ve ailesine sadık muhteşem muhafızlar.

More Sentences
guard n. biletçi (trende)
John works as a train guard in England.
John İngiltere'de tren biletçisi olarak çalışıyor.

More Sentences
guard n. gardiyan
Three guards died because of the revolt in prison.
Hapishanedeki isyan nedeniyle üç gardiyan öldü.

More Sentences
guard n. gard
The guard's job is to protect the quarterback from the incoming linemen.
Gardın görevi oyun kurucuyu gelen yan oyunculardan korumaktır.

More Sentences
guard n. bekçi
There isn't a guard.
Bekçi yok.

More Sentences
guard n. koruyucu
Face guard prices increased due to the demand caused by the pandemic.
Pandeminin neden olduğu talep nedeniyle yüz koruyucu fiyatları artmıştı.

More Sentences
guard n. koruma
The victim was taken under the police guard.
Kurban polis koruması altına alındı.

More Sentences
guard v. himaye etmek
Subsequently, the range of natural resources that any one protected area may guard is vast.
Daha sonra, herhangi bir korunan alanın himaye edebileceği doğal kaynak aralığı çok geniştir.

More Sentences
guard v. korunmak
In Greece, I am guarded by the anti-terrorist squad because I am considered to be a target for Greek terrorists.
Yunanistan'da terörle mücadele ekibi tarafından korunuyorum çünkü Yunan teröristlerin hedefi olarak görülüyorum.

More Sentences
guard v. önlem almak
Unfortunately this is all too true, but we must guard this stable door effectively now.
Ne yazık ki bu çok doğru, ancak bizler söz konusu önlemleri alarak artık etkili bir şekilde korunmalıyız.

More Sentences
guard v. gözetim altında tutmak
They are recruiting women to guard the female prisoners.
Kadın mahkumları gözetim altında tutmaları için kadınları işe alıyorlar.

More Sentences
guard v. sır gibi saklamak
The old is still guarding the secret ingredient of his recipe.
Yaşlı adam hala tarifindeki gizli malzemeyi sır gibi saklyor.

More Sentences
Trade/Economic
guard n. bekçi
There isn't a guard.
Bekçi yok.

More Sentences
guard n. muhafız
The National Guards entered the city to overthrow the dictator.
Ulusal Muhafızlar diktatörü devirmek için şehre girdi.

More Sentences
Law
guard n. koruma
The victim was taken under the police guard.
Kurban polis koruması altına alındı.

More Sentences
guard v. himaye etmek
Subsequently, the range of natural resources that any one protected area may guard is vast.
Daha sonra, herhangi bir korunan alanın himaye edebileceği doğal kaynak aralığı çok geniştir.

More Sentences
guard v. korumak
Two soldiers are guarding the vehicle.
İki asker aracı koruyor.

More Sentences
Technical
guard n. koruyucu
Face guard prices increased due to the demand caused by the pandemic.
Pandeminin neden olduğu talep nedeniyle yüz koruyucu fiyatları artmıştı.

More Sentences
guard n. koruma
The victim was taken under the police guard.
Kurban polis koruması altına alındı.

More Sentences
guard v. önlem almak
Unfortunately this is all too true, but we must guard this stable door effectively now.
Ne yazık ki bu çok doğru, ancak bizler söz konusu önlemleri alarak artık etkili bir şekilde korunmalıyız.

More Sentences
guard v. korumak
Two soldiers are guarding the vehicle.
İki asker aracı koruyor.

More Sentences
Automotive
guard n. koruyucu
Face guard prices increased due to the demand caused by the pandemic.
Pandeminin neden olduğu talep nedeniyle yüz koruyucu fiyatları artmıştı.

More Sentences
Basketball
guard n. gard
The guard's job is to protect the quarterback from the incoming linemen.
Gardın görevi oyun kurucuyu gelen yan oyunculardan korumaktır.

