sabitlemek - Turco Inglés Diccionario

sabitlemek

Significados de "sabitlemek" en diccionario inglés turco : 50 resultado(s)

Turco Inglés
General
sabitlemek fasten v.
Fasten the equipment by using split pins.
Ekipmanı ayrık pimler kullanarak sabitleyin.

More Sentences
sabitlemek hold v.
More screws should hold the painting in place.
Tabloyu yerinde sabit tutmak için daha fazla vida kullanılmalıdır.

More Sentences
sabitlemek fix v.
Nor should the candidate countries fix the measuring rod so high up that it is no longer possible to jump over it.
Aday ülkeler ölçüm çubuğunu üzerinden atlanamayacak kadar yükseğe de sabitlememelidir.

More Sentences
Technical
sabitlemek anchor v.
We are engaged in a dialogue to anchor the process at country level.
Süreci ülke düzeyinde sabitlemek üzere bir diyalog yürütüyoruz.

More Sentences
General
sabitlemek stay v.
sabitlemek fasten up v.
sabitlemek immobilize v.
sabitlemek immobilise v.
sabitlemek make fast v.
sabitlemek embalm v.
sabitlemek entrench v.
sabitlemek clag [dialect] [uk] v.
sabitlemek clap v.
sabitlemek immobilize v.
sabitlemek immobilise v.
sabitlemek implant v.
sabitlemek belace v.
sabitlemek inground v.
sabitlemek peg v.
sabitlemek firm v.
sabitlemek sconce [obsolete] v.
sabitlemek score v.
sabitlemek set v.
sabitlemek shag v.
sabitlemek fossilise v.
sabitlemek fossilize v.
sabitlemek found v.
sabitlemek foundation v.
sabitlemek solidate v.
sabitlemek stabilitate v.
sabitlemek stereotype v.
sabitlemek stell [scotland] v.
sabitlemek suspend v.
sabitlemek pin v.
sabitlemek stabilize v.
sabitlemek rivet v.
sabitlemek stab (stabilize) abrev.
Phrasals
sabitlemek hitch up v.
sabitlemek buttress up v.
sabitlemek buttress something up v.
sabitlemek stick down v.
sabitlemek snub up v.
sabitlemek set to v.
Idioms
sabitlemek hold the line on something v.
Technical
sabitlemek picket v.
sabitlemek moor v.
sabitlemek hammer v.
Marine
sabitlemek ride v.
Archaic
sabitlemek size v.
sabitlemek state v.

