rahatsız etmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

rahatsız etmek



"rahatsız etmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 124 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
rahatsız etmek annoy f.
rahatsız etmek harass f.
rahatsız etmek discomfort f.
rahatsız etmek disturb f.
General
rahatsız etmek bait f.
rahatsız etmek enchafe f.
rahatsız etmek distemper f.
rahatsız etmek distract f.
rahatsız etmek chafe f.
rahatsız etmek devil f.
rahatsız etmek derange f.
rahatsız etmek mobbing f.
rahatsız etmek smite f.
rahatsız etmek impose on f.
rahatsız etmek rasp f.
rahatsız etmek plague f.
rahatsız etmek put somebody to inconvenience f.
rahatsız etmek worry f.
rahatsız etmek impose upon f.
rahatsız etmek discomfort f.
rahatsız etmek put upon f.
rahatsız etmek trouble f.
rahatsız etmek inconvenience f.
rahatsız etmek chivvy f.
rahatsız etmek disquiet f.
rahatsız etmek hump f.
rahatsız etmek spite f.
rahatsız etmek hatchel f.
rahatsız etmek goad on f.
rahatsız etmek make a draft on f.
rahatsız etmek indispose f.
rahatsız etmek exulcerate f.
rahatsız etmek pester f.
rahatsız etmek fret f.
rahatsız etmek badger f.
rahatsız etmek harry f.
rahatsız etmek bother f.
rahatsız etmek get in someone's hair f.
rahatsız etmek goad f.
rahatsız etmek nag f.
rahatsız etmek disturb f.
rahatsız etmek ruffle f.
rahatsız etmek hassle f.
rahatsız etmek molest f.
rahatsız etmek incommode f.
rahatsız etmek bug f.
rahatsız etmek harried f.
rahatsız etmek perturb f.
rahatsız etmek discommode f.
rahatsız etmek chivy f.
rahatsız etmek get in somebody's hair f.
rahatsız etmek harass f.
rahatsız etmek get to someone f.
rahatsız etmek embarrass f.
rahatsız etmek bite f.
rahatsız etmek chivy up f.
rahatsız etmek offend f.
rahatsız etmek tose f.
rahatsız etmek harry f.
rahatsız etmek get f.
rahatsız etmek rark f.
rahatsız etmek tease f.
rahatsız etmek chaw [dialect] f.
rahatsız etmek noie [obsolete] f.
rahatsız etmek noy f.
rahatsız etmek torment f.
rahatsız etmek toss f.
rahatsız etmek tweag [dialect] f.
rahatsız etmek tweak f.
rahatsız etmek uncalm f.
rahatsız etmek engarboil f.
rahatsız etmek vex f.
rahatsız etmek jangle f.
rahatsız etmek upheave f.
rahatsız etmek bego f.
rahatsız etmek hale [obsolete] f.
rahatsız etmek harrage [obsolete] f.
rahatsız etmek harrow f.
rahatsız etmek haunt f.
rahatsız etmek bug f.
rahatsız etmek hetchel f.
rahatsız etmek horrify f.
rahatsız etmek mistemper f.
rahatsız etmek moither [dialect] f.
rahatsız etmek moider [dialect] f.
rahatsız etmek mommuck f.
rahatsız etmek monster [australia] f.
Phrasals
rahatsız etmek tense up f.
rahatsız etmek knock up f.
rahatsız etmek bother someone with someone or something f.
rahatsız etmek put somebody out f.
rahatsız etmek put off f.
rahatsız etmek put out f.
rahatsız etmek eat up f.
Colloquial
rahatsız etmek chap f.
rahatsız etmek badger to death f.
rahatsız etmek eat (someone or something) f.
rahatsız etmek eat f.
rahatsız etmek goof on f.
rahatsız etmek bullyrag f.
Idioms
rahatsız etmek fret the gizzard f.
rahatsız etmek cross (one's) bows f.
rahatsız etmek drive (someone) buggy f.
rahatsız etmek cause (one) qualms f.
rahatsız etmek cause qualms f.
rahatsız etmek cream one's corn f.
rahatsız etmek get someone's goat f.
Law
rahatsız etmek molest f.
rahatsız etmek incommode f.
Construction
rahatsız etmek irritate f.
Archaic
rahatsız etmek turmoil f.
Slang
rahatsız etmek nudge f.
rahatsız etmek gripe one’s ass f.
rahatsız etmek gripe one’s butt f.
rahatsız etmek gripes one’s butt f.
rahatsız etmek gripes one’s ass f.
rahatsız etmek give (one) the screaming abdabs f.
rahatsız etmek give someone the screaming abdabs f.
rahatsız etmek rag about f.
rahatsız etmek yank f.
rahatsız etmek creep out f.
rahatsız etmek sketch out f.
British Slang
rahatsız etmek rag f.
rahatsız etmek jip f.

