engellemek - Turco Inglés Diccionario
Historia

engellemek



Significados de "engellemek" en diccionario inglés turco : 106 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
engellemek block v.
engellemek hamper v.
engellemek prevent v.
engellemek restrain v.
engellemek inhibit v.
engellemek hinder v.
engellemek obstruct v.
engellemek avert v.
General
engellemek resist v.
engellemek keep from v.
engellemek thwart v.
engellemek stymy v.
engellemek put the lid on something v.
engellemek baulk v.
engellemek deter v.
engellemek foreclose v.
engellemek cumber v.
engellemek crimp v.
engellemek obstruct v.
engellemek fetter v.
engellemek hinder v.
engellemek frustrate v.
engellemek hedge v.
engellemek impede v.
engellemek cross v.
engellemek stop v.
engellemek stem v.
engellemek cramp v.
engellemek dam up v.
engellemek save v.
engellemek detain v.
engellemek counterwork v.
engellemek hedge around v.
engellemek constrain v.
engellemek debar from v.
engellemek stem the tide of v.
engellemek scotch v.
engellemek stymie v.
engellemek keep down v.
engellemek handicap v.
engellemek foil v.
engellemek bar v.
engellemek encumber v.
engellemek hold up v.
engellemek hedge about v.
engellemek balk v.
engellemek interrupt v.
engellemek prevent from v.
engellemek hobble v.
engellemek surety v.
engellemek embarrass v.
engellemek interfere with v.
engellemek defeat v.
engellemek circumvent v.
engellemek preclude v.
engellemek dam v.
engellemek clamp the lid on something v.
engellemek trammel v.
engellemek intervent v.
engellemek snag v.
engellemek shut out v.
engellemek check v.
engellemek incumber v.
engellemek curb v.
engellemek get under control v.
engellemek interfere v.
engellemek intercept v.
engellemek stimy v.
engellemek exclude v.
engellemek stunt v.
engellemek inhibit from v.
engellemek overslaugh v.
engellemek stonewall v.
engellemek forfend v.
engellemek avoid v.
engellemek curtail v.
engellemek gridlock v.
engellemek disable v.
engellemek accumber v.
engellemek tackle v.
engellemek taboo v.
engellemek tabu v.
Phrasals
engellemek act counter
engellemek work against
engellemek design out
Idioms
engellemek put off
engellemek stack the cards against
engellemek stack the odds against
engellemek stem the tide
engellemek buck the tide
engellemek throw a spanner in the works
engellemek put a spanner in the works
engellemek throw a monkey wrench into the works
engellemek throw a monkey wrench in something
engellemek cut someone's water off
engellemek cramp someone's style
Trade/Economic
engellemek enjoin
Law
engellemek disrupt
Politics
engellemek restrain
Technical
engellemek intercept
engellemek interfere
engellemek inhibit
engellemek hamper
engellemek prevent
engellemek clog
Medical
engellemek inhibit

Significados de "engellemek" con otros términos en diccionario inglés turco: 110 resultado(s)