Significados de "sabitlemek" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
çözülmeyi önlemek için her dolamada bir düğüm atarak gırcala ile kaplamak veya sabitlemek marl n.
direk sabitlemek için açılan çukur post hole n.
kazık çakarak sabitlemek peg v.
zemine sabitlemek fix on the ground v.
kaliteyi sabitlemek maintain the quality v.
yeninden sabitlemek refix v.
yeniden sabitlemek refasten v.
üzerine veya etrafına (ip vb.) dolayarak sabitlemek reeve v.
(bir şeyi) hareketini sınırlayacak şekilde sabitlemek tether v.
halatlarla sabitlemek thrap [dialect] v.
raptiye ile sabitlemek thumbtack v.
örgü yaparak sabitlemek trace v.
küçük bir iple bağlayıp sabitlemek trice v.
sıkıca sabitlemek anchor v.
serbestçe hareket edecek şekilde bir yere sabitlemek hang v.
kendini bir yere sabitlemek barnacle v.
pencere camını kurşunla sabitlemek lead v.
kilitle sabitlemek belock v.
(bir şeyi) birbirine yapıştırılmış tahta parçalarıyla sabitlemek block v.
zıpkınla sabitlemek gaff v.
kolanla sabitlemek girt v.
(bir şeye) sabitlemek rig v.
kademeli bir şekilde sabitlemek chivy v.
kademeli bir şekilde sabitlemek chivvy v.
takoz ile sabitlemek chock (off) v.
oyuğa sabitlemek groove v.
demir çubuklarla sabitlemek imbar [obsolete] v.
paketleyerek veya sıkıştırarak sıkıca sabitlemek impact v.
sıkıca yapışık durması için sararak sabitlemek barnacle v.
özenle sabitlemek double-lock v.
demir parçalarla sabitlemek iron v.
sıkıca sabitlemek irradicate v.
(çadır) sabitlemek pick [obsolete] v.
(saçı) firkete ile sabitlemek pin v.
koç boynuzuyla sabitlemek cleat v.
plakalarla sabitlemek plate v.
kauçuk ayakkabı şeridiyle sabitlemek sandal v.
bakışlarını sabitlemek fixate v.
sivri uçlu aletle sabitlemek prick [obsolete] v.
önceden sabitlemek pre-establish v.
önceden sabitlemek preplace v.
prize sabitlemek socket v.
yuvaya sabitlemek socket v.
başsız çivi ile sabitlemek sprig v.
(gözlerini) bir noktaya sabitlemek squinch v.
(ineği) yemlik kilidi ile sabitlemek stanchion v.
nişasta kolası ile sabitlemek starch [obsolete] v.
iterek sabitlemek stick v.
(internet forumunda) bir haber dizisini gündemin başına sabitlemek sticky v.
kemerle sabitlemek strapple v.
(kırık kemiği) atelle sabitlemek splinter [obsolete] v.
(kırık kemiği) atelle sabitlemek splint v.
(ipi) etrafında çevirerek sabitlemek pass v.
dikişlerle sabitlemek suture v.
rengi sabitlemek için seramik fırınına uygulanan muffled adj.
rengi sabitlemek için seramik fırınına boyanan muffled adj.
rengi sabitlemek için seramik fırınına dekore edilen muffled adj.
Phrasals
bir şeyi cıvatalarla yerine sabitlemek bolt down v.
düğüm atarak sabitlemek tie off v.
(bir yere) sabitlemek bolt something down v.
(bir yere) sabitlemek bolt down v.
(bir şeyi başka bir şeye) sabitlemek clamp (something) on (something) v.
(bir şeyi başka bir şeye) sabitlemek clamp (something) onto (something) v.
(bir şeyi bir şeye) sabitlemek affix (something) to (something) v.
(bir şeyi birine veya bir şeye) sabitlemek affix something to someone or something v.
birini veya bir şeyi bir yere sabitlemek bind someone or something down v.
bir şeyi bir yere sabitlemek glue something down v.
çivi veya benzeri bir şeyle bir yere sabitlemek peg down v.
(belli bir değerde) sabitlemek set at v.
(bir şeyi belli bir değerde) sabitlemek set something at something v.
saçı arkaya doğru dümdüz tarayıp jöleyle vs. sabitlemek slick back v.
kancayla/çengelle yerine sabitlemek hook down v.
-e sabitlemek lock into v.
-e sabitlemek lock in v.
bir şeyi bir şeye sabitlemek pin something onto something v.
'-e sabitlemek pin to v.
bir şeyi bir şeye sabitlemek pin something on something v.
birini/bir şeyi bağlayıp sabitlemek strap in v.
(bir şeyi bir şeyin) içine sabitlemek plant (something) in (something else) v.
bir şeyi bir şeye sabitlemek screw something into something v.
(bir şeyi) kazıkla sabitlemek peg (something) up v.
kazıkla sabitlemek peg up v.
iple sıkıca (bir yere) sabitlemek snub up v.