"rahatsız etmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 98 sonuç

Türkçe İngilizce
General
birisini rahatsız etmek get on someone's tits f.
rahatsız etmek (dar bir giysi) bind f.
başkalarını rahatsız etmek get in other people's hair f.
belirli bir şey yaparak birini sürekli rahatsız etmek plague someone with f.
rahatsız etmek (birini) bother with f.
rahatsız etmek (vicdanı kendisini) prick f.
sürekli rahatsız etmek pester f.
birini rahatsız etmek get in someone's hair f.
birini rahatsız etmek get under one's skin f.
ile gücendirmek/rahatsız etmek offend someone with something f.
tekrar rahatsız etmek reimportune f.
aşırı derecede rahatsız etmek put one's teeth on edge f.
sürekli soru sorarak rahatsız etmek batter f.
(giysi) rahatsız etmek bind f.
(birisini) rahatsız etmek hagride f.
sürekli söylenerek rahatsız etmek hen-peck f.
sürekli şikayet ederek rahatsız etmek hen-peck f.
ardı ardına soru ve eleştirilerle rahatsız etmek brace f.
(kendini) rahatsız etmek mismake f.
(bir grup av hayvanı) avcıyı rahatsız etmek mob f.
Phrasals
rahatsız/gıcık etmek bother with (someone or something) f.
rahatsız etmek/başına bela olmak pester (one) about (someone or something) f.
bir konuda birini rahatsız etmek pester someone about something f.
birini rahatsız etmek shove someone around f.
birini rahatsız etmek pull someone about f.
birini rahatsız etmek yank someone around f.
(birini/bir şeyi bir şey) için rahatsız etmek devil (someone or something) for (something) f.
(birini/bir hayvanı bir şey) için rahatsız etmek devil (someone or an animal) for something f.
(birini) rahatsız etmek get to (someone) f.
(birini/kendini biriyle/bir şeyle) rahatsız etmek trouble (someone or oneself) with (someone or something) f.
birini bir şeyle rahatsız etmek trouble someone with something f.
birini bir şeyle rahatsız etmek beset someone with something f.
ile rahatsız etmek beset with f.
(biriyle/bir şeyle) ilgili rahatsız etmek bother about (someone or something) f.
Colloquial
(birini/bir şeyi) rahatsız etmek goof on (someone or something) f.
birini rahatsız etmek goof on someone f.
(birini bir şey) için rahatsız etmek trouble (one) for (something) f.
birini bir şey için rahatsız etmek trouble someone for something f.
birini bir şey için rahatsız etmek trouble someone for f.
gözü rahatsız etmek bedazzle f.
daha fazla rahatsız etmek istemem I don't want to wear out my welcome expr.
Idioms
çok rahatsız etmek play devil with f.
iğneleyici konuşarak rahatsız etmek come the acid f.
aşırı derecede rahatsız etmek set one's teeth on the edge f.
birisini rahatsız etmek put someone's nose out of joint f.
birisini rahatsız etmek bug someone f.
birini rahatsız etmek rag on someone f.
birini rahatsız etmek make someone's gorge rise f.
birini bir şey ile rahatsız/huzursuz etmek hassle someone with something f.
birini rahatsız etmek rub somebody up the wrong way (brit) f.
birini rahatsız etmek get on somebody's tits f.
birini rahatsız etmek screw someone around f.
birini rahatsız etmek pee in someone's corn flakes f.
birini rahatsız etmek piss in someone's cornflakes f.
birisini rahatsız etmek pull someone's chain f.
birini rahatsız etmek rub somebody the wrong way (us) f.
birini ölesiye rahatsız etmek badger someone to death f.
birini rahatsız etmek jack someone around f.
birisini rahatsız etmek yank somebody's chain f.
birini rahatsız etmek get on somebody's wick f.
birini rahatsız etmek jerk someone around f.
birini rahatsız etmek rake on someone f.
birini bir şey ile rahatsız/huzursuz etmek hassle someone about something f.
birini bir konuda rahatsız etmek ride someone about something f.
birini rahatsız etmek rub someone's fur the wrong way f.
birini rahatsız etmek give someone a hard time f.
birisini rahatsız etmek pull somebody's chain f.
kulağını rahatsız etmek assault the ear f.
vicdanını rahatsız etmek/sızlatmak prick somebody's conscience f.
vicdanını rahatsız etmek/sızlatmak cause pangs of conscience f.
(sözleri) rahatsız etmek/keyfini kaçırmak have someone's words stick in one's craw f.
söyledikleriyle birini utandırmak/rahatsız etmek make (someone's) ears burn f.
(birini) rahatsız etmek put (one's) teeth on edge f.
(birini) rahatsız etmek get under (one's) skin f.
(birini) çok rahatsız etmek gnaw (at) (someone's) vitals f.
(birinin) sürekli aklına gelip rahatsız etmek come back to haunt (one) f.
(birinin) sürekli aklına gelip rahatsız etmek return to haunt (one) f.
mideyi rahatsız etmek sit heavy on the stomach f.
(birini) rahatsız etmek make (one's) hair curl f.
(birini) rahatsız etmek make (one's) teeth itch f.
(birini) rahatsız etmek stroke (one) the wrong way f.
birini rahatsız etmek stroke someone the wrong way f.
birini rahatsız etmek stroke someone's hair the wrong way f.
(bir şey) midesini rahatsız etmek have no stomach for (something) f.
(bir şey) midesini rahatsız etmek not have the stomach for (something) f.
birini/bir şeyi rahatsız etmek badger someone or something to death f.
(birini) rahatsız etmek be on (one's) case f.
(birinin) vicdanını rahatsız etmek be on (one's) conscience f.
Marine
aşağılayıcı görevlerle rahatsız etmek haze f.
Archaic
korkutarak rahatsız etmek hare f.
Slang
birisini rahatsız etmek jerk someone's chain f.
birini rahatsız etmek rip on someone f.
birini rahatsız etmek screw around (with somebody) f.
birini rahatsız etmek rank someone out f.
birisini rahatsız etmek yank someone's chain f.
(birini) rahatsız etmek bust (one's) ass f.
(birini) rahatsız etmek bust (someone's) balls f.
(birini) rahatsız etmek bust (someone's) chops f.