| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | pip i. | çekirdek (elma/portakal vb'nde) | ||
|
Plant the pear pips into a pot. Armut çekirdeklerini bir saksıya ekin. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | pip i. | tomurcuk | ||
| Yaygın Kullanım | pip i. | meyve çekirdeği | ||
| Yaygın Kullanım | pip i. | (zar/oyun taşı üzerinde) nokta | ||
| Yaygın Kullanım | pip f. | (kurşunlayarak) yaralamak | ||
| Genel | ||||
| Genel | pip i. | rütbe yıldızı | ||
|
The shoulder of the commander was covered with pips. Komutanın omuzları rütbe yıldızlarıyla kaplıydı. More Sentences |
||||
| Genel | pip i. | bip sesi | ||
|
The news will follow the pips at six o'clock. Haberler saat altıda bip sesinden sonra yayınlanacak. More Sentences |
||||
| Deyim | ||||
| Deyim | pip f. | kıl payı ile yenmek | ||
|
I just pipped her in the race. Yarışta onu kıl payı ile yendim. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | pip i. | tane | ||
| Genel | pip i. | ufak çekirdek | ||
| Genel | pip i. | çekirdek | ||
| Genel | pip i. | bip | ||
| Genel | pip i. | radar ekranındaki görüntü | ||
| Genel | pip i. | işaret | ||
| Genel | pip i. | sıkıntı | ||
| Genel | pip i. | dert | ||
| Genel | pip i. | kurbağacık | ||
| Genel | pip i. | leke | ||
| Genel | pip i. | nokta | ||
| Genel | pip i. | şişlik | ||
| Genel | pip f. | yenmek | ||
| Genel | pip f. | çaktırmak | ||
| Genel | pip f. | öldürmek | ||
| Genel | pip f. | vurmak (mermi) | ||
| Genel | pip f. | oybirliği ile atmak | ||
| Genel | pip f. | ölmek | ||
| Genel | pip f. | karşı oy vermek | ||
| Genel | pip f. | tiz ve cılız ses çıkarmak | ||
| Genel | pip f. | cıvıldamak | ||
| Genel | pip f. | cik cik ötmek | ||
| Genel | pip N. | küçük birim | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | pip i. | sivilce | ||
| Konuşma Dili | pip i. | ciltte leke/nokta | ||
| Konuşma Dili | pip i. | siyah nokta | ||
| Konuşma Dili | pip i. | hastalık | ||
| Konuşma Dili | pip i. | hafif rahatsızlık | ||
| Konuşma Dili | pip i. | belirsiz bir rahatsızlık | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | pip i. | piyasada fiyatın oynayabileceği minimum miktar | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | pip i. | grafik çizgisindeki ters v | ||
| Mekanik | ||||
| Mekanik | pip i. | çekirdek | ||
| Veterinerlik | ||||
| Veterinerlik | pip i. | kuş dilinde pullanma | ||
| Veterinerlik | pip i. | kuş dilinde kabuklanma | ||
| Veterinerlik | pip i. | kuş dilinde oluşan pul veya kabuk | ||
| Zooloji | ||||
| Zooloji | pip f. | yumurtanın kabuğunu kırıp çıkmak | ||
| Zooloji | pip f. | (yumurta) yavru çıkarken kırılmak | ||
| Zooloji | pip f. | (yumurtanın kabuğunu) kırıp açmak | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | pip i. | inci çiçeğinin köksapı | ||
| Botanik | pip i. | çimlenme durgunluğundaki kök veya köksap | ||
| Botanik | pip i. | ananasın yüzeyini oluşturan bölümlere verilen ad | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | pip i. | eko çentiği | ||
| Askeri | pip i. | hedef ekosu | ||
| Askeri | pip i. | (ingiliz ordusunda) rütbe belirtmek için takılan elmas biçimindeki sembol | ||
| İskambil | ||||
| İskambil | pip i. | iskambil kartlarında alışılagelmiş tasarım | ||
| Argo | ||||
| Argo | pip i. | türünün sıradışı örneği | ||
| Argo | pip i. | harika şey | ||
| Argo | pip i. | hayranlık duyulan kimse | ||
| Argo | pip i. | hayranlık duyulan şey | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | pip f. | can sıkmak | ||
| İngiliz Argosu | pip f. | keyif kaçırmak | ||