More Sentences
General
guard n. nöbet
guard n. bakıcı
guard n. boks gard
guard n. muhafızlık
guard n. nöbetçilik
guard n. kondüktör
guard n. kolcu
guard n. gözetici
guard n. çavuş
guard n. koruma görevlisi
guard n. müdafaa
guard n. himaye
guard n. savunma duruşu
guard n. uyanıklık
guard n. derbent
guard n. gözetim
guard n. siper
guard n. korkuluk
guard n. karakol
guard n. korucu
guard n. nöbetçi asker
guard n. müdafaa eden kimse
guard n. müdafi
guard n. (körling veya çim topunda) bir diğerini hücumdan koruyacak şekilde hareket ettirilen kuka veya taş
guard n. (futbolda) merkezin her iki yanında bulunan iki oyuncudan biri
guard n. mağlup bir kimseye sadık olan grup
guard n. zamanı geçmiş bir ilkeye sıkı sıkıya bağlı grup
guard n. (krikette) oyuncunun kaleye ulaşacağı belli olan bir topu durdururken sopasının durdurma noktasında aldığı dik pozisyon
guard n. bir başka yüzüğün kaymasını önleyici yüzük
guard n. tetik mahfazası
guard n. çamurluk
guard n. kaybolmaması için saat veya bileziğe takılan küçük kayış
guard n. değerli bir yüzüğün parmaktan çıkmasını önlemek için üzerine takılan yüzük
guard n. şeref kıtası
guard n. merasim kıtası
guard n. yaklaşan tehlikeleri, zararları veya yaralanmaları önlemek için alınan tedbir
guard v. nöbet tutmak
guard v. muhafaza altına almak
guard v. gözetmek
guard v. beklemek
guard v. bekçi kalmak
guard v. denetlemek
guard v. kontrol etmek
guard v. tedbirli olmak
guard v. vikaye etmek
guard v. kenarına süslü bordür veya dantel geçirmek
guard v. oyunlarda kart veya taşı korumak
guard v. korkuluk takmak
guard v. siper takmak (kitap, makine, pencere)
guard v. bağlayarak tutturmak
guard v. sarmak
guard v. kuşatmak
guard v. (cihaz veya objeyi) insanlara zarar vermemesi için belirli bir parça ile teçhiz etmek
guard v. savunma
Law
guard n. himaye
Technical
guard n. korkuluk
guard n. koruma tertibatı
guard n. korumalık
guard n. siper
guard n. tente
guard v. beklemek
Computer
guard n. programın yürütülmeye devam etmesi için "doğru" sonucunu vermesi gereken boole ifadesi
Railway
guard n. frenci
Marine
guard n. puntel
Marine Biology
guard n. gaga burun
guard n. belemnitlerin kabuğunun arka kısmında oluşan kalkerli sert parça
Tobacco
guard n. muhafaza
Military
guard n. kolluk nöbeti
guard n. müfreze
guard n. nöbet
guard n. temel amacı ana kuvveti korumak olan güvenlik harekatı
Sport
guard n. ofansif koruyucu (amerikan futbolu)
guard n. yaralanma, lekelenme, bozulma, hırsızlık ve kayba karşı koruma oluşturması için tasarlanmış sabit eşya veya ek parça
guard n. kılıç kabzasının eli koruyan kısmı
guard n. balçak
guard n. kabza siperi
guard v. konumunu koruyarak rakibin etkisini azalmak
guard v. (satrançta veya satranç temalı kartlarla oynanan bir kart oyununda) taşını veya kartını bir başkası ile korumak
guard v. (körling ve çim topunda) kendi taşını veya kukasını rakiple taşı veya kukası arasına koyarak korumak
Basketball
guard n. takımının hücum sistemini yöneten oyuncu
Boxing
guard n. yumruklaşma duruşu
Chess
guard n. bir diğerini koruyan taş
Card
guard n. daha değerli kartla birlikte tutulan aynı takımdan kart
Bookbindery
guard n. kitabın yapraklarına tutturulmuş, üzerinde harita gibi materyaller bulunan kabartmalı kağıt veya kumaş şerit
guard n. tam sayfaya obje tutturulması için konulmuş yaklaşık 1. 27 cm'ye 1.90 cm ölçülerinde dar yaprak
guard n. kitap yapraklarının kırılmış katlarını yeniden ciltlemek için dikişten önce kullanılan destekleyici kağıt
guard n. mukavemet kazandırması için kitabın ilk ve son bölümüne eklenen kağıt veya kumaş şerit
Archaic
guard v. koruma amaçlı eşlik etmek
guard v. koruma amaçlı refakat etmek
Engineering
guard n. cihazın kazara aktive olmasını veya verinin muğlak şekilde yorumlanmasını önleyen sinyal

