düşürmek - Türkisch Englisch Wörterbuch
Verlauf

düşürmek



Bedeutungen von dem Begriff "düşürmek" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 55 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
düşürmek lower v.
düşürmek reduce v.
düşürmek drop v.
General
düşürmek topple v.
düşürmek tumble down v.
düşürmek flop v.
düşürmek overshadow v.
düşürmek cause to fall v.
düşürmek slim down v.
düşürmek step down v.
düşürmek knock off v.
düşürmek roll back v.
düşürmek deflate v.
düşürmek precipitate v.
düşürmek tumble v.
düşürmek pull down v.
düşürmek mark down v.
düşürmek let fall v.
düşürmek bring down v.
düşürmek down v.
düşürmek throw v.
düşürmek get something easily v.
düşürmek get something cheaply v.
düşürmek get cheaply v.
düşürmek beat down v.
düşürmek depress v.
düşürmek overthrow v.
düşürmek drop v.
düşürmek send down v.
düşürmek let down v.
düşürmek scale down v.
düşürmek take from v.
düşürmek reduce to v.
düşürmek put down v.
düşürmek fell v.
düşürmek undermine v.
düşürmek curtail v.
düşürmek sink v.
düşürmek droop v.
düşürmek unhorse v.
düşürmek fling v.
düşürmek get easily v.
düşürmek spill v.
düşürmek reduce v.
düşürmek detract v.
düşürmek dip v.
düşürmek pare down v.
düşürmek trip v.
düşürmek downscale v.
düşürmek minimalise v.
düşürmek minimalize v.
Slang
düşürmek dial down
Trade/Economic
düşürmek deduct
Technical
düşürmek reduce
düşürmek decrease

Bedeutungen, die der Begriff "düşürmek" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 500 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
bebek düşürmek abort v.
hayrete düşürmek astonish v.
kolesterolü düşürmek reduce cholesterol v.
küçük düşürmek humiliate v.
küme düşürmek relegate v.
pusuya düşürmek ambush v.
tuzağa düşürmek entrap v.
General
(at) binicisini düşürmek unseat v.
(hastalık) yatağa düşürmek lay up v.
(yönetimi) düşürmek bring down v.
açmaza düşürmek drive somebody into a corner v.
adına gölge düşürmek tarnish one's reputation v.
ağa düşürmek enmesh v.
ağa düşürmek inmesh v.
ağına düşürmek immesh v.
ağına düşürmek trap v.
ağına düşürmek ensnare v.
alçak bir duruma düşürmek degrade v.
aptal durumuna düşürmek stultify v.
aracın vitesini düşürmek downshift v.
ateş düşürmek reduce fever v.
ateş edip düşürmek shoot down v.
ateşi düşürmek bring the fever down v.
ateşi düşürmek reduce fever v.
ateşini düşürmek bring down the fever v.
ateşini düşürmek die of the fever v.
ateşini düşürmek reduce the fever v.
attan düşürmek unhorse v.
attan düşürmek unsaddle v.
attan düşürmek unseat v.
ayarını düşürmek regulate down v.
bağırsaklarındaki kurtları düşürmek (bir hayvanın) worm v.
basıncını düşürmek reduce one's pressure v.
basınç düşürmek reduce the pressure v.
bebek düşürmek have a miscarriage v.
bebek düşürmek miscarry v.
binicisini düşürmek unseat v.
bir babayı kendi kızının gözleri önünde küçük düşürmek humiliate a father in front of his own daughter v.
bir kimseyi küçük düşürmek take someone down a peg v.
bir şeyi silkeleyip düşürmek shake something down v.
bir şeyi yere düşürmek drop something to the floor v.
bir şeyin hızını düşürmek downshift v.
birbirine düşürmek set at loggerheads v.
birbirine düşürmek set somebody against somebody v.
birbirine düşürmek play off against v.
birbirine düşürmek set against v.
birbirine düşürmek set at odds v.
birbirine düşürmek play off v.
birini dehşete düşürmek strike terror into v.
birini düşürmek trip someone up v.
