constrain - Turco Inglés Diccionario

constrain

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

constrain — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /kənˈstreɪn/ – BrE /kənˈstreɪn/)
Categoría gramatical:
Fiil: constrain (constrains – constrained – constraining)
Sinónimo:
restrict, compel
Antónimos:
free, release

Significados de "constrain" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
General
constrain v. tutmak
He tried to constrain himself from yawning in the meeting.
Toplantı sırasında esnememek için kendini zor tutuyordu.

More Sentences
constrain v. engellemek
The student protests were constrained by the administration.
Öğrenci protestoları yönetim tarafından engellenmiştir.

More Sentences
constrain v. kısıtlamak
In my opinion, it is better to convince than to constrain.
Bana göre, ikna etmek kısıtlamaktan daha iyidir.

More Sentences
constrain v. mecbur etmek
constrain v. baskı yapmak
constrain v. menetmek
constrain v. alıkoymak
constrain v. bağlamak
constrain v. icbar etmek
constrain v. zorlamak
constrain v. sınırlamak
constrain v. zorla yaptırmak
constrain v. zorunda bırakmak
constrain v. sıkıştırmak
constrain v. ifadesini sınırlandırmak
constrain v. doğallığına sekte vurmak
constrain v. mahkum etmek
constrain v. sıkıca bağlamak
Trade/Economic
constrain v. icbar etmek
Law
constrain v. icbar etmek
constrain v. mecbur etmek
constrain v. zorlamak
Technical
constrain v. sıkıştırmak
constrain v. zorlamak

Significados de "constrain" con otros términos en diccionario inglés turco: 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
constrain oneself v. sıkınmak
constrain from v. alıkoymak
Phrasals
constrain from v. tutmak
constrain from v. menetmek
constrain someone from doing something v. birini bir şey yapmaktan geri bırakmak
constrain (one) from (doing something) v. (birini bir şey yapmaktan) geri bırakmak
constrain (one) from (doing something) v. (birinin bir şey yapmasına) mani olmak
constrain someone from doing something v. birinin bir şey yapmasını engellemek
constrain (one) from (doing something) v. (birinin bir şey yapmasının) önüne geçmek
constrain from doing v. yapmasını engellemek
constrain someone from doing something v. birini bir şey yapmaktan alıkoymak
constrain (one) from (doing something) v. (birinin bir şey yapmasını) engellemek
constrain someone from doing something v. birinin bir şey yapmasının önüne geçmek
constrain from doing v. yapmasına engel olmak
constrain (one) from (doing something) v. (birini bir şey yapmaktan) alıkoymak
constrain from doing v. yapmaktan geri bırakmak
constrain from doing v. yapmasının önüne geçmek
constrain (one) from (doing something) v. (birinin bir şey yapmasına) engel olmak
constrain from doing v. yapmaktan alıkoymak
constrain someone from doing something v. birinin bir şey yapmasına engel olmak
constrain someone from doing something v. birinin bir şey yapmasına mani olmak
constrain from doing v. yapmasına mani olmak
Computer
constrain numeric expr. sayısala zorla