| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | ride f. | binmek | ||
|
He manages to ride that bull for a minute. Bir dakikalığına o boğaya binmeyi başarıyor. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | ride i. | gezinti | ||
| Genel | ||||
| Genel | ride i. | gezinti yolu | ||
|
It was a bumpy ride we took. Sarsıntılı bir gezinti yolu seçmişiz. More Sentences |
||||
| Genel | ride i. | gezi | ||
|
Let's go for a bike ride together. Hadi birlikte bisiklet gezisine gidelim. More Sentences |
||||
| Genel | ride i. | gezme | ||
|
Layla and Sami went for a ride. Layla ve Sami gezmeye gittiler. More Sentences |
||||
| Genel | ride i. | tur | ||
|
She took me for a ride in her new convertible. Yeni üstü açık arabasıyla bana bir tur attırdı. More Sentences |
||||
| Genel | ride i. | gezinti (at/bisiklet/araba ile) | ||
|
I went out for a ride and never came back. Bir gezintiye çıktım ve bir daha geri dönmedim. More Sentences |
||||
| Genel | ride i. | yolculuk (at/bisiklet/araba ile) | ||
|
Hop on and enjoy this ten-minute ride. Atlayın ve bu on dakikalık yolculuğun tadını çıkarın. More Sentences |
||||
| Genel | ride i. | eğlence treni | ||
|
I want to go on all the rides at Disneyland. Disneyland'deki tüm eğlence trenlerine binmek istiyorum. More Sentences |
||||
| Genel | ride i. | kandırma | ||
|
I was taken for a ride. Beni kandırdılar. More Sentences |
||||
| Genel | ride i. | sürüş | ||
|
Reflective strips on both sides ensure a safe ride at night. Her iki taraftaki yansıtıcı şeritler geceleri güvenli bir sürüş sağlar. More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | sataşmak | ||
|
Arya! Stop riding your sister so hard! Arya! Kardeşine böyle fena sataşmayı bırak! More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | kullanmak | ||
|
She said that one day a woman riding a motorcycle hit her car. Bir gün motosiklet kullanan bir kadının arabasına çarptığını söyledi. More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | sürmek | ||
|
Ride that wave, and I'll admit you are a better surfer than me! O dalganın üzerinde sürün, ben de benden daha iyi bir sörfçü olduğunuzu kabul edeyim! More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | ata binmek | ||
|
I prefer riding to walking. Yürümek yerine ata binmeyi tercih ederim. More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | arabaya binmek (sürmeden) | ||
|
Don't take rides from strangers. Yabancıların arabalarına binmeyin. More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | yolculuk etmek | ||
|
I'm riding with her. Onunla yolculuk ediyorum. More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | geçmek (yol) | ||
|
Tom rode his motorcycle across America. Tom motosikletiyle Amerika'yı boydan boya geçti. More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | gitmek (at veya araba ile) | ||
|
I will ride in the back seat; you called shotgun first. Ben arka koltukta giderim, sen ön koltuk benim demiştin. More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | binmek | ||
|
He manages to ride that bull for a minute. Bir dakikalığına o boğaya binmeyi başarıyor. More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | takılmak | ||
|
Do not always ride on someone's coat-tail. Her zaman birilerinin kuyruğuna takılmayın. More Sentences |
||||
| Genel | ride f. | çıkmak | ||
|
They rode the elevator to the sixth floor. Asansörle altıncı kata çıktılar. More Sentences |
||||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | ride f. | demirlemek | ||
|
His yacht was riding at anchor in the harbor. Yatı limanda demirlemiş vaziyetteydi. More Sentences |
||||
| Argo | ||||
| Argo | ride i. | araba | ||
|
Sorry space rangers, this ride is no longer in service. Üzgünüm uzay bekçileri, bu araç artık hizmet vermiyor. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | ride i. | dolaşma | ||
| Genel | ride i. | biniş | ||
| Genel | ride i. | bisiklet gezisi | ||
| Genel | ride i. | araba gezisi | ||
| Genel | ride i. | at gezisi | ||
| Genel | ride i. | atla yapılan yolculuk | ||
| Genel | ride i. | binme | ||
| Genel | ride i. | roller coaster | ||
| Genel | ride i. | hız treni | ||
| Genel | ride i. | lunapark treni | ||
| Genel | ride i. | dolandırma | ||
| Genel | ride i. | aldatma | ||
| Genel | ride i. | iteleme | ||
| Genel | ride i. | kamusal ilgi | ||
| Genel | ride i. | toplum dikkati | ||
| Genel | ride i. | ilgi | ||
| Genel | ride i. | bildiri | ||
| Genel | ride i. | bilgilendirme | ||
| Genel | ride i. | duyuru | ||
| Genel | ride i. | kamusal merak | ||
| Genel | ride i. | (arabayla, bisikletle) yolculuk | ||
