engel - Turco Inglés Diccionario
Historia

engel



Significados de "engel" en diccionario inglés turco : 90 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
engel obstacle n.
engel impediment n.
General
engel drawback n.
engel fence n.
engel stop n.
engel encumbrance n.
engel hobble n.
engel hedge n.
engel crimp n.
engel baulk n.
engel trammel n.
engel drag n.
engel supersedeas n.
engel cramp n.
engel traverse n.
engel hindrance n.
engel holdup n.
engel stay n.
engel hangup n.
engel hamper n.
engel retardation n.
engel rub n.
engel countercheck n.
engel morass n.
engel disqualification n.
engel obstruct n.
engel logjam n.
engel check n.
engel disincentive n.
engel fetter n.
engel barrage n.
engel counterwork n.
engel stumbling block n.
engel determent n.
engel balk n.
engel entangle n.
engel let n.
engel tie n.
engel discouragement n.
engel hurdle n.
engel holdback n.
engel shackle n.
engel embroglio n.
engel curb n.
engel bar n.
engel entanglement n.
engel clog n.
engel millstone n.
engel difficulty n.
engel hitch n.
engel barricade n.
engel slashing n.
engel block n.
engel fetters n.
engel dam n.
engel lid n.
engel barrier n.
engel obstacle n.
engel handicap n.
engel obstruction n.
engel hinderance n.
engel impedimentum n.
engel incumbrance n.
engel hold-up n.
engel liability n.
engel objection n.
engel bottleneck n.
engel complication n.
engel setback n.
Colloquial
engel a stumbling block
Idioms
engel albatross n.
engel the stumbling block
Trade/Economic
engel impediment
engel bottleneck
engel restraint
engel prevention
Law
engel restraint
engel contretemps
Technical
engel handicap
engel objection
engel obstacle
engel snag
Psychology
engel interference
Food Engineering
engel inhibitor
Chemistry
engel barier
Linguistics
engel noise
engel interference
Meteorology
engel obscuration
Sport
engel barrier
British Slang
engel baller-blocking

Significados de "engel" con otros términos en diccionario inglés turco: 340 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
engel olmak prevent v.
engel olmak hinder v.
General
engel olmak militate against v.
bir engel karşısında duraklamak balk v.
engel olmak prevent v.
engel olmak debar v.
engel olmak be in the way v.
engel olmak frustrate v.
engel olmak interfere with v.
engel olmak intercept v.
haberin yayılmasına engel olmak gag v.
engel olmak handicap v.
engel koymak hedge off v.
engel olmak bar v.
engel olmak put back v.
engel atlamak vault v.
engel olmak oppose v.
engel koymak handicap v.
çökmesine engel olmak sustain v.
engel olmak shackle v.
engel olmak encumber v.
ilerlemesine engel olmak put back v.
aleyhinde oy kullanarak bir şeye engel olmak vote something down v.
birine engel olmak stand in someone's way v.
engel olmak forbid v.
engel olmak bind v.
engel olmak blanket v.
engel olmak entrammel v.
engel olmak baffle v.
engel olmak put a spoke in somebody's wheel v.
engel olmak balk v.
engel olmak thwart v.
engel olmak hinder v.
engel çıkarmak raise difficulties v.
engel olmak scotch v.
engel olmak hold v.
engel olmak put off v.
büyümesine engel olmak stunt v.
engel olmak estop v.
engel olmak nix v.
engel olmak be in somebody's road v.
engel olmak clip one's wings v.
engel tanımamak be dead set on v.
engel tanımamak be determined v.
engel tanımamak be resolute v.
engel çıkarmak create difficulties v.
engel çıkarmak create barriers v.
engel çıkarmak create problems v.
engel olmamak give rein to v.
engel olmamak give free rein to v.
engel olmamak allow to act without restraints v.
engel olmamak set free v.
engel olmamak allow to move freely v.
engel olmamak not to prevent v.
engel olmamak not to stop v.
engel teşkil etmek constitute an impediment v.
engel teşkil etmek pose an obstacle v.
engel teşkil etmek hinder v.
engel teşkil etmek hamper v.
engel teşkil etmek inhibit v.
engel teşkil etmek impede v.
engel teşkil etmek obstruct v.
engel teşkil etmek thwart v.
engel olmak incumber v.
engel oluşturmak obstruct v.
engel oluşturmak hamper v.
engel oluşturmak hinder v.
engel oluşturmak pose an obstacle v.
engel oluşturmak block v.
engel oluşturmak prevent v.
engel oluşturmak constitute an impediment v.
engel oluşturmak inhibit v.
engel oluşturmak impede v.
engel olmak exclude v.
