bite - Türkçe İngilizce Sözlük

bite

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

bite — Definition

Anlamı ve Tanımı:
ısırmak, ısırık
Okunuş (IPA):
(AmE /baɪt/ – BrE /baɪt/)
Terim Türü:
Düzensiz Fiil: bite (bites – bit – bitten - biting); İsim: bite (bites)
Dişle kavrayıp ısırmayı anlatan fiildir; isim olarak ısırık veya ısırma yarasını anlatır. Kökeni eski İngilizceye dayanır.
Eş Anlamlılar:
nibble, chomp, gnaw
Zıt Anlamlılar:
release, let go, spare

"bite" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 131 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
bite i. lokma
Every bite and every drink was a party.
Her lokma ve her içki bir partiydi.

More Sentences
bite i. ısırık
Emma took a small bite from the cake.
Emma pastadan küçük bir ısırık aldı.

More Sentences
bite f. ısırmak
He bit a big loaf of bread and slowly chewed it.
Büyük bir somun ekmeği ısırdı ve yavaşça çiğnedi.

More Sentences
Genel
bite i. sokma
A venomous snake bite can cause sudden death.
Zehirli bir yılanın sokması ani ölüme neden olabilir.

More Sentences
bite i. ısırma
It is important to buy toys for your pup to improve its bite.
Yavru köpeğinizin ısırmasını geliştirmesi için ona oyuncaklar almanız önemlidir.

More Sentences
bite i. oltaya takılma
Fishing can be boring as sometimes you can't take any bite for a long time.
Balık tutmak sıkıcı olabilir, çünkü bazen uzun süre hiçbir oltaya takılma belirtisi göremezsiniz.

More Sentences
bite i. güçlü tat
Whiskey in the recipe adds extra bite to the sauce.
Tarifteki viski, sosa ekstra güçlü bir tat veriyor.

More Sentences
bite i. (soğuk, rüzgar) sertlik
The weather was cold; I could feel it from its bite.
Hava soğuktu, sertliğinden bunu hissedebiliyordum.

More Sentences
bite i. etki
The book gained a strong bite from the emotional ending.
Kitap, duygu yüklü sonuyla güçlü bir etki yapıyor.

More Sentences
bite f. ısırmak
He bit a big loaf of bread and slowly chewed it.
Büyük bir somun ekmeği ısırdı ve yavaşça çiğnedi.

More Sentences
bite f. yemek
Can I really stop biting my nails?
Tırnaklarımı yemeyi gerçekten bırakabilir miyim?

More Sentences
bite f. kavramak
You should buy football boots that bit into the earth to play on the field.
Sahada oynamak için toprağı kavrayan futbol kramponlarından almalısınız.

More Sentences
bite f. sokmak
A cobra bit Tom.
Tom'u bir kobra soktu.

More Sentences
bite f. ısırık
The man used earthworms to make the fish bite.
Adam balık ısırıkları için solucan kullandı.

More Sentences
Konuşma Dili
bite f. (hile, yalan) yutmak
I did everything to sell the product, but the customers didn't bite.
Ürünü satmak için her şeyi yaptım ama müşteriler yutmadı.

More Sentences
bite f. (zor koşullar vb.) belini bükmek
The new taxes on the oil started to bite the consumers.
Petrole getirilen yeni vergiler tüketicilerin belini bükmeye başladı.

More Sentences
Diş Hekimliği
bite i. ısırma
It is important to buy toys for your pup to improve its bite.
Yavru köpeğinizin ısırmasını geliştirmesi için ona oyuncaklar almanız önemlidir.

