sandal - Turco Inglés Diccionario

sandal

sandal — Definition

Significado:
sandalet
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsændəl/ – BrE /ˈsændəl/)
Categoría gramatical:
İsim: sandal (sandals)
Sinónimo:
open shoe
Antónimos:
boot

Significados de "sandal" en diccionario turco inglés : 12 resultado(s)

Inglés Turco
General
sandal n. sandalet
You can't drive while wearing sandals in this state.
Bu eyalette sandalet giyerken araba kullanmanız yasak.

More Sentences
Technical
sandal n. sandalet
You can't drive while wearing sandals in this state.
Bu eyalette sandalet giyerken araba kullanmanız yasak.

More Sentences
General
sandal n. çarık
sandal n. sandal
sandal n. terlik
sandal v. terlik giymek
sandal v. çarık giymek
sandal v. kauçuk ayakkabı şeridiyle sabitlemek
sandal v. ayakkabı klipsiyle bağlamak
Technical
sandal n. çarık
sandal n. sandal
Forestry
sandal n. sandal ağacının hoş kokulu sarımsı ahşabı

Significados de "sandal" en diccionario inglés turco : 26 resultado(s)

Turco Inglés
General
sandal skiff n.
He enjoyed rowing his skiff on the calm lake.
Sakin gölde sandalıyla kürek çekmekten keyif alıyordu.

More Sentences
sandal rowboat n.
Tom has a rowboat.
Tom'un bir sandalı var.

More Sentences
Technical
sandal rowboat n.
Tom has a rowboat.
Tom'un bir sandalı var.

More Sentences
General
sandal shallop n.
sandal cockboat n.
sandal boating n.
sandal boat n.
sandal small craft n.
sandal pinnace n.
sandal caique n.
sandal sandalwood n.
sandal cockleboat n.
sandal sandal n.
sandal rowing-boat n.
sandal batteau n.
Technical
sandal sandal n.
Marine
sandal small boat n.
sandal boat n.
sandal dinghy n.
sandal dink n.
sandal pooler [rare] n.
sandal skippet [obsolete] n.
sandal skute n.
sandal spynace [obsolete] n.
Marine Biology
sandal rowing boat n.
Archaic
sandal oar n.

Significados de "sandal" con otros términos en diccionario inglés turco: 92 resultado(s)

Turco Inglés
General
sandal gezisi row n.
sandal gezintisi row n.
küçük sandal scull n.
sandal ağacı sandalwood n.
ince uzun sandal toothpick n.
küçük bir gemi gibi kullanılabilen tek direkli büyük sandal sloop n.
sırıkla hareket ettirilen dar sandal punt n.
motorlu sandal motor launch n.
küçük sandal dinghy n.
hafif sandal canoe n.
altı düz sandal punt n.
büyük sandal longboat n.
küçük sandal cog n.
küçük sandal cockleshell n.
küçük sandal cockle n.
sandal ağacından yapılan ağır parfüm chypre n.
düz burunlu sandal/ tekne pram n.
sırık ile yürütülen altı düz sandal punt n.
sandal turu pull n.
sırıkla itmek (sandal) punt v.
sandal giyen discalced adj.
sandal biçiminde scaphoid adj.
Technical
motorlu sandal motor launch n.
lastik sandal rubber dinghy n.
kütük sandal piragua n.
sandal vinci davit n.
(sandal, kayık) kürek ucu palm n.
Woodworking
afrika sandal ağacından elde edilen kırmızı odun barwood n.
Aeronautic
kauçuk sandal çekme ipi dinghy lanyard n.
Marine
genellikle gemilerin çektiği küçük sandal dinghy n.
sandal veya botun arka kısmını oluşturan ve dıştan takmalı motorun iliştirilebileceği dayanak nokta transom n.
kauçuk sandal dinghy n.
sandal vinci davit n.
büyük sandal cutter n.
büyük sandal sloop n.
küçük sandal dinghy n.
küçük sandal rowboat n.
küçük sandal dory n.
sandal bağlama halatı swifter n.
kütük sandal periauger n.
gelgit sırasında rüzgara karşı seyreden sandal tide boat n.
sandal veya botun arka kısmını oluşturan ve dıştan takmalı motorun iliştirilebileceği dayanak nokta transsummer n.
sandal veya botun arka kısmını oluşturan ve dıştan takmalı motorun iliştirilebileceği dayanak nokta transome n.
sandal veya botun arka kısmını oluşturan ve dıştan takmalı motorun iliştirilebileceği dayanak nokta transom frame n.
yeni zelanda'ya özgü küçük bir sandal sınıfı zephyr n.
tek kişilik küçük bir sandal türü europe n.
ördek avında kullanılan sandal dink n.
küçük çocukları gemicilik ile tanıştırmak ve bu alanda eğitmek için tasarlanmış, salma omurgalı küçük bir sandal optimist n.
tek direkli büyük sandal doni n.
sırık ile sandal çeken şey poler n.
tek kişilik küçük bir sandal türü finn n.
kürekli bir sandal türü praam n.
altı düz bir sandal türü pass boat n.
Medical
sandal kemiği navicular bone n.
Chemistry
sandal ağacı yağı sandalwood oil n.
Biochemistry
sandal ağacı yağında bulunan bir alkol santalol n.
Zoology
sandal böceği water boatman n.
sandal böceği boat bug n.
sandal kabuklular familyası arcidae n.
sandal kabuklular familyası family arcidae n.
Botanic
sandal ağacı greek strawberry tree n.
sandal ağacı arbutus andrachne n.
sandal ağacı santalum album n.
sandal ağacı yağı oil of sandalwood n.
sandal ağacı sandalwood tree n.
sandal ağacı true sandalwood n.
afrika sandal ağacı barwood n.
afrika sandal ağacı african sandalwood n.
afrika sandal ağacı baphia nitida n.
afrika sandal ağacı camwood n.
kırmızı sandal ağacı almug n.
kırmızı sandal ağacı algum n.
sandal ağaçları familyasına ait yenebilir kırmızı meyveli bodur bir avustralya ağacı australian cherry (exocarpus cupressiformis) n.
sandal ağaçları familyasına ait yenebilir kırmızı meyveli bodur bir avustralya ağacı native cherry (exocarpus cupressiformis) n.
sandal ağaçları familyasına ait bodur bir avustralya ağacının yenebilir kırmızı renkli meyvesi australian cherry n.
sandal ağaçları familyasına ait bodur bir avustralya ağacının yenebilir kırmızı renkli meyvesi native cherry n.
kırmızı sandal ağacı sanderswood n.
kırmızı sandal ağacı sanders n.
sandal ağacı sanderswood [obsolete] n.
sandal ağacı sanderswood n.
sandal ağacı sanders n.
sandal ağacı sanders [obsolete] n.
sandal ağacı santal n.
sandal ağacı saunders n.
sandal ağacında görülen virütik bir hastalık spike n.
sandal bitkisine ait olan santalaceous adj.
sandal ağacına ait santalic adj.
Forestry
sandal ağacı mediterranean strawberry tree n.
tomrukçulukta kullanılan bir tür sandal gunboat n.
sandal ağacının hoş kokulu sarımsı ahşabı sandal n.
History
tek direkli eski bir tür sandal lymphad n.
Archaic
düz tabanlı iki kişilik sandal skerry n.