-e engel olmak override v.
-e engel olmak militate against v.
engel olmak hamper v.
engel olmak impede v.
engel olmak cramp v.
engel olmak foreclose v.
engel çıkarmak impede v.
başarmasına engel olmak foil v.
engel olmak preclude v.
engel oluşturmak pose a challenge v.
işini yapmasına engel olmak prevent someone from doing her/his job v.
engel tanımamak stop at nothing v.
birine engel olmak encumber someone with something v.
özgürlüğüne engel olmak illiberalize v.
olay/hadise/rezalet çıkmasına mani/engel olmak avoid a scene v.
engel olamamak can not prevent v.
engel olamamak cannot help doing v.
erken davranıp engel olmak forestall v.
engel çıkmak prevent v.
engel olmak accumber v.
engel olma disallowance n.
ırak'a ek asker gönderilmesine engel olan kimse surge protector n.
yüzer kütüklerden oluşan engel boom n.
alçak engel low hurdles n.
engel (yarış) stick n.
bir yeri rüzgardan koruyan engel windbreak n.
engel olma debarment n.
hayvanın ısırmasına veya zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri gibi kaf mouthpiece n.
yüksek engel high hurdles n.
engel olan disincentive n.
engel (yarışlarda) hurdle n.
grev sırasında çalışmak isteyen işçilere engel olma picketing n.
özelikle abd'de toplumun alt seviyesindeki insanların üst seviyedeki insanların hayatlarına girmelerine engel olan sosyal bariyer marble ceiling n.
engel olma entrammelling n.
engel olma preclusion n.
engel olma obstruction n.
engel olma encumbering n.
engel tabakası barrier layer n.
psikolojik engel hangup n.
çökmesine engel olma sustenance n.
engel (çit/duvar/korkuluk gibi) barrier n.
tabii engel natural obstacle n.
yasal engel legal hitch n.
engel katmanı barrier layer n.
engel olma blocking n.
gümrük kaçakçılığına engel olmak için kullanılan silahlı deniz motoru revenue cutter n.
engel olma clogging n.
çalı engel hedge n.
çalı engel hedgerow n.
engel olma prevention n.
önemli engel significant obstruction n.
psikolojik engel psychological barrier n.
psikolojik engel mental block n.
karşılaşılan engel challenge n.
engel olma entrammeling n.
büyük engel major obstacle n.
büyük engel big obstacle n.
fiziksel engel physical disability n.
genel olarak öğrenecek kişinin önünde, öğrenmeye engel olabilecek her türlü psikolojik bariyeri kaldırmayı amaçlayan öğretim yöntemi desuggestopedia n.
büyükbaş hayvanların kaçmasına engel olmak için iki ayağına takılan ip ya da zincir spancel n.
havanın geçişine engel olan bariyer ya da duvar air tight n.
kayaking yaparken kanoya suyun girmesine engel olan ekipman spray skirt n.
kayaking yaparken kanoya suyun girmesine engel olan ekipman spraydeck [us] n.
kayaking yaparken kanoya suyun girmesine engel olan ekipman akuilisaq (greenland) n.
kayaking yaparken kanoya suyun girmesine engel olan ekipman tuiitsoq (greenland) n.
kendiyle ilgili bir şeye (başarı/plan) engel olma self-sabotage n.
tuzak kurmak amacıyla yola döşenen çivili engel caltrop n.
atların üzerinden atladığı engel cavaletti n.
atların üzerinden atladığı engel cavalletti n.
engel olunmuş clogged adj.
engel olunmuş encumbered adj.
büyümesine engel olunmuş stunted adj.
engel olan obstructive adj.
engel olunmuş scotched adj.
engel olunmuş entrammelled adj.
engel olan preventive adj.
engel olunmuş foreclosed adj.
engel olunmuş entrammeled adj.
engel ile karşılaşmış afoul adj.
engel olarak obstructively adv.
herhangi bir engel olmaksızın without let or hindrance adv.
engel çıkmazsa deo volente adv.
