rag - Türkçe İngilizce Sözlük

rag

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rag — Definition

Anlamı ve Tanımı:
paçavra, bez, alay etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ræɡ/ – BrE /ræɡ/)
Terim Türü:
İsim: rag (rags); Fiil: rag (rags – ragged – ragging)
Eski ve yıpranmış kumaş parçasını; mecazi olarak alay etmeyi tanımlar. Eski Norveççe rag kökünden evrilmiştir. Günlük dilde nesne ve fiil olarak farklı bağlamlarda kullanılır.
Eş Anlamlılar:
cloth, shred
Zıt Anlamlılar:
finery

"rag" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 77 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
rag i. paçavra
Tom stuffed a rag in the hole.
Tom deliğe bir paçavra doldurdu.

More Sentences
Genel
rag i. gazete bozuntusu
The boss was reading a rag when I entered her room.
Odasına girdiğimde patron bir gazete bozuntusunu okuyordu.

More Sentences
rag f. alay etmek
The boys ragged me for my clothes.
Çocuklar giysilerim yüzünden benimle alay ettiler.

More Sentences
Teknik
rag i. paçavra
Tom stuffed a rag in the hole.
Tom deliğe bir paçavra doldurdu.

More Sentences
rag i. temizlik bezi
John cleaned his car with a wet rag.
John arabasını ıslak bir temizlik beziyle temizledi.

More Sentences
Tekstil
rag i. paçavra
Tom stuffed a rag in the hole.
Tom deliğe bir paçavra doldurdu.

More Sentences
Eğitim
rag i. öğrencilerin yardım amaçlı para topladığı hafta
All of the students worked hard for the rag.
Bütün öğrenciler yardım amaçlı para toplama haftası için çok çalıştılar.

More Sentences
Müzik
rag i. kesik tempolu caz müziği
Ernest Hogan is the first rag pianist.
Ernest Hogan ilk kesik tempolu caz müziği piyanistidir.

More Sentences
Genel
rag i. çaput
rag i. kırpık
rag i. kağıt para
rag i. değersiz şey
rag i. gürültü
rag i. kaba şaka
rag i. muziplik
rag i. şamata
rag i. kırpıntı
rag i. mendil
rag i. eski bez parçası
rag i. bez parçası
rag i. eşek şakası
rag i. üstüpü
rag i. bandana
rag i. yırtık pırtık bez
rag i. çul
rag i. parça
rag i. lime
rag i. paylama
rag i. zılgıt
rag i. kırıntı
rag i. alay (etme)
rag i. fırça (eleştiri)
rag i. dalga (geçme)
rag i. döküntü
rag i. değersiz kağıt parçası
rag i. azarlama
rag f. herkesi ayağa kaldırmak
rag f. azarlamak
rag f. kaba şaka yapmak
rag f. dağıtmak
rag f. dalga geçmek
rag f. paylamak
rag f. takılmak
rag f. şamata yapmak
rag f. eşek şakası yapmak
rag f. fırça atmak
rag f. fırça çekmek
rag N. bez
Teknik
rag i. pürüzlü yüzeye sahip kaya
rag i. bez parçası
rag i. kırpıntı (dövme)
rag i. kumaş parçası
rag i. toz alma bezi
rag i. üstüpü
rag i. üstü bil
İnşaat
rag i. pürüzlü yüzeye çatı arduvazı
Botanik
rag i. bir turunçgilin lifli orta kısmı
rag i. turunçgilin etrafındaki zar
rag i. (meyve) çekirdek kılıfı
Jeoloji
rag i. sert kumtaşı
Müzik
rag f. kesik tempolu caz müziği çalmak veya bestelemek
Argo
rag f. azarlamak
rag f. bir şeyden şikayet etmek
rag f. eleştirmek
rag f. kızdırmak
rag f. paylamak
rag f. terslemek
rag f. sataşmak
rag f. fırça atmak
rag f. sızlanmak
rag f. yakınmak
rag f. eleştirmek
rag f. yermek
İngiliz Argosu
rag i. bayrak veya sancak (denizcilik)
rag i. gazete
rag f. gazı köklemek
rag f. rahatsız etmek

