engelleme - Turco Inglés Diccionario

engelleme

Significados de "engelleme" en diccionario inglés turco : 51 resultado(s)

Turco Inglés
General
engelleme blocking n.
Something or someone is blocking your progress.
Bir şey ya da biri ilerlemenizi engelliyor.

More Sentences
engelleme hindrance n.
They are holding the flags of national veto, hindrance and delay high.
Ulusal veto, engelleme ve geciktirme bayraklarını yüksekte tutuyorlar.

More Sentences
engelleme prevention n.
That prevention is the objective of the amendments I am referring to.
Bahsettiğim değişikliklerin amacı da bu engellemedir.

More Sentences
engelleme obstruction n.
They were arrested for obstruction of a police officer in the execution of his duty.
Görevini yerine getiren bir polis memurunu engellemekten tutuklandılar.

More Sentences
engelleme barrier n.
But what can we achieve with that kind of technological barrier?
Ancak bu tür bir teknolojik engelle ne elde edebiliriz?

More Sentences
Trade/Economic
engelleme obstruction n.
They were arrested for obstruction of a police officer in the execution of his duty.
Görevini yerine getiren bir polis memurunu engellemekten tutuklandılar.

More Sentences
Linguistics
engelleme blocking n.
Something or someone is blocking your progress.
Bir şey ya da biri ilerlemenizi engelliyor.

More Sentences
General
engelleme hedge n.
engelleme detainment n.
engelleme molestation n.
engelleme crackdown n.
engelleme obscuring n.
engelleme obstructiveness n.
engelleme check n.
engelleme hindering n.
engelleme dettering n.
engelleme detention n.
engelleme disappointment n.
engelleme frustration n.
engelleme hurdling n.
engelleme coaction n.
engelleme stranglehold n.
engelleme preclusion n.
engelleme impedition n.
engelleme thwarting n.
engelleme retention n.
engelleme repression n.
engelleme inhibition n.
engelleme interception n.
engelleme stonewalling n.
engelleme interdiction n.
engelleme throttlehold n.
engelleme encomberment n.
engelleme hinderance n.
engelleme obstancy [obsolete] n.
engelleme delayment n.
engelleme determent n.
engelleme preemption n.
engelleme stond n.
engelleme veto N.
Phrasals
engelleme lid on v.
Trade/Economic
engelleme preclusion n.
Law
engelleme restraint n.
Technical
engelleme oppilation n.
Food Engineering
engelleme inhibition n.
Biochemistry
engelleme inhibition n.
engelleme interference n.
Meteorology
engelleme interception n.
Basketball
engelleme body check n.
engelleme bodycheck n.
engelleme checking n.

Significados de "engelleme" con otros términos en diccionario inglés turco: 138 resultado(s)

