| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | scuffle i. | itiş kakış | ||
|
A scuffle broke out between the two squirrels. İki sincap arasında bir itiş kakış başladı. More Sentences |
||||
| Genel | scuffle f. | boğuşmak | ||
|
Today, the world capitalist system is scuffling with a deep-rooted crisis. Bugün dünya kapitalist sistemi köklü bir krizle boğuşuyor. More Sentences |
||||
| Genel | scuffle f. | ayaklarını sürümek | ||
|
The child was scuffling through the toy section. Çocuk, ayaklarını sürüyerek hızla oyuncak reyonunda dolaşıyordu. More Sentences |
||||
| Genel | scuffle f. | itişip kakışmak | ||
|
The students scuffled with each other. Öğrenciler aralarında itişip kakışıyorlardı. More Sentences |
||||
| Genel | scuffle f. | boğuşmak | ||
|
Today, the world capitalist system is scuffling with a deep-rooted crisis. Bugün dünya kapitalist sistemi köklü bir krizle boğuşuyor. More Sentences |
||||
| Genel | scuffle i. | itişip kakışma | ||
| Genel | scuffle i. | boğuşma | ||
| Genel | scuffle i. | çekişme | ||
| Genel | scuffle i. | itişme | ||
| Genel | scuffle i. | kavga | ||
| Genel | scuffle i. | ayak sürüme sesi | ||
| Genel | scuffle i. | ayak sesi | ||
| Genel | scuffle f. | saç saça baş başa kavga etmek | ||
| Genel | scuffle f. | çekişmek | ||
| Genel | scuffle f. | didişmek | ||
| Genel | scuffle f. | itişmek | ||
| Genel | scuffle f. | tepişmek | ||
| Genel | scuffle f. | yaşam mücadelesi vermek | ||
| Genel | scuffle f. | alın teri dökmek | ||
| Genel | scuffle f. | geçinebilmek için mücadele etmek | ||
| Genel | scuffle f. | görevi üstünkörü tamamlamak | ||
| Genel | scuffle f. | bir şeyi öylesine yapmak | ||
| Genel | scuffle f. | bir şeyi son dakikada yapmak | ||
| Genel | scuffle f. | kafası karışmak | ||
| Genel | scuffle f. | acele ile gitmek | ||
| Genel | scuffle f. | koşmak | ||
| Genel | scuffle f. | ilerlemek | ||
| Genel | scuffle f. | yolunu tutmak | ||
| Genel | scuffle f. | acele etmek | ||
| Genel | scuffle f. | koşturmak | ||
| Genel | scuffle f. | koşuşturmak | ||
| Genel | scuffle f. | hantalca hareket etmek | ||
| Genel | scuffle f. | rahatsız etmek | ||
| Genel | scuffle f. | dürtmek | ||
| Genel | scuffle f. | iki yakasını zar zor bir araya getirmek | ||
| Genel | scuffle f. | düşük maaş ile geçinmek | ||
| Genel | scuffle f. | maddi zorluk yaşamak | ||
| Genel | scuffle N. | it dalaşı | ||
| Tarım | ||||
| Tarım | scuffle i. | ahşap saplı bahçe çapası | ||
| Tarım | scuffle f. | ahşap saplı bahçe çapası ile işlemek | ||
| Müzik | ||||
| Müzik | scuffle i. | topuğun yere sürtüldüğü bir dans hareketi | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | scuffle i. | bebek önlüğü | ||
| Eski Kullanım | scuffle i. | mama önlüğü | ||
| Eski Kullanım | scuffle i. | önlük | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Öbek Fiiller | ||
| Öbek Fiiller | scuffle with f. | ile kavga etmek |
| Deyim | ||
| Deyim | scuffle with someone f. | biriyle kavga etmek |
| Tarım | ||
| Tarım | scuffle hoe i. | her iki tarafı keskinleştirilmiş, öne itilebilen veya geriye doğru çekilebilen bahçe çapası |