More Sentences
Genel
bite i. biber
bite i. yenik
bite i. oltaya vurma
bite i. sertlik (içkide)
bite i. parça
bite i. acılık (biberde)
bite i. dişleme
bite i. keskinlik
bite i. acılık
bite i. acı
bite i. diş izi
bite i. hayvan ısırığı
bite i. insanın içine işleyen özellik
bite i. törpü yüzeyinin sertliği
bite i. böcek ısırığı yarası
bite i. güçlü koku
bite i. keskin koku
bite i. keskin tat
bite i. demeç
bite i. kısa ve dikkat çekici bir sunum
bite i. bir teklifle ilgilendiğini belirtme
bite i. kısa alıntı
bite i. tutuş kenarı
bite i. kavrama kenarı
bite i. (mecazi olarak) saldırganlık
bite i. dişiyle yırtma
bite i. dişiyle tutma
bite i. (soğuk, rüzgar) sertlik
bite i. kesinti
bite i. otlatma otu
bite f. zokayı yutmak
bite f. aşındırmak
bite f. yakmak
bite f. sızlamak
bite f. acımak
bite f. oltaya vurmak
bite f. dişlemek
bite f. yakmak (soğuk)
bite f. oltaya gelmek
bite f. acıtmak
bite f. dalamak
bite f. (böcek) sokmak
bite f. rahatsız etmek
bite f. kesici aletle kesmek
bite f. keskin bir tadı olmak
bite f. etkilemek
bite f. (birinin üzerinde) etki bırakmak
bite f. aldatmak
bite f. geri ödememek üzere borç almak
bite f. enfekte etmek
bite f. sahip olmak
bite f. aldatmak
bite f. kandırmak
bite f. hayvan ısırığı
Irregular Verb
bite f. bit - bitten
Konuşma Dili
bite i. iki lokma yiyecek
bite i. ufak porsiyon atıştırmalık
bite i. bir lokmacık
bite f. (hile, yalan) yemek
bite f. oltaya gelmek
bite f. oyuna gelmek
bite f. kötü, hoşa gitmeyen ve keyif kaçırıcı sözler söylemek
bite f. sinir etmek
bite f. ağzı bozuk olmak
bite f. terslemek
bite f. bir şeyi çalmak ya da almak
bite f. yürütmek
bite f. hacılamak
bite f. cukkalamak
bite f. rahatsız edici olmak
bite f. fiyasko olmak
bite f. rezalet olmak
bite f. tahmin konusunda yenilgiyi kabul etmek
bite f. kötü olmak
bite f. sinir bozucu olmak
bite f. can sıkıcı olmak
bite f. hayal kırıklığı olmak
bite f. tehditkar olmak
bite f. korkutucu olmak
Ticaret/Ekonomi
bite i. istenen ücret
bite i. maliyet
bite i. masraf
bite i. gider
Teknik
bite i. kapma
bite i. alet veya makinenin tezgahı sıkıca tutuşu
bite i. alet veya makinenin tezgahı sıkıca tutan bölümü
bite i. (takım tezgahı) kesik derinliği
bite i. (törpü, eğe) dişli yüzey
bite i. tutuş yüzeyi
bite i. kavrama yüzeyi
bite i. asitle işleme plakasının asitle erimesi
bite i. asitle işleme plakasının asite maruz kalma süresi
bite i. haddehanedeki bir merdanenin ortasından ölçülen maksimum açı
bite f. (aşındırıcı madde) korozyona uğratmak
Mekanik
bite f. tezgahı bir aletle sıkıca tutmak
bite f. (vida, diş) bir malzemenin içine geçmek
bite f. (vida vb.) malzemeyi sabitlemek
Otomotiv
bite i. (araba) tutuş
bite i. (araba) çekiş
Diş Hekimliği
bite i. diş kapanış açısı
bite i. oklüzyon
Baskı Teknikleri
bite f. baskıyı yanlışlıkla laminasyon filmine yapmak
Balıkçılık
bite i. olta kancasının ucu ile altı arasındaki mesafe
Spor
bite f. geri sıçrama yapmak için anlık olarak zemini kavramak
Matbaa
bite i. basılmış bir sayfada istenmeden çıkan bir boş alan
bite f. basılmış bir sayfada istenmeden çıkan bir boş alana neden olmak
Eski Kullanım
bite i. hilebaz kimse
bite i. düzenbaz kimse
Argo
bite i. kesilen para miktarı
bite i. el konulan para miktarı
bite f. intihal yapmak
bite f. izinsiz kopyalamak
bite f. izinsiz taklit etmek
Offensive Slang
bite f. (oral seks) emmek

