feather - Turc Anglais Dictionnaire

feather

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

feather — Definition

Signification:
tüy
Prononciation (IPA):
(AmE /ˈfɛðər/ – BrE /ˈfɛðə/)
Partie du discours:
İsim: feather (feathers)
Synonymes:
plume

Sens de "feather" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 68 résultat(s)

Anglais Turc
Common Usage
feather n. kuş tüyü
Tom suffocated Mary with a feather pillow.
Tom bir kuş tüyü yastıkla Mary'yi boğdu.

More Sentences
feather n. tüy
Always question yourself if you find a white feather.
Beyaz bir tüy bulursanız her zaman kendinizi sorgulayın.

More Sentences
General
feather n. tüy
Always question yourself if you find a white feather.
Beyaz bir tüy bulursanız her zaman kendinizi sorgulayın.

More Sentences
feather v. tüy takmak
The ranger has a bunch of feathered arrows in his quiver.
Korucunun sadağında bir sürü tüy takılmış ok var.

More Sentences
Technical
feather n. tüy
Always question yourself if you find a white feather.
Beyaz bir tüy bulursanız her zaman kendinizi sorgulayın.

More Sentences
General
feather n. yelek
feather n. uçucu
feather n. dil
feather n. zıvana
feather n. kama
feather n. kuştüyü
feather n. püskül
feather n. tip
feather n. özellik
feather n. nitelik
feather n. mahiyet
feather n. tür
feather n. çeşit
feather n. cins
feather n. yaradılış
feather n. mizaç
feather n. ok şaftı
feather n. ok tüyü
feather n. ok arkalığı
feather n. (değerli taşlarda) tüy şekilli yüzey kusuru
feather n. denizaltı periskopunun suda bıraktığı iz
feather n. hava direncini kırıp dalgalarla teması kesmek için küreğin yayvan kısmının döndürülerek geri getirilmesi
feather v. zengin etmek
feather v. tüylenmek
feather v. tüylerle donatmak
feather v. kuştüyü ile kaplamak
feather v. (keskin ucun, kenarın) sivriliğini azaltmak
feather v. (saçları) kesip inceltmek
feather v. (boyayı) başka maddeyle karıştırmak için köşelere doğru yaymak
feather v. (kuş) kanatla havayı kesmek
feather v. (balık) yüzgeçle havayı kesmek
feather v. hava direncini kesmek için küreği su yüzeyine paralel çevirmek
feather v. oku tüye yerleştirmek
feather v. (kürkü) üstteki tüylü kılları renklendirerek boyamak
feather v. seramiğe hafif fırçalamayla astar tekniği uygulamak
feather v. dil ve oyuklu bağlantı ile birleştirmek
feather v. (topa veya hokey pakına) hafifçe ve dikkatle vurmak
feather v. tüylü görünüm almak
feather v. tüylü görünmek için kabarmak
feather v. (av köpeği) iz ararken gergin biçimde kuyruk sallamak
feather v. emerek yaymak
feather v. mürekkebi emdirip yayarak görünümü bulanıklaştırmak
feather v. uçak pervanesini ayarlamak
feather v. küreği ayarlamak
feather v. dallandırmak
feather v. tüye benzer şekil oluşturmak
feather adj. tüyümsü
feather adj. tüylerle kaplı
feather adj. tüylü
feather adj. tüye benzeyen
feather adj. tüylerden oluşan
Technical
feather n. kuştüyü
feather n. telek
feather n. zivana
Aeronautic
feather n. pervane ayarlaması
feather v. (pervane kanatlarını) uçuş eksenine paralel olacak şekilde döndürerek sürtünmeyi azaltmak
feather v. motorun pervane kanatlarını uçuş eksenine paralel olacak şekilde döndürmek
feather v. (döner kanatlı uçakta) helikopter pervanesinin giriş açısını periyodik olarak düşürüp yükseltmek
Geography
feather n. kaliforniya'da bir nehir
Photography
feather v. kenarlarındaki keskinliği azaltmak
feather v. portrede (ana ışığı) nesneyi ışık huzmesinin dış tarafıyla aydınlatılacak şekilde ayarlamak
feather v. (görseli) bulanıklaştırmak
feather v. (görseli) keskinlik yönünden yumuşatmak

