dayamak - Turco Inglés Diccionario

dayamak

Significados de "dayamak" en diccionario inglés turco : 25 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dayamak prop v.
The man propped his old motorcycle against the wall.
Adam eski motosikletini duvara dayadı.

More Sentences
dayamak lean v.
Mary leaned her head on his shoulder.
Mary başını onun omzuna dayadı.

More Sentences
General
dayamak rest v.
Mary pulled her knees up to her chest and rested her chin on them.
Mary dizlerini göğsüne doğru çekti ve çenesini onlara dayadı.

More Sentences
dayamak stand v.
He stood with his back to the wall.
Sırtını duvara dayamış duruyordu.

More Sentences
dayamak prop up v.
Could you prop up this mirror against that wall for me?
Bu aynayı benim için o duvara dayayabilir misin?

More Sentences
dayamak lean v.
Mary leaned her head on his shoulder.
Mary başını onun omzuna dayadı.

More Sentences
dayamak put v.
I put my ear on the wall.
Kulağımı duvara dayadım.

More Sentences
dayamak recline v.
dayamak recline upon v.
dayamak recline on v.
dayamak lean against v.
dayamak set against v.
dayamak thrust v.
dayamak base upon v.
dayamak stay v.
dayamak base on v.
dayamak put to v.
dayamak dab [dialect] v.
dayamak scoat v.
dayamak crutch v.
dayamak spur [dialect] [uk] v.
dayamak stand up v.
dayamak press v.
dayamak staun [scotland] v.
dayamak frot (against) v.

Significados de "dayamak" con otros términos en diccionario inglés turco: 58 resultado(s)

Turco Inglés
General
sırtını dayamak loll against v.
merdiven dayamak be pushing v.
merdiven dayamak push v.
merdiven dayamak be nearing v.
dayamak (yiyecek) ply v.
-e dayamak rest against v.
-e dayamak rest on v.
birinin kafasına silah dayamak hold a gun against one's head v.
kulağını kapıya dayamak put one's ear to the door v.
birinin boğazına bıçak dayamak put a knife on one's throat v.
birinin kafasına tabanca dayamak put a gun to somebody's head v.
birinin kafasına tabanca dayamak hold a gun to somebody's head v.
silahı şakağa dayamak put the gun to the temple v.
yastığa dayamak pillow v.
şefkat isteyerek başını dayamak snuggle v.
Phrasals
'-e dayamak push against v.
bir şeyi birine veya bir şeye dayamak press something against someone or something v.
birini/bir şeyi bir şeye dayamak push up against v.
(birine/bir şeye) sırtını dayamak repose upon (someone or something) v.
(birine/bir şeye) sırtını dayamak repose on (someone or something) v.
(birini/bir şeyi/kendini birine veya bir şeye) dayamak set (someone, something, or oneself) up against (someone or something) v.
bir şeyin önüne bir şey dayamak lodge something against something v.
bir yığını birine/bir şeye dayamak stack something against someone or something v.
birine/bir şeye dayamak squeeze up against someone or something v.
(birine/bir şeye) dayamak lean back against (someone or something) v.
sırtını dayamak loll on v.
ibreyi sonuna dayamak burn up v.
(birine/bir şeye) dayamak lean on (someone or something) v.
birine (bir şeyi/bir ilacı) dayamak pump somebody full of something v.
(bir şeye) dayamak rest on (something) v.
(birine/bir şeye) dayamak rest against (someone or something) v.
(bir şeye) dayamak rest upon (something) v.
'-e dayamak set up against v.
-e dayamak squeeze up against v.
-e dayamak stack against v.
(birini/bir şeyi) bir yere dayamak thrust against (someone or something) v.
(birini/bir şeyi) bir yere dayamak thrust up against (someone or something) v.
Colloquial
50'sine merdiven dayamak be pushing 50 v.
(bir yaşa) merdiven dayamak be pushing (an age) v.
40'ına, 50'sine merdiven dayamak be pushing 40, 50 v.
(bir yaşa) merdiven dayamak be getting on for (something) v.
'-e merdiven dayamak be getting on for… [uk] expr.
Idioms
merdiven dayamak be rising v.
merdiven dayamak be on the right side of v.
sırtını güçlü birine dayamak get by the short hairs v.
sırtını güçlü birine dayamak have by the short hairs v.
kafasına silah dayamak hold a gun to somebody's head v.
kafasına silah dayamak put a gun to somebody's head v.
ibreyi sonuna dayamak burn up the road v.
(birine bir şeyi) dayamak pump (one) full of (something) v.
(birinin) kafasına silah dayamak hold a pistol to (one's) head v.
(birinin) kafasına silah dayamak have a gun to (one's) head v.
(birinin) kafasına silah dayamak put a pistol to (one's) head v.
50'sine merdiven dayamak be on the wrong side of 51 v.
50'sine merdiven dayamak be on the right side of 50 v.
birinin kafasına silah dayamak hold/put a gun to somebody's head v.
Speaking
altmışına merdiven dayamak be pushing 60 v.
ellisine merdiven dayamak be pushing 50 v.