(bir şeyi bir şeye) raptiyeyle çiviyle sabitlemek tack (something) onto (something else) v.
bir şeyi raptiyeyle çiviyle sabitlemek tack something up v.
çiviyle/raptiyeyle sabitlemek tack up v.
(bir şeyi bir şeye) çakarak sabitlemek tack (something) onto (something else) v.
bir şeyi çakarak sabitlemek tack something up v.
bakışlarını (birine/bir şeye) sabitlemek lock on (to) (someone or something) v.
çiviyle sabitlemek nail down v.
çakarak sabitlemek hammer on v.
(bir şeyi bir şeye) sıkıca sabitlemek tighten (something) onto (something else) v.
(kendini/birini/bir şeyi birine/bir şeye) sabitlemek fasten (someone, something, or oneself) to (someone or something) v.
bir şeyi sabitlemek için çekiç kullanmak hammer down v.
(birini/bir şeyi) yerine sabitlemek belt down (something or someone) v.
(birini/bir şeyi) bağlayıp sabitlemek belt down (something or someone) v.
birini kemerle yerine sabitlemek belt someone up v.
birini/bir şeyi kemerle yerine sabitlemek belt someone or something down v.
bir kısıtlamayı bir şeyin planının içerisine sabitlemek build something into something v.
bir görüntüyü ekrana sabitlemek burn (something) into (something) v.
(bir şeyi başka bir şeye) sabitlemek clamp on v.
birini/bir şeyi birine/bir şeye sabitlemek fasten someone or something onto someone or something v.
(bir şeye) sabitlemek fasten down to (something) v.
birini/bir şeyi birine/bir şeye sabitlemek fasten someone or something to someone or something v.
bir şeyi (bir şeye) sabitlemek fasten something down (to something) v.
-e sabitlemek fasten to v.
(bir şeyi) sabitlemek firm something up v.
(bakışlarını, gözlerini)-e sabitlemek fix on v.
(birini/bir şeyi/kendini bir yere) sabitlemek lash (someone, something, or oneself) to (something) v.
-e sabitlemek strap on v.
-e çakarak sabitlemek tack onto v.
-e raptiyeyle çiviyle sabitlemek tack onto v.
(bir şeyi bir şeye) sıkıca sabitlemek tighten (something) on (something else) v.
'-e sıkıca sabitlemek tighten on v.
Trade/Economic
(fiyatları, ücretleri) sabitlemek freeze v.
Media
(sosyal medya gönderisini) akışın en üstüne sabitlemek pin v.
Technical
yükü araca sabitlemek için kullanılan sağlam ip cart rope n.
fıçı kapağını sabitlemek için kullanılan burgulu bir mengene türü vyce n.
temeli sabitlemek için kalıpta kullanılan ince metal parçası grain n.
demiryolu rayını ray yatağına sabitlemek için kullanılan takoz plug n.
(endüstriyel bir makinede işlenecek olan malzemeyi sabitlemek için kullanılan) parça tutucu (tertibatı) workholder n.
hızı sabitlemek stabilize the speed v.
kare başlı ağaç vidaları ile sabitlemek lag v.
soğutup doğal bir daralmadan faydalanarak (bir parçayı başka bir parçanın) etrafına sıkıca sabitlemek shrink on v.
uçaktaki bir bağlantı somununun sarsılmadan kaynaklı olarak gevşememesi için sıkıca sabitlemek safety v.
deliğe sabitlemek dado v.
deliğe oturtarak sabitlemek dado v.
harç kullanarak sabitlemek grout v.
tutturaçla sabitlemek chuck v.
(ayakkabı sayalarını) çiviyle sabitlemek clout v.
tutturaç ile sabitlemek cotter v.
kancayla sabitlemek dog v.
cıvatayla sabitlemek dogbolt v.
(marangoz rendesine ait demiri) istenen konuma sabitlemek set v.
(deriyi) gererek sabitlemek set v.
Mechanic
eskiden karyola direğini bitişik yan parçalardan birine sabitlemek için kullanılan uzun vida bed screw n.
talaşlı şekillendirme için masaya veya yatağa sabitlemek batten v.
cıvata ile sabitlemek gib v.
(vida vb.) malzemeyi sabitlemek bite v.
Architecture
(kirişi) bir ucundan duvara sabitlemek tail in v.
takozla sabitlemek coign v.
takozla sabitlemek coin v.
Construction
eğik çivilerle sabitlemek toenail v.
macun ile sabitlemek lute v.
lökün ile sabitlemek lute v.
kereste ile sabitlemek ribband v.
Woodworking
ağaç çivisiyle sabitlemek treenail v.
Automotive
(arabayı) tekerlek kelepçesi ile sabitlemek clamp v.
Transportation
taşıma sırasında mal ve konteynerleri sabitlemek için kullanılan nesne brace n.
Aeronautic
(pike yaparken) sabitlemek pull out (of) v.