birini düşürmek make someone fall v.
birini heyecana düşürmek put someone in a flutter v.
birini kendine doğru çekerek yere düşürmek pull someone over v.
birini küçük düşürmek humiliate someone v.
birini küçük düşürmek pull someone down v.
birinin enerjisini düşürmek drain someone's energy v.
birisini bir duruma düşürmek put someone in a situation v.
birisini gözden düşürmek put one's nose out of joint v.
birisinin harçlığını iki dolar azaltmak/düşürmek reduce one's allowance by two dollars v.
bitap düşürmek exhaust v.
bitkin düşürmek tire out v.
bitkin düşürmek exhaust v.
borsa fiyatlarını düşürmek bear v.
böbrek taşı düşürmek pass a kidney stone v.
böbrek taşı düşürmek pee a kidney stone v.
çaptan düşürmek bring into discredit v.
çaresizliğe düşürmek drive to desperation v.
çarpıp düşürmek knock over v.
çarpıp yere düşürmek run down v.
çelişkiye düşürmek put someone into a dilemma v.
çelişkiye düşürmek put into contradiction v.
çocuk düşürmek have a miscarriage v.
çocuk düşürmek abort v.
çocuk düşürmek suffer a miscarriage v.
çocuk düşürmek have an abortion v.
çocuk düşürmek miscarry v.
dalalete düşürmek lead astray v.
değerini düşürmek downrate v.
değerini düşürmek detract v.
değerini düşürmek devaluate v.
değerini düşürmek cheapen v.
değerini düşürmek depreciate v.
değerini düşürmek debase v.
değerini düşürmek bring down v.
değerini düşürmek adulterate v.
değerini düşürmek attenuate v.
değerini düşürmek bastardize v.
değerini düşürmek alloy v.
değerini düşürmek bemean v.
değerini düşürmek bastardise v.
değerini düşürmek devalue v.
değerini düşürmek damage v.
değerini düşürmek decrease one's value v.
dehşete düşürmek terrify v.
dehşete düşürmek terrorise v.
dehşete düşürmek curdle one's blood v.
dehşete düşürmek horrify v.
dehşete düşürmek shock v.
dehşete düşürmek make one's hair stand on end v.
dehşete düşürmek appall v.
dehşete düşürmek terrorize v.
dehşete düşürmek alarm v.
dehşete düşürmek frighten v.
dehşete düşürmek appal v.
dehşete düşürmek gally v.
dehşete düşürmek consternate v.
dehşete düşürmek make one's blood run cold v.
dehşete düşürmek amay v.
dehşete düşürmek dismay v.
dehşete düşürmek funk v.
delil yetersizliğinden davayı düşürmek throw out the case for lack of evidence v.
derecesini düşürmek downgrade v.
dillere düşürmek bandy about someone's name v.
düşmanı bitap düşürmek wear the enemy down v.
düşürmek (birini olumsuz bir duruma) enmesh in v.
düşürmek (dölütü) abort v.
-e gölge düşürmek bring into disrepute v.
elinden düşürmek drop down from one's hands v.
endişeye düşürmek fret v.
endişeye düşürmek worry v.
faiz düşürmek decrease the interest rates v.
faiz oranlarını %1'e düşürmek cut the interest rates to one-percent v.
faiz oranlarını düşürmek decrease the interest rates v.
fiyat düşürmek reduce the price v.
fiyat düşürmek lower the price v.
fiyat düşürmek mark down v.
fiyat düşürmek screw down v.
fiyatı düşürmek cut the price v.
fiyatı düşürmek lower the price v.
fiyatı düşürmek decrease the price v.
fiyatı düşürmek reduce the price v.
fiyatı düşürmek discount v.
fiyatı düşürmek mark down the price v.
fiyatı düşürmek slash the price v.
fiyatı düşürmek fall in price v.
fiyatı düşürmek bring down the price v.
fiyatı düşürmek reduce the price of v.
fiyatı düşürmek push down price v.
fiyatını düşürmek bring down one's price v.
fiyatını düşürmek mark down one's price v.
fiyatını düşürmek lower one's price v.
