dayanak - Turco Inglés Diccionario

dayanak

Significados de "dayanak" en diccionario inglés turco : 89 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dayanak foundation n.
If there is no sanction, what we do remains purely symbolic and has no legal foundation.
Yaptırım yoksa yaptıklarımız tamamen sembolik kalır ve yasal bir dayanağı yoktur.

More Sentences
dayanak base n.
General
dayanak basis n.
Second, that the Treaty provides only a limited basis in law.
İkincisi, Antlaşma'nın hukukta sadece sınırlı bir dayanak sağlamasıdır.

More Sentences
dayanak rock n.
She is more than just a friend; she is my rock.
O bir arkadaştan daha fazlası; o benim dayanağım.

More Sentences
Law
dayanak grounds n.
If it does so, we no longer have any grounds on which to institute proceedings.
Eğer böyle bir durum söz konusu olursa, artık dava açmak için herhangi bir dayanağımız kalmayacaktır.

More Sentences
General
dayanak mount n.
dayanak footing n.
dayanak base n.
dayanak ground n.
dayanak hinge n.
dayanak keynote n.
dayanak fulcrum n.
dayanak shore n.
dayanak resource n.
dayanak prop n.
dayanak pivot n.
dayanak rest n.
dayanak mounting n.
dayanak abuttal n.
dayanak plank n.
dayanak stand n.
dayanak anchorage n.
dayanak bearer n.
dayanak baseline n.
dayanak reference n.
dayanak support n.
dayanak sustenance n.
dayanak backbone n.
dayanak foothold n.
dayanak underlayer [obsolete] n.
dayanak bed n.
dayanak horn block n.
dayanak bulwark n.
dayanak place [obsolete] n.
dayanak shoar n.
dayanak foundation stone n.
dayanak skeleton n.
dayanak point d'appui n.
dayanak stob n.
dayanak strength n.
dayanak substance n.
dayanak supportance n.
dayanak supportation [obsolete] n.
dayanak supportment [obsolete] n.
dayanak supporture [obsolete] n.
dayanak suresby n.
dayanak stell [scotland] n.
dayanak staun [scotland] n.
dayanak stool n.
dayanak store n.
dayanak stour n.
dayanak stower [dialect] [uk] n.
dayanak fundament n.
dayanak sustention n.
dayanak sustentation n.
dayanak bracing adv.
dayanak supt abrev.
dayanak crutch N.
dayanak mainstay N.
dayanak bastion N.
dayanak pillar N.
Idioms
dayanak a leg to stand on n.
dayanak foothold (somewhere) n.
Law
dayanak premise n.
Technical
dayanak stay n.
dayanak back rest n.
dayanak holder n.
dayanak fulcrum n.
dayanak kickstand n.
dayanak strut n.
dayanak support block n.
dayanak bracket n.
dayanak support n.
dayanak abutment n.
dayanak pier n.
dayanak reference n.
dayanak abutment wall n.
dayanak stoop [dialect] [uk] n.
Computer
dayanak predicate n.
dayanak baseline n.
Automotive
dayanak restraint n.
dayanak backstop n.
Dentistry
dayanak abutment n.
Math
dayanak support n.
Tobacco
dayanak backstop n.
Philosophy
dayanak substratum n.
Archaic
dayanak potent n.
dayanak stock n.
Slang
dayanak wonderwall n.