| Genel | ride i. | (lunaparkta) oyuncağa biniş | ||
| Genel | ride i. | (lunaparkta) aktivite | ||
| Genel | ride f. | binmek (bisiklet/motosiklet vb) | ||
| Genel | ride f. | bindirmek | ||
| Genel | ride f. | yüzmek | ||
| Genel | ride f. | karara bağlanmamış olmak | ||
| Genel | ride f. | gırgıra almak | ||
| Genel | ride f. | kafa bulmak | ||
| Genel | ride f. | kayar gibi görünmek (ay/bulut vb) | ||
| Genel | ride f. | binmek (at veya bisiklet) | ||
| Genel | ride f. | süzülmek | ||
| Genel | ride f. | taşımak (omuzunda vb) | ||
| Genel | ride f. | havada kalmak | ||
| Genel | ride f. | arabayla gezmek | ||
| Genel | ride f. | üst üste binmek | ||
| Genel | ride f. | sürüklenmek | ||
| Genel | ride f. | bağlı olmak | ||
| Genel | ride f. | bağımlı olmak | ||
| Genel | ride f. | kesintisiz devam etmek | ||
| Genel | ride f. | belirli bir yerden çalışmak | ||
| Genel | ride f. | belirli bir yerden hareket etmek | ||
| Genel | ride f. | üstünlük kurmak | ||
| Genel | ride f. | domine etmek | ||
| Genel | ride f. | zulmetmek | ||
| Genel | ride f. | baskı yapmak | ||
| Genel | ride f. | (kıyafet) kırışmak | ||
| Genel | ride f. | (kıyafet) yukarı toplanmak | ||
| Genel | ride f. | (kıyafet) bir bölümü kapatmak | ||
| Genel | ride f. | (hareket halindeki hedef için) uzağı hedeflemek | ||
| Genel | ride f. | isabeti zor mesafeyi hedeflemek | ||
| Genel | ride f. | (yumruktan) kaçmak | ||
| Genel | ride f. | geri çekilmek | ||
| Genel | ride f. | (bir şeye) dayanmak | ||
| Genel | ride f. | aksiyon almak | ||
| Genel | ride f. | hareket etmek | ||
| Genel | ride f. | değişikliğe uğramamak | ||
| Genel | ride f. | aynen devam etmek | ||
| Genel | ride f. | olduğu gibi sürmek | ||
| Genel | ride f. | eziyet etmek | ||
| Genel | ride f. | hakimiyet kurmak | ||
| Genel | ride f. | zorla yönetim sürdürmek | ||
| Genel | ride f. | dalga geçmek | ||
| Genel | ride f. | kafa bulmak | ||
| Genel | ride f. | şaka yapmak | ||
| Genel | ride f. | sırtına binmek | ||
| Irregular Verb | ||||
| Irregular Verb | ride f. | rode - ridden | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | ride f. | (ısrarlı şikayet ve eleştiri ile) taciz etmek | ||
| Konuşma Dili | ride f. | rahatsız etmek | ||
| Konuşma Dili | ride f. | bunaltmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | ride i. | menteşe kayışı | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | ride i. | sürüş konforu | ||
| Otomotiv | ride f. | araca binmek | ||
| Otomotiv | ride f. | araçla dolaşmak | ||
| Otomotiv | ride f. | araçla yolculuk yapmak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | ride f. | su üstünde gitmek | ||
| Denizcilik | ride f. | yürümek | ||
| Denizcilik | ride f. | demir atmak | ||
| Denizcilik | ride f. | (gemi) demirleme yerinde tutmak | ||
| Denizcilik | ride f. | (gemi) demirli halde bırakmak | ||
| Denizcilik | ride f. | (kütük üzerinde sürme) kütüğü yönetmek | ||
| Denizcilik | ride f. | kütük sürmek | ||
| Denizcilik | ride f. | kütüğü yönlendirmek | ||
| Denizcilik | ride f. | durdurmak | ||
| Denizcilik | ride f. | sabitlemek | ||
| Anatomi | ||||
| Anatomi | ride f. | (kemik) bir başka yapının üzerine binmek | ||
| Anatomi | ride f. | (kemik) bir başka bölüme yatmak | ||
| Anatomi | ride f. | (kemik) üst üste binmek | ||
| Biyoloji | ||||
| Biyoloji | ride i. | cinsel ilişki | ||
| Biyoloji | ride i. | sevişme | ||
| Biyoloji | ride i. | birliktelik | ||
| Biyoloji | ride i. | ilişkiye girilen kimse | ||
| Biyoloji | ride i. | cinsel partner | ||
| Biyoloji | ride f. | sevişmek | ||
| Biyoloji | ride f. | cinsel ilişkiye girmek | ||
| Biyoloji | ride f. | birliktelik yaşamak | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | ride f. | (erkek hayvan) çiftleşmek | ||
| Zooloji | ride f. | (erkek hayvan) üzerine binmek | ||
| Spor | ||||
| Spor | ride i. | (güreşte) rakibin üzerine binme hareketi | ||
| Spor | ride i. | künde | ||
| Spor | ride f. | kayak sporu yapmak | ||
| Spor | ride f. | kayak sürmek | ||
| Spor | ride f. | (kayak üzerinde durulduğu esnada) kaymak | ||
| Spor | ride f. | (kayak üzerinde durulduğu esnada) hareket etmek | ||
| Spor | ride f. | (güreşte) rakibi kontrol altına almak | ||
| Spor | ride f. | tutarak rakibi yakalamak | ||
| Spor | ride f. | (lakros) defans yapmak | ||
| Spor | ride f. | (lakros) savunma yapmak | ||
| Spor | ride f. | (yarış atını) zorlamak | ||
| Spor | ride f. | (yarış atının) sınırlarını zorlamak | ||
| Spor | ride f. | (lakros) yakın temaslı hamle yapmak | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | ride f. | (caz) oldukça iyi çalmak | ||
| Müzik | ride f. | başarıyla icra etmek | ||