sivilce - Türkçe İngilizce Sözlük

sivilce

"sivilce" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
sivilce pimple i.
There was a huge red pimple on her nose.
Burnunun üzerinde kırmızı kocaman bir sivilce vardı.

More Sentences
sivilce acne i.
Some natural health companies have formulated their own acne treatments.
Bazı doğal sağlık şirketleri kendi sivilce tedavilerini formüle etmişlerdir.

More Sentences
Genel
sivilce pustule i.
This means they are not infected, and they will not cause pain and discomfort in the same way as pimples and pustules.
Bu, enfekte olmadıkları ve sivilce ve püstüllerle aynı şekilde ağrı ve rahatsızlığa neden olmayacakları anlamına gelir.

More Sentences
Medikal
sivilce pustule i.
This means they are not infected, and they will not cause pain and discomfort in the same way as pimples and pustules.
Bu, enfekte olmadıkları ve sivilce ve püstüllerle aynı şekilde ağrı ve rahatsızlığa neden olmayacakları anlamına gelir.

More Sentences
Genel
sivilce pustulate i.
sivilce wheal i.
sivilce hickey i.
sivilce carbuncle i.
sivilce whelk i.
sivilce spot i.
sivilce lovebite i.
sivilce love bite i.
sivilce weal i.
sivilce pustulation i.
sivilce bleb i.
sivilce phlyctena i.
sivilce phlyctaena i.
sivilce charbocle [obsolete] i.
sivilce quat i.
sivilce push [dialect] [uk] i.
sivilce spot i.
sivilce red spot f.
Konuşma Dili
sivilce pip i.
sivilce yellowhead i.
Medikal
sivilce fester i.
sivilce plouk i.
Patoloji
sivilce tetter [dialect] i.
sivilce beal i.
Biyoloji
sivilce papilla i.
Eski Kullanım
sivilce whilk i.
sivilce wilk i.
Argo
sivilce acker i.
sivilce zit i.
sivilce whitehead i.
sivilce goob i.
sivilce goober i.
sivilce goophead i.

"sivilce" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 38 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
başı siyah olan sivilce blackhead i.
sivilce jeli acne gel i.
sivilce kremi acne cream i.
sırttaki sivilce bacne i.
fazla maske kullanımı nedeniyle yüzde oluşan sivilce maskne i.
sivilce ucu pointing i.
sivilce patlatma pimple popping i.
sivilce sıkmak pop zits f.
sivilce patlatmak pop zits f.
sivilce sıkmak squeeze pimples f.
sivilce patlatmak squeeze pimples f.
(sivilce) patlatmak break f.
(sivilce) yok olmak clear f.
sivilce patlatmak pop a pimple f.
sivilce suratlı pimply-faced s.
sivilce yapmayan noncomedogenic (terms of dermatology) s.
Konuşma Dili
iltihaplı sivilce goophead i.
yüzdeki sivilce guber i.
yüzdeki sivilce goober i.
sivilce patlatmak pop a spot f.
Deyim
sivilce çıkarmak break out in a rash f.
Konuşma
sivilce çıkmış I got a zit expr.
Medikal
sivilce izi acne scar i.
deri üstündeki sivilce benzeri irinli kesecik agria i.
ciltte oluşmak/çıkmak (kabarık, kabarcık, sivilce vb.) raise f.
sivilce oluşturmak pustulate f.
sivilce yapan pustulant s.
Patoloji
sivilce patlaması empyesis i.
sivilce ucu head i.
sivilce yapan etken madde pustulant i.
sivilce çıkarmak erupt f.
(sivilce) iltihap toplamak beal f.
(çıban, sivilce) baş vermek beal f.
sivilce ile ilgili tetterous s.
sivilce yapan comedogenic s.
Deniz Biyolojisi
tatlısu balıklarının solugaç kapaklarında görünen küçük beyaz sivilce benzeri kabarcıklar tubercle i.
Argo
sivilce doktoru zit doctor i.
yüzde çıkan sivilce guber i.