Türkisch - Englisch
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Französisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Übersetzung
Werbung entfernen
Einloggen / Registrieren
Licht Ausschalten
English
English
Türkçe
Français
Español
Deutsch
Übersetzung
Synonyme
Sätze
Werkzeuge
Quellen
Über uns
Kontakt
Einloggen / Registrieren
EN-TR
Türkisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Spanisch - Englisch
Französisch - Englisch
Englisch Synonyme
Türkisch - Englisch Sätze
Türkisch - Englisch
Französisch - Englisch
Spanisch - Englisch
Deutsch - Englisch
Verlauf Ausblenden
Velaufsdetails
Verlauf Löschen
Verlauf :
immethodical
copping
underground work
switching pilot
appendix mare
crosspoint switch
malefics
wake effect
pectin
stack loss
engineering control measures
agate glass
truancy
finite element program
prepotente
sarsak
Spirale
fore-edge
paradisial
spell backward
soporoso
constructive dialogue
andurrial
rule-based
precision value
spill
Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau
Verlauf
Sätze
spill
— Definition
Bedeutung:
dökmek
Aussprache (IPA):
(AmE /spɪl/ – BrE /spɪl/)
Wortart:
Fiil: spill (spills – spilled/spilt – spilling)
Bedeutungen von dem Begriff
"spill"
im Türkisch Englisch Wörterbuch : 72 Ergebniss(e)
Kategorie
Englisch
Türkisch
Common Usage
1
Common Usage
spill
v.
dökmek
I
spilt
my coffee all over the desk.
Kahvemi masanın her yerine
döktüm.
More Sentences
General
2
General
spill
n.
düşme
She took a nasty
spill
while snowboarding and broke her leg.
Snowboard yaparken fena bir
düşme
geçirerek bacağını kırmış.
More Sentences
3
General
spill
n.
sızıntı
The oil
spill
was devastating for local wildlife.
Petrol
sızıntısı
bölgedeki yaban hayatı açısından tahrip ediciydi.
More Sentences
Technical
4
Technical
spill
v.
dökülmek
Over 10 thousand football fans
spilt
onto streets to celebrate the victory.
10 binden fazla futbol taraftarı zaferi kutlamak için sokaklara
döküldü.
More Sentences
General
5
General
spill
n.
tutuşturma tahtası
6
General
spill
n.
dökme
7
General
spill
n.
taşma
8
General
spill
n.
tapa
9
General
spill
n.
tıkaç
10
General
spill
n.
düşürme
11
General
spill
n.
düşüş
12
General
spill
n.
üzerinden atma
13
General
spill
n.
tutuşturma kağıdı
14
General
spill
n.
dökülen miktar
15
General
spill
n.
tiyatro veya fotoğraf ışığının odak noktasının dışında kalan ve istenmeyen yeri aydınlatan ışık
16
General
spill
n.
kopmuş tahta parçası
17
General
spill
n.
kıymık
18
General
spill
n.
sigara yapımında tütünün içine ittirildiği kağıt kılıf
19
General
spill
n.
kap görevi gören rulo veya koni şeklindeki kağıt
20
General
spill
v.
kazara dökmek
21
General
spill
v.
dökmek (sıvı/kan vb)
22
General
spill
v.
saçılmak
23
General
spill
v.
düşmek
24
General
spill
v.
söylemek
25
General
spill
v.
açığa vurmak
26
General
spill
v.
serpmek
27
General
spill
v.
üstünden atmak (at)
28
General
spill
v.
saçmak
29
General
spill
v.
akıtmak
30
General
spill
v.
dökmek (su vb)
31
General
spill
v.
düşürmek
32
General
spill
v.
(kalabalık) dağınık halde akıp geçmek
33
General
spill
v.
şaldır şaldır dökülmek
34
General
spill
v.
yuvarlanmak
35
General
spill
v.
düzensizce ve hızla yayılmak
36
General
spill
v.
taşar gibi çökmek
37
General
spill
v.
taşacak kadar dolu olmak
38
General
spill
v.
sırları ifşa etmek
39
General
spill
v.
itimada ihanet etmek
Irregular Verb
40
Irregular Verb
spill
v.
spilled/spilt - spilled/spilt
Trade/Economic
41
Trade/Economic
spill
n.
fiyatta ani ve sert düşüş
Technical
42
Technical
spill
n.
atık su savağı
43
Technical
spill
n.
akıtma
44
Technical
spill
n.
boşaltma
45
Technical
spill
n.
metal çubuk
46
Technical
spill
n.
savaklama
47
Technical
spill
n.
sıvı akma yolu
48
Technical
spill
n.
taşma savağı
49
Technical
spill
n.
döküm kalıbının pul dolu çatlağı veya ek yeri
50
Technical
spill
n.
dikkatsiz haddeleme sonucu oluşan katlantı
51
Technical
spill
n.
fısıh bayramı'nda yenilen mayasız ekmeği fırından çıkarırken kullanılan, ahşap saplı metal plak
52
Technical
spill
v.
boşaltmak
53
Technical
spill
v.
dışarı akmak
54
Technical
spill
v.
kaptan dökülmek
55
Technical
spill
v.
taşmak
Marine
56
Marine
spill
v.