fiyatını düşürmek cut one's price v.
fiyatını düşürmek reduce the price of v.
fiyatını düşürmek reduce one's price v.
fiyatını düşürmek push down one's price v.
fiyatları düşürmek push down the prices v.
fiyatları düşürmek mark down the prices v.
fiyatları düşürmek reduce the prices v.
fiyatları düşürmek slash the prices v.
fiyatları düşürmek cut the prices v.
fiyatları düşürmek bring down the prices v.
fiyatları düşürmek lower the prices v.
gölge düşürmek sully v.
gölge düşürmek dampen v.
gölge düşürmek detract from v.
gölge düşürmek compromise v.
gölge düşürmek bring into disrepute v.
gölge düşürmek take away from v.
gölge düşürmek cloud v.
gölge düşürmek call in question v.
gölge düşürmek overshadow v.
gözden düşürmek disfavour v.
gözden düşürmek disgrace v.
gözden düşürmek put somebody's nose out of joint v.
gözden düşürmek discredit v.
gözden düşürmek disfavor v.
güçsüz düşürmek incapacitate v.
güçsüz düşürmek weaken v.
güçsüz düşürmek prostrate v.
güçten düşürmek drain v.
güçten düşürmek enfeeble v.
güçten düşürmek debilitate v.
gülünç duruma düşürmek have the laugh on v.
gülünç/rezil duruma düşürmek travesty v.
gündemden düşürmek take something off the agenda v.
gündemden düşürmek leave something off the agenda v.
gündemden düşürmek remove something from the agenda v.
halkın gözünden düşürmek discredit v.
hayrete düşürmek nonplus v.
hayrete düşürmek stagger v.
hayrete düşürmek non-plus v.
hayrete düşürmek bowl somebody over v.
hayrete düşürmek puzzle v.
hayrete düşürmek amaze v.
hayrete düşürmek surprise v.
hayrete düşürmek take someone unawares v.
hız düşürmek lower the speed v.
hız düşürmek curb the speed v.
hız düşürmek reduce the speed v.
hız limitini düşürmek lower the speed limit v.
hızı düşürmek slow down the speed v.
hızı düşürmek lower down the speed v.
hızını düşürmek decrease one's speed v.
hızını düşürmek de-escalate v.
-i dehşete düşürmek awe v.
insanı hayrete düşürmek boggle the mind v.
itibardan düşürmek bring into disrepute v.
itibardan düşürmek discredit v.
itibardan düşürmek disgrace v.
itibarını düşürmek cheapen v.
itibarını düşürmek debase v.
iz düşürmek project v.
kalite düşürmek impair the quality v.
kalite düşürmek reduce the quality v.
kalitesini düşürmek affect one's quality v.
kalitesini düşürmek reduce one's quality v.
kaliteyi düşürmek reduce the quality v.
kaliteyi düşürmek impair the quality v.
kararsızlığa düşürmek unhinge v.
kefeki taşı ile düşürmek scale v.
kendi çıkarı için başkalarını birbirine düşürmek play both ends against the middle v.
kendi kendisini tuzağa düşürmek paint oneself into a corner v.
kendi malının fiyatını düşürmek come down in one's price v.
kendini gülünç duruma düşürmek become a laughing stock v.
kendini gülünç duruma düşürmek make a fool of oneself v.
kendini gülünç duruma düşürmek make a spectacle of oneself v.
kendini küçük düşürmek lower oneself v.
kendini küçük düşürmek demean oneself v.
kendini küçük düşürmek abase oneself v.
kendisini küçük düşürmek make oneself cheap v.
kesip düşürmek cut down v.
kitabını düşürmek drop one’s book v.
kötü yola düşürmek debauch v.
kuvvetten düşürmek emasculate v.
kuvvetten düşürmek depress v.
kuvvetten düşürmek castrate v.
kuvvetten düşürmek enervate v.
kuvvetten düşürmek enfeeble v.
kuvvetten düşürmek debilitate v.
küçük düşürmek bring into contempt v.
küçük düşürmek disparage v.