Turco Inglés
General
yasaklamayla engelleme embarring n.
cinsel engelleme sexual inhibition n.
engelleme ateşi barrage n.
engelleme politikası obstructionism n.
popup engelleme popup blocking n.
kendini engelleme self-handicapping n.
engelleme tesisi stockade n.
siyasi engelleme stonewalling n.
siyasi engelleme stonewall n.
güç kullanarak engelleme quelling n.
bir binicinin diğerinin hemen arkasından ve belirli bir tarafından giderek üçüncü bir binicinin sarsılmadan geçmesini engelleme taktiği box n.
bir şeyi engelleme holdup n.
bir şeyi engelleme holdup n.
düşman engelleme yöntemi denial measure n.
kasıtlı engelleme politikası do-nothingism n.
haksızca engelleme crossing n.
lafı uzatarak hukuki işlemi engelleme filibuster n.
engelleme politikasına ait obstructionist adj.
engelleme ile karakterize olan obstructive adj.
engelleme ile ilgili obstructive adj.
engelleme politikası ile ilgili obstructionist adj.
meclis engelleme konuşması filibuster N.
Idioms
(bir şeyi) engelleme lid on (something) n.
Trade/Economic
teklif sahibini kazanmaya çalışarak karşı tarafın hisseleri devralmasını engelleme taktiği pac-man defense n.
mali suçları engelleme ağı fincen n.
mali suçları engelleme ağı financial crimes enforcement network n.
Law
kartelleşmeyi engelleme antitrust n.
infazı engelleme barring of execution n.
adaleti engelleme perverting the course of justice n.
adaleti engelleme obstruction of justice n.
engelleme süreci bar n.
(iddia, fiil) engelleme bar n.
(koca tarafından) karısına kredi verilmesini engelleme talimatı inhibition [scotland] n.
kanunen engelleme outlawry n.
Politics
parlementoyu engelleme parliamentary obstruction n.
göçü ve göçmen girişini engelleyerek yerel halkın etkilenmesini engelleme temeline dayanan siyasal akım nativism n.
engelleme (taktikleri, politikası) obstructionist n.
Advertising
reklam engelleme yazılımı ad blocker n.
Technical
direksiyon engelleme aygıtı steering prevention device n.
engelleme gölü barrier lake n.
akımı engelleme kıskacı pinchcock n.
yangın engelleme kolu fire handle n.
numarayı engelleme blocking the number n.
kayma engelleme kuramı slip-interference theory n.
engelleme süzgeci barrier filter n.
yapıştırmalı engelleme cohesive blocking n.
yeni çökelti oluşumunu engelleme antiredeposition n.
Computer
yürütülebilir içerik engelleme executable content blocking n.
reseti/geri almayı/baştan başlamayı engelleme özelliği reset prevention feature n.
gizli engelleme implicit deny n.
hizmet engelleme saldırısı dos attack n.
kullanıcı engelleme sesi plonk interj.
Informatics
hizmeti engelleme saldırısı denial of service attack n.
hizmet engelleme denial of service n.
yasa dışı engelleme unlawful restraint n.
Telecom
ağ tabanlı saldırı engelleme network-based instrusion prevention n.
çağrı engelleme call blocking n.
sistem engelleme işareti system blocking signal n.
kullanıcı tabanlı saldırı engelleme host-based instrusion prevention n.
tıkanmayı engelleme congestion avoidance n.
engelleme şifresi barring password n.
saldırı engelleme intrusion prevention n.
çağrı engelleme call barring n.
Automotive
hırsızlığı engelleme sistemi anti theft system n.
muhtelif pasif engelleme sistemleri miscellaneous passive restraint systems n.
yolcu engelleme (hava) yastığı passenger restraint bags n.
Traffic
engelleme sistemleri restraint systems n.
Aeronautic
engelleme yön dümeni drag rudder n.
engelleme kuvvetinde artma drag creep n.
engelleme dikmesi drag strut n.
engelleme artış mak sayısı drag rise mach number n.
engelleme üreten yüzey drag producing surface n.
engelleme halatı drag rope n.
engelleme kuvveti katsayısı drag coefficient n.
engelleme tahdit parçası drag stop n.
engelleme elemanı drag truss n.
interferans engelleme kuvveti interference drag n.
engelleme kuvveti drag n.
form engelleme kuvveti form drag n.
engelleme parçaları menteşesi drag hinge n.
engelleme kuvvet takviyeleri drag wires n.
engelleme kuvvet ekseni drag axis n.
havadan momentumu engelleme kuvveti air momentum drag n.
soğutma-engelleme kuvveti cooling drag n.
engelleme düzeni boşa almak disreefing v.
Marine
liman kirliliğini engelleme çalışmaları port pollution control facilities n.
gel-gitin girişini engelleme savağı tide-weir n.
Medical
büyüme engelleme growth inhibition n.
Psychology
özgül olmayan engelleme nonspecific interference n.
geriye etkili engelleme retroactive interference n.
kortikal engelleme cortical inhibition n.
presinaptik engelleme presynaptic inhibition n.
ileriye etkili engelleme proactive inhibition n.
(psikolojik) engelleme sergilemek block v.
(psikolojik) engelleme yaşamak block v.
Physiology
girişi engelleme exclusion n.
Pharmaceutics
beta engelleme beta-blocking n.
Food Engineering
sınırlı yarışmalı engelleme uncompetitive inhibition n.
yarışmasız engelleme noncompetitive inhibition n.
rekabetsiz engelleme uncompetitive inhibition n.
en az engelleme konsantrasyonu minimum inhibition concentration n.
Physics
düşman tarafından kullanılabilecek bariz elektromanyetik göstergelerin açığa çıkmasını engelleme veya yanıltıcı şekilde aktarma faaliyetleri manipulative electromagnetic deception n.
maddenin radyant enerji formlarının iletimini engelleme kapasitesi opacity n.
maddenin radyant enerji formlarının iletimini engelleme kapasitesinin ölçüsü opacity n.
Biochemistry
yarışmalı engelleme competitive inhibition n.
kısmi engelleme partial inhibition n.
karışık engelleme mixed type inhibition n.
yarışma dışı engelleme uncompetitive inhibition n.
ışıl engelleme photoinhibition n.
yapısal engelleme steric hindrance n.
Marine Biology
tikel engelleme partial inhibition n.
Linguistics
ileriye dönük engelleme inhibition n.
cinsiyetler arası ayrımı engelleme yönündeki dil kullanımı gender-inclusive language n.
cinsiyetler arası ayrımı engelleme yönündeki dil kullanımı gender-neutral language n.
Environment
pseudomonas putida gelişimini engelleme deneyi pseudomonas putida growth inhibition test n.
aktif çamur oksijen tüketimi engelleme deneyi test for the inhibition of oxygen consumption by activated sludge n.
alg büyümesini engelleme deneyi algal growth inhibition test n.
aktif gürültü engelleme anc (active noise cancellation) n.
Military
engelleme taktiği barrier tactics n.
engelleme planı barrier plan n.
elektromanyetik engelleme electromagnetic intrusion n.
düşman hareket kabiliyetini engelleme countermobility n.
engelleme sistemi barrier system n.
düşman hareket kabiliyetini engelleme operasyonları countermobility operations n.
Sport
dopingi engelleme antidoping n.
dopingi engelleme anti-doping n.
vücut ya da sopayla rakibi engelleme check n.
rakibi vücudu kullanarak engelleme block n.
rakibi vücudu kullanarak engelleme body-checking n.
(buz hokeyi) rakibi sopa kullanarak engelleme hareketi hooking n.
(lakrosta) sopayı rakibe karşı tutarak yapılan kural dışı engelleme cross-check n.
sayıyı engelleme save n.
Football
rakibi vücudu kullanarak engelleme block n.
defansif engelleme crackback n.
Chess
rakibin piyonunun önüne taş koyarak hareket etmesini engelleme blackade n.
Card
koz diyen rakip oyuncunun üç el kağıt almasını engelleme euchre n.
Star Wars
engelleme tesisi intercept facility n.
trafik engelleme gemisi traffic interdiction vessel n.