ride - Turco Inglés Diccionario
Historia

ride

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "ride" en diccionario turco inglés : 49 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
ride v. binmek
ride n. gezinti
Irregular Verb
ride v. rode - ridden
General
ride v. sürmek
ride v. sataşmak
ride v. gırgıra almak
ride v. bindirmek
ride v. geçmek (yol)
ride v. havada kalmak
ride v. süzülmek
ride v. arabayla gezmek
ride v. üst üste binmek
ride v. kullanmak
ride v. kayar gibi görünmek (ay/bulut vb)
ride v. yüzmek
ride v. gitmek (at veya araba ile)
ride v. yolculuk etmek
ride v. sürüklenmek
ride v. karara bağlanmamış olmak
ride v. binmek (at veya bisiklet)
ride v. binmek (bisiklet/motosiklet vb)
ride v. arabaya binmek (sürmeden)
ride v. ata binmek
ride v. taşımak (omuzunda vb)
ride v. kafa bulmak
ride v. binmek
ride n. bisiklet gezisi
ride n. atla yapılan yolculuk
ride n. gezinti yolu
ride n. bisikletle yapılan yolculuk
ride n. arabayla yapılan yolculuk
ride n. dolaşma
ride n. gezi
ride n. biniş
ride n. araba gezisi
ride n. at gezisi
ride n. binme
ride n. gezme
ride n. tur
ride n. gezinti (at/bisiklet/araba ile)
ride n. yolculuk (at/bisiklet/araba ile)
ride n. oyuncaklarına/eğlence hizmetlerine binme/biniş
Slang
ride araba
Automotive
ride araca binmek
ride araçla dolaşmak
ride araçla yolculuk yapmak
ride sürüş konforu
Marine
ride yürümek
ride su üstünde gitmek

Significados de "ride" con otros términos en diccionario inglés turco: 262 resultado(s)

Inglés Turco
General
give someone a ride v. (at,araba v.b. ile) götürmek
ride in a train v. trene binmek
give a ride v. arabayla götürmek
ride rough over v. hakkını çiğnemek
ride bareback v. ata eyersiz binmek
take somebody for a ride v. yamuk yapmak
ride at a gallop v. eştirmek
ride a horse v. at sürmek
ride a high horse v. büyüklük taslamak
ride for a fall v. felakete sürüklenmek
ride on v. binmek
ride a horse v. ata binmek
ride atilt at somebody v. saldırmak
ride to death v. çatlatmak
ride a bicycle v. bisiklete binmek
ride at full speed v. doludizgin gitmek
ride a horse v. at binmek
ride smoothly v. yağ gibi gitmek
let something ride v. oluruna bırakmak
ride a wave v. dalga üzerine binerek sürüklenmek
go for a ride v. gezmeye gitmek
ride up v. yukarı çıkmak
ride rough over v. kötü davranmak
ride through the sky v. gökyüzünde dolaşmak
ride out v. sağ salim çıkmak
take a ride around v. gezip tozmak
take a ride v. yolculuk yapmak
take a ride v. seyahat etmek
let it ride v. oluruna bırakmak
ride motorbike v. motor kullanmak
ride motorcycle v. motor kullanmak
ride herd on v. korumak
ride to hounds v. at sırtında tilki avına çıkmak
take someone for a ride v. birini aldatmak
ride herd on v. gözetip denetleyerek idare etmek
ride shotgun v. şoföre yardımcı olmak
ride high v. başarılı olmak
let something ride v. bir durum karşısında herhangi bir önlem almamak
ride for a fall v. saçmalamak
take someone for a ride v. birini kandırmak
ride shotgun v. bir seyahat esnasında şoföre refakat etmek
ride herd on v. gözkulak olmak
ride for a fall v. deli gibi davranmak
ride for a fall v. çıldırmak
ride bicycle v. bisiklet kullanmak
ride the gravy train v. bolluk içerisinde yaşamak
ride the gravy train v. bolluk içinde yaşamak
ride on a swing v. salıncakta sallanmak
be taken for a ride v. para kaptırmak
be taken for a ride v. dolandırılmak
ride (a horse) at full gallop v. dörtnala koşturmak
ride (a horse) at full gallop v. dört nala koşturmak
ride on v. -e binmek
ride someone on a rail v. katran ve tüye bulayıp demiryolunda cezalandırmak