küçük düşürmek take somebody down a peg v.
küçük düşürmek mortify v.
küçük düşürmek abase v.
küçük düşürmek run down v.
küçük düşürmek stultify v.
küçük düşürmek snub v.
küçük düşürmek depreciate v.
küçük düşürmek humiliate v.
küçük düşürmek make somebody feel small v.
küçük düşürmek downgrade v.
küçük düşürmek stigmatize v.
küçük düşürmek lower v.
küçük düşürmek disprize v.
küçük düşürmek debase v.
küçük düşürmek affront v.
küçük düşürmek degrade v.
küçük düşürmek score somebody off v.
küçük düşürmek detract v.
küçük düşürmek demean v.
küçük düşürmek give affront to v.
küçük düşürmek stigmatise v.
küçük düşürmek lessen v.
limit düşürmek lower the limit v.
mağdur duruma düşürmek aggrieve v.
mağdur duruma düşürmek victimise v.
mağdur duruma düşürmek victimize v.
maliyet düşürmek keep down the cost v.
maliyet düşürmek reduce the cost v.
maliyet düşürmek cut the cost v.
maliyet düşürmek lower the cost v.
maliyet düşürmek bring down the cost v.
maliyeti düşürmek lower the cost v.
maliyeti düşürmek cut the cost v.
maliyeti düşürmek bring down the cost v.
maliyeti düşürmek reduce the cost v.
maliyeti düşürmek keep down the cost v.
maskesini düşürmek debunk v.
maskesini düşürmek uncloak v.
maskesini düşürmek unmask v.
mertebesine düşürmek degrade someone into v.
modunu düşürmek spoil mood v.
notunu düşürmek lower one's grade v.
okulun itibarına gölge düşürmek tarnish the school's reputation v.
önem derecesini düşürmek marginalise v.
önem derecesini düşürmek marginalize v.
para sıkıntısına düşürmek embarrass v.
paranın değerini düşürmek devalue v.
perdeye görüntü düşürmek project v.
personel sayısını düşürmek retrench v.
pusuya düşürmek lay an ambush v.
pusuya düşürmek ambuscade v.
pusuya düşürmek ambush v.
pusuya düşürmek trap v.
sefalete düşürmek beggar v.
seviyesini düşürmek downgrade v.
sıçrayıp binicisini düşürmek buck v.
silahla vurup düşürmek shoot down v.
stoktan düşürmek remove/drop/eliminate something from inventory v.
suç oranını düşürmek decrease the rate of crime v.
suç oranını düşürmek reduce the crime rate v.
suç oranını düşürmek decrease the crime rate v.
suya düşürmek drop into the water v.
suya düşürmek defeat v.
suya düşürmek wreck v.
suya düşürmek blight v.
suya düşürmek dash v.
şüpheye düşürmek discredit v.
şüpheye düşürmek throw suspicion on v.
şüpheye düşürmek misgive v.
şüpheye düşürmek bring into doubt v.
takatten düşürmek debilitate v.
tansiyonu düşürmek defuze v.
tansiyonu düşürmek defuse v.
taş düşürmek pass a kidney stone v.
tehlikeye düşürmek imperil v.
tehlikeye düşürmek endanger v.
telaşa düşürmek alarm v.
telaşa düşürmek flurry v.
tempoyu düşürmek slow (down) the tempo v.
tongaya düşürmek come to the raw prawn v.
toplum içinde küçük düşürmek throw shade v.
toprağı kuvvetten düşürmek empoverish v.
topu düşürmek drop the ball v.
topu düşürmek (oyunda) fumble v.
tuvalete düşürmek drop in the toilet v.
tuzağa düşürmek decoy v.
tuzağa düşürmek snare v.
tuzağa düşürmek entoil v.
tuzağa düşürmek circumvent v.
tuzağa düşürmek ensnare v.
tuzağa düşürmek trap v.
tuzağa düşürmek nett v.
tuzağa düşürmek net v.
tuzağa düşürmek lay an ambush v.
tuzağa düşürmek trammel v.
tuzağa düşürmek entrap v.
tuzağa düşürmek mesh v.