(yelkeni) rüzgarın basıncından kurtarmak
57
Marine
spill
v.
(rüzgarın) yelken üzerindeki baskısını yelkenin yönünü değiştirerek veya yelkeni halatlarla ayarlayarak hafifletmek
Mining
58
Mining
spill
n.
gevşek zeminde kotu arttırırken ana kirişin önüne yatay olarak yerleştirilen kalın çıta veya direkler
Theatre
59
Theatre
spill
n.
tiyatro veya fotoğraf ışığının odak noktasının dışında kalıp istenmediği hale aydınlanan sahne bölümü
Archaic
60
Archaic
spill
n.
küçük meblağ
61
Archaic
spill
n.
az para
62
Archaic
spill
n.
armağan
63
Archaic
spill
n.
hibe
64
Archaic
spill
v.
öldürmek
65
Archaic
spill
v.
yok etmek
66
Archaic
spill
v.
müsrifçe kullanmak
67
Archaic
spill
v.
bol keseden harcamak
68
Archaic
spill
v.
israf etmek
69
Archaic
spill
v.
har vurup harman savurmak
70
Archaic
spill
v.
işe yaramaz hale getirmek
71
Archaic
spill
v.
mahvetmek
72
Archaic
spill
v.
bozmak
Bedeutungen, die der Begriff
"spill"
mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)
Kategorie
Englisch
Türkisch
General
1
General
spill-proof drinking cup
n.
damla akıtmayan/damlatmaz bardak
2
General
spill-over
n.
taşmış şey
3
General
spill-over
n.
dağılma
4
General
spill light
n.
tiyatro veya fotoğraf ışığının odak noktasının dışında kalan ve istenmeyen yeri aydınlatan ışık
5
General
spill over with
v.
dolu olmak
6
General
spill over
v.
taşmak
7
General
take a spill
v.
atın sırtından düşmek
8
General
spill blood
v.
kan dökmek
9
General
spill over into
v.
kadar yayılmak (bir yere)
10
General
spill over
v.
dökülmek
11
General
spill the beans
v.
ağzından baklayı çıkarmak
12
General
spill the beans
v.
baklayı ağzından çıkarmak
13
General
have a spill
v.
atın sırtından düşmek
14
General
spill out into the streets
v.
sokaklara dökülmek
15
General
spill the meal over oneself
v.
yemeği üstüne dökmek
16
General
spill the meal over oneself
v.
yemeği üzerine dökmek
17
General
spill out hatred against
v.
öfke kusmak
18
General
spill out hatred against
v.
öfkesini kusmak
19
General
spill coffee on one’s shirt
v.
gömleğine kahve dökmek
20
General
spill coffee on one’s shirt
v.
gömleğine kahve dökmek
21
General
spill [obsolete]
v.
mahvolmak
22
General
spill [obsolete]
v.
ölmek
23
General
spill [obsolete]
v.
ölüme veya yıkıma sebep olmak
24
General
spill [obsolete]
v.
bozulmak
25
General
spill [obsolete]
v.
kötüleşmek
26
General
spill [obsolete]
v.
yok olmak
Phrasals
27
Phrasals
spill (over) into something
v.
dolup taşmak
28
Phrasals
spill (out) into something
v.
dolup taşmak
29
Phrasals
spill over on
v.
üzerine dökülmek/saçılmak
30
Phrasals
spill out (of something)
v.
(bir şeyden) etrafa dökülmek/saçılmak
31
Phrasals
spill over onto (something)
v.
sınırları aşıp (bir şeye/yere) yayılmak
32
Phrasals
spill over on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) yayılmak
33
Phrasals
spill over onto (something)
v.
sınırlarından (başka bir yere/şeye) taşmak
34
Phrasals
spill over on (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) etkilemek
35
Phrasals
spill over on (something)
v.
sınırları aşıp (bir şeye/yere) saçılmak
36
Phrasals
spill over on (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) üstüne taşmak
37
Phrasals
spill over onto (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) sıçramak
38
Phrasals
spill over onto (someone or something)
v.
