hassle - Türkçe İngilizce Sözlük

hassle

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hassle — Definition

Anlamı ve Tanımı:
zahmet, uğraştırmak
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈhæsəl/ – BrE /ˈhæsəl/)
Terim Türü:
İsim; Fiil: hassle (hassles – hassled – hassling)
Küçük ama can sıkıcı sorunları veya birini sürekli rahatsız etmeyi anlatan sözcüktür; gündelik stres vurgusu taşır. Orta İngilizce kökenli bu kullanım, tartışma ve çekişme fikrini hafif ölçekte dile getirir.
Eş Anlamlılar:
bother
Zıt Anlamlılar:
ease

"hassle" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hassle i. güçlük
We do not need to create even more paperwork and administrative hassle for already beleaguered farmers.
Zaten zor durumda olan çiftçiler için daha fazla evrak işi ve idari güçlük yaratmamıza gerek yok.

More Sentences
Genel
hassle i. münakaşa
Don't get into hassle with strangers.
Yabancı insanlarla münakaşaya girmeyin.

More Sentences
hassle i. zorluk
I can't face the hassle of moving to another town now.
Şimdi başka bir şehre taşınmanın zorluğuyla yüzleşemem.

More Sentences
hassle i. sorun
With it, you can open web applications and games with no hassle and, above all, quickly.
Bununla, web uygulamalarını ve oyunları sorunsuz ve her şeyden önce hızlı bir şekilde açabilirsiniz.

More Sentences
hassle f. rahatsız etmek
John, stop hassling your brother!
John, kardeşini rahatsız etmeyi bırak!

More Sentences
hassle f. uğraşmak
Stop paying for TeamSpeak servers and hassling with Skype.
TeamSpeak sunucuları için ödeme yapmayı ve Skype ile uğraşmayı bırakın.

More Sentences
hassle i. uğraşma
hassle i. mücadele
hassle i. tartışma
hassle i. uğraşmaya değmeyecek iş
hassle f. tartışma çıkarmak
hassle f. kavga etmek
hassle f. müşteriye sıkıntı vermek
hassle f. canını sıkmak
hassle f. huzursuz etmek
hassle f. rahatını bozmak
hassle f. rahatını kaçırmak
hassle f. başına bela olmak
hassle f. vaktini almak
hassle f. zahmet vermek
hassle f. tartışmak
hassle f. dövüşmek
hassle f. cebelleşmek
hassle f. uğraştırmak
hassle N. zahmet

"hassle" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 9 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
daily hassle i. günlük koşuşturma
hassle-free s. zorluksuz
hassle-free s. problemsiz
hassle-free s. sorunsuz
Öbek Fiiller
hassle about f. ile rahatsız/huzursuz etmek
Deyim
hassle someone about something f. birini bir şey ile rahatsız/huzursuz etmek
hassle someone with something f. birini bir şey ile rahatsız/huzursuz etmek
Konuşma
it was hassle-free expr. sorunsuzdu
it was hassle-free expr. zahmetsizdi