tuzağa düşürmek entrammel v.
tuzağa düşürmek ambuscade v.
tuzağa düşürmek gin v.
tuzağa düşürmek springe v.
tuzağa düşürmek enmesh v.
tuzağına düşürmek lure someone into one's trap v.
ucuza düşürmek buy something cheaply v.
ucuza düşürmek buy cheaply v.
ucuza düşürmek get something cheaply v.
ucuza düşürmek get cheaply v.
uçağa ateş edip düşürmek shoot down v.
umutsuzluğa düşürmek drive to despair v.
umutsuzluğa düşürmek reduce to despair v.
umutsuzluğa düşürmek dishearten v.
uyak düşürmek rhyme v.
uygun düşürmek suit v.
verimliliği düşürmek decrease the productivity v.
yanlış düşürmek get the wrong number v.
yanlış düşürmek misdial v.
yanlış düşürmek (telefon numarası) dial the wrong number v.
yanlış düşürmek (telefon numarası) call the wrong number v.
yarıya düşürmek cut in half v.
yatağa düşürmek lay somebody up v.
yatağa düşürmek lay low v.
yavrusunu düşürmek slink v.
yorgun düşürmek poop v.
zayıf düşürmek pull somebody down v.
zayıf düşürmek overcome v.
zayıf düşürmek weaken v.
zayıf düşürmek enfeeble v.
zor duruma düşürmek paint into a corner v.
umutsuzluğa düşürmek dismay n.
Phrasals
(dalgalar) tekneden denize düşürmek wash someone or something overboard
bir şeyi tekmeleyerek düşürmek kick something off
bir şeyi tekmeleyerek düşürmek kick something off something
bir şeyi tekmeleyerek düşürmek kick something off of something
birbirine düşürmek set against
birini bitap düşürmek knock someone out
birinin maskesini düşürmek show someone up as something
çekip düşürmek pull someone over
-den düşürmek/indirmek reduce from
fiyatını düşürmek make down
fiyatını düşürmek mark down
komik duruma düşürmek shoot down
küçük düşürmek tear down
küçük düşürmek tear apart
pazarlık edip fiyatı düşürmek bargain down
pazarlık edip fiyatı düşürmek beat down
seviyeyi düşürmek dumb down
tuzağa düşürmek trap someone or something in something
tuzağa düşürmek trap someone into something
vurarak düşürmek shoot down
yoğunluğunu düşürmek ratchet down
Colloquial
birbirine düşürmek play one against another
birbirine düşürmek play off against
birbirine düşürmek set at odds
birbirlerine düşürmek play one against another
birbirlerine düşürmek set at odds
küçük düşürmek bring into contempt
küçük düşürmek cast aspersions on
uçağı düşürmek make the plane crash
Idioms
(birini) suçlu duruma düşürmek put out of countenance
(birini) suçlu duruma düşürmek stare out of countenance
(özellikle başkalarını güldürmek için) kendisini komik duruma düşürmek act the goat
(özellikle başkalarını güldürmek için) kendisini komik duruma düşürmek play the goat
(plan) suya düşürmek knock the bottom out of something
aptal durumuna düşürmek make a fool of
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek lower one's sights
beklentilerini/hedeflerini azaltmak/düşürmek set one's sights lower
bir şeye gölge düşürmek put a damper on something
birbirine düşürmek play both ends against the middle
birini dehşete düşürmek freak someone out
birini küçük düşürmek knock off someone's perch
birini küçük düşürmek bring someone low
birisini dehşete düşürmek make somebody's toes curl
birisini dehşete düşürmek curl somebody's toes
birisini gülünç duruma düşürmek take the starch out of
dehşete düşürmek curdle someone's blood
dehşete düşürmek hold terror for someone
dehşete düşürmek make somebody's blood curdle
dehşete düşürmek make somebody's blood run cold
dehşete düşürmek make one's hair stand on end
dehşete düşürmek make someone's blood run cold
dile düşürmek set tongues wagging
fiyat düşürmek close out
fiyatları düşürmek roll prices back
fiyatları düşürmek drive a price down
