tubs - Türkçe İngilizce Sözlük

tubs

tubs — Definition

Anlamı ve Tanımı:
küvet, tekne
Okunuş (IPA):
(AmE /tʌb/ – BrE /tʌb/)
Terim Türü:
İsim: tub (tubs)
Büyük ve açık kap. Orta İngilizce tubbe kökünden evrilmiştir. Yıkama ve depolama bağlamlarında temel kap türüdür

"tubs" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 45 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
tub i. banyo küveti
I lay in the tube for an hour.
Bir saat boyunca banyo küvetinde yattım.

More Sentences
tub i. küvet
Can you fill the tub with water, please?
Küveti suyla doldurabilir misin lütfen?

More Sentences
tub i. tekne
We will use tubes to pass the canal.
Kanalı geçmek için tekneleri kullanacağız.

More Sentences
tub i. tüp
The baby squeezed a tub of toothpaste on the carpet.
Bebek bir tüp diş macununu halıya sıkmış.

More Sentences
Teknik
tub i. tekne
We will use tubes to pass the canal.
Kanalı geçmek için tekneleri kullanacağız.

More Sentences
Genel
tub i. yayık
tub i. cevher
tub i. fıçı
tub i. varil
tub i. leğen
tub i. kazan (çamaşır makinesi)
tub i. varil dolusu miktar
tub i. hantal ve eski biçim kürsü
tub i. elle çekilen eski moda itfaiye arabası
tub i. büyük posta sepeti
tub f. fıçıya dikmek (bitki)
tub f. banyo yapmak (küvette)
tub f. kürek çekmek
tub f. varile doldurup saklamak
tub s. tekneye benzeyen
tub s. küvete konan
tub s. küvetlerde kullanılan
tub s. leğene benzeyen
tub s. leğene konan
tub s. yıkanmış (cevher, maden)
Konuşma Dili
tub i. küvette banyo yapma
tub i. kısa ve tıknaz bir insan
Teknik
tub i. yayık
tub f. (cevheri, madeni) yıkamak
İnşaat
tub i. harç teknesi
tub i. dökme demirin eritildiği tekne
Otomotiv
tub i. kokpit
Denizcilik
tub i. geniş, adi ve hantal tekne
tub i. kürekçilerin eğitiminde kullanılan ufak tekne
Maden
tub i. madende kullanılan kömür vagonu
tub i. kömür veya madeni kuyudan yukarı çekmekte kullanılan konteyner
tub f. (maden şaftını) dökme demir silindirlerden oluşan koruyucu astarla çevrelemek
Deniz Biyolojisi
tub i. leğen
tub i. küçük fıçı
Balıkçılık
tub i. ticari olta takımının konduğu kap
tub i. pasifik sahilinde sık kullanılan, çok sayıda kancadan oluşan balık tutma sistemi
Spor
tub i. ileri düzey bir yüzme hareketi
tub f. (kürekçiye) teknede eğitim vermek
tub f. teknede kürek antrenmanı yapmak
Argo
tub i. obez kimse