"bite" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
mosquito bite i. sivrisinek ısırığı
sound bite i. kısa açıklama
sound bite i. kısa konuşma
love bite i. sivilce
love bite i. aşk ısırığı
fly bite i. sinek ısırığı
bite marks i. ısırık izleri
bite mark i. ısırık izi
bite size chocolate i. tek/bir ısırımlık çikolata
bite size chocolate i. tek/bir lokmalık çikolata
sound bite i. konuşmanın en önemli kısmı
small bite i. küçük ısırık
mosquito bite i. sivrisinek ısırığı
bite [obsolete] i. aldatma
bite [obsolete] i. hile
bite-down (on) i. dişini geçirme
bite [obsolete] i. dolandırıcılık
mosquito bite i. sivrisinek sokması
mosquito bite i. sivrisinek ısırması
love bite i. öpücük izi
love bite i. sevgi ısırığı
love bite i. (partneri emme sonucu oluşan) geçici iz
dog bite i. köpek ısırığı
flea bite i. önemsiz yara
flea bite i. ıvır zıvır miktar
flea-bite i. pire ısırığına benzeyen acı
flea bite i. ufak rahatsızlık
flea bite i. pire ısırığına benzeyen acı
flea-bite i. önemsiz yara
flea-bite i. ıvır zıvır miktar
flea bite i. pire ısırığı
flea-bite i. ufak rahatsızlık
bite-sized information i. özet bilgi
bite-sized information i. hap bilgi
bite-sized information i. kısa bilgi
bite on granite f. baltayı taşa vurmak
take a bite of something f. bir şeyden bir ısırık almak
grab a bite f. hızlıca yemek yemek
take a bite of something f. bir şeyden bir lokma ısırmak
bite off f. ısırıp koparmak
bite off f. ısırmak
back bite f. iftira etmek
bite one another f. dalaşmak
put the bite on somebody f. baskı yapmak
bite one's nails f. tırnaklarını yemek
grab a bite f. bir ısırık almak
bite the dust f. ölmek
bite someone's nose off f. birine ters cevap vermek
bite one's lip f. dudağını ısırmak
bite the bullet f. çok zor bir karar almak
cure from the poisoning of a snake bite f. şerbetlemek
bite the dust f. düşüp ölmek
bite the dust f. başarısız olmak
bite the bait f. oltaya takılmak
(insect) to bite f. böcek sokmak
(an insect) to bite f. (böcek) sokmak
bite the dust f. savaşta öldürülmek
bite one's lips f. dudaklarını ısırmak
grab a bite f. atıştırmak
bite one's tongue f. dilini ısırmak
bite lips f. dudak ısırmak
take a bite of apple f. elmadan bir ısırık almak
take a bite from the apple f. elmadan bir ısırık almak
bite-and-swallow f. çiğneyerek yutmak
bite back f. kendini tutmak
bite back f. kendini geri çekmek
bite back f. ısırarak öç almak
bite back f. ısırarak karşı saldırıda bulunmak
bite (at) f. söylenmek
bite (at) f. dırdır etmek
bite [obsolete] f. çiğnemek
bite (at) f. sızlanmak
bite [obsolete] f. otlamak
bite-sized s. bir ısırımlık
bite-sized s. lokma büyüklüğünde
bite-size s. kolaylık sağlamak için küçük parçalara ayrılmış
bite-sized s. kolaylık sağlamak için küçük parçalara ayrılmış
bite-size s. tek lokmalık
Öbek Fiiller
bite back f. (saldırıya/sataşmaya) karşılık vermek
bite into something f. dişlemek
bite into something f. dişlerini geçirmek
bite at someone f. ısırmak
bite in f. asit vasıtasıyla metal levhaları aşındırmak
bite in f. asit vasıtasıyla metal levhaları paslatmak
bite into someone f. birini ısırmak (rüzgar, kar)