(birini/bir şeyi) etkilemek
39
Phrasals
spill over on (something)
v.
sınırları aşıp (bir şeye/yere) yayılmak
40
Phrasals
spill over on (something)
v.
sınırlarını aşıp (başka bir yere/şeye) taşmak
41
Phrasals
spill over onto (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) yayılmak
42
Phrasals
spill over onto (something)
v.
sınırlarının dışına çıkmak
43
Phrasals
spill over on (something)
v.
sınırlarından (başka bir yere/şeye) taşmak
44
Phrasals
spill over on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) sıçramak
45
Phrasals
spill over onto (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) bulaşmak
46
Phrasals
spill over on (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) üstüne dökülmek
47
Phrasals
spill over on (something)
v.
sınırlarının dışına çıkmak
48
Phrasals
spill over onto (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) üstüne dökülmek
49
Phrasals
spill over onto (someone or something)
v.
(birinin/bir şeyin) üstüne taşmak
50
Phrasals
spill over onto (something)
v.
sınırlarını aşıp (başka bir yere/şeye) taşmak
51
Phrasals
spill over onto (something)
v.
sınırları aşıp (bir şeye/yere) saçılmak
52
Phrasals
spill over on (someone or something)
v.
(birine/bir şeye) bulaşmak
53
Phrasals
spill out
v.
-e dökülmek
54
Phrasals
spill into
v.
-in içine doğru taşmak
55
Phrasals
spill out
v.
-e taşmak
56
Phrasals
spill out into (something or some place)
v.
(bir şeye/bir yere) taşmak
57
Phrasals
spill out into (something or some place)
v.
(bir şeye/bir yere) sıçramak/yayılmak
58
Phrasals
spill into (something or some place)
v.
(bir şeye/bir yere) sıçramak/yayılmak
59
Phrasals
spill into
v.
-e sıçramak/yayılmak
60
Phrasals
spill over into (something or some place)
v.
(bir şeye/bir yere) taşmak
61
Phrasals
spill into (something or some place)
v.
taşıp (bir şeye/bir yere) dökülmek
62
Phrasals
spill over into (something or some place)
v.
taşıp (bir şeye/bir yere) dökülmek
63
Phrasals
spill into (something or some place)
v.
(bir şeye/bir yere) taşmak
64
Phrasals
spill over into (something or some place)
v.
(bir şeye/bir yere) sıçramak/yayılmak
65
Phrasals
spill out into (something or some place)
v.
(bir şeyin/bir yerin) içine taşmak
66
Phrasals
spill into (something or some place)
v.
(bir şeyin/bir yerin) içine taşmak
67
Phrasals
spill into
v.
-e taşmak
68
Phrasals
spill out
v.
etrafa dökülmek/saçılmak
69
Phrasals
spill out
v.
kusmak
70
Phrasals
spill out into (something or some place)
v.
taşıp (bir şeye/bir yere) dökülmek
71
Phrasals
spill over into (something or some place)
v.
(bir şeyin/bir yerin) içine taşmak
72
Phrasals
spill over
v.
kazayla veya aşırı yoğunluk sebebiyle başka bir bölgeye girmek
73
Phrasals
spill over
v.
dolup taşmak
74
Phrasals
spill over
v.
boşaltılmak
75
Phrasals
spill out
v.
(duygular) dizginlenmeden serbest kalmak
Colloquial
76
Colloquial
spill the tea
v.
dedikodu yapmak
Idioms
77
Idioms
spill the beans
v.
ağzından kaçırmak
78
Idioms
spill the beans
v.
ağzındaki baklayı çıkarmak
79
Idioms
spill the beans
v.
ağzında bakla ıslanmamak
80
Idioms
spill the beans
v.
(sırrı vb) yaymak
81
Idioms
spill the beans
v.
(sırrı vb) açık etmek
82
Idioms
spill the beans
v.
(sırrı vb) ötmek
83
Idioms
spill the beans
v.
(sırrı vb) açıklamak
84
Idioms
spill the beans
v.
baklayı ağzından çıkarmak
85
Idioms
spill the works
v.
(sırrı vb) açık etmek
86
Idioms
spill the works
v.
(sırrı vb) açıklamak
87
Idioms
spill the works
v.
(sırrı vb) ötmek
88
Idioms
spill the works
v.
baklayı ağzından çıkarmak
89
Idioms
spill the works
v.
ağzından baklayı çıkarmak
90
Idioms
spill the works
v.
ağzındaki baklayı çıkarmak
91
Idioms
spill the works
v.
(bir sürprizi vb) yanlışlıkla söyleyivermek
92
Idioms
spill the works
v.
(bir sürprizi vb) ağzından kaçırmak
93
Idioms
spill the beans
v.
(bir sürprizi vb) ağzından kaçırmak
94
Idioms
spill the beans
v.
