restraint - Turco Inglés Diccionario

restraint

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

restraint — Definition

Significado:
kısıtlama, özdenetim
Pronunciación (IPA):
(AmE /rɪˈstreɪnt/ – BrE /rɪˈstreɪnt/)
Categoría gramatical:
İsim: restraint (restraints)
Sinónimo:
constraint, moderation
Antónimos:
excess

Significados de "restraint" en diccionario turco inglés : 33 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
restraint n. kısıtlama
We have seen a degree of restraint that we have to welcome.
Hoş karşılamamız gereken bir ölçüde kısıtlama gördük.

More Sentences
restraint n. sınırlama
restraint n. dizginleme
restraint n. baskı
General
restraint n. kendini tutma
Despite his restraint, he agreed to it.
Kendini tutmasına rağmen kabul etti.

More Sentences
restraint n. itidal
The president should follow a policy of restraint against the protesters.
Başkan protestoculara karşı bir itidal politikası izlemelidir.

More Sentences
restraint n. zapt
The police have permission to use physical restraint against the suspect.
Polisin şüpheliyi fiziksel olarak zapt etme izni vardır.

More Sentences
restraint n. emniyet kemeri
It is crucial to use restrains in the roller-coaster.
Roller-coaster'da emniyet kemeri kullanmak çok önemlidir.

More Sentences
Trade/Economic
restraint n. engel
Competition law is the only restraint on the company's growth.
Şirketin büyümesinin önündeki tek engel rekabet hukukudur.

More Sentences
Law
restraint n. engel
Competition law is the only restraint on the company's growth.
Şirketin büyümesinin önündeki tek engel rekabet hukukudur.

More Sentences
restraint n. kısıtlama
We have seen a degree of restraint that we have to welcome.
Hoş karşılamamız gereken bir ölçüde kısıtlama gördük.

More Sentences
General
restraint n. bağ
restraint n. baskı
restraint n. tutma
restraint n. sıkılma
restraint n. çekinme
restraint n. yasaklama
restraint n. kişinin kendine veya başkalarına zarar veren hareketlerini kısıtlayan araç
restraint n. zapt edici düzenek
restraint v. kaçınmak (cinsel ilişkiden)
restraint N. özdenetim
Trade/Economic
restraint n. tahdit
restraint n. serbest ticaret faaliyetlerine getirilen denetim
restraint n. ambargo
Law
restraint n. engelleme
restraint n. men
restraint n. sınırlama
restraint n. tahdit
restraint n. takyit
Technical
restraint adj. kısıtlayıcı
Automotive
restraint n. dayanak
Psychology
restraint n. tespit
Military
restraint n. tahdit

Significados de "restraint" con otros términos en diccionario inglés turco: 85 resultado(s)

