hedge - Turco Inglés Diccionario

hedge

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hedge — Definition

Significado:
çit, kaçamak ifade
Pronunciación (IPA):
(AmE /hɛdʒ/ – BrE /hɛdʒ/)
Categoría gramatical:
İsim; Fiil: hedge (hedges – hedged – hedging)
Sinónimo:
fence, evade
Antónimos:
commit

Significados de "hedge" en diccionario turco inglés : 67 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
hedge n. çit
We should keep the hedge between our lawns.
Çimlerimizin arasına çit çekmeliyiz.

More Sentences
General
hedge n. çit
We should keep the hedge between our lawns.
Çimlerimizin arasına çit çekmeliyiz.

More Sentences
hedge n. yatırım
Tom is a hedge fund manager.
Tom bir yatırım fonu yöneticisi.

More Sentences
hedge n. önlem
Buy this share, and you'll have a hedge against any possible financial losses!
Bu hisseyi satın alın ve olası finansal kayıplara karşı önlem almış olun!

More Sentences
hedge v. lafı dolandırmak
Every single minute you are hedging is making it even worse!
Lafı dolandırdığınız her dakika durumu daha da kötüleştiriyor!

More Sentences
hedge n. aşağı
hedge n. sık ağaçlardan veya çalılardan oluşan çit
hedge n. çalı çit
hedge n. tedbir
hedge n. engelleme
hedge n. çalı
hedge n. engel
hedge n. koruma
hedge n. çalı engel
hedge n. bariyer
hedge n. etten duvar
hedge n. kaçamaklı ifade
hedge v. önlem almak
hedge v. sarmak
hedge v. çitle çevirmek
hedge v. garantiye almak
hedge v. çit ile çevirmek
hedge v. engellemek
hedge v. etrafına çalı dikmek
hedge v. dolaylı konuşmak
hedge v. kısıtlamak
hedge v. sınırlamak
hedge v. kaçamak yanıt vermek
hedge v. çevirmek
hedge v. kuşatmak
hedge v. çalı ile çevirmek
hedge v. etrafını çevirmek
hedge v. çit çekmek
hedge v. kaçamak yapmak
hedge v. (kumarda) kaybetme riskine karşı önlem almak
hedge v. riski en aza indirmek
hedge v. her taraftan kuşatmak
hedge v. engel olmak
hedge v. kaçamaklı hale getirmek
hedge v. çalı çit ekmek
hedge v. çitleri budamak
hedge v. kendi çıkarına olacak şekilde davranmak
hedge v. saklanmak
hedge v. gizlenmek
hedge adj. çit ile ilgili
hedge adj. yol kenarında
hedge adj. çitlerin yakınında doğmuş
hedge adj. çitlerin yakınında yaşayan
hedge adj. üçüncü sınıf
hedge N. kaçamak ifade
Trade/Economic
hedge n. fiyat değişikliklerine karşı alınan tedbir
hedge n. korunma amaçlı işlem
hedge n. vadeli satış
hedge n. tedbir işlemi
hedge n. mevcut riske karşı yapılan satın alma işlemi
hedge n. tedbir satışı
hedge n. tedbir sözleşmesi
hedge v. garantiye almak
hedge v. tedbir işlemi yapmak
hedge v. kambiyo dalgalanmalarına karşı koruma amacıyla alım/satım yapmak
hedge v. mali kayba karşı kendini korumak
hedge v. finansal olarak kendini korumak
Construction
hedge v. çitişmek
Botanic
hedge n. yalancı portakal ağacı
Linguistics
hedge n. önermenin kesinliğini azaltan veya hafifleten ifade
Military
hedge n. ağaçtan ya da çalıdan oluşan çit
Wagering
hedge n. önceden bahse girilen tarafa karşı yapılan bahis

