stay - Turco Inglés Diccionario

stay

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stay — Definition

Significado:
kalmak, konaklama
Pronunciación (IPA):
(AmE /steɪ/ – BrE /steɪ/)
Categoría gramatical:
Fiil: stay (stays – stayed – staying)

Significados de "stay" en diccionario turco inglés : 109 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
stay n. kalma süresi
In my view, the period of storage should not exceed the duration of the stay.
Benim görüşüme göre saklama süresi kalış süresini aşmamalıdır.

More Sentences
stay v. kalmak
My mom will stay at my house for a month.
Annem bir ay boyunca benim evimde kalacak.

More Sentences
stay n. kalma
General
stay n. ziyaret
I had a short stay in Paris for business.
İş için Paris'te kısa bir ziyaretim oldu.

More Sentences
stay n. erteleme
He was granted a stay of execution by the judge.
Yargıç tarafından infazın ertelenmesine karar verildi.

More Sentences
stay n. durdurma
A stay of execution was ordered at the eleventh hour.
On birinci saatte infazın durdurulması emredildi.

More Sentences
stay n. destek
I bought magnetic collar stays for my shirt.
Gömleğim için manyetik yaka desteği aldım.

More Sentences
stay n. oturma
Never stay seated while chatting on the phone.
Telefonda sohbet ederken asla oturmayın.

More Sentences
stay n. kalış
The maximum stay allowed is 9 months.
İzin verilen maksimum kalış süresi 9 aydır.

More Sentences
stay n. konaklama
We wish the Yemeni Delegation fruitful meetings and an excellent stay in Strasbourg.
Yemen Delegasyonuna verimli toplantılar ve Strazburg'da mükemmel bir konaklama diliyoruz.

More Sentences
stay n. vento
Stays of the galleon endured well against the storm.
Kalyonun ventoları fırtınaya karşı iyi dayandı.

More Sentences
stay v. durmak
You can stay in the car,' said the mechanic.
"Arabanın içinde durabilirsin" dedi tamirci.

More Sentences
stay v. bırakmamak
I try my best to not make it my stuff and stay behind the short wall.
Bunu benim sorunum haline getirmemek ve olayları kendi haline bırakmak için elimden geleni yapıyorum.

More Sentences
stay v. tutmak
Nobody's forcing you to stay here.
Seni burada kimse zorla tutmuyor.

More Sentences
stay v. beklemek
How long do we have to stay here?
Burada ne kadar beklememiz gerek?

More Sentences
stay v. kalmak
My mom will stay at my house for a month.
Annem bir ay boyunca benim evimde kalacak.

More Sentences
stay v. konaklamak
How much does it cost to stay in a hotel in Bristol?
Bristol'de bir otelde konaklamak ne kadar tutar?

More Sentences
stay v. oturmak
Stay!' James said to his dog Mia when he was washing her.
"Otur!" dedi James köpeği Mia'yı yıkarken.

More Sentences
Technical
stay v. kalmak
My mom will stay at my house for a month.
Annem bir ay boyunca benim evimde kalacak.

More Sentences
Automotive
stay n. destek
I bought magnetic collar stays for my shirt.
Gömleğim için manyetik yaka desteği aldım.