Sens de "feather" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
birds of a feather n. kafadarlar
leg feather n. çakşır
ornamental tail feather n. çığa
tar and feather n. katran tüy cezası
feather pillow n. kuş tüylü yastık
quill feather n. telek
down feather n. ince kuştüyü
feather geranium n. nezleotu
white feather n. korkaklık göstergesi
a feather in one's cap n. övünülecek başarı
in high feather n. neşeli
a feather in your cap n. gelecekte yararı dokunacak bir başarı
feather bed n. kuştüyü yatak
peacock feather n. tavus kuşu tüyü
feather duster n. (tüylü) toz alıcı
feather edge n. sivri uç
feather-brain n. kuş beyinli
feather-brain n. akılsız
plug and feather n. kama ve tirfil
tail feather n. kuyruk tüyü
white feather n. beyaz tüy
feather bed n. kuş tüyü yatak
grey feather n. gri tüy
eagle feather n. kartal tüyü
turkey feather n. hindi tüyü
native feather n. kızılderili tüyü
duck feather n. ördek tüyü
flying feather n. uçan tüy
a feather in the cap n. başarı
a feather in the cap n. zafer
a feather in the cap n. medarıiftihar
feather weight n. ağırlığı çok hafif olan şey
feather weight n. hafif kağıt
feather-edge n. sivri kenar
feather weight n. hacimli fakat hafif kağıt
feather duster n. toz alma püskülü
feather-head n. mankafa kimse
feather-head n. beyinsiz kimse
feather weight n. çok zeki olmayan kimse
feather maker n. tüylerden süslü eşyalar yapan kimse
feather-bed n. su yosunlarının hızlı büyümesiyle havuzlarda ve sığ göllerde oluşan yatak
feather maker n. suni tüy imalatçısı
feather weight n. tüy sıklet boksör
feather-head n. aklı bir karış havada kimse
feather-edge n. tırtıklı kenar
feather weight n. tüy sıklet
feather weight n. tüy gibi hafif olan şey
feather weight n. kuş beyinli kimse
feather-bed n. kolay ve rahat konum
feather weight n. tüy sıklet güreşçi
feather-bed n. kolay, rahat ve iyi maaşlı iş
feather-edge n. ince kenar
feather driver n. tüyleri döverek hazırlayan kimse
feather-head n. havai kimse
pen feather n. tüy kalem
feather one's own nest v. avantadan para kazanmak
feather one's nest v. küpünü doldurmak
feather one's nest v. avantadan para kazanmak
feather one's nest v. yükünü tutmak
feather one's own nest v. köşeyi dönmek
feather one's own nest v. küpünü doldurmak
show the white feather v. gözü korkmak
feather one's nest v. köşeyi dönmek
show the white feather v. korkmak
feather-bed v. nazlı alıştırmak
feather-bed v. şımartmak
tar and feather someone v. üstüne katran sürüp tüy yapıştırmak
tar and feather a person v. birinin üstüne katran sürüp tüye bulamak
feather bed v. şımartmak
feather one's nest v. birinden faydalanarak zenginleşmek
feather bed v. bir dediğini iki etmemek
feather (away) v. kenarlara doğru seyrelip yayılmak
feather bed [us] v. pohpohlanmak
feather [obsolete] v. serbest bırakmak
feather bed v. kuş sütüyle beslemek
feather one's nest v. birinin üstünden para kazanmak
feather bed [us] v. şımartılmak
feather (out) v. kenarlara doğru seyrelip yayılmak
feather bed v. üzerine çok düşmek
feather one's nest v. birinin konumunu kullanarak zenginleşmek
feather bed v. yüz vermek
feather [obsolete] v. özgür bırakmak
feather [obsolete] v. hız kazandırmak
feather bed v. pohpohlamak
feather [obsolete] v. önünü açmak
feather bed [us] v. bir dediği iki edilmemek
in fine feather adj. iyi huylu
as light as a feather adj. tüy gibi
as light as a feather adj. tüy gibi hafif
feather-brained adj. kuş beyinli
feather-brained adj. akılsız
feather-bed adj. gerekli olan
feather-bed adj. kadro şişirme sonucu yaratılan (istihdam)
feather-bed adj. icap eden
feather-headed adj. aklı havada
feather-bed adj. dayatılan
feather-bed adj. işi kolaylaştıran
feather-bed adj. gereken
feather-headed adj. geri zekalı
feather-bed adj. istenen
feather-bed adj. onayla teşvik edilen
feather-edged adj. incecik kenarlı
feather-edged adj. (çit tahtası) bir kenarı diğerinden ince olan
feather-headed adj. aptal
feather-headed adj. beyinsiz
feather-bed adj. ihtiyaç duyulan
feather-headed adj. mankafa
feather-headed adj. havai
feather-heeled adj. şen
feather-heeled adj. oynak
feather-pated adj. aklı havada
feather-heeled adj. dinamik
feather-pated adj. mankafa
feather-headed adj. sersem
feather-pated adj. beyinsiz
feather-heeled adj. neşeli
feather-heeled adj. hareketli
feather-heeled adj. enerjik
feather-pated adj. aptal
feather-pated adj. havai
feather-pated adj. geri zekalı
feather-pated adj. kuş beyinli
Proverb
birds of a feather flock together it ulur, birbirini bulur
birds of a feather flock together davul bile dengi dengine
birds of a feather flock together davul bile dengi dengine vurur
birds of a feather flock together davul bile dengi dengine çalar
birds of a feather fly together it ulur birbirini bulur
birds of a feather fly together tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş
birds of a feather fly together davul bile dengi dengine
birds of a feather fly together benzer özelliklere sahip insanlar birbiriyle iyi geçinmeye meyillidir
birds of a feather fly together davul bile dengi dengine çalar
birds of a feather fly together davul bile dengi dengine vurur
Colloquial
a feather in one's cap n. medarı iftihar
tar-and-feather v. katran ve tüy sürerek cezalandırmak
feather-brained adj. fındık beyinli
Idioms
birds of a feather n. huyu suyu aynı olanlar
birds of a feather n. huyu suyu bir olanlar
feather in one's cap n. iftihar edilecek başarı
feather in one's cap n. koltuk kabartan bir başarı
feather in one`s cap n. gurur kaynağı
a feather in somebody's cap n. iftihar edilecek başarı
feather in one's cap n. koltukları kabartan başarı
a feather in somebody's cap n. övünülecek başarı
a feather in somebody's cap n. koltukları kabartan başarı
feather in one's cap n. medari iftihar
a feather in somebody's cap n. medari iftihar
feather in one's cap n. övünülecek başarı
fur and feather n. avlanan hayvanlar ve kuşlar
fur and feather n. av hayvanları ve kuşları
a feather in your cap n. bir onur