Significados de "hedge" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
hedge cutter n. çalı makası
hedge shears n. bahçe makası
hedge shears n. çalı makası
hedge shears n. budama makası
hedge shears n. çit makası
perimeter hedge n. çalı çiti
hedge writer n. değersiz yazar
hedge note n. kötü yazı
hedge writer n. yazar bozuntusu
hedge marriage n. cahil papaz tarafından kıyılan gizli nikah
hedge note n. çit kuşu sesi
hedge writer n. önemsiz yazar
hedge about v. engellemek
hedge about v. sınırlamak
hedge in v. çevirmek
hedge round v. kuşatmak
hedge about v. kısıtlamak
hedge round v. çit ile çevirmek
hedge around v. kısıtlamak
hedge in v. etrafını çevirmek
hedge in v. kuşatmak
hedge around v. engellemek
hedge around v. sınırlamak
hedge round v. çevirmek
hedge off v. engel koymak
hedge off v. sınır koymak
hedge in v. çit ile çevirmek
hedge round v. etrafını çevirmek
breast up a hedge v. bitkilerin dik saplarını (keserek) çıplak bırakmak
hang in the hedge v. durma noktasına gelmek
hedge [obsolete] v. daha önemli bir şeye sokmak
hedge [obsolete] v. daha büyük bir şeye dahil etmek
Phrasals
hedge something against something v. bir şeyi bir riske karşı korumak
hedge in v. sınırlandırmak
hedge in v. kısıtlamak
hedge against something v. bir riske karşı korumak
hedge against something v. bir şeye karşı tedbir almak
hedge against v. -e karşı korumak
hedge someone or something in v. birini/bir şeyi kuşatmak
hedge someone or something in v. birinin/bir şeyin etrafını çevirmek
hedge against something v. birden fazla seçeneğe yatırım yaparak başarısızlık olasılığını en aza indirmek
hedge against something v. tüm yumurtaları aynı sepete koymamak
Proverb
a hedge between keeps friendship green çok yakın arkadaşlıklarda bile arada mesafe olmalı
a hedge between keeps friendship green herkesin birbirinin mahremiyetine saygı duyduğu arkadaşlıklarda sorun yaşanmaz
a hedge between keeps friendship green karşılıklı birbirinin mahremiyetine saygı duyulduğunda arkadaşlıklar daha güzel ilerler
Colloquial
hedge one's bets v. para kaybetme riskini azaltmak için kendini korumak
Idioms
hedge one's bets v. tüm yumurtaları aynı sepete koymamak
hedge someone in v. birini kısıtlamak
hedge one's bets v. birden fazla seçeneğe yatırım yaparak başarısızlık olasılığını en aza indirmek
hedge one's bets v. birden fazla seçeneğe yatırım yaparak hata düzeyini en aza indirmek
hedge a bet v. iki taraf için de bahis oynamak
look as if (one) has been pulled through a hedge backwards v. dağılmış görünmek
look as if (one) has been pulled through a hedge backwards v. saçı başı dağınık görünmek
look as if (one) has been pulled through a hedge backward v. düzensiz görünmek
look as if (one) has been pulled through a hedge backwards v. yakası paçası bir yana kaymış olmak
look as if (one) has been pulled through a hedge backwards v. düzensiz görünmek
look as if (one) has been pulled through a hedge backward v. yakası paçası bir yana kaymış olmak
look as if (one) has been pulled through a hedge backward v. dağılmış görünmek
look as if (one) has been pulled through a hedge backward v. saçı başı dağınık görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards v. paçoz gibi görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backward v. derbeder görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards v. düzensiz görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards v. saçı başı birbirine girmiş görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backward v. paçoz gibi görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backward v. düzensiz görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards v. darmadağın/darmaduman görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards v. dağınık görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards v. bakımsız görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backwards v. derbeder görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backward v. darmadağın/darmaduman görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backward v. bakımsız görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backward v. saçı başı birbirine girmiş görünmek
look like (one) has been pulled through a hedge backward v. dağınık görünmek
