plank - Turco Inglés Diccionario

plank

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

plank — Definition

Significado:
kalas, tahta levha
Pronunciación (IPA):
(AmE /plæŋk/ – BrE /plæŋk/)
Categoría gramatical:
İsim: plank (planks)
Sinónimo:
board

Significados de "plank" en diccionario turco inglés : 44 resultado(s)

Inglés Turco
General
plank n. uzun tahta
The workers were working on planks to build the wall.
İşçiler, duvarı inşa etmek için uzun tahtalar üzerinde çalışıyordu.

More Sentences
plank n. tahta
I'm going to put a plank on the ground.
Yere bir tahta koyacağım.

More Sentences
Textile
plank n. uzun tahta
The workers were working on planks to build the wall.
İşçiler, duvarı inşa etmek için uzun tahtalar üzerinde çalışıyordu.

More Sentences
General
plank n. döşeme tahtası
plank n. payanda
plank n. döşemelik tahta
plank n. dayanak
plank n. destek
plank n. tahta (enli)
plank n. kalas
plank n. önemli madde (politika)
plank n. kalastan yapılmış nesne
plank n. iskele
plank n. tahta döşeme
plank n. düz levha
plank n. temel konu
plank v. tahta döşemek
plank v. kalas ile kaplamak
plank v. kalasla desteklemek
plank v. tahta kaplamak
plank v. kalas döşemek
plank v. tahta ile kaplamak
plank v. çökelmek
plank v. yüz üstü uzanmak
plank v. plank pozu vermek
plank v. şınav benzeri düz durarak fotoğraf çektirmek
plank N. tahta levha
Politics
plank n. ana madde (parti programında)
plank n. siyasi bir programın ana maddesi
Technical
plank n. kalas
plank v. kalas döşemek
plank v. keçeleştirmek
plank v. tahta kaplamak
Textile
plank v. keçeleştirmek
Woodworking
plank n. kalas
plank v. kalas döşemek
plank v. tahta kaplamak
Marine
plank n. borda kaplaması
Gastronomy
plank n. yiyecek servisinde kullanılan ağır bir meşe tahtası
plank v. yiyeceği servis tahtası üzerinde servis etmek
plank v. yumuşatmak için (eti) dövmek
Sport
plank n. bir tür egzersiz hareketi
British Slang
plank n. aptal
plank n. salak

Significados de "plank" con otros términos en diccionario inglés turco: 72 resultado(s)

Inglés Turco
General
plank flooring n. ahşap döşeme
plank timber n. tomruk
plank bed n. tahta yatak
walk the plank v. atılmak
plank oneself down v. pat diye oturmak
plank down v. hemen ödemek
plank down v. üzerine yığılmak
plank down v. pat diye düşmek
plank down v. karakterini ve görüşünü net bir şekilde ortaya koymak
plank down v. zorla yere sermek
plank [scotland] v. saklamak
Phrasals
plank over something v. tahta/plaka vb ile kaplamak
plank over v. tahta/plaka ile kaplamak
Idioms
walk the plank v. (işlediği bir suçun) cezasını çekmek/cezasına katlanmak
walk the plank v. (işinden) kovulmak/atılmak
walk the plank v. bir makamı zorla boşaltmak
be (as) thick as a short plank v. kalın kafalı olmak
be (as) thick as a short plank v. beyinsiz olmak
be (as) thick as a short plank v. alık olmak
be (as) thick as a short plank v. kafası basmamak
be (as) thick as a short plank v. aptal olmak
be (as) thick as a short plank v. kıt kafalı olmak
be (as) thick as a short plank v. geri zekalı olmak
be (as) thick as a short plank v. nato kafa nato mermer olmak
as thick as a short plank expr. beyinsiz
thick as a short plank expr. beyinsiz
Technical
asphalt plank wearing surface n. asfalt yol kaplama
floor plank n. döşeme tahtası
structural plank n. inşaat tahtası
wooden plank n. tahta kalas
bottom lining plank n. alt tahta
extension plank n. uzatma hatılı
extension plank n. ekleme tabanı
plank-pile n. ağaç yassı kazık
plank-pile n. ahşap palplanş
top plank n. üst tahta
Construction
asphalt plank n. asfalt plak
pile plank n. yassı kazık
pile plank n. palplanş
reinforced concrete roof plank n. betonarme çatı öğesi
reinforced concrete floor plank n. betonarme döşeme öğesi
insulating-board plank n. yalıtım plağı
pile-plank n. palplanş
gypsum plank n. alçı levha
plank road n. ahşap yol
stop plank n. baraj inşasında oluklara yerleştirilen bir dizi tahtadan her biri
Woodworking
plank pile n. ahşap palplanş
plank sheathing n. tahta kaplama
plank sheathing n. kalas kaplama
plank saw n. tahta bıçkısı
plank partition n. kalas bölme
plank of double floor n. ara taban tahtası
plank timber n. tomruk
Furniture
plank-bed n. karyola
Railway
hub plank n. vagon tekeri merkezi yüksekliğindeki kiriş boyunca uzanan yatay kalas
Marine
deck plank n. güverte tahtası
scaffold plank n. iskele kalası
gang plank n. sürme iskele
garboard plank n. burma tahtası
plank-sheer n. borda tirizi
plank-sheer n. ağaç şiyer
plank-sheer n. ağız kuşağı kaplaması
walk the plank v. güvertenin üzerindeki kalasta gözleri bağlı olarak yürümeye mecbur olmak
Military
gang-plank supply officer n. iskele dağıtım subayı
gang-plank issue n. iskele dağıtımı
trail plank n. top arabasının ahşaptan yapılmış mesnedi
Sport
plank exercise n. yüzüstü yatılarak ön kol ve ayak parmak uçları üzerine yapılan bir tür şınav
Music
wrest plank n. akort burgularının takıldığı parça
Slang
as thick as a short plank n. kalın kafalı
thick as a short plank n. kalın kafalı
as thick as a short plank expr. geri zekalı
thick as a short plank expr. geri zekalı