gardını düşürmek lower one's guard
gardını düşürmek drop one's guard
gardını düşürmek let one's guard down
gölge düşürmek put a damper on
gölge düşürmek cast a shadow upon
gölge düşürmek cast a pall over something
gölge düşürmek put a dampener on something
gölge düşürmek hit a sour note
gölge düşürmek cast a pall on something
gölge düşürmek cast a slur on
gölge düşürmek reflect badly on something
gölge düşürmek make a travesty of
gölge düşürmek cast a damper over
gölge düşürmek cast doubt on
gölge düşürmek strike a sour note
gülünç duruma düşürmek make a mockery of
hasta/yorgun/bitap düşürmek lay somebody low
hayrete düşürmek boggle someone's mind
hayrete düşürmek boggle the mind
hayrete düşürmek boggle one's mind
kardeşi kardeşe düşürmek pit brother against brother
kendini (kötü) bir şey yaparak alçaltmak/seviyesini düşürmek sink to (doing) something
kendini (kötü) bir şey yaparak alçaltmak/seviyesini düşürmek sink to something
kendini bitap düşürmek drive oneself into the ground
kendini bitap düşürmek run oneself into the ground
kendini bitap düşürmek work oneself into the ground
kendini gülünç duruma düşürmek make a laughingstock of oneself
kendini gülünç duruma düşürmek make oneself a laughingstock
kendini komik duruma düşürmek make a fool of oneself
kendini küçük düşürmek abase oneself
komik duruma düşürmek make nonsense of
komik duruma düşürmek make a monkey out of
kötü yola düşürmek lead astray
kuşkuya düşürmek bring into question
kuşkuya düşürmek cast doubt on
küçük düşürmek make a monkey out of
küçük düşürmek make a mockery of
küçük düşürmek knock the wind out of someone's sails
küçük düşürmek fuck around
küçük düşürmek fuck about
maskesini düşürmek bring somebody down a peg or two
müşkül duruma düşürmek place someone in an awkward position
müşkül duruma düşürmek put someone in an awkward position
planı suya düşürmek throw a monkey wrench in the works
pusuya düşürmek lay an ambush
seviyeyi düşürmek lower the tone
suya düşürmek knock into a cocked hat
süngüsünü düşürmek drop one's guard
süngüsünü düşürmek lower one's guard
şaşkınlığa düşürmek throw someone into confusion
tongaya düşürmek lay an ambush
tuzağa düşürmek take for a ride
tuzağa düşürmek lay an ambush
umutsuzluğa düşürmek drive someone to despair
ününe gölge düşürmek cast a slur on
yanlışlığa düşürmek lead astray
zayıf noktalarını göstererek gözden düşürmek drive a coach and horses through
zor duruma düşürmek have someone behind the eight ball
zor duruma düşürmek put someone behind the eight ball
Slang
hayrete düşürmek blow someone's socks off
hayrete düşürmek blow the socks off
hayrete düşürmek knock the socks off
hayrete düşürmek knock someone's socks off
karı düşürmek get some pussy
kendini komik duruma düşürmek make an ass of
kendini komik duruma düşürmek make an ass of yourself
maliyetleri düşürmek/azaltmak trim your sails
Trade/Economic
bir malın kalitesini veya fiyatını düşürmek trading down
değerini düşürmek depreciate
değerini düşürmek debase
fiyat düşürmek knock-down
fiyat düşürmek screw down
fiyatları düşürmek deflate
fiyatları düşürmek üzere alıcıların alım yapmamaları buyer's strike
hesaptan düşürmek defalcate
kaliteyi düşürmek knock-down
kıymetten düşürmek devaluate
malın değerini düşürmek trading down
maliyet düşürmek cost-cut
merkez bankasının faiz oranlarını düşürmek üzere izlediği para arzını genişletme politikası easy-money policy
piyasayı düşürmek bear the market
tarifeyi düşürmek derate
temerrüde düşürmek push into default
Law
biri hakkındaki suçlamaları düşürmek drop the charges against someone
davayı düşürmek drop the case