Inglés Turco
General
self-restraint n. cebrinefs
self-restraint n. kendini tutma
self-restraint n. kendine hakim olma
chin restraint n. çene sabitleyici bant
physical restraint training n. (fiziksel olarak) etkisiz hale getirme eğitimi
hair restraint n. saç bonesi
put under restraint v. kısıtlamak
without restraint adv. durdurulamaz şekilde
without restraint adv. sınırlı olmaksızın
without restraint adv. sınırsız bir biçimde
without restraint adv. sınırlı olmadan
Trade/Economic
voluntary restraint agreements n. ihracatçıların bazı ihraç maddelerinin gönüllü olarak kısıtlanması için yaptıkları gayriresmi düzenlemeler
legal restraint n. yasal kısıtlama
restraint of trade n. ticaretin kısıtlanması
combination in restraint of trade n. monopol
combination in restraint of trade n. kartel
restraint of trade n. rekabet yasağı
restraint of trade n. ticaretin sınırlanması
restraint of alienation n. temlik edilmeme koşulu
Law
cessation of restraint n. memnuiyetin nihayeti
cessation of restraint n. yasağın sona ermesi
restraint of trade n. ticaret tahdidi
restraint of trade n. ticaret engeli
restraint on alienation n. temlik edilmeme şartı
restraint on alienation n. temlik yasağı
restraint on anticipation n. gelecekte sağlanacak gelir üzerine konulmuş tasarruf yasağı
restraint of marriage n. evlenme yasağı
legislative restraint n. yasama kısıntısı
prior restraint n. yayımlama öncesi yasak
restraint order n. sınırlama emri
restraint order n. sanığın malvarlığını yurtdışına çıkarmasını yasaklayan karar
Politics
judicial activism and self-restraint n. yargı eylemciliği ve özkısıtlama
self-restraint n. özkısıtlama
Technical
supplemental inflatable restraint n. ilave şişirilebilir trtucu
head restraint n. kafalık
head restraint cover n. kafalık muhafazası
head restraint n. koltuk başlığı
bunk restraint n. ranza tutucusu
restraint fixture n. sıkma fikstürü
ars -automatic restraint system n. otomatik sınırlama sistemi
load restraint assembly n. yük tutma donanımı
road restraint system n. yol tutma sistemi
occupant-restraint systems n. (tekerlekli sandalye) emniyet kemeri sistemleri
load restraint assemblies on road vehicles yol araçları üzerindeki yük tutma tertibatları
Informatics
unlawful restraint n. yasa dışı engelleme
Automotive
child restraint n. çocuk koltuğu
automatic restraint system n. otomatik sınırlama sistemi
supplemental restraint system n. tamamlayıcı sınırlayıcı sistem
supplemental inflatable restraint n. ilave şişirilebilir tutucu
head restraint n. baş dayanağı
passenger restraint bags n. yolcu engelleme (hava) yastığı
miscellaneous passive restraint systems n. muhtelif pasif engelleme sistemleri
safety belts and restraint systems of motor vehicles n. motorlu araçların emniyet kemerleri ve bağlama sistemleri
child restraint system n. çocuk emniyet (kemeri) sistemi
child restraint device n. çocuk koruma oturağı
safety belts and restraint systems n. emniyet kemerleri ve bağlama sistemleri
safety belts and restraint systems of motor vehicles n. motorlu taşıtların emniyet kemerleri ve bağlama sistemleri
supplemental restraint system (srs system) n. ilave sınırlama sistemi
supplemental restraint system (srs system) n. ilave koruma sistemi
active restraint system n. aktif koruma düzeni
active head restraint n. aktif kafalık
adaptive restraint system n. adaptif güvenlik düzeni
passive restraint system n. edilgen koruma düzeni
supplemental restraint system warning light n. tamamlayıcı koruma düzeni uyarı lambası
supplemental restraint system n. tamamlayıcı koruma düzeni
head restraint and seat test n. kafalık ve koltuk testi
head restraint n. kafalık
supplemental inflatable restraint n. tamamlayıcı hava yastığı düzeni
pre-crash restraint n. kaza öncesi güvenlik düzenlerinin
child restraint system n. çocuk yolcu koruma düzeni
passive restraint n. araç içi otomatik güvenlik cihazı
Traffic
restraint systems n. engelleme sistemleri
load restraint assemblies n. yük tutma düzenekleri
Railway
longitudinal rail restraint n. boylamasına ray tahdidi
Aeronautic
automatic leg restraint n. otomatik ayak mesnedi
elastic restraint coefficient n. elastik alıkoyma katsayısı
head restraint system n. miğfer koruyucu astarı
lateral restraint device n. yan engel aracı
arm restraint system n. kol tespit sistemi
elastic restraint drift rate n. elastik alıkoyma kayma hızı
Medical
physical restraint n. (operasyonlarda kullanılan) hareket sınırlayıcı
physical restraint n. fiziksel kısıtlama
Military
restraint of loads n. yük tahdidi
restraint factor n. tahdit faktörü
natural restraint n. doğal sınırlama