ride - Inglés Turco Frases
The sample sentences have been compiled from various sources and although they have been proofread, there may be some omissions. The sentences do not necessarily reflect the ideology and opinions of Tureng.com. Please let us know about sentences with political, social and sensitive content that offend you.

InglésTurco
ridegezin.
  • Let's go for a bike ride together.
  • Hadi birlikte bisiklet gezisine gidelim.
Show More (-2)
ridegitmek (at veya araba ile)v.
  • I will ride in the back seat; you called shotgun first.
  • Ben arka koltukta giderim, sen ön koltuk benim demiştin.
  • We cannot ride roughshod over them as we did in 2001.
  • 2001'de yaptığımız gibi onların üzerine kabaca gidemeyiz.
  • Trehearne then rides to the harbor to rescue Mary and capture Pengallan, who attempts to escape.
  • Trehearne daha sonra Mary'yi kurtarmak ve kaçmaya çalışan Pengallan'ı yakalamak için limana gider.
Show More (5)
ridesürmekv.
  • I can teach you how to ride a bike.
  • Sana bisiklet sürmeyi öğretebilirim.
  • Ride that wave, and I'll admit you are a better surfer than me!
  • O dalganın üzerinde sürün, ben de benden daha iyi bir sörfçü olduğunuzu kabul edeyim!
  • It also has two riding modes; for learners and experts.
  • Ayrıca iki sürüş modu var; öğrenenler ve uzmanlar için.
Show More (9)
ridesataşmakv.
  • Arya! Stop riding your sister so hard!
  • Arya! Kardeşine böyle fena sataşmayı bırak!
Show More (-2)
ridegezinti yolun.
  • It was a bumpy ride we took.
  • Sarsıntılı bir gezinti yolu seçmişiz.
Show More (-2)
rideeğlence trenin.
  • I want to go on all the rides at Disneyland.
  • Disneyland'deki tüm eğlence trenlerine binmek istiyorum.
Show More (-2)
ridebinmekv.
  • He manages to ride that bull for a minute.
  • Bir dakikalığına o boğaya binmeyi başarıyor.
  • I want to ride off on a lawnmower with Patrick Dempsey.
  • Patrick Dempsey ile çim biçme makinesine binmek istiyorum.
  • He had never ridden in a taxi before.
  • Daha önce hiç taksiye binmemişti.
Show More (34)
rideturn.
  • She took me for a ride in her new convertible.
  • Yeni üstü açık arabasıyla bana bir tur attırdı.
Show More (-2)
rideçıkmakv.
  • They rode the elevator to the sixth floor.
  • Asansörle altıncı kata çıktılar.
Show More (-2)
ridedemirlemekv.
  • His yacht was riding at anchor in the harbor.
  • Yatı limanda demirlemiş vaziyetteydi.
Show More (-2)
ridegezinti (at/bisiklet/araba ile)n.
  • I went out for a ride and never came back.
  • Bir gezintiye çıktım ve bir daha geri dönmedim.
  • I went out for a ride and I never went back.
  • Bir gezintiye çıktım ve bir daha geri dönmedim.
  • Layla and Sami went for a ride.
  • Layla ve Sami gezintiye çıktılar.
Show More (0)
rideyolculuk (at/bisiklet/araba ile)n.
  • You can’t take an Uber ride without rating your driver.
  • Sürücünüzü derecelendirmeden Uber yolculuğuna çıkamazsınız.
  • The short plane ride is going to turn into an epic crash.
  • Kısa uçak yolculuğu epik bir kazaya dönüşecek.
  • On the train ride, he meets a girl, Virginia.
  • Tren yolculuğunda Virginia adında bir kızla tanışır.
Show More (11)
ridesürüşv.
  • Reflective strips on both sides ensure a safe ride at night.
  • Her iki taraftaki yansıtıcı şeritler geceleri güvenli bir sürüş sağlar.
  • In the case of a quiet ride, nothing can happen.
  • Sessiz bir sürüş durumunda hiçbir şey olmayabilir.
  • Engineers coordinate regular safety inspections to ensure ride security and prevent potential issues.
  • Mühendisler, sürüş güvenliğini sağlamak ve olası sorunları önlemek için düzenli güvenlik denetimlerini koordine eder.
Show More (2)
ridekullanmakv.
  • She said that one day a woman riding a motorcycle hit her car.
  • Bir gün motosiklet kullanan bir kadının arabasına çarptığını söyledi.
  • He loves riding motorcycles and driving fast cars.
  • Motosiklet sürmeyi ve hızlı araba kullanmayı seviyor.
  • I always wear my helmet when I ride my motorcycle.
  • Motosiklet kullanırken daima kaskımı takıyorum.
Show More (5)
ridearaban.
  • Sorry space rangers, this ride is no longer in service.
  • Üzgünüm uzay bekçileri, bu araç artık hizmet vermiyor.
  • Sorry space rangers, this ride is no longer in service.
  • Üzgünüm uzay korucuları, bu araç artık kullanımda değil.
  • I still need a ride to work.
  • Çalışmak için hala bir araca ihtiyacım var.
Show More (0)
ridegeçmek (yol)v.
  • Tom rode his motorcycle across America.
  • Tom motosikletiyle Amerika'yı boydan boya geçti.
Show More (-2)
ridekandırman.
  • I was taken for a ride.
  • Beni kandırdılar.
Show More (-2)
ridearabaya binmek (sürmeden)v.
  • The princess rode in a golden carriage.
  • Prenses altın bir arabaya bindi.
Show More (-2)