ride a bicycle v. bisiklet sürmek
ride a bicycle v. bisiklet kullanmak
ride a bike v. bisiklet sürmek
ride a bicycle on the street v. sokakta bisiklet sürmek
give someone a ride to home v. eve bırakmak
give someone a ride to the airport v. havaalanına bırakmak
give someone a ride to the hotel v. otele bırakmak
ride the elevator up v. asansör ile yukarı çıkmak
ride the elevator down v. asansör ile aşağı inmek
take someone for a ride v. birini arabasıyla gezdirmek
ride the bike on the sidewalk v. bisikleti kaldırımda sürmek
ride down the slide v. kaydıraktan kaymak
ride on a skateboard v. kaykay yapmak
ride on a skateboard v. kaykaya binmek
ride on a skateboard v. kaykayda kaymak
ride a motorcycle v. motor sürmek
ride a motorcycle v. motosiklet sürmek
go for a bike ride v. bisiklet sürmeye gitmek
take a ride v. gezintiye çıkmak
take a ride v. dolaşmaya çıkmak
ride on a bicycle v. bisiklete binmek
ride a cable car v. teleferiğe binmek
bus ride n. otobüs yolculuğu
ride-sharing n. tasarruf amacıyla sırayla araba kullanma
night ride n. gece yolculuğu
joy ride n. araba ile gezme
dark ride n. korku tüneli
ride to conquer cancer n. kanseri yenme yolculuğu
ride operator n. lunapark veya su parklarında görevli eğlence makineleri operatörü
kiss and ride zone n. yolcu indirme/bindirme alanı
kiss and ride zone n. öğrenci indirme/bindirme alanı
short bus ride n. kısa otobüs yolculuğu
ride-sharing n. ortaklaşa binme
ride-sharing n. aynı yere giden kişilerin her ay birinin aracını ortaklaşa kullanarak hem trafik sıkışıklığını hem de yakıt vb gibi masrafları azaltması
ride-sharing n. otomobil ortak kullanımı
park-and-ride n. sürücülerin araçlarını park edip şehir merkezine otobüslerle gidip ve döndüğü bir sistem
boat ride n. (heyecanlı/hareketli)tekne/(deniz) motoru gezisi
thumbing up a ride n. otostop
park-and-ride n. park et devam et otoparkı
chair swing ride n. dönme salıncak
swing ride n. dönme salıncak
swing ride n. dönme dolap
chair swing ride n. dönme dolap
hot air balloon ride n. sıcak hava balonu yolculuğu
mule ride n. katır üzerinde yapılan yolculuk
water ride n. su kaydırağı
ride-hailing n. paylaşımlı yolculuk
ride-hailing n. paylaşımlı yolculuk
Phrasals
ride down ezip geçmek
ride down alt etmek
ride away (at veya bisiklikte vb.) gitmek
ride away (at veya bisiklikte vb.) bir yerden ayrılmak
ride to some place (bisikletle/atla vb) bir yere gitmek
ride away atını sürerek gitmek
ride off atını sürerek gitmek
ride by yanından geçmek
ride on something -e bağlı/tabi olmak
ride over someone with his/her bicycle bisikletiyle birinin üzerinden geçmek
ride something out bir şeyin dişini sıkmak
ride something out bir şeyin karşısında dayanmak
ride something out sağ salim atlatmak
Proverb
if wishes were horses, then beggars would ride köpeğin duası kabul olsaydı gökten kemik yağardı
set a beggar on horseback and he'll ride to the devil çingeneye beylik vermişler önce babasını asmış
If two ride on a horse one must ride behind bir çöplükte iki horoz ötmez
if two ride on a horse, one must ride behind bir koltukta iki karpuz taşınmaz
if two ride on a horse, one must ride behind bir ipte iki cambaz oynamaz
Colloquial
take someone for a ride aldatmak
take someone for a ride oyun oynamak
let things ride akışına bırak (gitsin)
give someone a piggyback ride birisini sırtında gezdirmek
go for a little ride küçük bir yolculuğa çıkmak
Idioms
ride the wind v. hedefsizce yaşamak
ride off in all directions dört dönmek
ride the gravy train bir eli yağda bir eli balda olmak
ride roughshod over aman vermemek
ride for a fall canına susamak