More Sentences
General
stay n. istralya
stay n. engel
stay n. dayanma
stay n. dayak
stay n. tehir
stay n. ziyaret süresi
stay n. koşma
stay n. durma
stay n. alıkoyma
stay n. gergi
stay n. ikamet
stay n. payanda
stay n. tavan askısı
stay n. gergi halatı
stay n. balenli ve ipli sert korse
stay n. korse baleni
stay n. sağlamlaştırma dikişi
stay v. önlemek
stay v. kalmak (misafir olarak)
stay v. yavaşlatmak
stay v. sabitlemek
stay v. doyurmak
stay v. dayanmak
stay v. desteklemek
stay v. ertelemek
stay v. ikamet etmek
stay v. alıkoymak
stay v. dönmek
stay v. dayamak
stay v. bastırmak (açlığı)
stay v. açlığı bastırmak
stay v. germek
stay v. menetmek
stay v. oyalanmak
stay v. eğlenmek
stay v. durdurmak
stay v. bastırmak
stay v. (açlık) gidermek
stay v. mideye oturmak
stay v. sabit durmak
stay v. taviz vermemek
stay v. ödün vermemek
stay v. pes etmemek
stay v. (yarışmada) beraberliği korumak
stay v. davet üzerine kalmak
stay v. davet üzerine kalmak
stay v. yer almak
stay v. katılmak
stay v. teşrif etmek
stay v. gitmek
stay v. yardım etmek
stay v. (hastalık) gidişatını izlemek
stay v. duraklamak
stay v. kesilmek
stay v. sakinleştirmek
stay v. hafifletmek
stay v. yatıştırmak
stay v. azaltmak
stay v. dinginleştirmek
stay v. manevi destek vermek
stay v. arka çıkmak
stay v. moral vermek
Law
stay n. tehir
stay v. tehir etmek
Technical
stay n. dayanak
stay n. kol
stay n. mafsal
stay n. mesnet
stay n. payanda cıvatası
stay n. takviye
stay v. ventoları hareket ettirerek direğin sahip olduğu açıyı değiştirmek
Textile
stay n. balen
stay n. sağlamlaştırma parçası
stay v. dikişle sağlamlaştırmak
stay v. (korse) sağlamlaştırma dikişi atmak
stay v. (aksesuar kürkü) dikerek sağlamlaştırmak
Marine
stay n. istiralyata
stay n. istiralya
stay n. larmo
stay v. istiralya ile takviye etmek
stay v. orsa alabanda edip dönmek
stay v. (gemi) yön değiştirmek
stay v. (gemi) orsa etmek
Archaeology
stay n. payanda
Card
stay v. (pokerde) aynı bahsi vermek
stay v. (pokerde) bahsi sabit tutmak
Archaic
stay v. esir almak
stay v. tutuklamak
stay v. tutsak olarak almak