hedge your bets v. para kaybetme riskini azaltmak için kendini korumak
hedge bets v. para kaybetme riskini azaltmak için kendini korumak
hedge your bets v. tüm yumurtaları aynı sepete koymamak
hedge bets v. birden fazla seçeneğe yatırım yaparak başarısızlık olasılığını en aza indirmek
hedge your bets v. birden fazla seçeneğe yatırım yaparak başarısızlık olasılığını en aza indirmek
hedge your bets v. birden fazla seçeneğe yatırım yaparak hata düzeyini en aza indirmek
dragged through a hedge backwards expr. yorgun
dragged through a hedge backwards expr. bitkin
Trade/Economic
inflation hedge n. enflasyona karşı korumalı menkul değer
hedge fund n. olası riskleri ve zararları en aza indirmek için yapılan yatırım
short hedge n. yabancı bir para birimindeki düşüşe karşı vadeli sözleşmelerin satılması.
current hedge account n. döviz kuruna sabitlenmiş hesap
money market hedge n. para piyasası yoluyla kur riskinden korunma
hedge ratio n. korunma oranı
hedge funds n. koruma fonları
hedge effectiveness n. finansal riskten korunma işleminin etkinliği
hedge funds n. serbest yatırım fonları
hedge fund n. koruma fonu
long hedge n. yabancı bir paranın değerindeki bir artışa karşı korunmak için vadeli para birimi kontratlarının alınması.
hedge funds n. yüksek riskli yatırım fonları
hedge clause n. vadeli satış klozu
hedge fund n. serbest fon
hedge accounting n. finansal riskten korunma muhasebesi
hedge fund n. koruma amaçlı fon
cash flow hedge n. nakit akış riskinden korunma işlemi
hedge-fund bonuses n. koruma fonu ikramiyeleri
hedge funder n. risk portföyü yöneticisi
hedge fund n. serbest yatırım fonu
hedge position n. koruma amaçlı pozisyon
hedge financing n. şirketin, finansmanını kendi nakit akışı ile karşılaması
hedge fund n. yüksek riskli yatırım fonu
texas hedge n. aynı türden birden fazla finansal araç satın alındığında riskin arttığı, döviz kuru riskine karşı vadeli piyasalarda işlem yapmanın tam tersi olan işlem
hedge fund n. risk fonu
hedge fund n. borsacılar
hedge your bets v. yumurtaları farklı sepetlere koymak
Law
hedge fund fraud n. koruma fonu dolandırıcılığı
Insurance
hedge funds n. yüksek riskli yatırım fonları
Technical
hedge trimmer n. çit budayıcı
hedge trimmer n. çalı budama makası
hedge clippers n. çalı budama makası
Woodworking
hedge bill n. uzun saplı budama bıçağı
Furniture
winter hedge [dialect] n. çamaşır askısı
Zoology
hedge sparrow n. çitserçesi
hedge sparrow n. dağbülbülü
Botanic
hedge bindweed n. kahkahaçiçeği
hedge bindweed n. çit sarmaşığı
hedge bindweed n. kahkaha çiçeği
hedge bindweed n. boru çiçeği
hedge maple n. ova akçaağacı
hedge pink n. sabun otu
upright hedge bedstraw n. çobansüzgeci
upright hedge bedstraw n. yoğurt otu
hedge violet n. orman menekşesi
hedge thorn (carissa bispinosa) n. eriğe benzer meyveli, gövdesinde dikenleri olan güney afrika çalısı
hedge thorn n. çatallı dikenleri ve erik benzeri meyveleri olan bir güney afrika çalısı
thorn hedge n. çit olarak kullanılan herhangi dikenli ağaç veya çalılık
hedge parsley n. kuzey yarımkürede bulunan tek yıllık bir yabani ot cinsi
tall hedge mustard n. uzun meyveli bülbül otu
tall hedge mustard n. avrupa'da yetişen pennatifit yaprakları olan uzun boylu bir ot
robin-run-the-hedge n. dil kanatan
robin-run-the-hedge n. yoğurtotu
hedge garlic (alliaria officinalis) n. avrupa'da yetişen sarımsak gibi kokan bir bitki
jack-by-the-hedge n. avrupa'da yetişen sarımsak gibi kokan bir bitki
hedge garlic (alliaria officinalis) n. sarımsak otu
jack-by-the-hedge n. sarımsak otu
hedge buckwheat (polygonum scandens) n. tek yıllık, ince, sarılıcı bir bitki
hedge bindweed (polygonum scandens) n. tek yıllık, ince, sarılıcı bir bitki
hedge violet n. kayın menekşesi
hedge nettle n. avrasya'ya özgü, tırmanıcı yeşil kök sapları olan kötü kokulu çok yıllık bir ot
hedge nettle (stachys palustris) n. gölısırganı
hedge nettle (stachys palustris) n. kuzey yarım küre'nin nemli bölgelerinde yaygın olarak yetişen, kokusuz köksapları bulunan çok yıllık bir ot
hedge mustard n. bülbül otu yaprağı
hedge hyssop n. gratiola cinsine benzeyen ingiliz bitkileri
hedge nettle n. dağ çayı
hedge bindweed n. tek yıllık, ince, sarılıcı bir bitki
hedge parsley n. çit maydanozu
hedge hyssop n. gratiola cinsine ait bir ot