ride the high horse kendini dev aynasında görmek
ride herd on someone birinin peşinde dolaşmak
ride the high horse üstünlük taslamak
take someone for a ride biriyle dalga geçmek
ride the black donkey keçi gibi inatçı olmak
ride for a fall aranmak
ride for a fall bela aramak
ride for a fall kaşınmak
ride for a fall belasını aramak
ride the storm zorlukları yenmek
ride the storm krizle başa çıkmak
go along for the ride iş olsun diye katılmak
ride high çok başarılı olmak
come along for the ride iş olsun diye katılmak
have a rough ride başı dertte olmak
take for a ride tuzağa düşürmek
ride roughshod over kaba davranmak
ride roughshod over hor kullanmak
ride roughshod over hor görmek
have a rough ride başı belada olmak
ride high başarıdan başarıya koşmak
ride high çok iyi konuma gelmek
come along for the ride laf olsun diye katılmak
ride roughshod over saygısızca davranmak
go along for the ride laf olsun diye katılmak
have a rough ride sorunu olmak
ride the clutch motoru kapatıp vites boşta gitmek
ride a tiger güç bir durumla baş etmek
thumb a ride otostop çekmek
hitch a ride otostop çekmek
ride out the storm tehlikeyi atlatmak
ride with the tide çoğunluğa uymak
ride with the tide çoğunluğun görüşüne uymak
a bumpy ride zorluk
a bumpy ride zor zaman
a rough ride sıkıntı
a rough ride dar boğaz
a bumpy ride sıkıntı
a bumpy ride dar boğaz
a rough ride zor zaman
a rough ride zorluk
ride on someone's coattails birinin başarısından/çevresinden/statüsünden nemalanmak
ride herd on somebody birilerinden sorumlu olmak
come out for a ride gezintiye çıkmak
ride out the storm fırtınayı atlatmak
ride out the storm fırtınadan sağ çıkmak
ride out the storm düze çıkmak
give someone a ride birini (arabasıyla) gideceği yere kadar bırakmak
ride someone about something birini bir konuda rahatsız etmek
ride someone about something bir konuda birinin üstüne gitmek
ride off in all directions çil yavrusu gibi dört bir yana dağılmak
ride on the back of something (başka bir şeyin başarısından) yararlanmak
take someone for a ride birin kaçırıp öldürmek
ride a wave of something yakaladığı olumlu hava/arkasına aldığı rüzgar ile hareket etmek/gelişmek
ride a wave of something (ilgiden) yararlanmak
ride a wave of something (ilginin) tadını çıkarmak
ride the wave of something yakaladığı olumlu hava/arkasına aldığı rüzgar ile hareket etmek/gelişmek
ride the wave of something (ilginin) tadını çıkarmak
ride the wave of something (ilgiden) yararlanmak
ride on the wave yakaladığı olumlu hava/arkasına aldığı rüzgar ile hareket etmek/gelişmek
ride on a wave yakaladığı olumlu hava/arkasına aldığı rüzgar ile hareket etmek/gelişmek
ride on a wave (bir şey etrafında) estirilen rüzgardan yararlanarak
ride on the wave (bir şey etrafında) estirilen rüzgardan yararlanarak
give someone a ride birini arabayla gideceği yere bırakmak
ride the lightning elektrikli sandalyede/sandalye ile idam edilmek
enjoy the ride anın tadını çıkarmak
roller coaster ride inişli çıkışlı
ride the black donkey havasında/gününde olmamak
ride the fence (bazı konularda) tutum belirleyememek
ride the fence (bazı konularda) tavır takınamamak
Speaking
you ride it out sen üstesinden gelirsin
thanks for the ride (arabayla) beni bıraktığın/bıraktığınız için teşekkür ederim
thanks for the ride beni arabana/arabanıza aldığın/aldığınız için teşekkür ederim
i can't ride a bike ben bisiklet süremiyorum
he asked me if we needed a ride sizi bırakayım mı diye sordu
let's go for a little ride hadi ufak bir gezintiye çıkalım
can you ride a bike? bisiklet sürebiliyor musun?