Significados de "dayanak" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dayanak noktası mainstay n.
General
dayanak noktası hold n.
dayanak yıldızı comparison star n.
dayanak noktası hinge n.
başlıca dayanak atlas n.
dayanak noktası anchor n.
hukuki dayanak legal basis n.
başlıca dayanak mainstay n.
dayanak noktası fulcrum n.
topluma dayanak olan kimse a pillar of society n.
ana dayanak noktası mainstay n.
hukuki dayanak legal provision n.
bilimsel dayanak scientific base n.
bilimsel dayanak scientific basis n.
yasal dayanak legal foundation n.
yasal dayanak legal basis n.
dayanak düzeyi datum level n.
temel dayanak basic foundation n.
temel dayanak premise n.
son dayanak final authority n.
ortak dayanak common basis n.
temel dayanak fundamental ground n.
(argüman, suçlama) dayanak underpinning n.
daha sonraki başarılar için dayanak noktası oluşturan basamak beachhead n.
dayanak noktası ve baş arasındaki kamdan tutularak kaldırılan bir levye helve n.
el matbaasında baskı mumlu bezinin kalkık konumdayken durduğu dayanak gallows n.
sürüklenen kütüklerin kıyıya zarar vermemesi için nehir kıyısına yapılmış dayanak buttress n.
sürüklenen kütüklerin sıkışmaması için nehir kıyısına yapılmış dayanak buttress n.
başlıca dayanak sinew n.
dayanak noktası sinew n.
açılır merdivenin en üst noktasını yüzeyden uzaklaştıran dayanak stand-off n.
açılır merdivenin en üst noktasını yüzeyden uzaklaştıran dayanak standoff n.
yasal dayanak strength [obsolete] n.
temel dayanak noktası stoop [scotland] n.
dayanak oluşturmak underpin v.
birinin dayanak noktalarını çürütmek cut the ground out from under one's feet v.
dayanak teşkil etmek constitute a ground v.
dayanak teşkil etmek form a ground v.
dayanak teşkil etmek form a basis v.
dayanak teşkil etmek constitute a basis v.
dayanak olmak form basis v.
dayanak sağlamak provide basis v.
dayanak teşkil etmek provide foundation v.
dayanak sağlamak form basis v.
dayanak teşkil etmek provide basis v.
dayanak teşkil etmek form basis v.
dayanak oluşturmak form basis v.
dayanak teşkil etmek be a foundation v.
dayanak olmak be the foundation of v.
dayanak olmak be the basis of v.
dayanak sağlamak provide foundation v.
dayanak teşkil etmek be a basis v.
dayanak almak use something as base v.
dayanak teşkil etmek serve as basis v.
(bir şeyi) esas dayanak noktası kabul etmek centre [obsolete] v.
(bir şeyi) esas dayanak noktası kabul etmek center [obsolete] v.
(bir şeyi) esas dayanak noktası kabul etmek centre [obsolete] v.
(bir şeyi) esas dayanak noktası kabul etmek center [obsolete] v.
dayanak sağlamak premiss v.
dayanak sunmak premiss v.
dayanak noktası olmayan anchorless adj.
dayanak oluşturan forming a basis for adj.
dayanak oluşturan constituting a basis for adj.
dayanak olarak kullanılan standoff adj.
dayanak sağlayan support adj.
dayanak görevi gören outboard adj.
dayanak noktası foothold N.
dayanak noktası stronghold N.
dayanak nokta datum N.
temel dayanak underpinning N.
temel dayanak bedrock N.
temel dayanak linchpin N.
Idioms
geçerli/mantıklı bir dayanak a leg to stand on n.
birinin dayanak noktalarını çürütmek cut the ground from under someone's feet v.
birinin dayanak noktalarını çürütmek cut the ground from under somebody/somebody's feet v.
birinin dayanak noktalarını çürütmek cut the ground out from under someone v.
birinin dayanak noktalarını çürütmek cut the ground from under someone v.
Trade/Economic
dayanak sözleşmesi reference contract n.
dayanak sözleşme reference contract n.
dayanak varlık underlying asset n.
Law
hukuki dayanak legal basis n.
kanuni dayanak statutory basis n.
dayanak belgesi breeder document n.
manevi dayanak noktası moral basis n.
dayanak belgesi supporting document n.
Politics
dayanak varlık underlying security n.
Technical
tikiz dayanak compact support n.
borulu dayanak tubular stay n.
kablolu dayanak wire stop n.
ana dayanak main support n.
sürekli dayanak continuous footing n.
yanal dayanak lateral support n.
dayanak düğümü datum node n.
dayanak düzeyi zero level n.
dayanak elemanı stay member n.
dayanak plakası stay plate n.
alt dayanak lower support n.
dayanak noktası reference point n.
makara dayanak pipe roll stand n.
dayanak taşı abutment stone n.
dayanak noktası anchor point n.
dayanak belgesi baseline document n.
dayanak standardı reference standard n.
dayanak koşulları reference conditions n.
dayanak düzenleşimi reference configuration n.
dayanak verisi reference data n.
dayanak malzeme reference material n.
dayanak çalışma koşulları reference operating conditions n.
tıkız dayanak compact support n.
dayanak kolu fulcrum lever n.
dayanak pimi fulcrum pin n.
dayanak noktası fulcrum n.
dayanak-şasi buffer-frame n.
varsayımsal dayanak devresi hypothetical reference circuit n.
dayanak standart reference standard n.
dayanak düzlemi plane of reference n.
u-biçimi dayanak u-shaped abutment n.
tornada dayanak görevi gören destek turning rest n.
dayanak noktası verticle n.
dayanak noktası fulciment n.
dayanak noktası oluşturmak fulcrum v.
dayanak olarak kullanmak fulcrum v.
Computer
dayanak standardı reference standard n.
dayanak noktası anchor point n.
dayanak belgesi baseline document n.
sertifikalı dayanak malzeme certified reference material n.
tıkız dayanak compact support n.
dayanak düzeyi datum level n.
varsayımsal dayanak devresi hypothetical reference circuit n.
dayanak düzlemi plane of reference n.
dayanak koşullar reference conditions n.
dayanak gürültü reference noise n.
dayanak düzenleşimi reference configuration n.
dayanak verisi reference data n.
dayanak çalışma koşulları reference operating conditions n.
dayanak düzeyi reference level n.
dayanak eşdeğeri reference equivalent n.
dayanak malzeme reference material n.
bir büyüklüğün dayanak değer ölçeği reference value scale of a quantity n.
bir büyüklük veya özelliğin dayanak değer ölçeği reference-value scale of a quantity or property n.
Informatics
dayanak düğümü reference node n.
dayanak frekansı reference frequency n.
dayanak noktası reference point n.
dayanak dil reference language n.
Telecom
dayanak eşdeğeri reference equivalent n.
dayanak gürültü reference noise n.
dayanak frekans reference frequency n.
dayanak düzenleşimi reference configuration n.
Mechanic
motorun çalışma kirişinin üzerinde titreştiği dayanak noktası veya pim beam center n.
Architecture
(kafes köprüde) ilk iki ana dayanak arasındaki açıklık portal n.