| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | butt i. | popo | ||
|
You can use a much more comfortable seat to comfort your butt when cycling. Bisiklet sürerken poponuzu rahatlatmak için çok daha rahat bir koltuk kullanabilirsiniz. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | butt i. | kıç | ||
|
Get off your butt and do something! Kıçını kaldır ve bir şey yap! More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | butt i. | izmarit | ||
|
Please don't throw cigarette butts into the sea. Lütfen sigara izmaritlerini denize atmayın. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | butt i. | izmarit | ||
|
Please don't throw cigarette butts into the sea. Lütfen sigara izmaritlerini denize atmayın. More Sentences |
||||
| Genel | butt i. | dipçik | ||
|
The shotgun has a walnut butt. Av tüfeğinin ceviz dipçiği var. More Sentences |
||||
| Genel | butt i. | biriktirme kabı | ||
|
We bought and installed a rainwater butt kit to save water. Sudan tasarruf etmek için bir yağmur suyu biriktirme kabı seti alıp kurduk. More Sentences |
||||
| Genel | butt f. | toslamak | ||
|
The goats started to butt each other. Keçiler birbirleriyle toslamaya başladılar. More Sentences |
||||
| Genel | butt f. | biriktirme kabı | ||
|
We bought and installed a rainwater butt kit to save water. Sudan tasarruf etmek için bir yağmur suyu biriktirme kabı seti alıp kurduk. More Sentences |
||||
| Genel | butt f. | vurmak | ||
|
James angrily butted his head against the wall. James öfkeyle kafasını duvara vurdu. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | butt i. | izmarit | ||
|
Please don't throw cigarette butts into the sea. Lütfen sigara izmaritlerini denize atmayın. More Sentences |
||||
| Tütün | ||||
| Tütün | butt i. | izmarit | ||
|
Please don't throw cigarette butts into the sea. Lütfen sigara izmaritlerini denize atmayın. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | butt i. | dipçik | ||
|
The shotgun has a walnut butt. Av tüfeğinin ceviz dipçiği var. More Sentences |
||||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | butt i. | dipçik | ||
|
The shotgun has a walnut butt. Av tüfeğinin ceviz dipçiği var. More Sentences |
||||
| Argo | ||||
| Argo | butt i. | kıç | ||
|
Get off your butt and do something! Kıçını kaldır ve bir şey yap! More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | butt i. | elalemin maskarası | ||
| Genel | butt i. | hedef | ||
| Genel | butt i. | varil | ||
| Genel | butt i. | dip kısım | ||
| Genel | butt i. | kafa | ||
| Genel | butt i. | dip | ||
| Genel | butt i. | sap | ||
| Genel | butt i. | uç | ||
| Genel | butt i. | tos | ||
| Genel | butt i. | alay konusu kimse | ||
| Genel | butt i. | kafa atma | ||
| Genel | butt i. | maskara | ||
| Genel | butt i. | nişan | ||
| Genel | butt i. | fıçı | ||
| Genel | butt i. | sigara izmariti | ||
| Genel | butt i. | mağdur | ||
| Genel | butt i. | suiistimal edilen kimse | ||
| Genel | butt i. | eleştirilen kimse | ||
| Genel | butt i. | aşağılanan kimse | ||
| Genel | butt i. | dolandırılan kimse | ||
| Genel | butt i. | sigara | ||
| Genel | butt i. | elin bileğe yakın kısmı | ||
| Genel | butt f. | karışmak | ||
| Genel | butt f. | süsmek | ||
| Genel | butt f. | tos vurmak | ||
| Genel | butt f. | kafa atmak | ||
| Genel | butt f. | boynuzlamak | ||
| Genel | butt f. | uç uca gelmek | ||
| Genel | butt f. | uç uca birleştirmek | ||
| Genel | butt f. | tos atmak | ||
| Genel | butt f. | köşeden köşeye sığdırmak | ||
| Genel | butt f. | (merdiven) alt uca yerleştirmek | ||
| Genel | butt f. | (sigara) bastırarak izmarit haline getirmek | ||
| Genel | butt f. | kenarları boyunca kesmek | ||
| Genel | butt f. | kenarlarını bir araya getirmek | ||
| Genel | butt f. | kenarlarından birleştirmek | ||
| Genel | butt f. | ucunu kesmek | ||
| Genel | butt f. | ucunu dört köşeli hale getirmek | ||
| Genel | butt f. | kafasını vurmak | ||
| Genel | butt f. | kafayla vurmak | ||
| Genel | butt N. | dip/kıç taraf | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | butt i. | birleşme hatları | ||
| Teknik | butt i. | damacana | ||