"rag" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rag doll i. paçavradan yapılmış bebek
rag paper i. paçavradan yapılmış kağıt
rag doll i. bez bebek
rag rug i. pala
rag bag i. karmaşa
rag bag i. çaput torbası
rag baby i. bez bebek
rag bag i. yamalı bohça
wet rag i. nemli bez
rag-and-bone man i. eskici
rag paper i. parşömen kağıdı
rag week i. yardım/bağış haftası
rag week i. hayır için para toplanılan hafta
rag-picking i. paçavra toplayıp satma işi
rag-picking i. paçavracılık
local rag (uk) i. yerel gazete
tag and rag i. en alt seviyedeki insan güruhu
tag-rag i. toplumun en alt kesimi
tag-rag i. ayaktakımı
tag-rag i. toplumun avam kesimi
rag-tag i. ayaktakımı
rag-bag i. türlü şeylerin karışımı
rag-bag i. karışım
red rag i. kışkırtma
red rag i. öfkelendiren şey
shag-rag i. topluluğun parçası olan ötekiler
shag-rag i. topluluğun göz ardı edilen bölümü
chew the rag f. çene çalmak
cook to a rag f. fazla pişirmek
get one's rag out f. kafasının tası atmak
get one's rag out f. tepesi atmak
on the rag s. aksiliği üstünde
on the rag s. keyifsiz
on the rag s. canı sıkkın
Öbek Fiiller
rag on (someone) f. terslemek
rag on (someone) f. eleştirmek
rag on f. kızdırmak
rag on (someone) f. fırça atmak
rag on (someone) f. yermek
rag on (something) f. yakınmak
rag on f. sataşmak
rag on (someone) f. paylamak
rag on (something) f. şikayet etmek
rag on (someone) f. azarlamak
rag on (one) f. (biriyle) alay etmek
rag on (one) f. (birini) fırçalayıp/azarlayıp durmak
rag on (one) f. (birini) eleştirip durmak
rag on (one) f. (birine) dırdır etmek
rag on (one) f. (birine) fırça çekmek
rag on (one) f. (biriyle) kafa bulmak
rag on (one) f. (birine) vırvır etmek
rag off f. yüzeydeki boyayı hafif hafif almak/silmek
rag on (one) f. (birine) sataşmak
rag off f. hafifçe silmek
rag off f. bir bezle, fırçayla yüzeye hafif darbelerle dokunmak
rag on (one) f. (birine) söylenip durmak
rag on (one) f. (birinin) kafasını ütülemek
rag on (one) f. (biriyle) dalga geçmek
rag on (one) f. (birinin) başının etini yemek
rag on (one) f. (birini) paylamak
Konuşma Dili
dew rag i. bandana
du rag i. bandana
doo rag i. bandana
rag trade i. tekstil endüstrisi
rag trade i. giyim endüstrisi
rag doll i. yeteneksiz kimse
rag doll i. yetersiz kimse
rag doll i. beceriksiz kimse
rag doll i. paçavra
rag doll i. zayıf kimse
rag doll i. iradesiz kimse
be on the rag f. huysuzluğu üzerinde olmak
be on the rag f. huysuz olmak
rag on f. şikayet etmek
rag on f. şikayet edip durmak
rag on f. sızlanmak
on the rag s. huysuz
on the rag s. rahatsız olmuş
on the rag s. rahatsız
don't that take the rag off the bush! ünl. bak sen!
don't that take the rag off the bush! ünl. hayret!
don't that take the rag off the bush! ünl. inanılmaz!
don't that take the rag off the bush! ünl. inanılır gibi değil!
don't that take the rag off the bush! ünl. vay canına/anasını!
don't that take the rag off the bush! ünl. bak sen şu işe!
Deyim
rag, tag, and bobtail i. ayaktakımı
rag-chewing i. bayık muhabbet
rag-chewing i. bezdirici, usandırıcı konuşma
rag-chewing i. can sıkıcı tartışma/sohbet
wet rag i. kararsız kimse
limp rag i. güçsüz kimse
wet rag i. manevi güce veya motivasyona sahip olmayan kimse
wet rag i. pestil gibi olmuş kimse
wet rag i. ödlek/cesaretsiz kimse
wet rag i. enerjisi kalmamış kimse
wet rag i. iradesiz kimse
wet rag i. aciz kimse
limp rag i. korkak kimse
limp rag i. kararsız kimse
limp rag i. aciz kimse
limp rag i. iradesiz kimse
wet rag i. pestili çıkmış kimse
limp rag i. yorgun/bitkin kimse
wet rag i. korkak kimse
limp rag i. enerjisi kalmamış kimse
wet rag i. yorgun/bitkin kimse
wet rag i. güçsüz kimse
limp rag i. manevi güce veya motivasyona sahip olmayan kimse
limp rag i. pestil gibi olmuş kimse
limp rag i. ödlek/cesaretsiz kimse
limp rag i. pestili çıkmış kimse
a red rag to a bull i. en nefret ettiği
a red rag to a bull i. (birini) kızdıracağı belli olan şey
(like) a red rag to a bull i. kışkırtma
a red rag to a bull i. bam teli
a red rag to a bull i. kırmızı çizgisi
(like) a red rag to a bull i. insanın sinirlerini zıplatan şey
(like) a red rag to a bull i. damarına basma
(like) a red rag to a bull i. boğaya kırmızı gösterme
a red rag to a bull i. damarına basma
(like) a red rag to a bull i. insanı azgın boğaya dönüştüren şey
a red rag to a bull i. hassas noktası
a red rag to a bull i. tahrik
a red rag to a bull i. insanı azgın boğaya dönüştüren şey
(like) a red rag to a bull i. tahrik
a red rag to a bull i. kışkırtma
(like) a red rag to a bull i. (birini) kızdıracağı belli olan şey
a red rag to a bull i. boğaya kırmızı gösterme
a red rag to a bull i. insanın sinirlerini zıplatan şey
rag bagger i. altı üstüne gelmiş tekne
rag bagger i. dağınık teknede seyahat eden kimse
rag bagger i. düzensiz teknede seyahat eden kimse
rag bagger i. düzensiz tekne
rag bagger i. dağınık tekne
soldier rag i. bandana
the smell of an oily rag i. kısıtlı kaynak
the smell of an oily rag i. yetersiz kaynak
the smell of an oily rag i. idareli kullanılması gereken kaynak
the smell of an oily rag i. minimum kaynak
the smell of an oily rag i. çok az bir kaynak
get one's rag out f. kafasının tası atmak
chew the rag f. çene çalmak
lose one's rag f. tepesi atmak
be like a red rag to a bull f. cami duvarına işemek
feel like a wet rag f. turşu gibi olmak
feel like a wet rag f. turşusu çıkmak
chew the rag f. geyik yapmak
chew the rag f. laklak etmek
chew the rag f. laflamak
rag on someone f. birini rahatsız etmek