Turco Inglés
General
iple ayırarak girişi engellemek rope off v.
büyümesini engellemek nip v.
engellemek (darbeyi) ward off v.
bir şeyi engellemek set something back v.
kanatlarının ucunu kesmek (kuşun uçmasını engellemek için) pinion v.
soluk almasını engellemek stifle v.
yasaklamayla engellemek embar v.
çürümesini engellemek için tahtaları cıva klorid ile doyurmak kyanise v.
engellemek (birinin) (bir şey yapmasını) stop someone from v.
nefes almayı engellemek block breathing v.
gelişmesini engellemek smother v.
bir şeyin ilerlemesini engellemek head something off v.
birinin bir şey yapmasını engellemek restrain someone from v.
bir şeyi engellemek head something off v.
kapıyı kilitleyerek birinin bir yere girmesini engellemek lock someone out of v.
girmesini engellemek shut out v.
gelişimini engellemek strangle v.
birinin ilerlemesini engellemek head someone off v.
parlamentoyu engellemek filibuster v.
gelişimi engellemek cramp v.
birini engellemek stand in someone's way v.
başından engellemek nip in the bud v.
başından engellemek nip something in the bud v.
erişimi engellemek block off v.
en başından engellemek nip in the bud v.
gelişmesini engellemek stifle v.
önce davranıp engellemek forestall v.
zarar görmesini engellemek hold harmless v.
gelişmesini engellemek stunt v.
olmasını engellemek prevent the occurrence of v.
birşeyin olmasını (araya girerek) engellemek get in the way v.
deniz kirliliğini engellemek prevent marine pollution v.
krizi engellemek prevent the crisis v.
silahların sınırdan yasa dışı yollarla kaçırılmasını engellemek prevent weapons from being illegally smuggled across the border v.
silah kaçakçılığını engellemek prevent weapons smuggling v.
(dövüş sporlarında) rakibin hamlesini kol ile kesmek/engellemek arm block v.
silah kaçakçılığını engellemek prevent arms smuggling v.
girmesini engellemek block out v.
gecikmeyi engellemek prevent the delay v.
çürümesini engellemek için tahtaları cıva klorid ile doyurmak kyanize v.
girişini engellemek exclude v.
(bilgi vb.) erişimi engellemek lock v.
erken davranıp engellemek forestall v.
bir yöne doğru eğilimi engellemek detrend v.
engellemek ya da ertelemek taigle v.
çürümesini engellemek için tahtaları cıva klorid ile doyurma kyanising n.
yeni yürümeyi öğrenen çocukların düşmesini engellemek için tasarlanmış düzenek gocart n.
çürümesini engellemek için tahtaları cıva klorid ile doyurma kyanizing n.
Phrasals
birisinin bir yere girişini engellemek bar someone from some place
birisinin bir yere girmesini engellemek bar someone from some place
yayını engellemek black something out
birinin bir yere girmesini engellemek close someone out of something
birinin bir yere girmesini engellemek close someone out
birisini engellemek cross someone up
birini bir şeyden engellemek/alıkoymak hinder someone from something
birini çıkmasını/gitmesini engellemek hold over somebody
birini çıkmasını/gitmesini engellemek hold somebody over
-den engellemek preclude from
birinin birşeye sahip olmasını hile ile engellemek do out of
yapılmasını/olmasını engellemek/yasaklamak prohibit from
ses çıkarmasını engellemek keep someone still
(birinin bir şey yapmasını) engellemek deter someone from
ilerlemesini engellemek set back
Phrases
bunu engellemek için to prevent this
Idioms
bir şeyin olmasını engellemek pull the plug on
eylemini engellemek cut the ground out from under
birinin işini engellemek cook someone's goose
başarısını engellemek cook someone's goose
işini engellemek spike someone's guns
birinin bir şeyi elde etmesini engellemek dash the cup from one's lips
önüne geçip yolunu engellemek cut in
başından engellemek nip in the bud
işini engellemek spike somebody's guns
birisini engellemek put the brakes on someone
birisini engellemek cut someone off at the pass
bir şeyin yayılmasını/gelişmesini engellemek keep a lid on something
(birinin bir şeyi) öğrenmesini engellemek keep someone in ignorance about something
ilerlemesini engellemek put the kibosh on
intihar eden kişiye moral vererek kişinin intihar girişimini engellemek talk someone off the ledge
ikna edici bir şekilde konuşarak kendini öldürmesini engellemek talk someone off the ledge
trafiği engellemek tie traffic up
birisini engellemek head someone off
Slang
birisini engellemek chill someone's action
birini frenlemek/dizginlemek/engellemek put the clamps on someone
birini frenlemek/dizginlemek/engellemek put the clamps on
Trade/Economic
fiyat düşüşünü engellemek maintain a price
bir işçiye fazla çalışma ücreti ödenmesini engellemek için standart çalışma saatleri dahilinde verilen izin compensatory time
firmaların birbirlerinin çalışanlarını ayartıp kendi bünyelerinde çalıştırmalarını engellemek amacıyla imzaladıkları anlaşma no-poaching agreement
üretimi engellemek impede the production
üretimi engellemek hinder the production
üretimi engellemek prevent the production
Law
sigorta poliçesinde sorumluluğun düzenleme tarihinden sonraki yıllara sarkmasını engellemek için konulan kloz sunset clause
sigorta poliçesinde sorumluluğun düzenleme tarihinden sonraki yıllara sarkmasını engellemek için konulan kloz sunset provision
silah kaçakçılığını engellemek prevent weapons smuggling
silahların sınırdan yasa-dışı yollarla alınması/kaçırılmasını engellemek prevent weapons from being illegally smuggled across the border
Politics
kadın ve erkek arasındaki farklılıkların kişilerin yaşam koşullarını olumsuz etkileyecek sonuçlara yol açmasını engellemek gender mainstream
Technical
tekerleğin dönmesi engellemek trig
hareketini engellemek (tekerlek vb) scotch
tekrarlayan bir saatin çarpma mekanizmasını engellemek için sallanan çentikli bir yay veya bir kol racktail
Computer
uygunsuz içeriği engellemek için kulanılan bir program websense
yazmayı engellemek write-protect
Textile
boyama işlemi sırasında boyanın dağılmasını engellemek amacıyla işleme katılan kimyasal madde antimigrant
Marine
sürüklenmesini engellemek amacıyla gemiden atılan aygıt sea anchor
Medical
beyin omurilik sıvısının akışını engellemek obstruct the cerebrospinal fluid drainage
spermatogenezi engellemek prevent spermatogenesis
Geography
çürümesini engellemek için tahtaları cıva klorid ile doyurma kyanizing
çürümesini engellemek için tahtaları cıva klorid ile doyurmak kyanize
çürümesini engellemek için tahtaları cıva klorid ile doyurma kyanising
çürümesini engellemek için tahtaları cıva klorid ile doyurmak kyanise
Military
karşı tarafın muhtemel saldırısını engellemek amacıyla yapılan saldırı pre-emptive strike