bite into someone f. birine karşı sert/keskin bir şekilde esmek
bite into something f. bir şeyden ısırık almak
bite into someone f. birinin canını acıtmak
bite into something f. bir şeyi ısırmak
bite off f. (radyo programından) yayın öncesi belirli bölümleri çıkarmak
bite out f. söylemek
bite off f. (programı) kısa kesmek
bite in (something) f. (bir şeyi/duyguyu) içinde tutmak
bite on (something or someone) f. oltaya gelmek
bite on (something or someone) f. (birinin/bir şeyin) yalanını yemek
bite down on (something) f. (bir şeyi/duyguyu) içinde tutmak
bite in (something) f. (bir şeyi/duyguyu) baskılamak
bite down on (something) f. (bir şeyi) sertçe ısırmak
bite down on (something) f. (bir şeye) dişini geçirmek
bite something off f. bir şeyi ısırıp koparmak
bite on (something) f. (bir şeyi) ısırmak
bite on (something or someone) f. (birinin/bir şeyin) tuzağına düşmek
bite down on (something) f. (bir şeyi) hart diye ısırmak
bite down on (something) f. (bir şeyi) ısırmak
bite into f. -e dişlerini geçirmek
bite in (something) f. (bir şeyi/duyguyu) göstermemek için dişini sıkmak
bite something off f. ısırık almak
bite something off f. bir şeyi ısırmak
bite on (something or someone) f. zokayı yutmak
bite down on (something) f. (bir şeyi/duyguyu) baskılamak
bite on (something) f. (bir şeyi) çiğnemek
bite down on (something) f. (bir şeyi/duyguyu) göstermemek için dişini sıkmak
bite into f. -i dişlemek
bite into f. -i ısırmak
bite into f. -den ısırık almak
İfadeler
good night, sleep tight, don't let the bedbugs bite expr. iyi geceler, iyi uykular
don't let the bed bugs bite expr. mışıl mışıl uyu
don't bite the hand that feeds you expr. yemek yediğin tasa tükürülmez
this bite is infected expr. bu yara enfeksiyon kaptı
Atasözü
his bark is worse than his bite havlayan köpek ısırmaz
bite the hand that feeds you besle kargayı oysun gözünü
one's bark is worse than one's bite havlayan köpek ısırmaz
all bark and no bite havlayan köpek ısırmaz
bark is worse than one's bite havlayan köpek ısırmaz
one's bark is worse than one's bite havlayan köpek ısırmaz
barking dogs seldom bite havlayan köpek ısırmaz
don't bark if you can't bite bir şey yapamayacaksan boşuna çıkışma/efelenme
don't bark if you can't bite ısıramayacaksan havlama
one's bark is worse than bite havlayan köpek ısırmaz
your bark is worse than your bite havlayan köpek ısırmaz
your bark is worse than your bite ne varsa dilindedir
Konuşma Dili
monkey bite i. maymun ısırığı
monkey bite i. öpüşme sonrası ciltte oluşan kızarıklık
monkey bite i. ciltte iz ya da leke bırakan öpücük
monkey bite i. sevişme izleri
bite the dust f. ölmek
bite the dust f. topu dikmek
bite the dust f. işi bitmek
bite the dust f. (makine vb) bozulmak
bite the dust f. toprağa yaklaşmak
bite the dust f. nalları dikmek
bite the big one f. ölmek
bite the big one f. berbat olmak
bite the big one f. çok kötü olmak
bite on someone f. giyimini taklit etmek
bite on someone f. birisini taklit etmek
bite the bullet f. (bir sorunu) kabullenmek
bite the dust f. mevta olmak
bite it f. ölmek
bite it f. bir araçtan düşmek