"tubs" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 79 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
bran tub i. kepek teknesi
flower tub i. çiçeklik
bath-tub i. küvet
tub-thumper i. yüksekten atan vaiz
tub-thumper i. heyecanlı konuşmacı
tub-thumper i. coşkulu hatip
tub-thumper i. ateşli konuşmacı
tub-thumper i. coşkulu konuşmacı
hot tub i. jakuzi (jacuzzi tescilli markasından türetilmiştir)
tub [brit] i. eski dönemlerde alkol kaçakçılığında kullanılan büyük fıçı
tub-cart i. dingil akslı ve iki koltuklu araba
tub-thumping i. coşkulu vaaz
tub-thumping i. gürültülü ve alevli konuşma
tub basket i. ahşap tabanı olan yuvarlak sepet
twin-tub i. biri yıkama diğeri kurutma işlevi gören iki tane döner tamburu olan çamaşır makinesi
bathing tub i. küvet
leach tub i. küllerin filtreden geçirildiği ahşap fıçı
mash tub i. içinde mayşeleme yapılan büyük bir tekne
powdering tub [obsolete] i. zührevi hastalıkların tedavisinde kullanılan bir tür terleme küveti
tub-thump f. bir şeyi coşkuyla savunmak
tub-thump f. bir şeyi şiddetle tartışmak
hot tub f. jakuzide rahatlamak
hot tub f. jakuzide keyif yapmak
hot tub f. jakuziye girmek
tub-thumping s. gürültülü ve alevli (konuşma)
Atasözü
let every tub stand on its own bottom her koyun kendi bacağından asılır
every tub must stand on its own bottom her koyun kendi bacağından asılır
Deyim
cat in the meal-tub [obsolete] [us/south africa] i. gizli tehlike
cat in the meal-tub [obsolete] [us/south africa] i. arkasından iş çevirme
cat in the meal-tub [obsolete] [us/south africa] i. pusuya yatma
cat in the meal-tub [obsolete] [us/south africa] i. pusuda bekleme
cat in the meal-tub [obsolete] [us/south africa] i. olası tehlike
throw a tub to the whale f. oyalamak
throw a tub to the whale f. dikkat dağıtmak
throw a tub to the whale f. dikkati başka yöne çekmek
Teknik
steeping tub i. ıslatma teknesi
boiling tub i. pişirme kazanı
boiling tub i. kaynatma kazanı
steeping tub i. yumuşatma teknesi
feed tub i. besleme teknesi
hot tub i. sıcak su havuzu
tub wheel i. bir tür yatay su çarkı
poacher tub i. selüloz hamurunun ağartılması için kullanılan döner çarklı büyük bir tank
hot tub i. hamamda havuz gibi kullanılan büyük küvet
Tekstil
steeping tub i. yumuşatma teknesi
steeping tub i. ıslatma teknesi
İnşaat
mortar tub i. harç teknesi
Boyacılık
french tub i. boya yapımında kullanılan bakkam ağacı ve kalay tuzu karışımı
Mobilya
tub chair i. arkası yuvarlağımsı ve alçak, üstten c harfini andıran bir koltuk tipi
tub desk i. üstü açık dosya koymak için bölümleri olan bir çalışma masası
tub front [brit] i. ortası içeri gömülü, kenarları dışa doğru bakan bir çekmeceli dolap tipi
tub file i. tüm dosyaların tek tek görülüp ayırt edilebildiği üstü açık dosya dolabı
Otomotiv
tub cover i. bagaj taban kaplaması
wheel tub i. tekerlek yuvası
body tub i. çıplak gövde
Denizcilik
line tub i. balina teknelerinin taşıdığı halatın içine sarıldığı varil
Medikal
hot tub lung disease i. sıcak küvet akciğer hastalığı
tub fast i. geçmişte zührevi hastalıkların tedavisinde kullanılan bir yöntem
tub-fast i. (geçmişte) zührevi hastalıklar için sıcak bir küvette oruç tutup terleyerek yapılan tedavi
Baskı Teknikleri
tub-size f. (kağıdı) tutkal çözeltisi içeren bir küvet veya tekneden geçirmek
Gıda
tub sugar i. depolama için ahşap varillerde saklanan yumuşak akçaağaç şekeri
mashing tub i. içki fabrikalarında mayşe yapmak için kullanılan tekne
Mutfak
seasoning tub i. hamurun kabarması için konulduğu kap
Deniz Biyolojisi
tub gurnard i. deniz horoz balığı
tub gurnard i. uçan balığı
tub gurnard i. kırlangıç balığı
tub [brit] i. göğüs yüzgeçlerinde mavi lekeler olan bir avrupa kırlangıçbalığı
Botanik
tub orchard i. varili andıran derin saksılarda yetiştirilen meyve ağaçları
Dini
tub preacher i. heyecanla bağırarak konuşan vaiz
Felsefe
diogenes' tub i. diyojen'in fıçısı
diogenes' tub i. filozof diyojen'in yanında taşıdığı ve ev olarak kullandığı rivayet edilen fıçısı
Silah/Atıcılık
match tub i. topu ateşlerken ateşleme fitilinin tutuşma hızını yavaşlan oluklu hazne
Eski Kullanım
powdering tub i. et tuzlama teknesi
Argo
tub of lard i. şişko
tub of lard i. yağ tulumu
tub of guts i. yağ tulumu
tub of guts i. şişko
İngiliz Argosu
tub of lard i. yağ tulumu
tub of lard i. şişko