Phrasals
içki içmesine engel olmak dry someone out
'e engel olmak preclude from
engel veya zorluklara karşın devam etmek plow ahead
ilerlemesine engel/mani olmak set back
Phrases
mesafeler engel değil distance doesn't matter
aşk engel tanımaz love knows no bounds
aşk engel tanımaz love knows no boundaries
Colloquial
temel engel main stumbling block
temel engel major stumbling block
birinin öğle yemeğine gitmesine engel olan (kimse) lunch-blocking
Idioms
büyük engel main stumbling block
büyük engel major stumbling block
büyük engel big stumbling block
hiç birşey engel olamaz not miss something for the world
hiç birşey engel olamaz not miss something for love nor money
birisine engel olmak put the brakes on someone
engel tanımamak stop at nothing
bir şeye engel olmak put the mockers on something
hiçbir şey/güç durduramaz/engel olamaz will stop at nothing
gelişimine/gidişatına engel olmak put one off one's stride
yük (olan kişi/şey), ayak bağı, engel, köstek deadweight
engel aşmak cross a hurdle
engel aşmak clear a hurdle
Speaking
buna engel olamadım i just couldn't stop it
sana engel olmayacağım i won't prevent you
oyunbozan/engel durum deal breaker
Slang
yolda yürürken karşılaşılan engel drunk catcher
Trade/Economic
engel yaratan impediment
yasal engel legal barrier
kotalar gibi engel barrier
mali engel fiscal drag
teknik engel technical barrier
tarife dışı engel non-tariff barriers
(yolda) engel boom
ticari engel trade barrier
erkek bireylerin baskın olduğu işletmelerde kadın çalışanların ilerlemesine olanak sağlamayan soyut bir engel glass ceiling effect
tarife dışı engel non-tariff barrier
Law
şahsa bağlı oluşan hukuki engel estoppel
engel olmak bar a claim
ekonomik engel economic obstacle
fiili engel factual obstacle
hukuki engel legal obstacle
politik engel political obstacle
sosyal engel social obstacle
engel olunmuş barred
yasal bir engel nedeniyle başvuru veya kanun yolları kapanmış barred
evlenmeye engel nedenler diriment impediment
evlenmeye engel nedenler impediments to marriage
evliliğe engel olucu impeditive
vicdani engel conscientious scruple
dava taraflarıyla ilişkisi olmayan ve bu sebeple tanıklığa engel durumu bulunmayan kimse disinterested witness
engel olmak interpose
adli faaliyetlerin icrasına engel olma obstructing justice
engel olma forestalment
engel olmak forestall
engel olma forestalling
engel olma forestallment
Politics
siyasi engel political set-back
tarife dışı engel non-tariff barrier
yasama meclisinin faaliyetlerine engel teşkil eden fiiller contempt of congress
parlamento faaliyetlerine engel teşkil eden fiiller contempt of parliament
yasama meclisinin faaliyetlerine engel teşkil eden fiiller contempt of legislature
Technical
engel olma clogging
oksitlenmeye engel olmak inoxidize
birleşmesine engel olmak disjoin
engel olan şey hamper
bir harekete engel olmak suppress
kum engel riffle
gemilerinin açık denizde herhangi bir engel olmadan serbest olarak hareket edebilmesi freedom of the seas
engel plakası baffle plate
termik engel thermal barrier
engel katmanı kapasitesi barrier layer capacitance
engel olmak impede
engel olmak hamper
engel olmak obstruct
engel olmak preclude
raçet dişlisinin geri dönüşüne engel olan mandal ratchet stop
engel olmak trap
düşmesine engel olmak sustain
engel olmak clog
dik engel erect barrier
suni engel artificial obstacle
harici engel external hindrance
dış engel external hindrance
ısıl engel thermal barrier
uzamsal engel steric hindrance
engel gerilimi barrier potential
engel kaplaması barrier coat
engel katmanı barrier layer
engel plastikleri barrier plastics
engel zarı barrier film
engel voltajı barrier voltage
görüşe engel olan blinding
tekerlekli sandalyenin engel aşabilme özelliği obstacle-climbing ability of a wheelchair
engel algılama özelliği obstruction detection feature