Sens de "guard" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
guard's van n. marşandizin arkasına takılan ve demiryolu görevlilerini taşıyan cumbalı vagon
guard duty n. nöbet
security guard n. güvenlik görevlisi
military guard post n. askeri karakol
honour guard n. merasim kıtası
forest guard n. ormancı
guard hair n. post
national guard n. milis
guard duty n. nöbet hizmeti
prison guard n. hapishane gardiyanı
provost guard n. askeri polis karakolu
guard dog n. bekçi köpeği
face guard n. yüz koruyucu
advance guard n. öncü
head guard n. başgardiyan
magneto guard n. manyeto muhafazası
coast guard n. sahil koruma
village guard n. korucu
arm guard n. silahlı koruma
body guard n. koruma
guard rail n. vardavela
village guard n. köy korucusu
guard post n. sancak
guard post n. korumanın durduğu yer
road guard n. yol bekçisi
a guard of honour n. namus bekçisi
cemetery guard n. mezarlık bekçisi
cemetery guard n. mezar bekçisi
fire guard n. şömine siperi
face-guard n. miğfer
knee-guard n. dizlik
guard band n. koruyucu bant
guard net n. koruyucu ağ
guard band n. koruma bandı
guard net n. koruma ağı
guard valve n. kapatma vanası
guard rail n. siper demiri
guard rail n. parmaklık
guard board n. iskele korkuluğu
guard stone n. yol kenarı taşı
guard band n. güvenlik bandı
guard wall n. koruma duvarı
guard plate n. koruma levhası
guard rail n. vardamana
guard rail n. korkuluk
guard plate n. kalkan
guard plate n. siper
guard rail n. otokorkuluk
praetorian guard n. eski roma'da imparatorun muhafız kıtası
door guard n. kapı görevlisi
guard tower n. nöbetçi kulesi
life-guard n. cankurtaran
security guard n. güvenlik elemanı
watch guard n. saat kaytanı
border guard n. sınır muhafızı/polisi
head guard n. koruyucu başlık
head guard n. kask
private security guard n. özel güvenlik elemanı
toe guard n. ayak burun koruyucusu
sneeze guard n. camekan
door guard n. kapı kelepçesi
guard box n. bekçi/nöbetçi kulübesi
rat guard n. farelik
coast guard n. sahil koruma görevlisi
cross-guard n. balçak
security guard n. güvenlikçi
guard detail n. koruma ekibi
change of guard n. nöbet değişimi
guard booth n. bekçi kulübesi
guard shack n. bekçi kulübesi
guard building n. bekçi kulübesi
personal security guard n. özel koruma görevlisi
shin guard n. dizlik
death guard n. ölüm bekçisi
guard post n. bekçi kulübesi
arm-guard n. okçuların ok atarken yaralanmamak için kollarına sardıkları koruma
castle-guard n. kale muhafızı
avant-guard n. yenilikçi grup
avant-guard n. ilerici grup
bank guard n. banka güvenlik görevlisi
mail guard n. kamu postalarını korumakla yükümlü memur
royal guard n. kraliyet gardiyanı
grand guard n. eskiden kullanılan bir tür askeri kamp karakolu
grand-guard n. turnuvalarda sol omuz ve göğüs için ek koruma sağlayan zırhlı levha parçası
grand guard n. 15 ve 16. yüzyılda turnuvalarda kullanılan bir plaka zırh
guard [obsolete] n. kumaşın kenarındaki dantel veya nakıştan süs
guard chamber n. nöbetçi kulübesi
guard chamber n. muhafız koğuşu
guard chamber n. nöbetçi odası
guard ring n. değerli bir yüzüğün parmaktan çıkmasını önlemek için üzerine takılan yüzük
guard [australia] n. arabanın özellikle ön tekerleklerini kapatan panel
old guard n. tutucu üye
old guard n. demode bir amaç veya ilke uğruna çalışan grup
old guard n. köklü bir amaç veya ilke uğruna çalışan grup
corporal's guard n. küçük grup
corporal's guard n. grupçuk
corporal's guard n. öbek
corporal's guard n. küme
stack-guard n. koruma brandası
stack-guard n. branda
be caught off one's guard v. hazırlıksız yakalanmak
be on guard duty v. nöbet tutmak
stand guard v. bekçilik etmek
mount guard v. nöbet tutmak
stand guard v. nöbet beklemek
guard one's tongue v. dilini tutmak
have one's guard up v. tetikte olmak
be on one's guard v. dümen kullanmak
be on guard v. tetikte olmak
lower one's guard v. gardını indirmek
keep guard v. nöbet tutmak
guard one's tongue v. ağzını sıkı tutmak
keep guard v. korumak
mount guard v. nöbet beklemek
guard a secret v. sır tutmak
relieve guard v. nöbeti devralmak
have one's guard down v. tetikte olmamak
relieve guard v. nöbet değiştirmek
catch someone off guard v. birini gafil avlamak
be on guard v. nöbet tutmak
be under guard v. koruma altında olmak
stand guard v. nöbet tutmak
be off guard v. tetikte olmamak
keep up one's guard v. gardını almak
keep one's guard up v. gardını almak
guard the border v. sınır korumak
guard the border v. sınırı korumak
mount one's guard v. gardını almak
keep one's guard v. gardını almak
guard against v. -e karşı önlem almak
keep guard v. nöbet beklemek
guard oneself v. sakınmak
guard one's honour v. şerefini korumak
guard someone from someone v. birini birinden korumak
off guard adj. korunaksız
off-guard adj. korunaksız
rear-guard adj. ekonomik, siyasi, sosyal direniş ile ilgili
off-guard adj. ihtiyatsız
off her guard adj. tedbirsiz
off-guard adj. hazırlıksız
off her guard adj. hazırlıksız
off her guard adj. dikkatsiz
off his guard adj. dikkatsiz
off his guard adj. hazırlıksız
off his guard adj. tedbirsiz
off your guard adj. tetikte
off your guard adj. ihtiyatlı
off your guard adj. hazırlıksız
off your guard adj. dikkatli
off-guard adj. önceden hazırlanmamış