(bir sürprizi vb) yanlışlıkla söyleyivermek
95
Idioms
spill the tea
v.
dedikodu etmek
96
Idioms
spare at the spigot and spill at the bung
v.
ufak tefek şeylerde cimrilik yaparken bir taraftan da kontrolsüzce büyük miktarda para harcamak
97
Idioms
spare at the spigot and spill at the bung
v.
ufak tefek şeylerde cimrilik yaparken bir taraftan da büyük miktarda israf veya savurganlık yapmak
98
Idioms
spill a bibful
v.
sırrı ağzından kaçırmak
99
Idioms
spill a bibful
v.
sırrı aşikar etmek
100
Idioms
spill one's guts on someone
v.
birine sırlarını dökmek
101
Idioms
spill one's guts on someone
v.
birine içini dökmek
102
Idioms
spill one's guts on someone
v.
birine açılmak
Speaking
103
Speaking
spill the beans
n.
ağzındaki baklayı çıkar
Trade/Economic
104
Trade/Economic
spill-over
n.
dışsal ekonomiler
105
Trade/Economic
spill-over
n.
açılma etkisi
Politics
106
Politics
spill-overs
n.
politikaların birbirlerine olan etkisi
107
Politics
spill [australia]
n.
daha üst düzeydeki yetkili kadrosunun boş olmasından ötürü altındaki birkaç makamı da boş ilan etme
Technical
108
Technical
spill strip
n.
pin parçası
109
Technical
spill plate
n.
dökme plakası
110
Technical
spill deflector
n.
spil deflektör
111
Technical
inlet and spill ports
n.
dolaşım ve dolum deliği
112
Technical
spill valve
n.
spil valf
113
Technical
spill water
n.
savaklanan su
114
Technical
spill and fill valve
n.
boşaltma ve doldurma valfi
115
Technical
spill-over valve
n.
taşma vanası
116
Technical
spill-over valve
n.
taşma valfi
117
Technical
oil spill kit
n.
petrol/yakıt sızıntı seti
118
Technical
oil spill kit
n.
petrol/yakıt sızıntısı müdahale seti
119
Technical
spill-over
n.
taşma
Computer
120
Computer
word spill
n.
sözcük kaydırma
Telecom
121
Telecom
oil spill
n.
petrol yayıntısı
122
Telecom
spill-forward feature
n.
ileriye gönderme özelliği
123
Telecom
spill-over
n.
dağılma
124
Telecom
spill-over
n.
taşma
Construction
125
Construction
spill-through abutment
n.
iki tarafa taşmalı köprü ayağı
Lighting
126
Lighting
spill shield
n.
örtücü
Automotive
127
Automotive
spill ring
n.
ölçüm bileziği
Marine
128
Marine
oil spill
n.
petrol dökülmesi
129
Marine
spill tray
n.
taşıntı tavası
130
Marine
spill the sail
v.
yelkeni boşaltmak
Mining
131
Mining
oil spill
n.
petrol yayılması
132
Mining
oil spill
n.
petrol döküntüsü
133
Mining
spill pocket
n.
dökülme cebi
Pathology
134
Pathology
spill over
v.
(bulaşıcı hastalık) bir hayvan türünden başka bir türe, özellikle de insanlara geçmek
Chemistry
135
Chemistry
spill tray
n.
taşkan kabı
Biology
136
Biology
biological oil spill control
n.
biyolojik yağ döküntü denetimi
Marine Biology
137
Marine Biology
spill-over
n.
taşmış
Environment
138
Environment
oil spill
n.
petrol sızıntısı
139
Environment
oil spill response
n.
petrol kirliliğine müdahale
140
Environment
oil spill response
n.
petrol sızıntısına müdahale
Geology
141
Geology
biological oil spill control
n.
biyolojik yağdöküntü denetimi
Military
142
Military
substance spill
n.
maddenin dökülmesi
143
Military
substance spill
n.
maddenin boşaltılması
Slang
144
Slang
take a spill
v.
düşmek
145
Slang
spill one's guts
v.
içini dökmek
146
Slang
spill guts
v.
içini dökmek
147
Slang
spill guts
v.
derdini dökmek
148
Slang
spill guts
v.
sırlarını dökmek
149
Slang
spill guts
v.
her şeyi açıklamak
150
Slang
spill guts
v.
açılmak
×
Pronunciation in context (
out of
)
Pronunciation of spill
×
Term Options
Übersetzung Vorschlagen / Korrigieren
Französisch Englisch Wörterbuch
Spanisch Englisch Wörterbuch
Deutsch Englisch Wörterbuch
Englisch Synonyme Wörterbuch
Google Images
Merriam Webster
Dictionary.com
The Free Dictionary
Abbreviations
Wikipedia in English
Wikipedia in Turkish
Urban Dictionary
German, LEO
Chinese, Dict.Cn
Spanish, SpanishDict
Russian, Multitran.ru
Medical, MedicineNet
İşaret Dili, Signing Savvy