can you ride a bike? bisiklet sürebilir misin?
Slang
take for a ride söğüşlemek
free ride hiçbir çaba sarfedilmeden edinilmiş
free ride bedava
free ride kolay elde edilmiş
ride shotgun ön yolcu koltuğunda oturmak
ride shotgun şoförün yanında oturmak
ride for a fall kaşınmak
send someone on a ride birini hapse göndermek
stainless steel ride zehirli iğneyle infaz
elevator ride asansörde bir mahkumu dövme
long ride ömür boyu hapis
long ride ömür boyu hapis cezası
ride out bir başka hapishaneye transfer olmak
it's never an easy ride bu asla kolay bir iş değildir
ride the short bus (derogatory) engelli öğrencilere özel hazırlanmış bir eğitim programa katılmak
Technical
ride rate binme oranı
air suspension automatic ride control hava süspansiyonu otomatik sürüş kontrolü
ride rate sürme oranı
selective ride control seçilebiilir sürüş kontrolü
automatic ride control otomatik sürüş kontrolü
ride control system kepçe süspansiyon kontrolü
fault ride through (frt) şebeke arızalarından sonra sistemin kararlılığını kaybetmeden şebekede kalabilmesi ve arıza sonlandırılıp normal işletme koşullarına dönünceye kadar şebekeyi destekleyebilmesi
low-voltage ride-through (lvrt) şebeke arızalarından sonra sistemin kararlılığını kaybetmeden şebekede kalabilmesi ve arıza sonlandırılıp normal işletme koşullarına dönünceye kadar şebekeyi destekleyebilmesi
Electric
low-voltage ride-through (lvrt) alçak gerilimde şebekede kalabilme
Automotive
ride height sürüş yüksekliği
vehicle ride height araç sürüş yüksekliği
selective ride control seçilebilir sürüş kontrolü
ride-by-wire kablolu sürüş
air suspension automatic ride control havalı süspansiyon otomatik sertlik ayarı
ride simulator sürüş simülatörü
ride height sürüş yüksekliği
automatic ride control otomatik sürüş kontrolü
park-and-ride park et ve bin
ride matching and reservation ulaşım uyarlama ve rezervasyon
ride shotgun sağ koltukta oturmak
Transportation
ride-hailing internet aracılığıyla araç çağırma
Railway
ride comfort for passengers yolcuların seyahat konforu
ride comfort for passengers yolcular için seyahat konforu
Aeronautic
ride the beam radyo sinyallerine göre uçağı kullanmak
Marine
ride at an anchor demirli olmak
ride at an anchor demirli yatmak
ride at a single anchor tek demir üzerinde yatmak
ride at a single anchor tek demir üzerinde durmak
ride at anchor demirli durmak
ride easy sansabosa yatmak
ride at anchor demirli yatmak
Agriculture
ride-on tractor binmeli traktör
ride-on tractor oturaklı traktör
Military
ride the target önlemesiz hedef takip etmek
historical ride harp tarihi gezisi
tactical ride kadro tatbikatı
ride the gun kabzaya asılmak
staff ride karargah gezisi
British Slang
diddy ride kadının göğüslerinin arasında yapılan mastürbasyon