harass - Türkçe İngilizce Sözlük

harass

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

harass — Definition

Anlamı ve Tanımı:
taciz etmek, rahatsız etmek
Okunuş (IPA):
(AmE /həˈræs/ – BrE /ˈhærəs/)
Terim Türü:
Fiil: harass (harasses – harassed – harassing)
Sürekli baskı, tehdit veya rahatsızlık yaratmayı betimler; hukuki ve toplumsal bağlamlarda önemli yer tutar. Fransızca harasser kökeni, yıpratma ve bezdirme fikrini eylem merkezine yerleştirir.
Eş Anlamlılar:
bully
Zıt Anlamlılar:
protect

"harass" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
harass f. rahatsız etmek
Stop harassing us.
Bizi rahatsız etmeyi bırakın.

More Sentences
harass f. taciz etmek
Trolls are harassing the YouTuber.
Troller YouTuber'ı taciz ediyor.

More Sentences
Genel
harass f. bezdirmek
Connor harasses his younger brother all the time.
Connor küçük kardeşini sürekli bezdiriyor.

More Sentences
harass f. rahatsız etmek
Stop harassing us.
Bizi rahatsız etmeyi bırakın.

More Sentences
Hukuk
harass f. taciz etmek
Trolls are harassing the YouTuber.
Troller YouTuber'ı taciz ediyor.

More Sentences
Genel
harass i. rahatsızlık
harass i. izaç
harass i. taciz
harass i. tacizlik
harass f. yormak
harass f. balta olmak
harass f. eziyet vermek
harass f. bizar etmek
harass f. tekrarlı hücumlarla yormak
harass f. sıkmak
harass f. rahat vermemek
harass f. canına okumak
harass f. tedirgin etmek
harass f. rahat bırakmamak
harass f. tacizde bulunmak
harass f. usandırmak
harass f. ısrarlı taleplerle yıldırmak
harass f. tehdit ederek baskı yapmak
Askeri
harass f. aralıksız saldırılarla taciz etmek
Eski Kullanım
harass i. endişe
harass i. üzüntü

"harass" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 6 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
harass by phone f. telefonla taciz etmek
Konuşma Dili
don't ask, don't tell, don't harass, don't pursue expr. 1994-2011 arasında abd'de yürürlükte olan ve eşcinsellerin orduda görev almalarını yasaklayan fakat cinsel yönelimini gizli tutanlara karşı da ayrımcılığı önleyen bir kanun
don't ask, don't tell, don't harass, don't pursue expr. sorma, söyleme, rahatsız etme, izleme
Argo
textually harass f. mesajla taciz etmek
textually harass f. birini cinsel içerikli/rahatsızlık verici mesajlar göndererek taciz etmek
textually harass f. birini sürekli mesaj göndermek suretiyle taciz etmek