varil - Türkçe İngilizce Sözlük

varil

"varil" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 20 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
varil barrel i.
The barrel price of oil has risen due to the global crisis.
Küresel kriz nedeniyle petrolün varil fiyatı yükseldi.

More Sentences
Genel
varil vat i.
This kind of vat can be filled with various types of liquid.
Bu tip bir varil çeşitli sıvı türleri ile doldurulabilir.

More Sentences
Sigortacılık
varil barrels i.
Also, more than 120,000 barrels per day of oil and high-value condensates are expected to be produced.
Ayrıca, günde 120.000 varilden fazla petrol ve yüksek değerli kondensat üretilmesi beklenmektedir.

More Sentences
Teknik
varil barrel i.
The barrel price of oil has risen due to the global crisis.
Küresel kriz nedeniyle petrolün varil fiyatı yükseldi.

More Sentences
Otomotiv
varil barrel i.
The barrel price of oil has risen due to the global crisis.
Küresel kriz nedeniyle petrolün varil fiyatı yükseldi.

More Sentences
Genel
varil butt i.
varil keg i.
varil tub i.
varil drum i.
varil cask i.
varil knag [scotland] i.
varil rundlet i.
varil csk (cask) kısalt.
Ticaret/Ekonomi
varil drum i.
varil cask i.
Sigortacılık
varil bales i.
Teknik
varil cask i.
varil cooper i.
Otomotiv
varil drum i.
Eski Kullanım
varil stand i.

"varil" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 72 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
bir varil dolusu cask i.
varil dolusu tubful i.
vida kapaklı varil overpack i.
(rodeo) varil yarışı barrel racing i.
fıçı ya da varil koymak için ayak caskstand i.
varil dolusu miktar tub i.
yaklaşık 4 litrelik bir varil ölçüsü anker i.
bazen ölçü olarak kullanılan varil veya kova meal [obsolete] i.
varil kapağı malzemesi heading i.
(özellikle içine su veya bira konan) ahşap varil bowie [scotland] i.
63 ila 140 galonluk kapasitesi olan büyük varil hogshead i.
varil çıtalarını bir arada tutan çelik çember gird [scotland] i.
varil sehpası rick i.
obje veya malzemelerin döndürülerek cilalama, kaplama, yumuşama, kuruma gibi işlemlere tabi tutulduğu döner varil veya kutu rumble i.
varil taşıyıcı pulley i.
varil istifleme rafı stillion i.
yuvarlanmak (varil) shoot f.
(fıçı veya varil) kırılmak stave f.
(fıçı veya varil) kırılmak stave f.
gün başına varil bpd (barrels per day) kısalt.
Deyim
varil gibi big around as a molasses barrel s.
Ticaret/Ekonomi
eksilme teneke veya varil wantage i.
eksilme teneke veya varil outage i.
büyük varil puncheon i.
ham petrol varil fiyatı price per barrel of crude oil i.
ham petrolün varil fiyatı price per barrel of crude oil i.
petrol varil fiyatı price per barrel of oil i.
kurutulmuş meyvelerin konduğu yaklaşık 320 kg'lık fıçı veya varil caroteel i.
doğalgazda varil başına brüt kar netback i.
Sanayi
endüstriyel varil industrial drum i.
varil makinesi operatörü crozer i.
varil makinesi operatörü chucker i.
Teknik
küçük bir varil kilderkin i.
varil dolusu cask i.
varil pompası oil drum pump i.
varil tapası spile i.
seksen librelik varil kilderkin i.
çelik varil steel drum i.
açılabilir ağızlı varil removable head drum i.
açık kafalı varil open head drum i.
mukavva varil fibreboard drum i.
sıkı kapaklı varil tight head drum i.
üstü açılmayan kapaklı varil tight head drum i.
açık kapaklı varil open head drum i.
silindirik mukavva varil cylindrical fiberboard drum i.
kapatma halkalı varil drum with closing rings i.
milyon varil million barrels (mmbbl) i.
ıslak varil hidrant (itfaiyecilik) wet barrel hydrant i.
varil kapaklarını veya sepet tabanlarını yuvarlayan torna operatörü rounder i.
(metal işçiliğinde) üzerinde maça oluşturulan delikli bir varil lantern i.
(tabakçılık) atık tabak sıvısının konulduğu büyük varil junk vat i.
metal varil metal drum i.
varil çıtalarını bir arada tutan çelik çember hoop i.
viski fıçılarını varil sehpasına yerleştiren kimse ricker i.
varil pompasının ucunda yer alan vana potlid valve i.
İnşaat
(mahzende) varil destekleme çerçevesi gantree i.
Ağaç İşleri
varil yapımında kullanılan yontma bıçağı hoop knife i.
Mobilya
varil, süt tenceresi veya teneke kutuların konduğu ayaklık thrall [dialect] i.
Denizcilik
varil kancası drum hook i.
balina teknelerinin taşıdığı halatın içine sarıldığı varil line tub i.
gemideki günlük içme suyu tüketimi için kullanılan büyük delikli varil scuttle butt i.
varil kapsamını ölçmek gauge f.
(varil) sintinede bir şey kalmayacak şekilde istiflenmiş bilge free s.
Petrol
bir varil ham petrol ile rafine edilmiş petrol ürünleri arasındaki genel fiyatlandırma farkı crack spread i.
bir varil ham petrol ile ondan rafine edilen petrol ürünleri arasındaki genel fiyat farkı crack spread i.
varil petrol eşdeğeri boe (barrels of oil equivalent) kısalt.
Optik
varil distorsiyonu barrel distortion i.
Askeri
varil bombası barrel bomb i.
şarjörden aküye barut taşımada kullanılan bakır halkalı küçük varil budge barrel i.
Kısaltma
büyük varil hhd i.
Eski Kullanım
balık tartımında ölçü olarak kullanılan varil ya da fıçı cade i.
kuru ürün taşınan varil fat s.