Significados de "stay" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
corset stay n. korse balinası
triatic stay n. istiralya
minimum stay n. asgari kalma süresi
stay bolt n. setskur
overnight stay n. yatı
a three-week stay n. üç haftalık bir ziyaret
long-stay patient n. uzun süredir hastanede yatan hasta
overnight stay n. bir gece kalma
stay-cation n. ev tatili
stay-cation n. evde tatil
period of stay n. konaklama süresi
stay-at-home dad n. eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca
stay at home father n. eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca
stay-at-home mom n. ev hanımı anne
somewhere to stay n. kalacak bir yer
our stay n. konaklamamız
stay busk n. korse baleni
stay [obsolete] n. ölçülülük
stay behind force n. geride kal kuvveti
stay behind force n. (diğer üyeler geride dururken) görev için sahaya çıkan askeri kuvvet
stay busk n. korseyi destekleyen sert malzeme
stay [obsolete] n. kendine hakimiyet
stay [obsolete] n. kontrollü olma
stay away v. uzak durmak
stay under the debris v. enkaz altında kalmak
stay overnight v. gece kalmak
stay one's hunger v. açlığını bastırmak
stay awake till morning v. sabahlamak
stay awake all night v. sabahı etmek
stay awake all night v. sabahı bulmak
stay up until v. belirli bir saate kadar yatmamak
stay the course v. yarışın veya zor bir olayın sonuna kadar dayanmak
stay in touch with v. iletişim halinde bulunmak
stay in a job v. kapılanmak
stay out of v. uzak durmak
stay under the debris v. enkazda kalmak
stay temporarily v. geçici olarak kalmak
stay in v. evde kalmak
be here to stay v. vazgeçilmez olmak
stay in v. çalışmaya devam etmek (bir yerde/bir işte)
stay out v. dışarıda kalmak
stay out of v. dışında kalmak
stay up v. yatmamak (belirli bir saate kadar)
stay until evening v. akşamı etmek
not to stay v. kalmamak
stay until evening v. akşamlamak
stay for the night v. konaklamak
stay in v. evin içinde kalmak
stay in the background v. kendini göstermemek
come to stay v. bir yere devamlı yaşamak amacıyla gelmek
stay in v. içeride kalmak
stay in prison v. yatmak
stay in place v. yerinde kalmak
stay in v. dışarı çıkmamak
stay behind v. arkada kalmak
stay out v. dışarıda gezip tozmak
stay put v. yerinden kımıldamamak
stay overnight v. yatıya kalmak
be here to stay v. kalıcı olmak
stay away from v. uzak durmak
stay home v. evde kalmak
stay tuned v. bizi izlemeye devam edin
stay late v. geç saate kadar kalmak
stay on the rails v. rayına oturmak
stay behind v. geri kalmak
stay on v. bulunmak
stay on hold v. mevcut durumu korumak
stay on hold v. hatta kalmak (telefon)
stay out of v. dışında durmak
stay at home v. evde durmak
stay out of trouble v. beladan uzak durmak
stay in hospital v. hastanede yatmak
stay open v. açık kalmak
stay in hospital v. hastaneye yatmak
stay loyal v. sadık kalmak
stay in a hotel v. otelde kalmak
stay at a hotel v. otelde kalmak
stay standing (up) v. ayakta kalmak
stay in the hotel v. otelde kalmak
stay at the hotel v. otelde kalmak
be able to stay in power v. iktidarda ayakta kalmak
stay up late v. gece geç saatlere kadar uyanık kalmak
stay with v. ile kalmak
stay with v. birlikte oturmak
stay the night v. geceyi geçirmek
stay distant v. uzakta kalmak
stay overnight v. gecelemek
stay the night v. gecelemek
stay young v. genç kalmak
stay one step ahead v. bir adım önde olmak
stay on someone’s good side v. (biriyle) ters düşmemek
stay put v. kıpırdamadan durmak
stay on v. kalmaya devam etmek
stay indoor v. dışarı çıkmamak
stay indoor v. kapalı bir yerde oturmak
stay indoor v. kapalı bir yerde durmak
stay up all night v. sabahlamak
stay up all night v. sabahı bulmak
stay up all night v. sabahı etmek
stay up all night v. bütün gece uyumamak
stay popular v. popülerliğini korumak
stay up all night v. bütün gece ayakta kalmak
stay awake till morning v. sabahı bulmak
stay behind v. geride durmak
stay in touch v. iletişimde kalmak
stay alive v. hayatta kalmak
have no place to stay v. kalacak yeri olmamak
stay in shape v. formda kalmak
stay away from work v. işinden kalmak
stay over v. yatıya kalmak
stay on alert v. tetikte beklemek
stay calm v. sakin durmak
stay calm v. sakin olmak
stay calm v. sakin kalmak
stay calm v. sükunetini korumak
stay friends after a break up v. ayrıldıktan sonra arkadaş kalmak
stay friends after a break up v. ayrıldıktan sonra arkadaş olarak kalmak
stay on course v. rotasından şaşmamak
stay on course v. yolunda olmak
stay on course v. rotasında olmak
stay focused v. konsantrasyonunu bozmamak
stay focused v. odaklanmak
stay focused v. odaklanmış kalmak
stay focused v. dikkatin dağılmasın
stay focused v. odaklan
stay focused v. konsantrasyonunu bozma
stay loyal to v. -e sadık kalmak
stay loyal to v. -e bağlı kalmak
stay neutral v. tarafsız kalmak
stay up to date v. güncel kalmak
try to stay calm v. sakin kalmaya çalışmak
try to stay calm v. sükunetini korumaya çalışmak
stay out of trouble v. pis işlere bulaşmamak
stay asleep v. uykuda kalmak
stay positive v. pozitif kalmak
stay in the trenches v. siperde durmak
stay faithful to her husband v. kocasına sadık kalmak
stay faithful to his wife v. karısına sadık kalmak
stay faithful to her husband v. kocasına bağlı kalmak
stay faithful to his wife v. karısına bağlı kalmak
stay informed v. haberdar olmak
stay dressed v. giyinik kalmak
stay in communication with v. iletişimde kalmak
stay under the sun v. güneşte kalmak
stay in the background v. ikinci planda kalmak
stay in the background v. arka planda kalmak
stay in limbo v. arafta kalmak
stay in touch with v. bağlantı halinde olmak/bulunmak
stay in touch with v. temas halinde olmak
stay with the script v. metne sadık kalmak