rumble - Türkçe İngilizce Sözlük

rumble

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rumble — Definition

Anlamı ve Tanımı:
gürlemek, homurdanmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈrʌmbəl/ – BrE /ˈrʌmbəl/)
Terim Türü:
Fiil: rumble (rumbles – rumbled – rumbling)
Derin ve sürekli bir sesi ya da yaklaşan hareketi haber veren titreşimi tanımlayan fiildir. Muhtemelen yansımalı bir kökten evrilmiştir. Doğa betimlemeleri ve mecazi anlatımlarda yaklaşan değişimi hissettirmek için kullanılır.
Eş Anlamlılar:
roar, growl
Zıt Anlamlılar:
hush

"rumble" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 66 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rumble i. gürültü
I could hear the rumble of old buses.
Eski otobüslerin gürültüsünü duyabiliyordum.

More Sentences
rumble f. gümbürdemek
Everybody got tense when the thunder rumbled.
Gök gürültüsü gümbürdeyince herkes gerginleşti.

More Sentences
rumble i. gümbürtü
rumble f. gürlemek
rumble f. gürüldemek
Genel
rumble i. kavga
The kids got into a rumble.
Çocuklar bir kavgaya tutuştular.

More Sentences
rumble f. guruldamak
Are you hungry? Your stomach is rumbling.
Aç mısın? Mideniz gurulduyor.

More Sentences
rumble f. suçüstü yapmak
I wish you could have rumbled your boyfriend.
Keşke erkek arkadaşını suçüstü yapabilseydin.

More Sentences
rumble f. tangır tangır ilerlemek
The train rumbled through the houses.
Tren evlerin arasından tangır tangır ilerliyordu.

More Sentences
rumble f. kavga
The kids got into a rumble.
Çocuklar bir kavgaya tutuştular.

More Sentences
rumble i. perdah dolabı
rumble i. gurlama
rumble i. guruldama
rumble i. arka koltuk
rumble i. bagaj yeri
rumble i. dağdağa
rumble i. haykırış
rumble i. gurultu
rumble i. gürleme
rumble i. gümbürdeme
rumble i. at arabasının arka kısmında hizmetçilere ayrılmış oturak
rumble i. açılır kapanır koltuk
rumble i. bagaj koltuğu
rumble i. cilalama tamburu
rumble i. döner tambur
rumble i. perdah silindiri
rumble i. obje veya malzemelerin döndürülerek cilalama, kaplama, yumuşama, kuruma gibi işlemlere tabi tutulduğu döner varil veya kutu
rumble i. rivayet
rumble i. söylenti
rumble i. şikayet
rumble i. yakınma
rumble i. didişme
rumble i. kargaşa
rumble i. rahatsızlık
rumble f. anlamak
rumble f. haykırmak
rumble f. sezmek
rumble f. gurlamak
rumble f. çakmak
rumble f. içyüzünü anlamak
rumble f. yankılı alçak bir ses gibi yayılmak
rumble f. alçak ve derin bir sesle yankılanmak
rumble f. rahatsız edici bir etken olmak
rumble f. boğuk ve alçak sesle konuşmak
rumble f. rahatsız edici bir etken teşkil etmek
rumble f. huzursuzluk hali yaratmak
rumble f. gürüldemek
rumble f. kargaşa
rumble f. (karın) guruldamak
rumble f. homurdanmak
Sanayi
rumble i. metal parlatıcı
Teknik
rumble i. disk kaydetme veya çoğaltma sırasında düşük frekanslı titreşimin pikaba iletilmesi sebebiyle oluşan gürültü
rumble f. (metal parçaları) cilalamak
rumble f. (metal parçaları) cilalama tamburuyla parlatmak
Mekanik
rumble i. döner hazne
rumble i. tambur
Otomotiv
rumble i. uğultu
Argo
rumble i. suç üzerinde yakalanma
rumble i. kolluk kuvvetlerinin özel mülkte veya muhitte yaptıkları uyuşturucu veya uyuşturucu satıcısı araması
rumble i. sokak çatışması
rumble i. genç çeteler arasındaki sokak çatışması
rumble f. sokak çatışmasına karışmak
rumble f. aklından geçeni görmek (hile veya hilekar olarak)
rumble f. kendini ele vermek
rumble f. suç işlerken fark edilmek
rumble f. şüphe uyandırmak

"rumble" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rumble fish i. siyam balığı (film)
stomach rumble i. mide gurultusu
rumble out f. haykırmak
rumble [uk] f. gürleme sesi ile galeyana getirmek
rumble [uk] f. gümbürdeme sesiyle sarsmak
Öbek Fiiller
rumble on f. boş yere konuyu uzatmak
rumble on f. saçma sapan bir şeyi uzun süre tartışmak
Teknik
rumble strip i. sarsma bandı
Otomotiv
rumble seat i. açılır kapanır koltuk
rumble seat i. bagaj koltuğu
rumble strips i. sarsıntı bantları
Trafik
rumble strip i. (hız kesici) tırtıklı şerit
Spor
royal rumble i. bir amerikan güreşi müsabakası
Argo
rumble seat i. kıç