| Teknik | butt i. | fıçı (şarap/bira) | ||
| Teknik | butt i. | fıçı | ||
| Teknik | butt i. | hedef arkası duvarı | ||
| Teknik | butt i. | tos vurma | ||
| Teknik | butt i. | uç | ||
| Teknik | butt i. | uçucaek | ||
| Teknik | butt i. | oltadaki bir yapay sineğin arka ucu | ||
| Teknik | butt i. | çeşitli hacim birimlerine verilen ad | ||
| Teknik | butt i. | 108 ingiliz galonuna eşdeğer bir ölçü | ||
| Teknik | butt i. | 140 galona eşdeğer bir ispanyol şarap ölçüsü birimi | ||
| Teknik | butt i. | düz menteşe | ||
| Teknik | butt i. | yüzey menteşesi | ||
| Teknik | butt i. | levhanın kalın ucu | ||
| Teknik | butt i. | çubuğun kalın ucu | ||
| Teknik | butt i. | panonun kalın ucu | ||
| Teknik | butt i. | padavranın kalın ucu | ||
| Teknik | butt i. | merdivenin ağır ucu | ||
| Teknik | butt i. | merdivenin alt ucu | ||
| Teknik | butt i. | hortumun ucundaki bağlantı parçası | ||
| Teknik | butt i. | hortumun ucu | ||
| Teknik | butt i. | enli sap | ||
| Teknik | butt i. | makinede bağlantı vb. işlevi gören kare biçimli ve iri uç | ||
| Teknik | butt i. | kalın tahta ucu | ||
| Teknik | butt f. | bitişmek | ||
| Teknik | butt f. | bitiştirmek | ||
| Teknik | butt f. | değmek | ||
| Teknik | butt f. | değdirmek | ||
| Teknik | butt f. | kafasını vurmak | ||
| Mekanik | ||||
| Mekanik | butt i. | yaprak makasın yıpranıp incelmemiş en kalın kısmı | ||
| Mekanik | butt f. | (dişli) yalnızca dişlerin ucu birbirine değecek şekilde yanlış kapanmak | ||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | butt i. | düz kesimli ağız | ||
| Otomotiv | butt i. | küt ek | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | butt i. | buton | ||
| Havacılık | butt i. | düğme | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | butt i. | saç levhası birleşme hattı | ||
| Denizcilik | butt i. | sokra | ||
| Denizcilik | butt i. | soğra | ||
| Denizcilik | butt i. | sukra | ||
| Maden | ||||
| Maden | butt i. | taş ocağından çıkarılacak bir kaya tabakasının başka bir kaya ile kesildiği yer | ||
| Baskı Teknikleri | ||||
| Baskı Teknikleri | butt f. | (iki baskı kalıbını) baskı yüzeyleri birleşecek şekilde yakın yerleştirmek | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | butt i. | sığır filetonun büyük ucu | ||
| Mutfak | butt i. | domuz omzunun gövde kısmı | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | butt i. | pisi balığı | ||
| Deniz Biyolojisi | butt i. | dil balığı | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | butt i. | bitki köklerinin çıktığı uç | ||
| Botanik | butt i. | kütüğün büyük ucu | ||
| Botanik | butt i. | ağaç kütüğü | ||
| Arıcılık | ||||
| Arıcılık | butt i. | samandan örülerek yapılan sepet kovan | ||
| Balıkçılık | ||||
| Balıkçılık | butt f. | ani bir gerilim elde etmek için (balığı) oltanın ucuna bastırarak savurmak | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | butt i. | atış destek duvarı | ||
| Silah/Atıcılık | ||||
| Silah/Atıcılık | butt i. | kabza | ||
| Silah/Atıcılık | butt i. | hedefe atılan okları yakalamak için kullanılan tümsek veya takoz | ||
| Silah/Atıcılık | butt i. | hedef | ||
| Silah/Atıcılık | butt i. | mermileri yakalamak için kullanılan tümsek veya kum yığını | ||
| Silah/Atıcılık | butt i. | korkulukla gizlenip kuş vurmak için kullanılan bariyer | ||
| Silah/Atıcılık | butt i. | aralık | ||
| Silah/Atıcılık | butt i. | menzil | ||
| Silah/Atıcılık | butt i. | tüfek kabzasının ateşlenirken omza yerleştirilen ucu | ||
| Silah/Atıcılık | butt i. | silah kabzasının alt kısmı | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | butt i. | gaye | ||
| Eski Kullanım | butt i. | amaç | ||
| Eski Kullanım | butt i. | hedef | ||
| Eski Kullanım | butt i. | emel | ||
| Argo | ||||
| Argo | butt i. | göt | ||
| Argo | butt i. | sigara | ||
| Argo | butt i. | antipatik biri | ||
| Argo | butt i. | itici biri | ||
| Argo | butt i. | kalça | ||
| Argo | butt i. | kaba et | ||
| Argo | butt i. | (mum, sigara, puro) yanmamış uç | ||
| Argo | butt i. | kalan kısım | ||
| Argo | butt zf. | bok gibi | ||
| Argo | butt zf. | berbat | ||
| Argo | butt zf. | korkunç | ||