Computer
engel katmanı sığası barrier layer capacitance
engel katmanı barrier layer
engel sakınma collision avoidance
potansiyel engel potential hill
engel lf obstruction lf
Telecom
teknik engel technical barrier
engel katmanı barrier layer
işletmecinin belirlediği engel operator determined barring
Construction
gabari engel gauge obstacle
Lighting
siperlik engel açısı cut-off angle
Automotive
engel deneyi barrier collision test
Railway
engel saptırıcı obstacle deflector
Aeronautic
engel ayrım irtifası/yüksekliği obstacle clearance altitude/height
engel ayrım yüksekliği obstacle clearance height
engel ayrım irtifası yüksekliği obstacle clearance altitude height
engel çıkıntıları fence
engel ayrım irtifası obstacle clearance altitude
yan engel aracı lateral restraint device
Marine
resifli engel barrier reef
kayalıklı engel barrier reef
kumla oluşan engel sand bar
noktasal engel point bar
lagünlü engel barrier lagoon
kumsallı engel barrier beach
kum ve çakıllı engel sand and gravel bar
Medical
bir engel yüzünden kanın damarlarda dolaşmasının güçleşmesi stasis
dna'yı etkileyerek hücre bölünmesine engel olan madde alkylating agents
bağışıklıkla ilgili reaksiyonların ortaya çıkmasına engel olan immunosupressive
nükleer engel nuclear barrier
Psychology
engel dışı organlar circumventricular organs
engel teorisi interference theory
engel hissi obstacle sense
psikolojik engel psychological barrier
zihinsel engel mental disability
Statistics
yansıtan engel reflecting barrier
yutan engel absorbing barrier
Physics
çekirdeksel engel nuclear barrier
Chemistry
engel yüksekliği barier height
sterik engel steric hindrance
sterik engel steric prevention
Biology
eşey engel sexual barrier
Social Sciences
zencilerin beyazlarla aynı etkinliklere katılmasını önleyen engel color line
zencilerin beyazlarla aynı etkinliklere katılmasını önleyen engel colour bar
zencilerin beyazlarla aynı etkinliklere katılmasını önleyen engel color bar
zencilerin beyazlarla aynı etkinliklere katılmasını önleyen engel colour line
zencilerin beyazlarla aynı etkinliklere katılmasını önleyen engel jim crow
kültürel engel cultural barrier
Environment
radyasyona karşı fiziki engel rigid beam barriers
Meteorology
engel yüksek blocking high
kısmi engel partial obscuration
Military
tank engel tank barrier
taktik engel tactical obstacle
taktik tel engel tactical wire
takviyeli engel reinforced obstacle
yardımcı engel kuşağı subsidiary belt
termik engel thermal barrier
mayın tuzaklı ağaç sandık engel nutcracker
portatif engel portable obstacle
sabit engel fixed obstacle
çevik engel müfrezesi mobile obstacle detachment
dikey engel vertical obstacle
denizaltı engel ağı submarine net
tabii engel natural obstacle
denizaltı engel ağı antisubmarine net
engel ikaz sistemi terrain avoidance system
engel mayın tarlası barrier minefield
engel tahditli bölge barrier restricted area
engel ışıkları obstruction lights
engel delici sensörler barrier-penetrating sensors
engel uzantısı extent of obstacle
engel parkuru obstacle course
geri engel rear barrier
karşı engel harekatı counter obstacle operations
araç engel çukuru vehicle barrier ditch
asgari engel klerans yüksekliği minimum obstruction clearance altitude
antipersonel engel antipersonnel obstacle
ana engel kuşağı primary demolition belt
araçlara karşı engel antivehicular obstacle
Sport
ortasında yuvarlak bir engel olan ince düz halı üzerinde oynanan bowling oyunu carpet bowling n.
engel atlama (binicilik) dressage
engel atlama (binicilik) show jumping
engel atlama (binicilik) equestrian
paralel engel oxer
engel adımı hurdle step
engel aşma tekniği hurdling technique
engel yüksekliği hurdle height
engel aşmak overjump
engel atlama jumping
Basketball
sıkı savunma yaparak rakibin top almasına engel olmak deny the ball